TARIHI KENTLER BILDIRGESI IZMIR BILDIRGESI

09.10.2003

Tarihi Kentler Birligi’nin (TKB) 24-27 Eylül 2003 günlerinde Izmir Büyüksehir Belediyesi’nin ev sahipligi ve Izmir Valiligi’nin destegiyle gerçeklesen ve Cumhurbaskanimiz Ahmet Necdet Sezer’in de katilarak onur verdikleri Izmir Bulusmasi’nin sonuç bildirgesine yönelik degerlendirmeler, 27 Eylül 2003 günü Kültürpark-Izmir Sanat Merkezi Salonu’ndaki “forum” oturumunda yapilmis ve Bulusmada ele alinan temalar üzerindeki  asagida özetlenen  dilek ve saptamalarin “Izmir Bildirgesi” olarak yayimlanmasi benimsenmistir.

EVSAHIPLERINE TESEKKÜR:

2000 yilinda 60’a yakin belediyenin katilimiyla kurulan ve Izmir Bulusmasi'ndaki Meclis Toplantisi'nda alinan karara dayali yeni katilimlarla 123 üyeye ulasan örgütlülügü içinde yaklasik 450 kisilik bir katilimla bu bulusmayi gerçeklestiren TKB’nin  encümeni, danisma kurulu, üye belediye baskanlari, yerel yönetim kadrolari, TKB çalismalarina etkin katki koyan ve Izmir’de de birlikte olan valiler, kaymakamlar, ilgili bakanlik mensuplari, kamu kurumlari ve sivil toplum kuruluslari temsilcileri, TKB kuruculari ve ortaklari olan ÇEKÜL ve Mimarlar Odasi temsilcileri ile ICOMOS, UNESCO Milli Komisyonu, arkeoloji, sanat tarihi, tarihçi, kent plancilari ve diger ilgili meslek ve uzmanliklara ait kurulus temsilcileriyle bu çalisma ve etkinliklerde TKB ile  birlikte olan tüm katilimcilar; Izmir Büyüksehir Belediyesi’nin içten ve üstün ev sahipligini takdir, memnunluk ve tesekkürle anmaktadirlar.

Ayrica, yine Izmir  Bulusmasi programi içinde gerçeklesen Kula, Birgi,Ödemis,Tire ve Kusadasi ziyaretleri ve bu kentlerdeki TKB toplantilarinda gösterdikleri  sicak agirlama ve duyarli çalismalarindan ötürü de söz konusu belediye yönetimlerine  tesekkürlerini bildirmektedirler.

Böylesi genis katilimli ve bölgedeki Ege yerlesmelerini de içerecek sekilde gerçeklesen Izmir Bulusmasi’nin, TKB bulusmalari tarihinde özel ve önemli bir yer olusturacagina inanan tüm katilimcilar, yine öncelikle Izmir Büyüksehir Belediyesi’nin ve bulusma süresince birlikte olunan diger belediyelerimizin tarihi, kültürel ve dogal mirasin korunmasi ve yasatilmasi yönündeki çalismalari ve hedeflerinde basarili olmalarini dilemekte ve bu bulusmanin basarili organizasyonunda  emek ve katkilari bulunan tüm yerel yönetim görevlilerini ve gönüllü çalisanlarini  kutlamaktadirlar…

CUMHURBASKANI’NA  SÜKRAN DUYGULARIMIZLA

TKB Izmir bulusmasina tesrif ederek destek ve katkilarini sürdüren Cumhurbaskanimiz Ahmet Necdet Sezer’in açilis günü yaptigi konusmanin ayni zamanda TKB çalismalari için de yol gösterici oldugu dikkate alinarak; söz konusu konusma metninin bu bildirgenin de ana temasi olmasina  ve bildirge ile birlikte dagitiminin yapilarak, basta TKB yayin organi YEREL KIMLIK olmak üzere tüm üye belediyelerin yayin organlarinda da yayimlanmasinin TKB yönetimine önerilmesine karar verilmistir. 

Bulusma katilimcilari, Sn. Sezer’in katilimiyla birlikte bu tarihsel uyarilarina ve TKB için dile getirdigi tesvik edici ve onurlandirici sözlerine sükranlarini bildirmektedirler.         
          
