TKB KONYA BULUŞMASI SONUÇ BİLDİRGESİ

02.10.2009

25-27 Eylül 2009 tarihlerinde Konya’da toplanan Tarihi Kentler Birliği, Meclis toplantısını 26 Eylül 2009 Cumartesi günü Dedeman Otel Balo Salonu’nda gerçekleştirmiş ve TKB Konya Buluşması boyunca tartışılan konuların bir açıklama ile kamuoyuna duyurulmasını kararlaştırmıştır.

Tarihi Kentler Birliği Meclisi, öncelikle yaklaşık 400 kişinin katıldığı TKB Konya Buluşması’na kusursuz ev sahipliği yapan Konya Belediye Başkanı Sayın Tahir Akyürek ile çalışma arkadaşlarını, içtenlikleri ve emekleri için takdir ve teşekkür duygularıyla anmaktadır.

Buluşmaya katılan konuklar, öncelikle 40 yıldan uzun süredir planlı bir kent olma geleneğini gururla yaşatan Konya’da; yürüme ve bisiklet yolları, spor alanları, çeşmeleri, yeşil alanları, tarihi mirası saygıyla öne çıkaran kentsel düzenlemeleri, engelli vatandaşları unutmayan toplu taşıma sistemiyle, insana yönelik bir kentleşme anlayışının hâkim olduğunu sevinçle algılama fırsatı bulmuşlardır. Altyapı kararlarını yapılaşmadan önce uygulayan planlamacı, ileriye bakan yönetici aklın, aslında insana gösterdiği saygıdan yola çıktığına tanık olmuşlardır.

Yanı sıra, dünyanın en eski insan yerleşimlerinden biri olan Çatalhöyük de dahil olmak üzere, Anadolu uygarlıklarına sırayla ev sahipliği yapmış olan Konya, aynı zamanda Dünya Mirası sayılan Sema Törenleri ve parçası oldukları Mevlevi felsefesinin dünya merkezi olarak, bir dünya destinasyonu olmanın sorumluluklarını en üst düzeyde yerine getirmektedir.

Planlı ve insancıl olmayı başarmış ancak hızlı büyüme sürecinin arifesinde olan tarihi bir kentin, bundan sonraki gelişme sürecini somut ve somut olmayan kültürel değerlerini koruyarak gerçekleştirmenin bilimsel yöntemini belirlemesi kaçınılmazdır. Yeni ticaret alanlarını planlarken tarihi arastası ve esnafını mağdur etmeden yeniden canlandırmak, yeni yerleşim merkezleri ve ulaşım hatlarını oluştururken eski mahallelerini de ayağa kaldırmak ve yayalaştırmak, tamamını ise kimlikli bir bütün içinde buluşturmak zorunlu fakat zor bir yoldur.

Bu anlayışı benimsemiş olan Konya’nın, öncelikle uzman restorasyon elemanlarının yetiştirildiği bir kent atölyesini kurarak yola çıkmış olması örnek alınması gereken bir yaklaşımdır.

Bu özellikleriyle planlı kentsel gelişmenin seçkin bir örneğini Tarihi Kentler Birliği üyeleriyle paylaşan Konya’da gerçekleştirilen seminer sunumları, Birliği ve üye kentleri ileri hedeflere ulaştıracak yol haritalarına açıklık kazandırmış, üyelerimiz tarafından ilgi ve heyecanla karşılanmıştır.

ÇEKÜL Vakfı’nın 20 inci, TKB’nin ise 10 uncu yılını tamamlayacağı 2010 yılında, edinilmiş olan bilgi ve deneyim birikimi, ortaya konulan dinamizm ve başarılı uygulamalar, kentlerin geleceğinin kurgulanmasında önemli bir fırsat olarak değerlendirilmelidir. Gelecek on yılda koruma sektörünün ön plana çıkacağı öngörüsünü de göz önüne alan Tarihi Kentler Birliği;

• ÇEKÜL Vakfı ile TKB arasındaki güçbirliği ve diğer sivil örgütlerin desteğiyle üçüncü gücün oluşturulması, 
• Kentlerin ekonomik ve gelişme düzeyleri ile kıt kaynakları dikkate alındığında, kentsel ittifakların oluşturulma zorunluluğu,
• Kültürel mirasın korunması için yenilikçi yaklaşımlar ve yeni işbirliği modellerinin geliştirilmesi,
• Koruma bilincinin artmasına yönelik koruma eğitiminin yaygınlaştırılması,
• Kentlerde artırılan imar haklarının bir bölümünün aktarılmasıyla oluşturulacak bir koruma fonu kurulma zorunluluğu konularının, kentlerin en önemli gündem maddeleri olacağına dikkat çekmektedir.

Bu nedenlerle, Tarihi Kentler Birliği,

• Tarihi kentlerin, sahip oldukları kültürel mirası koruyarak, ekonomik ve sosyal gelişmelerini “kültür odaklı” bir yaklaşımla tasarlamalarını hedefleyen strateji, öncelik ve eylemler ile yöntemleri içeren bir “yol haritası” doğrultusunda oluşturmalarını,
• Bütüncül koruma ve gelişme yaklaşımlarının hayata geçmesini sağlayacak geniş katılımlı ve kapsamlı bir ‘Ulusal Koruma Strateji Planı’nın, Kültür ve Turizm Bakanlığı öncülüğünde hazırlanmasını tavsiye etmektedir.