Ana içeriğe atla

TKB Mersin Buluşması gerçekleştirildi

27.09.2017

“2018’e Doğru Kültürel Mirasa Bütüncül Bakış ve Mersin Örneği” başlıklı TKB Mersin Buluşması, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ve Mersin Valisi Ali İhsan Su’nun ev sahipliğinde, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Önder Gürbüz, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Genel Müdür Yardımcısı Feriha Koç ile Toros Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yüksel Özdemir ve Mersin’in arkeolojik değerlerini çalışan kazı ekiplerinin katıldığı kalabalık bir açılış töreniyle 22 Eylül Cuma akşamı başladı. Törende Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Mersin Valisi Ali İhsan Su, Gazi Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Olba Kazı Başkanı Prof. Dr. A. Emel Erten, Kazı Başkanı Yardımcısı Dr. Tuna Akçay ile TKB Danışma Kurulu ve ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen birer konuşma yaptı.

Burhanettin Kocamaz

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı

İnsan doğanın sunduğu imkânları kullanarak yaşayan bir varlık değil; yaşamı doğaya endeksli ve sorumlulukları olan bir varlıktır. Artık insan haklarıyla birlikte, belki daha fazla olarak insan sorumluluklarını da konuşmamız gerekiyor. Herkes ve her şey için sürdürülebilirlilik… Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak yaptığımız her işi ve geliştirdiğimiz her projeyi bu yaklaşımın yol göstericiliğinde şekillendiriyoruz. Medeniyetler beşiği Anadolu’yu, medeniyetler denizi Akdeniz’e bağlayan Mersin, tarihin derinliklerine kök salan muhteşem değerleriyle göz kamaştırıyor. Mağaraları; ören yerleri; kale ve hisarları; cami, kilise, manastır ve türbeleri; han, bedesten ve kervansaraylarıyla geçmişten geleceğe köprü kuruyor. Torosların asırlık muhafızları anıt ağaçlar, gölgesinde soluklayacak kâşifleri bekliyor. Yılın 7 ayını geçirdikleri göç yolu ve yaylalardaki tüm ihtiyaçları doğadan karşılayan Sarı Keçili Yörükleri, çevre dostu ve sürdürülebilir yaşamın altın anahtarını sunuyor. İlçe ve köylerinde Yörük Türkmen geleneğini canlı bir şekilde yaşatan Mersin’in kent merkezi, birlikte yaşama kültürünün en güzel örneklerine sahne oluyor.

Bizler, Mersin’e yakışır bir ileri görüşlülükle kentimizi koruyor ve daha da geliştirilmesi için çalışıyoruz. Mersin’in doğal mirası için projeler geliştiriyoruz; barış içinde birlikte yaşam için kaynaşma etkinlikleri düzenliyoruz; toprak altında keşfedilmeyi bekleyen arkeolojik mirasın gün yüzüne çıkarılması için kazı ekipleriyle işbirliği yapıyor, kazılara destek veriyoruz; bilimsel organizasyonlar düzenliyor; ulusal ve ulusal etkinliklere katılarak kentin tanıtımını sağlıyoruz. Yani, kadim geçmişi modern ve çağdaş bir üslupla geleceğe taşıyoruz. Çalışmalarımızı, yarın gerçekleştirilecek olan panelde detaylarıyla dinleme fırsatı bulacaksınız. Hepiniz tekrar hoş geldiniz!

 

Prof. Dr. Metin Sözen

TDK Danışma Kurulu ve ÇEKÜL Vakfı Başkanı

Gündemimiz, doğa ve kültür öncelikli bir Türkiye olmadıkça, gerek siyasal yaşam gerekse eğitim ve kültür, anlamını yitirir.

