Kütüphane Türleri ve Türkiye’den Örnekler

Yazan: Ayşen Kılıç Özarslantürk - ÇEKÜL Vakf ı Bilgi Belge Merkezi Koordinatörü
Yerel Kimlik Dergisinin 57. sayısında yayımlanmıştır. (sayfa: 38-45)

Kütüphaneler, belli bir disiplin içinde, geniş bir materyal dermesine sahip olan, bu dermeyi sunma amacı taşıyan ve her türlü bilgiyi ve belgeyi uzun süreli saklama gücüne sahip olan kurumlardır. Kütüphanelerin farklı disiplinlere odaklanmaları, farklı politikaları benimsemeleri ve farklı amaçlara hizmet etmeleri kütüphane türlerinin ortaya çıkmasına neden oldu. Kütüphanecilik bilimi literatürüne göre başlıca kütüphane türleri üniversite kütüphaneleri, halk kütüphaneleri, okul kütüphaneleri, milli kütüphaneler ve özel araştırma kütüphaneleri olarak sıralanabilir.

Kayseri Araştırma Kütüphanesi

Derleme Kanunu Nedir?

Ülkelerin, kültürel miraslarını oluşturan tüm kaynakları biraraya getirme ve gelecek nesillere aktarabilme ihtiyacının bir sonucu olarak “derleme yasası” doğdu. Bu yasanın ilk örneğine Fransa’da, her basılan nüshadan milli kütüphaneye bir cilt gönderilmesinin zorunlu kılınmasıyla rastlanır; dünyada kültürel mirasın öneminin kavranmasıyla birlikte bu örnekler çoğalır.

Derleme kütüphaneleri, fikir ve sanat eserlerini düzenleyerek korumak, elverişli ortamlarda saklamak, toplumun bilgi ve yararına sunmakla görevli kütüphanelerdir.

Derleme kütüphaneleri; çoğaltılmış fikir ve sanat eserlerinin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla; düzenleyerek korumak, elverişli ortamlarda saklamak ve toplumun bilgi ve yararına sunmakla görevli kütüphanelerdir. Ülkemizde “Çoğaltılmış Fikir ve Sanat Eserleri Derleme Kanunu” ile belirlenen kütüphaneler şunlardır: Milli Kütüphane Başkanlığı, Ankara Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesi, İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesi, İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi, İzmir Milli Kütüphane Vakf ı Kütüphanesi, TBMM Kütüphanesi.
Atatürk Kitaplığı

Günümüzde disiplinler arası kütüphanecilik başlığı altında kütüphane türleri de yaygınlaşmaya başladı. Daha çok “özel araştırma kütüphaneleri” genel başlığında değerlendirilebilecek bu kütüphane türlerini ise şöyle sıralayabiliriz:

  • Tıp kütüphaneleri
  • Hukuk kütüphaneleri
  • Medya kütüphaneleri
  • Yazma ve nadir eserler kütüphaneleri
  • Çocuk kütüphaneleri (Z kütüphaneler)

Bir kentin kültürel kimliğini dünden bugüne, bugünden yarına taşıma misyonunu üstlenen ve kente dair yapılan tüm araştırmaların çıktılarını derleyerek, kent kültürünün korunmasını ve zenginleşmesini amaçlayan “kent kütüphaneleri” de bu başlıkta değerlendirilebilir. Türkiye’de derme zenginliği ve kullanım yoğunluğuna göre örnek teşkil eden kent kütüphanelerine biraz daha yakından bakmak, onları tanımak, gerekli olduğu kadar isabetli de. Bu nedenle aşağıda örnek oluşturan önemli kent kütüphanelerini ayrıntılarıyla inceledik.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Atatürk Kitaplığı

Akademisyenlere ve serbest araştırmacılara, bünyesindeki 500 bine yakın eserle hizmet veren bir halk kütüphanesidir. Kitaplığın dermesini, 1924 yılında İstanbul Belediyesi taraf ından kurulmuş olan Şehremaneti Kütüphanesinin koleksiyonu oluşturur. Bu nedenle kaynakların tarihçesi 1920’li yıllara kadar iner. 1928 öncesi neşriyat, matbu kitaplar, elyazmaları, kartpostallar, salname (yıllık) ve gazete arşiviyle oldukça zengindir. İstanbul’a dair birçok belgeyi barındırmasının yanı sıra edebiyat, tarih, coğrafya, sosyoloji gibi hemen her konuda Türkçe ve Arap harfli Türkçe eserler içerir.

