Seyhan Seminerinde TKB’nin 15 yıllık birikimi konuşuldu

25.12.2015

Mustafa Kemal Atatürk’ün 10. Yıl Nutkunda vurguladığı  “Az zamanda çok büyük işler yaptık” sözünün, Tarihi Kentler Birliğinin 15 yıl gibi kısa bir sürede Türkiye genelindeki başarısıyla özdeşleştirildiği TKB Seyhan Semineri 18-19 Aralık tarihlerinde yapıldı. Seyhan Belediyesinin ev sahipliğinde yapılan Semineri, TKB üyesi belediyelerin başkan ve temsilcileriyle birlikte yaklaşık 300 kişi takip etti.

Yılın son TKB toplantısı; Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar, TKB Danışma Kurulu ve ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen, TKB ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, Adana Büyükşehir Belediyesi Başkanı Hüseyin Sözlü ve Adana Valisi Mustafa Büyük’ün açılış yemeğinde yaptıkları konuşmalarla başladı. Açılışı konuşmalarını Osmaniye Valisi Kerem Al da izledi. Cumartesi günü yapılan panel ve Seyhan’ın tarihi mahallesi Tepebağ’a düzenlenen kent inceleme gezisiyle yılın son toplantısı sona erdi.

  

 

PANEL

Doğal-Kültürel Miras, Eğitim, Örgütlenme, Tanıtım Sürecinde TKB’nin 15 Yılı

18 Aralık Cumartesi günü Prof. Dr. Metin Sözen’in oturum başkanlığında yapılan panelde; Tarihi Kentler Birliğinin yürüttüğü eğitim, örgütlenme, birliktelik, tanıtım ve uygulama alanlarındaki başarı örnekleri ve yöntemlerin anlatıldığı sunumlar yapıldı.

Ev sahibi Seyhan Belediye Başkanı Zeydan Karalar’ın giriş konuşmasının ardından, yeni kurulan ve kısa zamanda Seyhan’la ilgili pek çok bilgiyi envanterleyerek yeni verilere ulaşan KUDEB ekibi, katılımcılara Seyhan’ı anlattı: Ümit Çakmak Adana’nın arkeoloji mirasını,  Aysin Aysu kırsal mirasını, Murat Ulaş ise tarihi Tepebağ Mahallesi ve Höyüğünde yürütülen koruma çalışmalarını paylaştı.

   

Ardından sırasıyla;
– ÇEKÜL Vakfı Genel Müdürü Sevil Yeşim Dizdaroğlu ,“Doğal Miras ve Eğitim”
– TKB Genel Sekreteri Sezer Cihan ,“Kültürel Korumada Güçlendiren Birliktelik: TKB”
– ÇEKÜL YDK Üyesi/Şehir Plancısı  A. Faruk Göksu ,“Yeni Kavramlar ve Yeni Stratejiler Işığında Örgütlenmede Süreklilik”
– TKB Danışma Kurulu Üyesi/ÇEKÜL Yönetim Kurulu Üyesi/Yönetmen Hasan Özgen, “Üreterek Tanıtım”
– ÇEKÜL Kent Çalışmaları Koordinatörü/Mimar Alp Arısoy “Geliştirilen Temel Kavramların Farklı Ölçekli Yerleşmelerdeki Uygulama Yöntemleri” başlıklı sunumlarını yaptı.

  

 

Doğal Miras ve Eğitim
Sevil Yeşim Dizdaroğlu  / ÇEKÜL Vakfı Genel Müdürü

Dizdaroğlu konuşmasına, iklim değişikliğine değindiği “küresel gerçeklere yerelden bakış” konusuyla başladı:
“Bulunduğumuz çağ İnsan Çağı. Gezegenimizi insanların şekillendirdiği bir çağ. İnsanın etkilemediği tek bir alan dahi artık yok. Dünyanın bir ucunda yapılan dünyanın diğer ucunu etkiliyor. Bilim insanları, insanlığın karşılaştığı en zorlu dönemeci Dörtlü Baskı adını verdikleri 4 faktör le açıklıyor:

  • 1- İklim değişikliği: Sanayi devriminden bu yana sıcaklıklar 0,9 °C yükseldi
  • 2- Ekosistem kaybı: Ekosistem işlev ve hizmetlerinin %60’ını kaybettik
  • 3- İnsan etkisi ve eşitsizlik: Artan nüfüs, gelir dağılımındaki eşitsizlik
  • 4- Sürpriz: Kritik ekolojik eşikler

 

Gezegenin sınırları, dünyanın dengesini sağlayan çevresel süreçleri tanımlıyor. Her bir süreç için belirlenen güvenli sınırların ötesine geçmemiz, tehlikeli alana girmemiz anlamına geliyor.

