Ana içeriğe atla
ÇEKÜL Akademi Eğitimleri, Tarihi ÇEKÜL Evinde Gerçekleşti

ÇEKÜL Akademi Eğitimleri, Tarihi ÇEKÜL Evinde Gerçekleşti

25.08.2023

ÇEKÜL Akademi, Kültürel Miras ve Turizm İş Birliği Eğitim Programının (KÜMTEP) “Kültürel (Kentsel ve Kırsal) Miras Kavramı ve Sürdürülebilir Turizm” başlıklı ilk modülünü 16-17 Ağustos tarihlerinde Beyoğlu ÇEKÜL Evinde gerçekleştirdi.

Ülkemizin kültürel mirasının dünyada hak ettiği yeri alması, etkin ve sürdürülebilir bir yöntemle planlanması, yerelde farkındalığın artırılması, ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtılması için belediyelerde yapılan çalışmalara katkı sunmayı amaçlaya eğitime; Tarihi Kentler Birliği üyesi olan Antalya Büyükşehir, Gaziantep Büyükşehir, Karadeniz Ereğli, Mersin Büyükşehir, Çınarcık, Mudanya, Balıkesir Büyükşehir, Çatalca, Kuşadası, Malatya Büyükşehir belediyelerinden uzmanlar katıldı.

“Sürdürülebilir” planların önemi

İki gün süren eğitim; ÇEKÜL Akademi koordinatörü Kibele Eren’in “Turizm ve Sürdürülebilir Turizm Kavramları” sunumuyla başladı. Kültürel mirasın kent kimliğinde en önemli unsur olduğunu ve turizm faaliyetlerinin aslında bu değerlerin tanıtılmasının doğal bir çıktısı olarak kabul gördüğünü belirtti. Doğal mirasın kent kültüründeki yerine dikkat çeken Eren, yerel yönetimlerin turizm planlamalarını yaparken kültürel kimliklerini de vurgulayarak hangi konulara dikkat edebileceklerini, bu alanlarda ziyaretçi yönetimini nasıl gerçekleştirebileceklerini farklı örneklerle aktardı. Yerelde kalkınma için işbirliklerinin ve kültürel miras farkındalığının önemini vurguladı. Kentin refah düzeyinin artırılmasına destek veren turizm faaliyetlerinin dünyada nasıl planlandığını da anlatan Eren, katılımcıların geri bildirimleriyle iyi ve kötü örnekler üzerinden sunumunu tamamladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesinden kültür rotaları örneği

Eğitimin öğleden sonra düzenlenen bölümüne İstanbul Büyükşehir Belediyesi Turizm Müdürü Hüseyin Gazi Coşan konuşmacı olarak katıldı. Coşan, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin sürdürülebilir turizm çalışmalarını, kentte oluşturulan kültür rotalarını ve farklı kurum ve birimlerle gerçekleştirdikleri projelerini katılımcılarla paylaştı.

“Kentsel” ile “kırsal” ayrımı

Eğitimin ikinci günündeki sunumları ÇEKÜL Vakfı Kent Çalışmaları koordinatörü, şehir plancısı Ahmet Onur Altun gerçekleştirdi. Sanayi üretimiyle başlayan ve 1970’lere kadar devam eden “modern kent” kurgusuyla, kentsel gelişimin sanayi alanlarına yakın planlandığını, tarihi kent merkezlerinin ise giderek terk edildiğini ve köhneleştiğini söyledi. Böylelikle yerel ekonominin kaybolduğunu, kentin homojen yapısının bozulduğunu; arabaya bağlılığın arttığını ve kent merkezlerinin çöktüğünü belirtti. 1970’lerden itibaren ise küreselleşmeyle sanayi üretiminin kentlerden uzaklaştığını ve kentlerin malların üretildiği değil, bilginin ve kültürün üretildiği merkezlere dönüştüğünü; bu dönüşümle geçmişte sanayi üretiminin merkezindeki fabrika, liman, maden gibi alanların tüketim merkezleri, rekreasyon, hizmet ve turizm alanlarına dönüştüğünün altını çizdi. “Kentsel Rönesans” olarak da adlandırılan bu kültür/bilgi/teknoloji üretimi çevresinde kurgulanan modern kentin dönüşümünün, bölgesel, kentsel ve mahalle ölçeğinde görüldüğünü vurguladı.