Doğa ve kültür ilişkisini yitirmemizin nelere mal olduğunu bazı uygulamalarda görüyoruz. “2018’e Doğru Kültürel Mirasa Bütüncül Bakış ve Mersin Örneği” başlıklı bu Buluşmada; gelecekte ne olmasını umuyoruz, içini nasıl dolduracağız, hangi bilinç ve hangi birikim ile doğal ve kültürel değerlerimize yaklaşıyoruz,  yeni kuşaklara neyi miras olarak bırakacağız? sorularının altının çizeceğiz. Encümen üyelerimiz, kurucu üyelerimiz, danışma kurulu üyelerimiz bu toplantıda aynı amaç etrafında bulunuyor. 138 kentimizde kent müzesi kuruluyor; Türkiye’nin kültür envanteri hazırlanıyor; tüm bunlar gelecek kuşakların eğitimine katkı sağlayacak Biliyoruz ki eğitim kültürden geçmedikçe, sınırlı kalır.

Son olarak vurgulamak istediğim şey birliktelik ve sürekliliğe dair. Halkla paylaşmadığınız, halkın görüşlerini almadığınız her proje gerçekçi çözümden uzaktır. Hâlbuki devlet sürekliliktir. Bu sürekliliğin, merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin birlikteliği ile taçlanması gerekir. Geleceğiniz mutlu, dayanışmanız sağlam olsun…

 

Ali İhsan Su

Mersin Valisi

Anadolu, tarih boyunca dünyaya yön veren sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış çok özel bir coğrafyadır. Bu nedenle Anadolu’da bu medeniyetlerin izlerini taşıyan ve ihtişamını yansıtan tarihi ve kültürel eserlere, coğrafyanın dört bir yanında tanıklık edebiliyoruz. Geçmiş ve gelecek arasında köprü görevi gören bu eşsiz kültürel mirası ortaya çıkarma, koruma ve gelecek kuşaklara aktarma sorumluluğunu hep birlikte taşımaktayız. Bu nedenle TKB çatısı altında buluşarak, önemli çalışmalara imza atan tüm belediye başkanlarımızı kutluyorum.

Mersin; ören yerleri, antik kentleri, inanç merkezleri ile zengin bir tarihi ve kültürel derinliğe sahiptir. İnançların, dinlerin, kültürlerin birbiriyle kardeşlik duyguları içinde buluşmasına ve yaşatılmasına ev sahipliği yapan çok özel bir kenttesiniz. Bu nedenle kentlerimizin tarihi dokusunu koruma ve yaşatma, kentlerimiz arasında iş birliği imkânlarını geliştirme ve deneyimleri paylaşmada Tarihi Kentler Birliği Mersin Buluşmasının önemi büyüktür.

 

TKB Yılın II. Meclis Toplantısı Yapıldı

TKB üye belediyelerin başkan ve uzman heyetleri panel programı için 23 Eylül Cumartesi günü Wonasis Resort&Aqua Hotel Mersin’in konferans salonunda biraraya geldi. Tarihi Kentler Birliği Meclisi 2017 Yılı II. Olağan Toplantısında gündem maddelerinin okunması ve oylanmasının ardından, TKB üye sayısı 455’e çıktı. Kepsut (Balıkesir), Artvin, Gölköy (Ordu), Kale (Malatya) ve Ağrı Belediyeleri, Tarihi Kentler Birliği bünyesine katılan yeni kentler oldu.

“2018’e Doğru Kültürel Mirasa Bütüncül Bakış ve Mersin Örneği”

Meclis Toplantısının ardından ÇEKÜL Yüksek Danışma Kurulu Üyesi ve şehir plancısı A. Faruk Göksu “TKB’nin Birikimleriyle Türkiye Bütününe Yeniden Bakmak ve Geleceği Tasarlamak”; Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz “Mersin Bütününde Kültürel Miras Öncelikli Tasarımlar ve Uygulamalar”; ÇEKÜL Kent Çalışmalarından şehir plancısı Esra Karataş “Çukurova Bölgesinde Rota Çalışmaları ve Yeni İşbirlikleri” konulu sunumlarını gerçekleştirdi. Panel, konuşmacılara Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz tarafından plaketlerinin verilmesi ve Prof. Dr. Metin Sözen’in kapanış konuşmasının ardından son buldu.

