Aksaray’da Tarihi Koruma Projeleri

22.03.2011

İlkçağ’da, Kapadokya kralı Arkhelaos’un “Arkhelais” adını verdiği Aksaray, Kapadokya’nın giriş kapısı olarak bilinir. Malazgirt savaşının ardından Türklerin eline geçen, Danişmentliler, Anadolu Selçukluları, Karamanoğulları ve Osmanlının izlerini taşıyan kent, kilise, cami, hamam ve medrese yapıları bakımından zengin. Günümüze ulaşan eserler, Aksaray Belediyesi’nin duyarlı yaklaşımıyla restore ediliyor ve yeniden işlevlendiriliyor. Kentteki önemli yapılar arasında dünyanın ikinci Pisa Kulesi olarak tanımlanan 800 yıllık Eğri Minare, Ulu Cami, Yüksek Kilise ve yeniden işlevlendirilmeyi bekleyen Azm-i Milli Un Fabrikası bulunuyor. 

ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen önderliğindeki ÇEKÜL inceleme ekibinin Mart ayında ziyaret ettiği kentler arasında Aksaray da bulunuyor. Aksaray Belediye Başkanı Nevzat Palta’nın ev sahipliğinde yapılan toplantı ve alan gezilerinde, kentte yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verildi, yeni hedefler belirlendi.    

 

TKB üyesi kentteki koruma-yaşatma çalışmaları, 2005 yılında “Tarihi Koruma Projeleri” ismi altında hayata geçmeye başladı. Ulu Cami Önü Çevre Düzenleme Projesi-Kent Meydanı ve Çevresi, Katlı Otopark ve Ticari Üniteler Çevre Düzenlemesi, Tarihi Kentler Birliği’nin 2009 yılı Özendirme Yarışması’nda “Uygulama Ödülü” aldı. Ayrıca, endüstri mirası yapısı olan un fabrikasının restorasyon projesi için TKB’nin “200 Ortak 200 Eser” programı kapsamında destek verildi.


Tarihi konaklar “Gençlik Merkezi” olacak
Projeleri belediye tarafından hazırlanarak restore edilen iki tarihi konak “Gençlik Merkezi” olarak yeniden işlevlendirilecek. Kendine özgü bir karakter taşıyan Aksaray evleri, Güney Doğu Anadolu evleriyle benzerlik gösteriyor. Evler genel planlarıyla dışa tamamen kapalı, yüksek ve kalın duvarlı, pencereler avlu yönünde ve parmaklıklı. Ancak yakın geçmişte yapılan evlerin üst katlarında sokağa bakan pencereler açılmış. Ayakta kalan evler ise bu son dönem mimarisini yansıtıyor. Restorasyonu 2011 yılında bitmesi planlanan Zincirli Mahalle’deki bu iki konak, çeşitli kültürel ve sanatsal etkinliklerle gençlerin kullanımına açık olacak.

Tarihi köprüler geleceğe taşınıyor
Aksaray’da Romalılar, Bizanslılar ve Selçuklulardan kalma köprülerin izlerini bulmak mümkün. Taşları köylüler tarafından sökülerek başka alanlarda kullanılan köprülerden günümüze dört tanesi ulaşabilmiş. Uluırmak üzerindeki Başköprü, Debbağlar Köprüsü ve Nakkaş Köprüsü’nün restorasyon projeleri belediye tarafından hazırlanarak, geleceğe taşınması için ilk adımlar atıldı. 

 

Debbağlar Köprüsü

Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde Sultan Alaaddin, İbrahim Hakkı Konyalı’nın notlarında ise Sultan 2. Kılıçarslan tarafından yapıldığı yazılan Başköprü, Dere Mahallesi ve Çerdiğin Mahallesi’ni birleştiriyor. Köprü üzerinde yapılan betonarme onarımlar, restorasyon sırasında temizlenecek. Parçalanmış taşların yerine, aynı doku, renk ve özellikteki taşlar yerleştirilecek. Selçuklu mimarisi olan Debbağlar Köprüsü ve Nakkaş Köprüsü de benzer yöntemler uygulanarak restore edilecek.  

Kalanlar Mahallesi, Cumalıkızık ve Yörük Köyü örnek alınarak korunacak
Türkiye’nin korunmuş iki köyü Bursa-Cumalıkızık ve Safranbolu-Yörük Köyü örneğinden hareketle, Aksaray’da tarihi bir dönemi simgeleyen Kalanlar Mahallesi ve bölgedeki 9 değirmenin korunmasını amaçlayan projeyle birlikte tarihi bir köprü, bir cami ve bir konak restore edilmiş olacak. Kaynaklar, Aksaraylıların Fatih Sultan Mehmet’in iskân politikası kapsamında İstanbul ve Trabzon’a götürüldüğünü söylüyor. Geride kalanlar ise “Kalanlar Mahallesi”nde yaşamaya devam ederek kültürlerini yaşatmaya çalışmış. Mahallede bir inceleme gezisi yapan ÇEKÜL Vakfı ve TKB Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen’in önerisi üzerine, tarihi mahalleyi ve yaşayan insanların hikâyelerini anlatan bir belgesel, Belediye tarafından yapılacak. Önümüzdeki aylarda başlayacak uygulama projelerinin ardından Aksaray’ın hafızasının korunması sağlanmış olacak.

Azm-i Milli Un Fabrikası, Sanayi ve Bilim Müzesi olacak
1920’li yıllarda Atatürk tarafından yaptırılan ve “milletin azmi” anlamına gelen Azm-i Milli Un Fabrikası restore edilerek, Sanayi ve Bilim Müzesi olarak yeniden nefes almaya başlayacak. Uzun yıllar üretilen unlarla hem kent hem de ülke ekonomisine katkı sağlayan emektar un fabrikasının restorasyon uygulaması Mart ayı içinde başladı. Ayrıca proje kapsamında kültür merkezi, yeraltı otoparkı, sanat sokağı gibi fonksiyonlara da yer verildi. 


 

Somuncubaba Kültür Merkezi projesi, Somuncubaba Türbe restorasyon projesi, 13 türbenin restorasyon projeleri, kent meydanından cephe alan 41 binanın cephe rehabilitasyon projeleri gibi kentte pek çok koruma-yaşatma çalışması yürütülüyor. Aksaray kenti, kültürel mirasını görünür kılmak için 2011 yılına hızlı giren kentler arasında.