Toplam 4 eşiği halihazırda aşmış durumdayız:

  1. – İklim Değişikliği
  2. – Yeni Kimyasallar
  3. – Stratosferik Ozon İncelmesi
  4. – Atmosferik Aerosol Yüklemesi
  5. – Okyanusun Asitlenmesi
  6. – Biojeokimyasal Döngüler
  7. – Tatlı su Kullanımı
  8. – Arazi Kullanımında Değişiklikler
  9. – Biyosfer Bütünlüğü

 
Son 150 yıl içinde dünyamızın karasal alanının %40’ını şehirleşme ve tarım alanı açmak amacıyla değiştirdik.  Ormanlar bu alanlar arasında kritik öneme sahip. Doğayla eş değil, doğanın içinde ve ona bağlı hatta bağımlı bir sistem olduğunu anlamamız önemli.

Bu nedenle bütüncül korumada kentlerimizi; doğası, insanı ve kültürüyle bir bütün olarak görmek gerekiyor.

ÇEKÜL Vakfının 25 yıldır koruma çalışmalarında benimsediği bütüncül koruma anlayışının önemi kaçınılmaz olarak günümüzde daha da artmıştır. 15.yılını kutlayan Tarihi Kentler Birliğinin yarattığı güçlü örgütlenme ağı bilgiyi ve deneyimi paylaşan, yaşayan bir sistem haline gelmiştir. Bütüncül korumanın doğayı kültürü ve insanı bir arada ele alması dünyanın şu anda karşı karşıya kaldığı sorunlara en etkili çözümü üretmemizi de sağlamaktadır. Yaşayarak-öğrenerek-deneyim paylaşarak edindiğimiz bu birikim, kale-çarşı-mahalle ve kent-havza-bölge -ulusal ölçekteki korunma mücadelemizde ve ortak sorunlara birlikte çözüm üretmemizde referans noktamız olmaktadır.

Bu birikim,  ancak ve ancak ortak sorunlara farklı bakış açılara getirerek ürettiğimiz çözümlerle işlev kazanacaktır. Kalenin doğayı, çarşının kültürü, mahallenin ise insanı temsil ettiğini düşündüğümüzde, kaleyi korumak için çarşıyı canlı tutmak, mahalleyi yaşatmak için örgütlenmeyi sağlamak gerekmektedir.

Tarihi Kentler Birliği üyesi belediyelerin teknik kadrolarına eğitim veren ÇEKÜL Akademinin eğitim anlayışı ise;

  • – Görünmeyeni görünür kılmak: Anadolu kültürü ve doğasını bir arada korumak
  • – Doğanın Yaşamı Nasıl Sürdürdüğünü Anlamak: Anadolu’yu kültürü ve doğası ile buluşturmak (bellek)
  • – Sürdürülebilirliği bir yaşam biçim olarak benimsemek: Anadolu kültürü ve doğasının korunması içinkişileri/kurumları/mekânları güçlendirmektir.


2009 yılında kurulan ÇEKÜL Akademi,  Türkiye’nin bütüncül korumada ve kentsel korumada uzmanlaşmış ilk ve tek eğitim kurumudur. ÇEKÜL Akademinin hedef kitlesi: Yerel yönetimler ve korumadan sorumlu ‘kamu-yerel-sivil-özel’ tüm kesimler olarak belirlenmiştir. Eğitim programları TKB üyesi belediyelerin koruma alanındaki projelerde görev yapan ekiplerinin kapasitelerinin geliştirilmesine yönelik teknik bilgi ve deneyim ihtiyaçları saptanarak belirlenmektedir. Vaka analizleri, iyi örnekler, pratik uygulamalar ve alan ziyaretleri aracılığıyla aktarılan eğitim, seminer ve atölye çalışmaları değerli uzmanlar tarafından bütüncül bir bakış açısı ile aktarılmaktadır.