TKB Mersin Buluşması kapsamında Soli Pompeipolis Antik Kenti, Mersin Arkeoloji Müzesi, Tarihi Tarsus Evleri ve Hz. Danyal Peygamberin Kabri, Edebiyat Mektebi olarak işlevlendirilen Kubat Paşa Medresesi, Tarsus Ulu Cami, Kırkkaşık Bedesteni, butik otel olarak işlevlendirilen Burhanoğlu Konağının ziyaret edildiği inceleme gezisi de yapıldı.

A. Faruk Göksu

ÇEKÜL YDK Üyesi, şehir plancısı

“TKB’nin Birikimleriyle Türkiye Bütününe Yeniden Bakmak ve Geleceği Tasarlamak”

Tasarlama kavramı sadece planlama değildir; günümüz dünyasının en önemli akımlarından biri olarak tasarım, yaşamı ve geleceği tasarlamayı içeren bir süreçtir. Eğer biz TKB’nin geleceğini tasarlayacaksak, yapacağımız ilk şey TKB’nin 17 yıllık deneyimini ister kişisel ister kurumsal olarak yeniden deneyimlemek olmalıdır. Buna “deneyimi deneyimlemek” diyoruz. Deneyimi nasıl deneyimleyeceğimizi sorarak ve yanıtları kavramlar eşliğinde arayarak “geleceği tasarlamak” dediğimiz ikinci etaba ulaşmamız gerekir. Ancak, dönem etkileşim dönemi. TKB ve ÇEKÜL daha önce de pek çok kavram geliştirdi… Bugün bu kavramların birbirleriyle etkileşim içinde olmasını sağlayamazsak, yeni kavramlarla konuşuyor olmayız. Bu evreye de “etkileşim yaratmak” diyoruz.

Türkiye kentleri özellikle son 10 yıldır deneyimleri uygulamayla birlikte yaşıyor. Bunun öncüsü TKB. TKB’nin diğer kurumlardan farkını “6-B” ile formülleştirebiliriz: Birikimbuluşmabeceribellekbüyüme ve beklenti. Bu kavramların içini derinlikli bir biçimde doldurursak, geleceği de tasarlayabiliriz. Geleceği tasarlamaksa, bir süreci tasarlamaktır. Bu noktada da kullanışlı kavramlar var: Kapsamkapasitekalkınmakaynakkalite ve kurgu. TKB, geleceği yeniden tasarlayacaksa kapsama alanını genişletmek ve yeni modellemeler üretmek zorundadır. Bir bilinç yaratmak önemli, ancak bu bilincin Türkiye’nin imar alanında yaşadığı üçüncü dönüşüm dönemini dikkate alarak kurgulanması gerekiyor.

Elbette etkileşim yaratmadıkça, bir çarpan etkisi de yaratılamaz. Bu noktada tematicaretturizmteknolojitasarım ve toplum basamaklarını doğru bir şekilde görmek ve değerlendirmek gerekiyor ki koruma politikaları doğru olarak işleyebilsin.

TKB’nin geleceği, TKB matrisi diyebileceğimiz bu kavramsallaştırmadan geçiyor özetle. Eldeki deneyimin ulusal koruma stratejisi başlığıyla sahiplenilmesi, Kültür ve Turizm Bakanlığına sunulmasında fayda var. Bu ancak TKB’nin çalışabileceği nitelikte bir içerik ve yaklaşım modeli ile mümkün olabilir. Çünkü kültür mirası envanterlerinin çok boyutlu olarak ele alınması, yerel ve ulusal düzeyde çalışılması ve gerekli eylem planının çıkarılması, ulusal kalkınma stratejisinin temelini oluşturduğu gibi, TKB’nin de çalışma disiplinine uygun düşüyor. Kalkınma için koruma, koruma için gelişme ve gelişme için bütünleşme ana fikri, kanımca böyle bir çalışma sistematiğinden geçiyor.

