TKB Karadeniz Bölge Toplantısı Tokat'ta yapıldı

24.06.2014

Yılın ilk bölge toplantısı “Doğa ve Kültür Öncelikli Ekonomik Kalkınmada Rotalar” temasıyla Tokat’ta yapıldı. ÇEKÜL Vakfı’nın Tarihi Kentler Birliği adına yürüttüğü “Kültürel Rota Planlaması” kapsamında yapılan alan çalışmaları Karadeniz Bölge Toplantısında paylaşıldı. Kelkit ve Yeşilırmak havzalarındaki suyun bereketi, tarihi yolların izleri, somut olmayan kültürel miras değerleri, köy ve yayları gibi kültürün birleştirici unsurlarını bir arada değerlendiren kültür rotalarının hazırlanmasında izlenen yöntem ve ulaşılması hedeflenen sonuçlar aktarıldı.     

21 Haziran Cumartesi günü Gaziosmanpaşa Üniversitesi konferans salonunda yapılan Karadeniz Bölge Toplantısında sırasıyla,  Tokat Belediye Başkanı Av. Eyüp Eroğlu, ÇEKÜL Vakfı Başkanı / Tarihi Kentler Birliği Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen, Tarihi Kentler Birliği Başkanı / Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz ve Tokat Valisi Cevdet Can birer açılış konuşması yaptı.

Açılış konuşmalarının ardından “Doğa ve Kültür Öncelikli Ekonomik Kalkınmada Rotalar” konulu oturum başladı.  Yerel lezzetlerin ikram edildiği öğle yemeği ve Tokat’ta yapılan kültürel mirası koruma çalışmaların yerinde incelenmesiyle Karadeniz Bölge Toplantısı sona erdi.

Av. Eyüp Eroğlu, Tokat Belediye Başkanı

Tarihi Kentler Birliği’nin ilk toplantısının Tokat’ta olması önemlidir ve önemsenmelidir. Buradan kadim Anadolu’ya Tokat’tan bir mesaj verilmektedir.  Bu mesajı iyi algılıyor ve buradan ortak akılda ortak çalışmalarla korumacılıkta katedilen mesafenin, duraksamadan devam edeceğini vurgulamak istiyorum.

Kente yapılan her dokunuş, bütüne doğru yürümekte mihenk taşları oluşturuyor. Tarih bilinciyle, geçmişi değerlendirerek günışığına çıkarmak ve gelecek nesillere ışık tutmak için çalışıyoruz. Tarihi restorasyonlar ve kamulaştırmalar için bazı projelerimiz var. Tokat’ımızın tarihsel mirasını ve dokusunu koruyarak, kültürel ve sosyal değerlere hassas, yerel ekonomik kalkınmayı tetikleyecek turizm geliştirme ve kültürel faaliyetlere önem vererek, sadece bugünü değil geleceğini de inşa etme gayretindeyiz.

Bugün burada bir irade koyuyoruz. Bu irade bölgenin kültürel ve doğal varlıklarının yasal çerçevede bir bütünlük içerisinde korunması, Bölgenin ekonomik gelişimine olanak yaratabilecek açılımların saptanması ve tanıtılması, bölgenin geleceğine yönelik bir vizyon geliştirilmesi, temel değerlerin ortaya konması, bu sürece yönelik kararların alınması ve bu kararlara toplumun tüm kesimlerinin açık olması, katılımcı politikaların ve mekanizmaların özendirilmesi, yerel ortaklar arasında sorumlulukların dengeli biçimde paylaşılması iradesidir.

Bir Tokatlı kadar Tokat’ı sokak sokak bilen, Sulusokak, Halit Sokağı, Mevlevihane ve Beysokağı’nda tarihi rekreasyonla ilgili hangi evin kaldırılması, hangi sokağın düzenleneceği hususunda ufkumuzu açan ÇEKÜL Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen hocama ve değerli ekibine Tokatlılar adına teşekkürü bir borç biliyorum.

Değerli hocam dünden beri yaptığımız istişare toplantıları ile bize vizyon verdiniz. Tokat’ın size ihtiyacı var. İşte ilin Valisi, Belediye Başkanı, İl Özel İdaresi Başkanı ve İl Kültür Müdürü burada. Çizdiğiniz yolda ilin yöneticileri olarak biz yürümeye hazır, yeter ki siz bize rehberlik edin.

Tarihi Kentler Birliği Başkanımın Yusuf Ziya Yılmaz’ın şahsında, tüm katılımcı belediye başkanlarım ve yöneticilerimi Tokat’ta ağırlamaktan ağırlamaktan gurur duyduk.

