Zamanın durduğu kent Mardin’in envanteri hazır

20.02.2013

Mardin, 2006 yılından bu yana süren titiz bir çalışmanın ürünü olan kültür envanteri kitabına kavuştu.  ÇEKÜL Vakfı’nın destekleriyle Mardin Valiliği tarafından yayımlanan kitabı, Diyarbakır Müze Müdürü ve ÇEKÜL Güneydoğu Anadolu Bölge Koordinatörü Nevin Soyukaya’nın önderliğinde ÇEKÜL gönüllüsü uzman bir ekip hazırladı: Murat Özgür, Fatma Kaya, Zafer Han, Birgül Savaş ve Ercan Alpay. Kitabın tasarımı ise yıllardır kültürel miras alanında tasarımlar ve projeler üreten Ali Akdamar ‘a ait.

Kitapta yer alan, Mardin Kalesi, dini mimarisi, kiliseleri, türbeleri, eğitim yapıları, ticaret yapıları, konutları, çeşmeleri, sosyal ve resmi yapıları, arkeolojik sit alanları ve anıt ağaçları başlıklı bölümlerle, medeniyetlerin doğduğu Mezopotamya’nın zengin mirasına bütüncül bakabiliyorsunuz.

Arkeolog Fatma Kaya “Mardin Tarihçesi” ve “Mardin Sivil Mimarisi”, sanat tarihçi Murat Özgür “Camiler”, sanat tarihçisi Zafer Han “Medrese Mimarisinin Gelişimi ve Mardin Medreseleri” başlıklı makaleleriyle, kitabın içeriğini güçlendiriyor. 

Mardin Valisi Turhan Ayvaz “[…]Kent envanterlerinin ilk örneklerinin ardından, son yıllarda yapılan çalışmalar, yerelde çalışan uzmanların ve araştırmacılarının da katkısıyla, gittikçe ayrıntılı bir şekilde hazırlanmaya başlamıştır. Somut kültürel miras kadar, somut olmayan kültürel mirasın da envanter gündemi oluşturması, bilimsel araştırmaların ikinci evresi olarak yerini almaktadır[…]” cümlelerine yer verdiği sunuş yazısında, bundan sonra hazırlanacak envanterin kentin geleneksel yaşama kültürüyle ilgili olacağının mesajını veriyor ve uzmanları bu konudaki envanteri oluşturmaları için teşvik ediyor. Merkez kenti konu alan envanterin bir sonraki cildi ise ilçe ve köyleriyle ilgili olarak yayımlanacak.

Yıllardır Mardin’de yürüttüğü çalışmalarla kültürel mirasın korunması bilincinin güçlenmesini ve kamu-yerel-sivil-özel kesimlerin birlikte hareket etmesini sağlayan ÇEKÜL Vakfı Prof. Dr. Metin Sözen’in de kitapta bir önsözü bulunuyor. Önsözün tam metnini aşağıda bulabilirsiniz:

MARDİN’İN ZENGİN KÜLTÜR VARLIĞI

Günümüzün dünyasında kimlikli kentler, tüm varlıklarını yeniden gözden geçirmeyi öncelikli görev bilmektedirler. Bu bir bakıma geleceği güven altına alma savaşımıdır… Küreselleşme olgusunun savurucu ortamına, yereldeki değerlerle diri durma iradesidir... Ana kaynağın, çıkış noktasının kendilerinde olduğunu gösterme kaygısıdır… Böylesi bir yol izleyen kentlerin, kentlerden kentlere başlayan dünyadaki “yeni ilişkiler ağında”, varlık olarak öne çıkma, ulusal-uluslararası ortamlarda gündem oluşturarak kendilerini gösterebilme yolunu sürekli denemeleridir…

İster istemez böyle inceliklerle donatılması gereken bir hedef, bir dizi sorumlulukları da birlikte getirmektedir. Mardin’in UNESCO’nun “Dünya Mirası”na girme sürecinde de görüldüğü gibi, belirli başlıklar altında toplanan yükümlülüklere, çok yönlü iyileştirmelere, birbirine bağlı farklı tasarımlara, kalıcı ve sürekliliği olan nitelikli uygulamalara gereksinim duyulacaktır. Farklılığa-.çeşitliliğe dayanan birikimlere yaşam şansı tanıyan bu sürecin, kalıcı-devingen “yol haritası”na bağlanması, ancak güvenirliğin pekiştirilmesi, kalıcı değerleri diri tutacak yöntemlere ulaşılmasıyla mümkündür.