Burhanettin Kocamaz

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı

Sümerlerden Hititlere, Urartulardan Perslere kadar tarihe damgasını vurmuş pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Anadolu’yu Akdeniz üzerinden dünyaya bağlayan Mersin, tarih boyunca bu topraklarda iz bırakan tüm medeniyetlerin hatıralarıyla birlikte değerlidir. Bu nedenle kentimizde bulunan kültürel değerlerinin gün ışığına çıkarılması, korunması ve gelecek kuşaklara zarar görmeden aktarılması konusunda hassasiyetle çalışıyoruz. Çalışmalarımızı restorasyon, arkeolojik kazılar, Cumhuriyet Dönemi yapılarda işlevlendirme ve kent düzenlemesi olarak birkaç alanda yürütüyoruz. Restorasyon, bölgedeki tarihi yapılar göz önüne alındığında, çalışmalarımızda kapsamlı bir yer tutuyor. Antik Çağın büyük metropolleri arasında yer alan Tarsus’ta bulunan Hz. Danyal Camisinin restorasyonu, verebileceğim ilk örneklerden biri. 1857 yaptırılan ve diğer adı Makam-ı Şerif Camisi olan Hz. Danyal Camisini ibadet alanı olarak düzenledik; sürdürülen kazı sırasında ortaya çıkan buluntuları ise koruduk ve yapıda bir gezi güzergâhı oluşturduk. 1557 yılında, Ramazanoğulları Beyliği döneminde Kubat Paşa tarafından inşa ettirilen Kubat Paşa Medresesinin restorasyonu ise 2013 yılında TKB Süreklilik Ödülüne değer görüldü. Yine aynı dönemde inşa edilmiş olan ve adını dış cephesindeki kaşık süslemelerinden alan Kırkkaşık Bedesteninde bulunan dükkânlar, restorasyon tamamlandığında küçük kiralar karşılığında kadın esnafa verildi. Dükkânlarda kente özgü yöresel yemek ve el sanatı ürünlerinin tanıtım ve satışı yapılıyor.

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı, bütçesinin yüzde altısını kazı çalışmalarına ayırıyor. Destek verdiğimiz kazılar arasında Yumuktepe Höyüğü; Silifke Kalesi ile Elaissa Sebaste kazısı; Anadolu’nun en görkemli eserlerinden biri olan Odeon yapısının rölövesinin çıkarılmasını sağladığımız Anemurium Antik Kenti; çalışmaları 18 yıldır devam eden ve bugün Sütunlu Caddenin gün yüzüne çıkmaya başladığı Soli Pompeipolis; Türkiye’de ilk kez bir kazı alanıyla ilgili fotoğraf yarışmasının düzenlenmesine de sahne olan Olba Antik Kenti bulunuyor.

Kentin dip tarihine sahip çıkmakla birlikte, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinden günümüze ulaşan değerleri de ihmal etmiyoruz. Özellikle meydan ve park düzenlemeleri, kentin modern yüzüne verdiğimiz değeri gösteriyor. Mersin’in en eski meydanı olarak bilinen Yoğurt Pazarı; kent merkezinin en eski caddelerinden olan ve etrafında tarihi binalar bulunan Atatürk Caddesi; Tarsus’un Cumhuriyet Dönemi değerleri arasında önemli bir yeri bulunan Kültür Parkı düzenlenen ve yenilenen alanlardan birkaçı.