İBB Atatürk Kitaplığı danışma dermesi, sesli kitaplar, İstanbul Kitaplığı gibi farklı adlarla anılan özel koleksiyonları da bünyesinde barındırır. 1970 yılında Koç Holding ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde, Atatürk Kitaplığı adı ile İstanbul’a kazandırılan kütüphanenin koleksiyonunda satın alınan eserlerin yanı sıra koleksiyonerlerin bağışları da bulunur. Halk kütüphanesi rolüne ek olarak, danışma ve ödünç verme hizmetlerine de ulaşılabilen kütüphanede 1994 yılından bu yana sayısallaştırma (dijitalleştirme) çalışmaları başladı. http://ataturkkitapligi.ibb.gov.tr/ataturkkitapligi/index.php adresinden sayısal ortama aktarılmış olan yazma ve basma kitaplar, eski harfli Türkçe kaynaklar, atlaslar, haritalar, salnameler ve kartpostallar üzerinden araştırma yapılabilir. 

Beyazıt Devlet Kütüphanesi

Avrupa’daki milli kütüphanelerin benzeri olmak üzere, Padişah II. Abdülhamit’in emriyle 1884’te kuruldu. Beyazıt Devlet Kütüphanesinin elyazmaları, kitaplar, gazeteler ve dergilerden oluşan bir milyona yakın cilde sahip dermesi vardır. Aynı zamanda bir derleme kütüphanesi olan Beyazıt Devlet Kütüphanesi, araştırma kütüphanesi olmasının yanı sıra halk kütüphanesi olarak da hizmet verir. Konusal sınırı ve yayın türü açısından çok geniş yelpazede olan kütüphanede, basma eser ve yazma eser koleksiyonları da bulunur.

Hem Cumhuriyet hem de Osmanlı dönemlerine ait kaynakları barındıran kütüphanenin görme engelliler için sesli arşiv bölümü de mevcut. kütüphanenin, tarihi açıdan oldukça zengin sayısal koleksiyonuna http://www.beyazitdevletkutup.gov.tr/TR-201456/katalog-tarama.html adresinden erişim mümkün. Tarihi kütüphane binası 17 Ağustos 1999 Marmara depreminde ağır hasar gördüğü için bazı bölümleri restore edilerek yakın zamanda yeniden hizmet vermeye başladı. Beyazıt Devlet Kütüphanesi restorasyonu, 2018’de, Uluslararası İç Mekân Tasarım Derneği ve Amerikan Kütüphane Derneği taraf ından iki yılda bir verilen Kütüphane İç Mekân Tasarım Ödülleri kapsamında “Olağanüstü Tarihi Yenileme” dalında ödüle layık görüldü. Sayıları giderek artan kent kütüphanelerinin en önemli işlevi, kent kültürünün korunmasını ve zenginleşmesini sağlamak, okuyan kentlileri desteklemek olarak öne çıkıyor.

Milli Kütüphane

Yurt içinde basılmış yayınların tümünü, yurt dışında ise ülkeyle ilgili basılmış yayınları dermesinde bulunduran ve takip eden, diğer bir deyişle derleme görevini yürüten kütüphanelerdir. Milli kütüphaneler, milli haf ıza özellikleriyle ülkeleri için büyük bir anlam ve önem içerir. Bir kent kütüphanesi olarak değerlendirilmese de Milli Kütüphane, kent kütüphaneleri için muazzam bir örnek oluşturur. Ankara’daki Milli Kütüphane, eski harfli Türkçe yayın arşivinde nadir kitap, gazete, dergi, fotoğraf ve afiş gibi 4 milyona yakın eseri barındırır. Derleme kütüphanesi olmasının yanı sıra en belirgin ve ayırt edici özelliği, kitap dışı materyaller koleksiyonuna sahip olmasıdır. Bu koleksiyonda genel hatlarıyla plaklar, tablolar, planlar, notalar, pullar, biletler, CD ve DVD’ler bulunur. 6 Ekim 2010 tarih ve 27721 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Milli Kütüphane Hizmetlerinden Yararlanılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğinin 5. maddesine göre; akademisyenler, kamu çalışanları ve emeklileri, bir meslek odası veya baroya kayıtlı meslek sahipleri, yazılı ve görsel basın mensupları, üniversite ve yüksekokul öğrencileri veya mezunları, öğrenim durumuna bakılmaksızın görme özürlü kullanıcılar ve yabancı uyruklu araştırmacılar, üye olarak Milli Kütüphaneden yararlanabilir.

 

İzmir Milli Kütüphane

Ülkede bir sivil toplum örgütü (İzmir Milli Kütüphane Cemiyeti) taraf ından kurulması açısından bir “ilk” olma özelliğine sahiptir. Neo-Klasik Türk Mimarisi ekolünün İzmir’deki en önemli yapısı konumunda olan İzmir Milli Kütüphane, 20. yüzyılın başlarında açılmıştır. İçinde 700 bine yakın kitap, 5 bine yakın dergi ve 8 bin civarında gazete bulunur. Ankara’daki Milli Kütüphane kurulmadan önce, Atatürk’ün yönlendirmeleriyle derleme yasasının temelleri ilk kez bu kütüphane için atılmıştır.