ÇEKÜL Akademinin 2010-2015 yılları arasında düzenlediği 129 eğitime toplam 2118 kişi katılmıştır.

Kültürel Korumada Güçlendiren Birliktelik: TKB
Sezer Cihan  /  TKB Genel Sekreteri

Tarihi Kentler Birliğinin 15 yıldır yürüttüğü çalışmaları özetleyen Sezer Cihan; TKB’nin, toplantıları en çok takip edilen Birlik olmasının nedenini, “ortak hedefler” etrafında güçlenen birliktelik duygusu olduğunu vurgulayarak konuşmasına başladı:

“En son yaptığımız Meclis Toplantısında kabul edilen yeni üyelerle birlikte 412 üyeye ulaştık. Bunlardan 27 tanesi büyükşehir, 36’sı il, 332’si ilçe ve 17’si de belde belediyesi. Bir yıl içinde farklı ölçekteki üyelerimizin ev sahipliğinde 2 Seminer, 2 Buluşma ve 2 Bölge Toplantısı gerçekleştiriyoruz. Seminerlerde daha çok uzmanların anlatımlarıyla farklı konuları üyelerimizin gündemine taşıyoruz. Buluşmalarımızda Meclis Toplantısını yaparak TKB’nin yeni hedeflerini belirliyoruz. Bölge Toplantılarında ise kent-havza-bölge ölçeğinde yerelin genel ihtiyaçlarını belirleyip stratejiler oluşturuyoruz.

Kültür Öncelikli Bölgesel Yol Haritaları ve Kültürel Rotalar başlıklarında, uzmanlarımızın öncülüğünde daha üst ölçekten planlamalar yapıyoruz. Kentleri bulundukları sınırlar içinde değerlendirmek yerine doğal eşikleri ve bulundukları havzalar, bölgeler boyutunda ele alıyoruz. Irmaklarını, dağlarını, yaylalarını kısacası bir kentin doğal ve kültürel mirasını bütüncül bir yaklaşımla analiz ediyoruz. Böylece hem kalkınma de koruma yaklaşımlarını bir stratejik planlamayla belirleyerek o yörenin kent yöneticileri, sivil örgütleri, özel sektör kuruluşları ve üniversitelerine teslim ediyoruz.

ÇEKÜL Akademi eğitimlerinin yanı sıra ÇEKÜL’de Prof. Dr. Metin Sözen’in önderliğinde uzman ekiplerin katılımıyla yapılan Çarşamba Kent Toplantıları, TKB’nin eğitim ve örgütlenme başlıklarını destekliyor. Ayrıca beş yıldır alanında tek olan YAPEX Restorasyon Fuarının da destekçisiyiz. ÇEKÜL ve Akdeniz Tanıtım işbirliğinde her yıl Antalya’da yapılan fuarda paneller düzenleyerek deneyim paylaşımı yapıyoruz. Özendirme Yarışmasının Ödül Töreni ve Yarışma Sergimiz de ilgiyle takip ediliyor.

Yılda dört sayı çıkarttığımız Geçmişten Geleceğe Yerel Kimlik Dergimiz, farklı konularda çıkardığımız kitaplarımız, Osmanlı coğrafyasını anlatan kartpostal koleksiyonunun dijitalleştirme süreci, ÇEKÜL ile birlikte yürüttüğümüz Kent Arşivinin yine dijital ortama aktarılması, hibe programları, uluslararası işbirlikleri ve inceleme gezileri, İpek Yolu Başkanlar Forumunun korumada öncü Gaziantep ve Bursa gibi üye kentlerimizde yapılması gibi farklı konularda yürütülen programlar ve etkinliklerle 15 yılı geride bıraktık… Bu sunumda özetle değinmeye çalıştığım ana mesaj “birliktelik”. Bu süre içinde üye belediyelerimiz bir TKB üyesi olduklarını asla unutmadı. Yaptıkları tüm çalışmalarda belirlenen ilkeleri uygulayarak, ortak hedefler doğrultusunda ilerledi. Türkiye’de somut ve somut olmayan kültürel varlıklarımız artık korunuyorsa ve UNESCO listesine artık Türkiye’den giden dosyaların sayısı arttıysa bu bir tesadüf değildir.”