Bir de projelendirdiğimiz çalışmalar var. Yakın gelecekte hayata geçmesini beklediğimiz bu projeler arasında 1800’lü yıllara tarihlenen Taş Binanın Kent Müzesi olarak hizmete açılması öncelikli olarak yer alıyor. Gerek mimarisi gerekse kent hafızasındaki yeri nedeniyle Kent Müzesi olmaya uygun olan yapının; sergi mekânları, konferans ve toplantı salonları ile halkta açık etkinliklere ev sahipliği yapacak bir kültür merkezinden oluşması planlanıyor. Proje, Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışmasında Başarı Ödülüyle taçlandı. 

Yumuktepe Höyüğü ve Yakın Çevre Düzenlemesi ve Arkeopark Bir Projesi ile 9 bin yıla işaret eden bir “zaman yokuşu” kurguluyoruz; St. Paul Kilisesi, Kızkalesi, Mamure Kalesi ile Alahan Manastırı da turizmin hizmetine kazandırmayı amaçladığımız mimari örnekler.

Mersin’de kültürel ve doğal mirası koruma çalışmalarını olabildiğince özetledim sizlere; ancak kentin zengin kaynakları elbette burada aktardığımdan çok daha fazla. Bu kültür kentini gezdikçe sizler de tarihi yapıları görecek; doğal güzelliklerden etkileneceksiniz.

 

Esra Karataş

ÇEKÜL Vakfı Kent Çalışmaları, şehir plancısı

“Çukurova Bölgesinde Doğa ve Kültür Rotalarının Planlanması ve Yeni İşbirlikleri”

Gerek ÇEKÜL Vakfının gerekse Tarihi Kentler Birliğinin uzun zamandır gündeminde tuttuğu mirasın korunmasında bölgesel yaklaşım, havza koruma gibi kavramlar, 2012 yılında başlayan Doğa ve Kültür Öncelikli Bölgesel Yol Haritaları programı ile yeni ilkeler, yeni bölgesel değer ve kimlik tanımlamaları, yeni strateji çerçeveleri aracılığıyla güncel bir yaklaşım kazandı. Yol haritaları programının son senesinde ise bölgesel işbirlikleri ve koruma çalışmaları için bir araç olduğuna inandığımız Doğa ve Kültür Rotaları Planlama Programına başladık. Buna paralel olarak TKB gündeminde de bu başlık üzerine tartışmalar, ÇEKÜL Akademi eğitimleri ve yayın çalışmalarını sürdürdük.

Tüm bu çalışmalarımız ve tartışmalarımızın sonucunda Anadolu için bir “rota planlama yaklaşımı” ortaya koymamız mümkün oldu. TKB gündemine aldığımız bu konuyu Kültür Rotaları Mekânsal Planlama Rehberi adlı bir yayına dönüştürdük. Bu yayına www.tarihikentlerbirligi.org adresinden ulaşabilirsiniz. Geliştirdiğimiz yaklaşımın en temel savunusu ise ortaya koyduğumuz şu fikir: Rota planlama konusunda salt gezi güzergâhları çizmenin ve işaretlemenin ötesine geçmek; rotayı sektörel bir amaçtansa işlevsel, sürdürülebilir bir işbirliği ağı ve koruma-canlandırma aracı olarak tasarlamak.

Doğa ve kültür rotalarının bahsettiğimiz yaklaşım ve program doğrultusunda planlanması ve hayata geçirilmesi yerel yönetimlere şunlara sağlayacak;

  •  Yerel paydaşlar arasında yatay işbirliği zeminleri oluşturmak
  •  Alternatif turizm alanlarını geliştirmek
  •  Doğal ve kültürel mirası bölgesel kimlik düzeyinde bütüncül yorumlayarak korumak
  •  Ziyaretçiler için nitelikli ve geliştirici bir seyahat deneyimi sunmak
  •  Kırsal kesimin özgün değerlerini canlandırmak
  •  Kaybolmaya yüz tutmuş yerel değerlerin ekonomik potansiyelini harekete geçirecek projeleri geliştirmek

