YAPILAŞMA YASAĞI KALDIRILIYOR, SİT ALANLARINI AÇMAK DOĞRU MU?

06.03.2003

Maliye Bakanlığı’nın Başbakanlığa sunduğu tasarıda, SİT alanı olan arsa ve arazilerde toplam alanın yüzde 6’sı kadar yapılaşma izni verilmesinin yeni bir kaynak oluşturacağı öngörülüyor. Arkeolojik, doğal, tarihsel olarak nitelendirilen SİT alanlarında yapılaşma, 2863 sayılı yasaya göre kesinlikle yasak. Ancak ikinci derece SİT alanlarında turizm amaçlı yapılaşmaya izin veriliyor. Tarihi ve doğal güzelliklerimizi koruyan SİT alanlarının yapılaşmaya açılması yeni bir imar affı mı, yoksa Türkiye’yi düze çıkaracak yeni bir kaynak mı?
Yasakla koruma olmaz Nusret Bayraktar (AKP Milletvekili)
Biz 2 B maddesi diye bilinen, orman vasfını yitirmiş arazilerin imara açılıp açılamayacağı, işgalcilere satılıp satılamayacağı konusunda bir çalışmayı sürdürüyoruz. SİT alanlarının korunmasından yanayız. Ancak, koruma, yasaklamayla olmaz; uygun şartlarda kullanmakla olur. Şu anda koruma adı altındaki yasaklama zihniyeti, SİT alanlarının kundaklanmasına yol açıyor. Bu nedenle SİT alanlarını yeniden ele almaya çalışıyoruz. Kullanıma açılmayan yerlerin korumasının zor olduğunu gördük ve yaşadık. Belli ölçülerde SİT alanlarını kullandıracaksınız ama sorumluluk vererek de korumayı güvence altına alacaksınız. Köklü bir çalışma hazırlanıyor. Bu çalışmaya imar affı demek ağır ve yanlış olur. Tabii kaynak sağlamak işin içinde var ama bu SİT alanlarının gerçek korumasını sağlamaktır.
SİT alanı kalmadı Prof. Osman Altuğ (Eski Bşb. Başdanışmanı)
SİT alanlarında yapılaşma yasal olarak zaten serbest. Sadece kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurullarından izin almanız, yapılaşma koşullarınızı belirlemeniz gerekiyor. Orman alanlarında da kuruldan izin alarak yapılaşma olabiliyor. Yüzde 6 imar izni vermek kaynak oluşturmaz. Ama bu yeni bir imar affı da değil. Yağma olarak da görülmemeli. Zaten adam bir milyon metrekare yer alacak ki yüzde 6’sına bina yapabilsin. Peki bir milyon metrekareye para yeter mi? Vatandaş bunu nasıl alacak? Vatandaş kaçak yapılaşma ile sorunu zaten kendi kafasında çözmüş. Türkiye’de SİT alanı kalmadı. Akdeniz Bölgesi SİT alanı. Arabanızla, yürüyerek deniz kenarına gidemiyorsunuz. Çünkü, oteller, restoranlar kıyıyı kapatmış. Bu nasıl SİT alanı ve bu nasıl yasak? 
Amaç rant elde etmek Prof. Cengiz Eruzun (Koruma Kur. eski Bşk.)
SİT alanlarına her dönem göz dikiliyor. Açılmasının, ciddi bir kaynak olması mümkün değil. Ancak, sahil ya da orman alanı olduğu için rantı yüksek yerler olduğu kesin. Koruma kurul üyelerinin görevlerinden alınmaları, içlerinin boşaltılmaları da buna hazırlıktı. Kurulların içleri gerekçesiz bir şekilde boşaltılmaya devam edilecek. Çünkü amaç SİT alanlarını yağmalayarak rant elde etmek. Rantın yüksek olmasının sebebi de buraların değerli olmaları. Ancak yapılaşmayla birlikte buraların değeri de yok oluyor. Bunun farkında değiller. Kişisel çıkarlar ön plana çıkıyor. Kamu yararı düşünülmüyor. Kaynak oluşturalım derken, asıl kaynağı yok ediyorlar. Ancak kısa dönemde birileri para vuracak. Bütün hadisenin özü de zaten bu.  
Yağmaya davetiyedir Cemal Gökçe (İnşaat Mühendisleri Odası)
SİT alanlarıyla oynamak, yağmaya resmen davetiyedir. SİT alanlarına bir girdiniz mi, bir daha çıkmak isteseniz de beceremezsiniz. Türkiye bugün açık hava müzesidir. Bunları yok etmek, kaynağı kurutmaktır. Bugün petrol için kavga veriliyor. Türkiye de bu kavgadan parasal çıkar sağlamaya çalışıyor. Diğer yandan kendisine kaynak olan ve gelecekte kaynak olmaya devam edecek SİT alanlarını yağmaya açıyor. Geçmişte yüzde 2 ile açılan yerlerin, sonra ne hale geldiğini hep beraber gördük. Mevcut kültür değerlerimizi korumak yerine bunları ranta açmak, kaynak oluşturmak değil, kaynağı kurutmaktır. Bu aynı zamanda yeni imar affıdır. Önceden yapılanları yıkmak yerine, yenilerini yaptırtmaya çalışıyoruz.


Milliyet / ÇAPRAZ ATEŞ köşesinde Ömer ERBİL yazmış:

http://www.milliyet.com.tr/2003/03/07/guncel/gun08.html