Prof. Dr. Metin Sözen, ÇEKÜL Vakfı Başkanı / Tarihi Kentler Birliği Danışma Kurulu Başkanı

Tarihi Kentler Birliğinin Karadeniz Bölge Toplantısı, sonbahar aylarında Erzurum’da düzenlenecek olan Doğu Anadolu Bölge toplantısına da örnek olacak niteliktedir. Buradaki kazanımlarımızı o toplantıya da aktaracağız. Deneyim alışverişi dediğimiz, kentler arası ittifak dediğimiz temel kavramlar, buradaki başarıların aktarılmasıyla hızla hayata geçecektir. Bu bereketli toprakların dikkatli olması gerekiyor, planlı olması gerekiyor, suların berrak, havasının temiz olması gerekiyor. Ekolojik değerler, doğanın zenginliği ve buna dayalı büyük kültürümüzü masa başı kararlarla zedelemeyelim. Tartışmadan, sindiremediğimiz projelerin devreye sokulmamasına izin vermeyelim. Gelecek kuşakların “niye zedelediniz, bu ormanın rengini niye değiştirdiniz” sorusunu duymak zorunda kalmayalım. O bakımdan neyi nerede kiminle, hangi bilgi ve aklın büyüklüğüyle yaptığımızı bilmek zorundayız. Dün sadece Tokat’ı değerlendirdiğimiz küçük bir toplantı yaptık. Tokatlı Tokat’ını bilecek, Tokatlı ulusun içinde, uluslararası boyutta nerede durduğunu bilecek ve bunu azimle,  sonuna kadar berrak bir düşünceye, bilime dayalı olarak her yöne taşıyacak.

Tokat’ta bu yılın sonuna kadar temel başlıkları içselleştirmemiz lazım. 2015’in sonunda Tokat’ın attığı adımları somut olarak görüyor olmamız lazım. Çocukların, kadınların, yaşlıların, engellilerin düşünüldüğü mekânların sosyal yaşamın içine katılması; Tokat’ın üreten bir kent olduğunu mekânlarla göstermesi lazım.

TKB’nin yeni başkanı Yusuf Ziya Bey Karadeniz bölgesinin değerlerini de sıkıntılarını da çok iyi biliyor. Bu süreçte tüm yerel yöneticilere kapısının açık olacağını, onları dinleyeceğini biliyorum. Doğu Karadeniz’de, Orta Karadeniz’de, Batı Karadeniz’de kıyıların arkaya bağlanması gerekiyor. Bu örgütlenme sürecinde ve Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerle kurulacak işbirliklerinde Yusuf Ziya beyin himayesinin önemli olduğunu düşünüyorum.

Hep yarınları planlıyoruz; aslında yarın yoktur. Yapılması gerekenleri bugün yapmazsan yarın yoktur! O bakımdan ilk seçildiğiniz günden itibaren 5 yılın yarını yoktur. Ancak yaptıklarınız yarın olur. Onun için Karadeniz Bölgesindeki güzelim doğayı kirletmeden, bütüncül bir yaklaşımla, yanlışı hiç devreye sokmadan, doğru, bilimsel yöntemlerle ve uzmanların fikirleriyle adımlar atılmalıdır. Bu toplantıdan anlamamız gereken temel mesele budur.

Yusuf Ziya Yılmaz, Tarihi Kentler Birliği Başkanı / Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı

TKB’nin toplantısına başkan olarak ilk iştirak edişim. O bakımdan doğrusu heyecan duyuyorum. Tokat’ta gezerken, başımız dönmezse nerde döner diye düşünüyorum. Bu kadar büyük bir zenginliğin kıymetini bilip, bunun gereğini yapmamız gerektiğine dönük olan inancımız bizi bir araya getirdi. Bir küçük anımı anlatatmak istiyorum, 1983 yılında Karayolları 4. Bölge Müdürlüğünde çalışıyordum. Ankara’da dış kapıda, yeni bir bölge müdürlüğü binası yaptık. Eski binanın arkasına muhteşem bir bina oldu. Önünde de eski, 1948 yılında yapılmış eski bina duruyordu. Heyecanlı genç bir mühendistim. Bölge müdürüne dedim ki, “Efendim bu muhteşem binanın önünde, bu külüstür bina yakışmıyor. Bana müsaade edin bunu bir gecede buradan kaldırayım” dedim. Müdür izin vermedi ve bina daha sonra restore edildi. Şimdi Karayolları Vakfı’na ev sahipliği yapıyor. O binayı gördükçe sarf ettiğim o sözler için kendimden utanıyorum. O yıllarda öyleydi. Eski binaları yok etmek, onun yerine modern binaları ön plana çıkarmak gibi bir cehalet dönemini yaşadık hep birlikte. Şimdi o değerleri ortaya çıkarmak, köklerimize ulaşmak için çaba gösteriyoruz. Köylerde de terk edilmiş olan o güzelim ahşap ata mirası olan mimari doku betonlaşıyor. Köylerde o güzelim tarihi, o güzelim ahşap binalar yok ediliyor. Betonarme köy evleri yapılıyor. Köylerimizdeki değerlerimize de korumak başlıca görevlerimizden olmalı. Özellikle Karadeniz Bölgesinin kırsal mimarisi ve yaşam kültürü çok özel. Biz Samsun’da bu sorumlulukla hareket ediyoruz. Hocamın bana yüklediği misyonda özellikle Karadeniz Bölgesi ve karşısındaki Kafkasya Havzasına, Gürcistan’a hitap eden, Batum’a hitap eden sosyokültürel ilişkileri geliştirme konusunda üstümüze düşeni yapmaya hazırız.

