fbpx Bir Kenti Su Yollarından Tanımak | ÇEKÜL

Bir Kenti Su Yollarından Tanımak

05.11.2020

ÇEKÜL Akademi, ilk kez geçen yıl düzenlediği “Kentsel Miras Kapsamında İstanbul’un Su Yapılarına Bakış ve Koruma Süreci” başlıklı eğitimi, İSKİ Vakıf Su Şube Müdürlüğü desteğiyle bu yıl tekrar etti.

12-14 Ekim tarihleri arasına düzenlenen eğitim, pandemi koşullarına rağmen bu yıl da yoğun ilgi görü.

Üç gün süren programın ilk gününde İSKİ Planlama ve Yatırım Dairesi Başkanı Halit Alphan, katılımcılara İstanbul’daki su yapıları ve sistemi hakkında bilgi verdi. Kentin su ihtiyacını karşılamak için tarih boyunca çok sayıda bent, kemer, ızgara, havuz, su terazisi, galeri, künk, su haznesi, sarnıç, çeşme, sebil, hamam ve şadırvanın gibi farklı su yolları ve yapılarının yapıldığını anlatan Alphan, bu yapıların tarihçesini de aktardı. Roma ve Bizans imparatorlukları döneminde birçok su kemeri, açık ve kapalı sarnıcın inşa edildiği biliniyor. Bu su sistemleri, Osmanlı Döneminde de kentin su ihtiyacını karşılamaya devam etmiş; tahrip olan eski su yolları onarılmış, bununla birlikte yeni su yolları da yapılmış. Bu önemde Avrupa yakasında Kırkçeşme, Taksim ve Hamidiye su yolları; Anadolu yakasındaysa Atik Valide su yollarının yapıldığını söyleyen Halit Alphan, ayrıca Avrupa ve Anadolu yakasında 62 adet vakıf kaynak suyu bulunduğunu da vurguladı: “Terkos tesisleri yapılıncaya kadar kentin su ihtiyacı bu tesislerle karşılandı. Bu suların hepsi Evkaf Nezaretine bağlı Su Nazırlığı tarafından idare edilmekteyken Cumhuriyet Döneminde Vakıflar İdaresine bağlandığı ve vakıf olarak tesis edildikleri için, Vakıf Sular adını aldı. 1933 yılında ise İstanbul Sular İdaresine devredildi.”

Eğitim, Vakıf Su İşleri Müdürlüğünden İnşaat Mühendisi Meltem Öğ’ün sunumuyla devam etti. Öğ, su sistemleri üzerinde yapılan koruma- uygulama çalışmalarını anlattı. Çeşmeler Onarım Projesi kapsamında 41 çeşmenin; Su Kemerleri Onarım Projesi kapsamında ise Kırkçeşme ve Halkalı Su Yollarına ait 10 küçük ölçekli kemerin rölöve, restitüsyon, restorasyon projesinin hazırlanmakta olduğunu belirten Öğ, çalışmaların İstanbul genelindeki küçük ölçekli yapıların restorasyon uygulamalarını da içerdiğini söyledi.

Su Sistemlerine Yakından Bakmak  

Eğitim kapsamında sunumların ardından, İstanbul’un ilk modern su tesisi olan Terkos Su Sistemini incelemek üzere Arnavutköy’e hareket edildi. 1883 yılında Fransızlar tarafından kurulan sistem, Terkos Gölü Fındık Dalyan mevkisinde inşa edilmiş. Terkos Su Şirketi, 19. yüzyılın sonlarında İstanbul’un Avrupa yakasına su vermek amacıyla Şişli ilçesine pek çok yapı yaptırmış. Feriköy Su Depoları, Tamir Atölyesi ve Lojmanlar; Bomonti Su Kulesi (Şato); Şişli Rezervuarı (Şişli Su Deposu); Feriköy Pompa İstasyonu bunların önde gelenleri.

Program, iki gününde de inceleme gezileriyle devam etti. 1839 yılında Sultan II. Mahmud tarafından yaptırılan Sultan II. Mahmud Bendi; yapımına Fatih Sultan Mehmet döneminde başlanan ve ilk Osmanlı barajı olarak bilinen Büyük Bent; Eyüpsultan Kemerburgaz’da bulunan ve Kırık Kemer ya da Kovuk Kemer isimleriyle de adlandırılan Eğri Kemer; Eyüpsultan Göktürk’de bulunan ve Kırkçeşme Su Yollarının en büyük yapısı olan Uzun Kemer ziyaret edilen su sistemleri oldu. 

Program üçüncü gününe Fatih Saraçhanede bulunan Bozdoğan (Valens) Kemeri restorasyon şantiyesi ziyaretiyle başladı. Geç Roma-Bizans Dönemine ait olan kemere Hadrianus ya da Valens Kemeri de deniyor. Kemer, Trakya’nın dağlık bölgelerinden İstanbul’a kadar uzanan su yollarının en son noktasını oluşturuyor. 250 metreye kadar uzanan bu sistem, antik dönemdeki su sistemlerinin en büyüğü. Bizans Döneminde birçok kez onarılan kemer, Fatih zamanında da onarılmış, 1509 depremi sonrasında yıkılan kısımlarına Mimar Sinan tarafından 5 kemer gözü eklenmiş. Kemer, en son 1988-90 yılları arasında onarım gördü.

Şu anda sürdürülen Bozdoğan Kemeri restorasyon uygulamalarında taş yüzeylerde erozyon sonucu oluşan boşluklarda tuğla tümlemeler yapılıyor; betonarme ekler kaldırılıyor; taşlardaki kopmaların önüne geçmek için çözeltiler yardımıyla çatlaklar sağlamlaştırılmakta. Kemer üzerinde su yolları ve künklerin tespiti için daha önce arkeolojik kazılar yapılmış ve bulgular belgelenmişti.

Kentin kuruluş ve gelişiminde önemli yeri olan su yollarının, yapılarının önemi, çeşitliliği ve değişimini tarihi süreç içinde ele alan eğitim, çoğu ziyarete kapalı olan su sistemlerini yakından inceleyebilme fırsatı sunduğu için de özellikle anlamlı.