BULUSMANIN TEMALARI ve SONUÇLAR…

TKB Izmir Bulusmasinda iki ana tema olarak ele alinan; “Büyüksehirlerde Tarihsel ve Dogal Kimligin Sürdürülmesi-Metropoliten Planlamada Koruma” ile “ Kent Içindeki Ören Yerleri ve Kentsel Arkeoloji” ile ilgili olarak, bu konulara örnek sunuslar yapan belediyelerimiz ile ilgili uzmanlarin tartismalari ve katilimcilarin degerlendirmeleri isiginda; asagidaki saptama ve görüslerin kamuoyu ile birlikte ilgili kurum ve kuruluslara da iletilmesi uygun görülmektedir.

1- Planlamada Kültür ve Doganin Gözetilmesi:

Kentlerimizdeki tarihsel ve dogal çevre degerlerinin planlama disiplini içinde korunmasi sürecinde, bu uygulamanin sadece “sit alanlariyla” sinirli olarak ve  yine bu alanlara iliskin “koruma amaçli planlar”la ele alinmasinin yetersiz ve hatta korumayi olumsuz yönde etkiledigi yasanarak da görülmüstür.

Bu nedenle, kültür ve doga degerleri ile bu degerlerin bulunduklari kentle olan kimlik ve yasam iliskilerinin, “her ölçekteki planlamada” temel girdi olarak benimsenmesi; metropoliten alan planlamasindan nazim ve uygulama planlama asamalarina kadar, sitlerle ve tek yapilarla sinirli olmayan bir bütüncül anlayis içinde, kentin tüm kesimlerinde “tarihsel karakterin gözetildigi” imar ve kullanim kararlarinin üretilmesi önem kazanmaktadir.

Böyle bir hedefe ulasabilmek için ise:

a) Tarihi Dokularin “Terkedilmedigi” Bir Planlama:
               
Tarihi kent merkezlerinin “terk edilmesini” ve bu alanlarin “çöküse, yipranmaya birakilmasini” hizlandiran; kentin bu alanlarindaki çekiciligi azaltan ve yeni kentsel yasam alanlarinin yine bu alanlarin disindaki kent çeperlerinde gelismesini özendiren; böylece tarihi doku çagdas yasamdan kopartilirken, hemen tüm imar ve kentsel hizmet hedeflerinin yeni gelisme alanlarina yönlendirildigi; ayni süreçte eski kent dokusuna toplumsal ilgiyi de azaltarak, bu alanlarin konut ve iskan bölgesi olarak yasatilmasi yerine sadece turizm vb. amaçli beklentilere tutsak kilindigi,    “kent disina yayilma ve tarihten kaçma” egilimlerinin artik gözden geçirilmesi gerekmektedir.


b) Geleneksel Çarsilari Yasatan Bir Planlama:
               
Planlamada ve kentsel gelisme politikalarinin planlamaya da yön verecek özde belirlenmesinde, yukarda sorgulanan süreç dikkate alinarak tarihi dokularin yasatilmasini saglayici önlemler alinirken, özellikle “tarihi çarsilar, arastalar, geleneksel ticaret merkezleri ve pazar yerlerinin” de özgün kentsel degerler olarak varliklarinin ve etkinliklerinin sürdürülebilmesi için; bu tür alanlara rakip olusturacak ve ayni alanlarin çekiciligini, önemini, müsteri potansiyelini azaltacak “süper market- mega alisveris merkezleri” vb. gibi islevlerin, ayni tarihsel merkezleri etkilemeyecek bölgelerde ve olabildigince kent merkezleri disinda konumlanmalarina özen gösterilmelidir.

c) Kentsel Karakterin Sürdürüldügü Gelisme Alanlari
              
Tarihi kentlerimizdeki yeni gelisme alanlarinin planlanmasinda ise bu bölgelerde yeni yaratilan yerlesme dokulari ile eski kent merkezindeki doku ve karakter arasinda “uyumun” saglanmasina özen gösterilmelidir.

Her biri birbirinden farkli kültürel peyzajlar sergileyen kentlerimizin çeperlerinde hep “ayni tip” yeni semtler yaratan ve bulunulan tarihsel kentin genel kimligini hiç tasimayan, birbirlerine benzer  “modern varoslar” ortaya çikartan planlama anlayisinin da mimari ve kentsel kimlik degerleriyle yeniden bulusmasina yönelik önlemler alinmalidir.      

2- Tarihi Kentlerde Arkeolojiyle Tanismak
      
Binlerce yasindaki kentlerimizin çaglar öncesi dönemlerini de halka “fark ettiren” ve ayni dönemlere ait kentsel mirasin sadece kapali müzelerde degil, açik kent alanlarinda bugünün hemsehrileri ve gelecek kusaklarla tanistirilmalarini önemseyen bir kentsel koruma ve yasatma anlayisinin önemi giderek artmaktadir.