Cevdet Can, Tokat Valisi

Tarihi Kentler Birliği toplantısının göreve başladığım hafta Tokat’ta olması beni çok mutlu etti; umutlandırdı ve bir vizyon yükledi. Bu toplantının da ana teması olan “Doğa ve kültür öncelikli ekonomik kalkınma rotaları”ın Tokat’ta gündeme gelmesini çok önemli buluyorum. Bu havza eskiden de bir kesişme noktasıydı, umarım gelecekte de bir kesişme noktası olacak.  An önce TKB’nin çalışmalarını anlatan bir film izledik. Bu filmde gördüklerimiz kısa zamanda ne kadar çok iş yapıldığının göstergesidir. TKB üyesi olan bir kentin yöneticileri olarak bizlerde, pek çok uygarlığın izlerinin göründüğü Tokat’ın bu kültürel zenginliklerini planlığımız projelerle koruyarak gelecek kuşaklara aktarmak için çalışacağız.

Doğa ve Kültür Öncelikli Ekonomik Kalkınmada Rotalar

Açılış konuşmalarının ardından “Doğa ve Kültür Öncelikli Ekonomik Kalkınmada Rotalar” konulu oturum başladı. Merkez Valisi Nurullah Çakır’ın moderatörlüğünde, Ersin Demirel – araştırmacı / yazar, “Uygarlıklar Ülkesi Türkiye’de Doğa ve Kültür Rotalarının Önemi” ve Batuhan Akkaya – ÇEKÜL Vakfı / şehir plancısı,“Köklü Birikimiyle Kelkit Havzası’nda Rotalar” başlıklı sunumlarını gerçekleştirdi.

Ersin Demirel: Avrupa Konseyi’nin tanımına göre kültür rotası denilince, bir ya da birkaç ülke veya bölgede çeşitli doğal, tarihi, sanatsal ya da sosyal temalar kullanılarak organize edilen güzergâhları anlıyoruz. Bu anlamda kültür rotaları, sürdürülebilir ekoturizm anlayışının bir ürünüdür.

Tarihi, kültürel ve doğal değerleri korumak ve ön plana çıkarmak; bölge halkına ekonomik katkı sağlamak; yerel halkta bölgenin değerleriyle ilgili farkındalık yaratmak; bölgenin turizm hacmini arttırmak; bölgenin tanıtımına katkıda bulunarak markalaşmayı sağlamak; çevre bilincinin gelişmesini ve duyarlılığı arttırmak kültürel rotaların hedefleri arasındadır.

Türkiye’deki ilk çalışma, 1999 yılında Kate Clow tarafından açılan uzun mesafe yürüyüş rotası Likya Yolu’dur. Amaç Türkiye’deki zengin medeniyet katmanlarının ziyaretçilere sergilenmesidir. Likya Yolu ülkemizde trekking kavramının yaygınlaşmasını sağladı. Türkiye’den birkaç örnek daha vermek istiyorum örneğin İstiklal Yolu ilk rotalardan biridir; Kastamonu-İnebolu arasında 105 km yürüyüş ve bisiklet güzergâhı ile 2007 yılında tamamlandı. Yenice Ormanları rotası 2009 yılında tamamlandı ve Türkçe-İngilizce rehber kitapları yayımlandı. Küre Dağları parkurları, toplam 762 km yürüyüş ve 828 km dağ bisikleti rotasından oluşuyor. Hitit Yolu, Ordu parkurları, Sarıkamış parkurları, Fethiye, Ağrı, Ardahan ve Iğdır parkurları, Rize macera rotaları da diğer örnekler arasında.