Çukurova Havzası için hazırladığımız Kültür Rotaları Mekânsal Planlama Rehberi kapsamında bölgede yürüttüğümüz saha çalışmaları ve literatür taramalarının bize gösterdiği en temel veri, bölgenin kültürel ve doğal mirasa dair sahip olduğu yüksek çeşitlilik oldu. Antik kentlerden antik yollara, kalelerden dini yapılara, kıyı ekosistemlerinden Toroslara, geleneksel kent dokularından yaylara dek uzanan bu geniş değerler yelpazesi göz önüne alındığında, Çukurova’da rota planlama adına çok sayıda tematik başlığın öne çıktığını gördük. Tüm bunlar düşünülerek, kavramsal boyutta bir rota sistemi; Mersin’in batısında Taşlık Kilikya’dan Toroslar boyunca uzanan yaylalar aksına ve oradan Adana’nın doğusunda kaleler aksına uzanacak şekilde önerildi. Uygulamaya taşınması halinde; detaylı saha çalışmalarıyla bu önerilerin tümü geliştirilip zenginleştirilebilir.

Rota başlığını; yerel sorumlulukları belirleyerek, koruma, kimlik ve işbirliğine dayalı bir siyaseti odağına alarak ele almamız gerektiğine inanıyoruz. Kentlerden başlayarak, yakın çevrelerine, oradan da bölgelerine yayılan rota sistemlerinin uygulanabileceği görüşündeyiz. Doğal ve tarihi öğeleriyle Mersin ve çevresin de incelikle işlenmiş bir kentsel ve yakın çevre rota planlamasını bahsettiğimiz ilkeler doğrultusunda yürütülebileceğini düşünüyoruz. Rota planlamaları; etkinlik, eğitim, yarışma gibi tematik programlar ile kentlerin yaşamını zenginleştirebilir.


Değerlendirme:


Prof. Dr. Metin Sözen

TKB Danışma Kurulu ve ÇEKÜL Vakfı Başkanı

Öncelikle söylemek isterim ki Mersin’e gelmek, Türkiye coğrafyasında geçmişin büyük yollarından geçmek demek. Tarih bu yollardan geçmiş.

Kentler, yeni aşamalardan geçiyor. Envanter çıkarmak, kentin külliyatını biraraya getirmek bir aşama; çağdaş kültürün eşiğindeki insanın tarihle buluşması ve geçmişi içselleştirmesi ise başka bir aşama.

Türkiye’de her başlıkta bir bakanlık var fakat bakanlar kurulunun ötesinde bir güç birliği yok. Ancak Türkiye’nin zengin kültür ve doğal mirasını tek başına bu örgütlenmeyle yönetemezsiniz. Önce sahiplik duygusunu vermemiz lazım. Kentlerde, doğal ve kültürel varlığın sahibi olarak farkındalığı yaratıp yerelden koordinasyon ve işbirliği sağlanmalı. Ancak işbirliğinin doğması için Türkiye’ye egemen olmak; kültürel mirası tüm boyutlarıyla bilmek, dünyadaki değişimleri izlemiş olmak gerekir. Yerel yönetimlere yetki vermek, yerellerde uzmanlarla birarada çalışılmasının önünü açmak gerekir. Seçilenlerle seçenler birlikte koruyacak bu mirası. Oysa biz sivilliği, bir itiraz kanalı olarak gördük hep. Sivil toplum örgütlerinin sorumluluğunu doğru değerlendirmek gerekiyor. Tekrar ediyorum, kültürel kimliğin çeşitliliğe dayanan varlığını korumadıkça ulusal birlik de olmaz, kültür de olmaz. Bir disiplin, güven ve beraberlik oluşturmaya çalışıyoruz çünkü buna ihtiyacımız var. En başından beri belirtiyorum ki bize işbirliği, dil birliği gerekiyor. Dilerim, kurduğumuz bu birlikteliği, dayanışmayı daha sistemli bir şekilde yürütebiliriz.

Tüm Haberler