Kuşkusuz bu durum, dünya düzeyinde gelişen yeni kavramların özümsenmesine bağlıdır. Geliştirilen kavramların ışığında Mardin ve yakın çevresine “yeniden bakmayı” gerektiren bu olgu, önce kendi kentimizi doğru algılamakla mümkündür. “Bizi diğerlerinden, diğer kentlerden ayıran temel özellikler nedir?” sorusuna cevap aramaktır. Bu cevap için sağlıklı araştırmaları yoğunlaştırmak, doğru verilere ulaşmak kaçınılmazdır. Üstelik Mardin gibi her an farklı bir zenginliğin ortaya çıktığı bir yerleşmede, hemen somut sonuçlara ulaşmanın güçlüğü göz önüne alındığında, kalıcı bir örgütlenmenin gerekliliği ortaya çıkmaktadır.

Ancak bütün bu zor koşullara karşın gelinen nokta dikkate alındığında, yine de Mardin’de “başarı şansı” dünden daha kolaydır. Çünkü, yılların yanlışlarından arındırılan bir kentle karşı karşıya bulunmaktayız. Yarım yüzyılı aşan sürede kesintisiz, ilgimin üzerinde olduğu bu kentte bugün çok şey değişmiştir. Yanlışlar düzeltilmeye, dünyanın beklediği değerler ortaya çıkmaya, somut sonuçlara ulaşmış bir dizi başlığın kendisini göstermeye başlamış olması, nitelikli bir kent için azımsanmayacak bir çabadır. ÇEKÜL Vakfı’nın ilk “yol haritası”nın Mardin’de denenmiş olmasının verdiği güçle, bugün alınan yolu daha iyi görebiliyor, sonuçlarını tartışabiliyoruz.

Hep altını çizerek belirttiğimiz “kamu-yerel-sivil-özel” birlikteliği de Mardin’de olumlu sonuç vermiş, her kesim olanakları oranında kente katkı sağlamayı görev bilmiştir. Herkes gelişen koruma olayını bir ucundan tutarak ortak dile ulaştırmayı başarmıştır. Artık bu evrede sürekliliğin altı çizilerek, koruma olgusu kalıcı bir başlığa dönüşmüştür.  ÇEKÜL Vakfı’nın “her kentte kent müzesi”, “her kente kent envanteri” söylemi, tüm yurtta büyük bir hızla yaşama geçmeye başlamıştır. Büyük gecikmişlik içinde yine de somut-somut olmayan tüm kültürel miras, yeni bir dönüşüm sürecine girmiştir. Kentlerimizin böyle bir ivme kazanmaları, kültürel mirasın geleceği açısından önemlidir.

Bu dönüşümün hızının kesilmeden sürmesi, ülkemiz için olmazsa olmazların başında gelmektedir. Mardin’e “yol haritası”, “kent müzesi” ile birlikte verdiğimiz “kent envanteri” sözümüzü bu yayınla gerçekleştirmiş oluyoruz. Her an yeni bir buluntunun devreye girdiği, sağlıklı haritalara henüz ulaşmaya başladığımız bu dönemde tamamlanan kent envanteri, sürekli güncellenmeyi gerektirmiş, karşılıksız katkı sağlayan ÇEKÜL üyelerinin uzun zamanını almıştır. Belirtelim ki bu baskısından hemen sonra bile, kısa aralıklarla konunun önemi gereği bu envanter sürekli boyutlanacaktır. Dargeçit- Derik-Kızıltepe-Mazıdağ-Midyat-Nusaybin- Ömerli-Savur ve Yeşilli ile birlikte izleyecek yeni çalışmalara koşut olarak, merkezdeki örneklerin de gözden geçirilmesi doğaldır.

Mardin eski Valisi Sayın Temel Koçaklar döneminde başlayan, Mardin Valisi Sayın Turhan Ayvaz döneminde ancak yaşama geçirilebilen bu envanterde, “emek verenlerin” adlarını anmak, ÇEKÜL Vakfı adına hem sorumluluk hem de kaçınılmaz bir görev. Başta Nevin Soyukaya olmak üzere Ercan Alpay, Fatma Kaya, Zafer Han, Murat Özgür, Birgül Savaş, Mehmet Köle, Yasin Yücesoy ve bu uzun süreçte tasarımını sürekli yenileyen Ali Akdamar’ın özverili çabalarına içten teşekkür ederiz.  

Ülkemizin doğal-tarihsel-kültürel varlığının korunmasını-yaşatılmasını “temel hedef” edinmiş ÇEKÜL Vakfı’nın Mardin’e bu armağanıyla birlikte ilgimiz-desteğimiz hiç kuşkusuz kesintisiz sürecektir. Çünkü Mardin’e ne yapsak azdır.

O’nu “Dünya Kenti” görme umuduyla…