Yalvaç’ın İnsan Birikimleri

03.03.2014

Yalvaç Belediyesi Kültür Yayınları, “Yalvaç’ın somut olmayan kültürel mirası” alt başlığıyla halkla ilişkiler uzmanı Fadime Öncü tarafından kaleme alınan “Yalvaç’ın İnsan Birikimleri” kitabını yayımladı.  Yalvaç Belediye Başkanı Tekin Bayram, göreve seçildiği tarihten bu yana kentin tüm değerlerine büyük bir özenle yaklaşıyor. Olanaksızlıklara rağmen, sorunları aşarak Yalcaç ölceğindeki bir yerleşimin örnek olması için çalışmalar yürütüyor. "Yalvaç'ın İnsan Birikimleri" kitabı gibi diğer yayınlarda da kentin değerlerinin belgelenmesi için ekibiyle birlikte çaba gösteriyor. 

ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen’in sunumu, Yalvaç Belediye Başkanı Tekin Bayram’ın önsözüyle basılan kitap, yaşayan insan hazineleri, sözlü gelenekler ve anlatımlar, toplumsal uygulamalar ve şenlikler, doğayla ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar olmak üzere dört başlık altında kentin geleneksel mirasına ışık tutuyor.

Metin Sözen kitap için kaleme aldığı sunum yazısında Yalvaç’taki gelişim sürecini şöyle anltıyor:

“Çok değil bundan kısa bir süre önce Yalvaç’ta başlayan, ileri hedefler içeren çalışmalar, artık önemli bir bütünlüğe ulaşmış bulunuyor. İnsan ömrünün içine sığan bu atılım hamlesinin görünür bir aşamaya ulaşmasının temel özelliği, ileri hedefler içeren kapsamlı, her evresi belirlenmiş bir ‘kentsel tasarımı’ daha ilk günden gündeme getirmesidir.

Eğer başlangıç noktasından başlayarak tüm girişimlerin her evresi sağlıklı irdelenebilirse, hangi ölçeklerde, hangi öncelikte uygulama yapıldığı ve sonuçların nasıl kısa zamanda görünür kılındığı kolaylıkla algılanabilir. Dün niteliklerle dolu Yalvaç’ın varlığını gözardı edenlerin bugün birçok kentin Yalvaç’ı ‘örnek almaya’ başlaması bunun somut göstergesidir.

Böylesi bir konuda Yalvaç, daha ilk günden bir dizi soruyu kendine sordu. Sorunlarına cevap aramaya başladı. İlk sorusu ‘Ben ülke bütününde nerede yer alıyorum, farklılıklarım, benzerliklerim hangi noktalarda yoğunlaşıyor?’ sorusu oldu. Önce göller bölgesinin bütününe bakarak, ‘kapsamlı bir envanter’ yaparak, doğal-tarihsel-kültürel değerlerini saptamaya başladı. Havza boyutunda böylesi bir yaklaşım, kaynaklarını da belirleme olanağı yarattı. Ardından, sağlıklı bir kentin ‘olmazsa olmazı’ alt yapının iyileştirmesi, gelişme alanlarını da içeren, geleceği düşünen, topraklarını adil kullanan, herkesin yarar sağlayacağı, hemşehrilerinin katılımıyla engelleri ortak çözen çağdaş yönetim yaklaşımı, Yalvaç’tan çözümü de birlikte getirdi.

Doğal değerlerden başlayan, kültürel varlıklara uzanan bu süreçte ‘kamu-yerel-sivil-özel birlikteliğe’ dayalı tasarım ve uygulamalar, hiçbir noktayı dışarıda bırakmadı, birbirine güç vererek görülebilir bir bütünlüğe ulaştı. Kaçınılmaz olarak ülkemizde bu konulara gönül verenler, tasarımdan uygulamalara kadar, varlıklarını Yalvaç’a adamayı görev bildiler.

Sürekli tartışılarak yerinde alınmış kararlar, arkeolojik alanlardan kent meydanına, çarşıya,  mahallelere, ortak ortamlara, sokaklara, farklı işlevlerle donatılmış mekânlara uzandı. Bütünü görerek yapılan çalışmalar, ‘yaşlılardan çocuklara’ yerli-yabancı herkese bir dizi farklı işlevli yapıların kazanılmasına yol açtı.

Eğer bugün Arkeoloji Müzesi’nden Kent Müzesi’ne, değişik işlevli sanat-kültür ortamlarına sahipsek bu, ‘geçmişe doğru bakarak’ günümüzü doğru değerlendirerek olmuştur… Yaşanabilir bir gelecek yaratarak olmuştur…

Hedefe uygun sunulan yayınlar da benzeri böylesi çabaların bir sonucudur. ‘Bir günde 5000 yıl’ başlığı ise neyi, nerede, hangi süreçte üreteceğini bilen, yola çıkıldığı gün düşünen insanların ulaştığı noktadır. Artık böyle bir başlığın yayınlarla, tanıtım programlarıyla anlamlı bir biçimde içi dolması doğaldır. ‘Yalvaç’ın İnsan Birikimleri’ başlıklı bu ayınla kent gelenekleri-görenekleriyle, her noktası göz ardı edilmeden artık günışığına çıkarılmaktadır. Özverili alan araştırmaları da birbiri ardında meyvesini vermektedir. Örnek kent olma düzeyine ulaşmasının nedenleri de görünür kılınmaktadır.

Her evresini yakından izlediğim bu kentin koruma sürecindeki öyküsü artık ayrıntılı yazılmalıdır. Bu görev, kendini kentine adamış yıllardır kesintisiz çaba gösteren Tekin Bayram’a farklı bir sorumluluk getirmektedir. Çünkü sürekli üreten, üretirken sıkıntılar çeken birinci elden bir kimlikten öyküyü öğrenmemiz, ülkemizde bu yolda çaba gösterenler için de örnek olacaktır. Yıllar önce başlayan ‘geleneksel mirası’ saptama ve yaşatma çalışmalarında ve bu kitabın oluşmasında emeği geçen herkesi Yalvaç Belediye Başkanı Tekin Bayram’ın şahsında kutluyor, çabalarının kesintisiz devamını diliyorum.”