Bunun geregi olarak ise antik dönemleriyle üst üste bulunan kentlerimizde, halkin gözlem ve ögrenimine açik,  kent içi arkeolojik kazi ve arastirma alanlarinin yayginlastirilmasi TKB tarafindan gündeme getirilmektedir.

Yasadigimiz cografyanin ve kentlerimizin tüm kültürel evrelerine sahip çikarak, tarihin tüm uygarlik birikimlerine ve o kenti “tarihsel” kilan tüm geçmis kazanimlara bilinçli olarak “mirasimiz” diyebilmenin de ön kosulu olan bu uygulamalarin yayginlasmasi yönünde:

a) Planlama haritalarinda arkeoloji de görünmelidir:
 
TKB Izmir bulusmasinda örneklenen kent içi arkeolojik alanlari üzerindeki tahribatlarin temelinde, bu mirasin toprak altindaki varliklari bilinmeden ya da yeterince irdelenmeden gerçeklestirilen imar ve yeni yapilanma planlari ve bunlara dayali uygulamalardir.

Bu nedenle katilimcilar, özellikle sit alanlari basta olmak üzere, her türlü fiziksel planlama için yasal kosul olan onayli halihazir haritalarda toprak alti arkeolojik doku hakkinda da arastirma ve bilgilerin yer almasi gerektigini önemle vurgulamakta ve uygulamanin bu yönde sürmesi için ilgili kurumlarca gereken önlemlerin alinmasini   dilemektedirler.


b) Arkeolojik kent parklari-açik müzeler yayginlasmalidir.

Hem kent halkinin en eski tarihsel dokular ve antik geçmis hakkindaki bilgi ve gözlemlerini güçlendirmek; hem de yakin dönemlere ait tarihi doku ile kentin ilk çaglarina ait belgeler arasindaki kültürel ve zamansal sürekliligin algilanmasini saglamak üzere; kent içi arkeolojik alanlarin belirlenmesi, buralarda arkeolojik arastirma kazilarin özendirilmesi ve gerçeklestirilmesi, ayni uygulamalara kosut arkeolojik kent parklarinin ve açik tarih müzelerinin de olusturulmasi için gerekli çalismalarin tüm kentlerde baslatilmasi, Bakanlik ve üniversitelerin de bu konuda yerel yönetimlerle isbirligini yayginlastirmalari, katilimcilarin genel beklentisidir.

TKB Izmir Bulusmasi, bu baglamda; “her tarihsel kentte en az bir arkeolojik alan” çagrisini  da yapmakta ve kentlerimizin en eski dokularinin yeni yapilasmalardaki temel kazilariyla tahribine ya da bu degerlerin ortaya çikmalarinin yine temel kazisi rastlantilarina birakildigi bir sürece artik son verilmesi gereginin altini çizmektedir.

MARDIN DÜNYA MIRASI LISTESI'NE ALINMALIDIR   

TKB Izmir Bulusmasi katilimcilari, Mardin Valisi Sayin Temel Koçaklar’in forum ve oturumlarda yaptigi açiklamalari degerlendirerek;        

Anadolu ve Mezopotamya uygarliklarinin ortak kültür mirasi olan ve Türkiye’nin evrensel degerleri arasinda çok özel bir yeri bulunan Mardin kentinin, tarihsel ve kültürel çevresiyle birlikte UNESCO’nun Dünya Mirasi Listesinde yer almasi yönündeki girisimlerin daha etkin desteklenmesi ve uluslararasi platformlarda da gündeme getirilerek bu tarihi kentimize  hakkettigi evrensel onurunun belgelenmesi çagrisini yapmaktadirlar.   

Tarih boyunca oldugu gibi, günümüzde de farkli inanç ve kültürlerin ortak bir uygarlik yasamini yarattiklari Mardin’deki valiligin, yerel yönetimin, sivil toplum kuruluslarinin ve duyarli kent sakinlerinin baslatarak sürdürdükleri koruma çalismalarini takdir ve tesekkürler karsilayan katilimcilar, bu çabalarin da önemini ve sonuçlarini içeren ve kentin tüm kültür zenginliklerini ayrim gözetmeden sergileyen bir basvurunun yeniden UNESCO’ya yapilmasi yönünde hazirliklarin yogunlastirilmasi geregini de animsatarak, bu kentimizdeki tarihsel dokuyu zedeledikleri için yikim karari alinmis ve alinmasi gerekli yapilarin da bir an önce bulunduklari kültürel çevreden arindirilmasi dileklerini vurgulamaktadirlar.