Ana içeriğe atla
Çocuk Haklarını Kültür ve Katılım Üzerinden Okumak

Çocuk Haklarını Kültür ve Katılım Üzerinden Okumak

18.11.2022

Yazan: Ceyda Bakbaşa Bosson / ÇEKÜL Bilgi Ağacı ve İş Geliştirme Koordinatörü 

Çocukların yaşanabilir bir çevrede büyüme, gelişme, nefes alma hakkı üzerine yapılan tartışmaların temeli 20. yüzyılın başlarına dayanmaktadır. Sanayi Devrimiyle beraber değişen ekonomik, mekânsal ve sosyal dinamikler; çocukların hijyenik olmayan ve gittikçe kötüleşen koşullarda hayatlarını sürdürmesini, hatta fabrikalarda çalışmasını beraberinde getirmiştir. Kırsal alanlardan kentlere göç ve göçle beraber yoğun bir biçimde dönüşen kent dokusu; çocukların altyapısız, plansız, temel ihtiyaçlarına erişemedikleri kentlerde yaşamasına neden olmuştur. Barınma ihtiyacının karşılanamaz duruma gelmesi ya da yüksek katlı binaların izole yaşam mekânları oluşturmasıyla beraber, kent ile çocuk arasındaki bağ giderek azalmıştır. Bahsedilen yeni koşullar bağlamında, çocuk hakları üzerine yapılan tartışmalar ve atılan adımlar 1920’li yıllardan itibaren hayata geçmeye başlamış ve 20 Kasım 1989 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından kabul edilen “Çocuk Haklarına Dair Sözleşme”nin temelini oluşturmuştur (Severcan, 2018). Doğdukları yerden, cinsiyetlerinden, dinlerinden ve etnik kökenlerinden bağımsız olarak bütün çocukların, başta yaşama hakkı olmak üzere, eksiksiz ve sömürülmeden büyüme, korunma ve gelişmesini kapsayan bu sözleşme; aynı zamanda çocuğun katılım hakkına ve dolayısıyla mekân ile kurduğu bağa vurgu yapar. Peki, buradaki “çocuğun katılımı” hangi kapsamda düşünülmelidir? Bir mekânın dönüşümü, sürdürülebilirliği açısından çocuğun katılımı nerede durmaktadır? Çocuk katılımının gerçekten sağlanması nelere bağlı olabilir? Bu katılım vurgusunun 1970’li yıllardaki sürdürülebilirlik hareketiyle beraber düşünülmesi anlamlıdır. Çevresel müdahalelerin, çocukların yaşamlarını etkilemesinden yola çıkarak; “geleceğin mirasçıları” oldukları yaklaşımı, bu hareketin çocuklar bağlamındaki temelini oluşturmaktadır (Severcan, 2018). Vurgulanan miras ve sürdürülebilirlik kavramları, bahsedilen katılımın temel çerçevesinin ve etki alanının algılanması açısından çok önemlidir.

Bugün, çocuklar ile mekânların ilişkisini sorguladığımızda akla ilk gelen bağlantı çocuk parkları olacaktır. Bu durum, aslında çocuk-mekân ilişkisinin kısıtlı bir boyutta ele alındığına dair önemli ipuçları vermektedir (Özservet, 2016). Oysaki çocuk ve kent ilişkisi; kentin sahip olduğu çeşitlilik, kültürel ve sosyal değerler, toplumsal etkileşim, çevre ve içinde bulunan bütün canlıların oluşturduğu ekosistemi de kapsamaktadır (Aksel, 2018). Çocuk Haklarına Dair Sözleşmede bahsedilen katılım şüphesiz, nasıl bir mekânda yaşamak istediklerine dair çocukların söz sahibi olduğu; barınma, eğitim ve sağlık gibi temel hizmetlere erişebilme ve temiz bir çevrede yaşama haklarını sorguladığı, yaşadıkları mekânın kimliğini oluşturan bütün değerlerin sürdürülebilirliği için kentlerini koruyup sahip çıktığı bir katılım anlayışıdır. Hak ve söz sahibi olabilmenin, korumanın, sorgulamanın, sahip çıkmanın temeli; çocukların yaşadıkları mekânla ilişki kurabilmelerine, bulundukları ekosistemin doğa ve kültürle kurduğu ilişkiyi keşfederek tanımalarına, içselleştirmelerine ve yaşamlarının bir parçası olduğunu anlamalarına dayanmaktadır. Başka bir deyişle; çocukların mekân ile kurdukları aidiyet bağlarının güçlenmesi, aslında katılımın önemli parçalarından birini oluşturmaktadır.

ÇEKÜL Vakfı kurulduğu tarihten bu yana, insanın geçmişten günümüze kadar doğa ve kültürle kurduğu ilişki üzerine çalışmalarına devam etmekte ve mirasın sürdürülmesindeki kilit noktanın öğrenerek koruma olduğuna inanmaktadır. Çocukların, yaşadıkları ekosistemi bütüncül olarak tanımasına ve benimsemesine, yaşama alanlarına hem algısal hem de mekânsal olarak sahip çıkmalarına çaba harcamıştır; çünkü “Kentler çocuklarındır!” ve çocuklar geleceklerine sahip çıkmak adına, yaşadıkları mekânın kültürel ve doğal değerleri bağlamında söz söyleme hakkına sahiptir.

Dünya Çocuk Hakları Günü kutlu olsun!

 

Kaynakça

Aksel, Bahar (2018), Çocuk Dostu Kentler İçin Mekansal Yaklaşımlar, Mekanda Adalet ve Çocuk (ed. Gizem Kıygı), beyond.istanbul, s. 11-16

Özservet, Yasemin Çakırer (2016), Çocuklar için Katılımcı Yerel Yönetimler, Çocuk Katılımı (ed. Ercüment Erbay), Nobel Yayıncılık, s. 91-128

Severcan, Yücel Can (2018), Kent Araştırmaları ve Çocuk Dostu Şehir Girişimlerinde Çocuk Katılımı, Mekanda Adalet ve Çocuk (ed. Gizem Kıygı) beyond.istanbul, s. 27-32

UNICEF (1996), The State of the World’s Children 1996, New York: Oxford University Press

Tüm Haberler