Klasik anlamda bir kütüphane olmasının yanı sıra, kültürel etkinliklere de ev sahipliği yapan İzmir Milli Kütüphane, çeşitli projeleri hayata geçirmek için de öncülük eder. Bu projelerin en önemlileri Milli Kütüphane koleksiyonun bibliyografik künyelerinin sayısal ortama aktarılması, yazma ve nadir eserlerin görüntülü sisteme aktarılması ve Arap harfli Türkçe kitapların katalog basımı olarak sıralanabilir.

Turabibaba Kütüphanesi

1800’lü yıllarda Turabi Baba Tekkesi olarak kullanılan bina, tekke ve zaviyelerin kapatılmasının ardından bir dönem, Kasımpaşa Spor Kulübü binası olarak kullanılır. Kazanılan şampiyonlukların ardından, burada Gençliğe Hitabe ilk kez okunarak duvara asılır ve bina bu özelliğiyle tarihe geçer.

Bina zaman içinde aldığı hasarlar nedeniyle kullanılamaz hale gelir ve nihayet 2007 yılında Beyoğlu Belediyesinin girişimiyle Beyoğlu Araştırma Merkezine dönüştürülür. Çocuk okuyucu, Beyoğlu belleği, genel okuyucu bölümleri, çok amaçlı salonu ve 20 bine yakın materyaliyle hizmet verir. Beyoğlu tarihçesi film arşivi, kültür-sanat etkinlikleri arşivi ve Beyoğlu’na dair efemeraları bünyesinde barındırarak bir “haf ıza merkezi” niteliği kazanır. http://213.238.157.11/yordam.htm adresinden online ziyaret edilebilir.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kütüphanesi

Bursa Büyükşehir Belediyesinin 9 tane halk ve özel araştırma kütüphanesi vardır. Bunların içinde yer alan Bursa Şehir Kütüphanesi, kentin tarihi ve kültürel mirasını korumak ve bu mirası gelecek kuşaklara aktarmak, halkın kentlilik bilincini geliştirmek amacıyla 1998 yılında kuruldu. Okuma salonları, Bursa Kitaplığı ve çocuk alanlarından oluşan kütüphane, 5 katlıdır. Bursa Büyükşehir Belediyesine bağlı kütüphanelerin katalog taraması http://kutuphane.bursa.bel.tr/yordambt/yordam.php adresinden yapılabilir.

Kayseri Araştırma Kütüphanesi

Restorasyonu Kayseri Büyükşehir Belediyesi taraf ından yapılan Meryem Ana Kilisesi, Kayseri Araştırma Kütüphanesi olarak yakın bir tarihte kullanıcının hizmetine açılacak. Çocuk, okul, üniversite ve halk kütüphanesi niteliği taşıyan ve çok amaçlı bir bilgi merkezi olarak işlev kazanacak olan yapı, Kayserililerin geçmiş ve gelecekle olan bağını kuvvetlendirmenin yanı sıra “okuyan ve okutan şehir” olmanın önemine de vurgu yapacak. 7/24 açık olması planlanan kütüphanede şimdilik 50 bin kitaplık bir derleme bulunuyor. Kayseri Araştırma Kütüphanesinin hedefleri arasında ise dijital ve basılı kaynakların zenginleştirilmesi geliyor. Restorasyon projesi TKB Özendirme Yarışması kapsamında da ödüle değer bulunmuştu.

Kent Kütüphanelerine Yerel Yönetimlerin Katkısı

Kent kütüphaneleri, yerel kültür mirasını korumak, araştırmacıyla buluşturmak ve kentlerin yerel belleğini oluşturmak için en değerli organizasyonlar arasında yer alır. Tarihi Kentler Birliği ve ÇEKÜL Vakf ı iş birliğinde yürütülen envanter çalışmalarıyla birlikte, kültürel miras konusunda artan farkındalık ve bilinç sayesinde giderek daha fazla tarihi yapı kütüphane olarak işlevlendiriliyor; kent haf ızası kayda alınıyor ve araştırmacılara sunuluyor. Envanter kitaplarının yanı sıra, araştırmacılar ve akademisyenlerin çalışmaları da yerel yönetimler taraf ından yayına dönüştürülerek, kent belleğine kazandırılıyor. ÇEKÜL Bilgi Belge Merkezi özellikle Anadolu’da yayımlanan bu bellek kitapları barındırıyor.