Kültür rotalarının sürekliliği ve uluslararası standartlarda olması için önerilerim:

  • Kültür rotalarının tescil edilerek kültürel mirasın bir parçası haline gelmesi
  • Her bölgede yapılan çalışmaların mülki amirlerin rotasyonundan sonra da sürdürülebilirliğinin sağlanması için gerekli uygulamaların hayata geçirilmesi
  • Herhangi bir bölgede uygulanması düşünülen kültür rotası projelerinin uluslararası standartlara uygun olarak biçimlendirilmesi
  • Bir kültür rotası çalışmasında ilin veya bölgenin tüm kültürel, tarihsel ve doğal enstrümanlarının doğru bir biçimde değerlendirilmesi
  • Kültür rotalarının en önemli öğelerinden biri olan
  • haritalar konusunda ülke çapında başvuru kaynaklarının çoğaltılması, haritaların daha ulaşılır olması

Batukan Akkaya: ÇEKÜL ve Tarihi Kentler Birliği bu yıl Kuzey’de Yeşilırmak ve Kelkit, Güney’de ise Çukurova, Gaziantep ve çevresi için kültürel rotalar hazırlama kararı aldı. ÇEKÜL ekibi olarak alan incelemelerine başladık. Yılsonunda toplamda dört rota ve bir tane de rota planlama rehberi hazırlamış olacağız. Bugün Kelkit ve Yeşılırmak havzası için hazırlıklarına başladığımız kültür rotası hakkında bilgiler vereceğim. İki havzada yer alan Amasya, Samsun, Ordu, Giresun, Çorum, Tokat, Sivas ve Gümüşhane hazırlanacak rotanın odak kentleri arasında.

Bölgeyi yedi başlıkta inceliyoruz: Suyun bereketi, doğanın renkleri, köy-yayla, içinden su geçen kentler, tarihi yol izleri, somut olmayan kültürel miras (sanat, tasarım, ortaklık, birliktelik) ve çeşitlilik (ovalar, dağlar, tarımsal ürünler). Tüm bu başlıklar altında iki havzanın hem ülke içindeki diğer kültür rotalarıyla hem de sınır ötesine uzanan doğal akslarla bütünleşmesini; Karadeniz Bölgesinin kıyı şeridi ile dağların arkasını yani iç kesimlerinin kültür rotaları aracılığıyla etkileşime geçmesini; bu süreçte bütüncül bir bakışla rotaların geçtiği alanlardaki doğal ve kültürel mirasın korunmasını hedefliyoruz. Bu hedeflere ulaşmak için tespit ettiğimiz sorunların da çözümlenmesi gerekiyor; Karadeniz’in tarihi kentlerindeki yerel yönetimlerin duyarlı yaklaşımları ve TKB’nin ilke ve hedefleri doğrultusunda çözüleceğine inanıyoruz. Bu sorunların en başında dere yataklarının, iklim ve toprak yapısının bozulmasına neden olan HES’ler geliyor. Ekolojik duyarsızlık, plansız kentsel gelişme, doğa ve kültür envanteri eksikliği, arkeolojik araştırma eksikliği, Kelkit Havza Birliğinin etkin çalışmaması, STK’ların sürece dâhil edilmemesi, yerel halkta miras bilinci eksikliği ve kurumlarda orak coğrafya bilinci eksikliğini başlıca sorunlar olarak sayabiliriz.

Tokat’ta kültürel mirası koruma çalışmaları yerinde incelendi

Toplantıya katılanlar Sulusokak, Latifoğlu Konağı, Yağıbasan Medresesi, Mevlevihane, Deveciler Hanı gibi restore edilen eserleri, sokak dokusunda yapılan sağlıklaştırma çalışmalarını inceledi. Yerel tarih araştırmacısı Hasan Erdem ile Tokat Mevlevihanesi Müdürü Ekrem Anaç’ın rehberliğinde yapılan kent gezisinin ardından Niksar’a geçildi.  Belediye Başkanı Özdilek Özcan’ın ev sahipliğinde Niksar Kalesinde ikram edilen yöresel lezzetlerden oluşan akşam yemeği ve yerel sanatçıların seslendirdiği Tokat yöresi türküleriyle Karadeniz Bölge Toplantısı sona erdi.

Toplantının düzenlenmesinde emeği geçen Hüseyin Şahin, Necmettin Eryılmaz, Hasan Erdem ve Ekrem Anaç’a teşekkür ederiz.

(Toplantı ve inceleme gezisinin detayları,  Haziran ayı sonunda çıkacak olan Yerel Kimlik Dergisinin 38. sayısında yer alacaktır)