Günümüzde koruma başta olmak üzere kentsel müdahaleleri kültür üretiminden ayrı düşünmenin mümkün olmadığını belirten Altun, kültür odaklı bu dönüşümden tüm dünya kentlerinin benzer şekilde etkilendiğini, benzer kullanım ve mekân düzenlemelerinin dünyanın her tarafında görüldüğünden bahsetti. Bu gerekçeler nedeniyle de “kenti farklılaştıran özgün kimlik değerlerinin” kent politikaları içinde önemli bir gösterge hâline geldiğini, kültür üretiminin temelindeki kent yaşamını ve insan etkileşimini sürdürmeden sadece bir “bir kimliği tasarlamaya” çalışmanın, sahne dekoru hissi veren dokular oluşturma tehlikesini barındırdığını anlattı.

Öğleden sonraki oturumda “Kırsal Alanlar ve Kültür Odaklı Dönüşüm“ konulu sunumunda ise kırsal alan ile kırsal mekân tanımlarını yapan Altun, bu alanların konvansiyonel tarım, işsizlik, kente göç, geleneksel üretim yöntemlerinin terkedilmesi gibi nedenlerden dolayı tanımsızlaştığını ve bu sürecin kültür odaklı dönüşümü zorunlu kıldığını belirtti. Kültür üretimine dayalı ekonomik hareketin, kültüre bağlı mekânlaşmanın köylere nasıl yansıdığını, kentlerdeki yaşamı ve kent politikaları oluşturulurken kırsal alanların bu değişimden ne şekilde etkilendiğine dair bilgiler verdi. Değişen üretim ve tüketim biçimlerinde; özgün, yöresel ürünler, üretim kooperatifleri, dijital ticaret imkanlarının aldığını anlattı. Bununla ilgili Türkiye’den örnekler verdi. Yeni üretim modellerinin kültür politikalarından ayrı tutulamayacağına değinen Altun, yerel kültürün, kimliğin tüm bu modellerin kaynağını oluşturduğunu ve yerel yönetimlerin bu süreçte, kırsal kalkınmayı odağına alan projelere destek verdiğini anlattı. Kırsal alanlardaki turizm ve hizmet sektörlerinin gelişimi hakkında bilgiler verdi; mesire yeri olarak, inanç merkezleri ve doğa turizm destinasyonları, alternatif yaşama alanları olarak kırsal alanların önem kazandığına dikkat çekti. Son olarak kırsal-kentsel farkını ve kentsel müdahalelerin kırsala aynı şekilde uygulanamayacağını, kırsalın kendi özgün kimliği çerçevesinde, yaşayanları dahil ederek bir dönüşümün gerçekleştirilebileceğini belirtti.

Program devam edecek

Kültürel Miras ve Turizm Birlikteliği Programıyla; kentsel ve kırsal alanlarda kültürel dönüşümün sebepleri, süreci ve sonuçlarına dair bilgiler verildi. Bu dönüşümde yapılacak olan tüm müdahalelerin bütüncül çerçevede, insana dokunan, etkileşimli kentsel yaşam standartlarının gelişimine dayalı olması gerektiği Türkiye ve dünyadan örnekler üzerinden anlatıldı. Ayrıca “sürdürülebilir turizm” kavramı ve belediyelerin stratejik planlamaları üzerine çeşitli örnekler üzerinden paylaşımlar yapıldı.

“Modül 2: Kültür Rotaları” ile “Modül 3: Vaka Analizi ve Atölye Çalışması” eğitimleri de Tarihi Kentler Birliği üye belediyelerinin katılımıyla önümüzdeki günlerde gerçekleşecek.

Tüm Haberler