Yeni Kavramlar ve Yeni Stratejiler Işığında Örgütlenmede Süreklilik
Faruk Göksu / ÇEKÜL YDK Üyesi / Şehir Plancısı

Daha iyi bir kentsel gelecek tanımı üzerinden konuşmasına başlayan Faruk Göksu, katılımcılarla önce uluslararası Unhabitat, Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi, OECD ve UNESCO kurumlarının misyonlarını ve temalarını paylaştı. Türkiye ölçeğinde ise Tarihi Kentler Birliğinin, ÇEKÜL Vakfının ve Kentsel Stratejinin temalarını açıklayarak bu üç kurumun nasıl bir örgütleme modeli geliştirdiğini  anlattı.

“15 yılı geride bırakan Tarihi Kentler Birliği; Belediyecilik, İmar, Tarihi Kent, Kültür, Koruma ve Çevre temalarında uzmanlıklar geliştirmiş ve bu temalardaki yöntemleriyle güvenilir ve danışılan bir kurum olmayı başarmıştır. ÇEKÜL Vakfı ise; Kendini Koruyan Kentler, Havza Planlama, Koruma ve Yaşatma, Miras, Çevre Koruma, Yaşayan Köyler, Kırsal Miras ve Kaleli Kentler temalarında Türkiye’de söz sahibi olmuş, ulusal ve uluslararası ölçekte kamu-yerel-sivil-özel birlikteliği yaklaşımının başarılı sonuçlarını ülkemize armağan etmiştir. ÇEKÜL Vakfı, korumada yeni yaklaşım ve modeller üreterek 25 yıllık bir birikime sahip köklü bir sivil örgütlenme örneği sergilemiştir. Koruma alanındaki bu iki büyük uzman kurumu, 10. yılını kutlayan ve özel sektörü temsil eden Kentsel Strateji izler. Kentsel Stratejinin ana misyonu kentleri yeniden düşünmektir. Temaları ise; Vizyon, Tasarım ve Sosyal Etki analizleridir. Bu üç kurum, Türkiye’nin koruma tarihinde birbirlerini destekleyen söylemler, yöntemler geliştirmiş ve kendi temalarında uygulamaya dönük çalışmalar yaparak bir örgütlenme modeli oluşturmuştur. Tarihi Kentler Birliğinin ve üyelerinin süreklilik kazanan çalışmaları ve kalitesi artan başarıları bu örgütlenme modelinin sonuçlarından biridir.

Kentlerimizi koruyarak geleceğe taşımak için bölge, kent ve mahalle ölçeklerinde de tematik yaklaşımlar önemlidir. Bunun için kentlerimizi yeniden keşfetmemiz gerekiyor. Yani bilineni yeniden keşfetmek… Bu nedir? Mahalleleri, yerel ekonomiyi, kültürel katmanları ve yaşam deneyimlerimizi yeniden tanımak, tanımlamak gerekiyor. Sadece restorasyon yaparak, var olanı koruyarak korumacılık yapılamaz. Kentlerimizin yeni tasarımlara ihtiyacı var. Bunun için her kentte tasarım atölyeleri kurulmalıdır. Örneklerini açmaya başladık. İlki Kadıköy Tasarım Atölyesi oldu. Ardından Kartal Tasarım Atölyesini açtık. Muğla’da da benzer bir çalışma yürütüyoruz. Gaziantep Tasarım Atölyesinin ise yakında açılışı yapılacak. Belediyeler kesinlikle genç tasarımcılarla çalışmaya başlamalı. 2013 yılında kurduğumuz Vizyon Atölyesinde ise yine tasarımcı ve şehir plancılarıyla kentlerin vizyon planlarını hazırlıyoruz.

Artık bazı kavramları doğru kullanmalı ve uygulamalıyız. Türkiye’nin koruma ve kentleşmede kaybedecek vakti kalmamıştır. Örneğin marka kentler değil kimlikli kentler yaratma dönemindeyiz. Kentlerimizin imar planlamasına ihtiyacı yoktur. Tarihi kentlerin belediye başkanları olarak artık imar planlaması değil şehir planlaması yapmalısınız. Bütüncül koruma ve kalkınma için yarışan kentler değil paylaşan kentler kavramını uygulamaya geçirmemiz lazım. TKB’nin, ÇEKÜL ve Kentsel Stratejinin ortaya koyduğu programlar bu yönde gelişmeye başladı. Çünkü bina tasarımı değil yaşam tasarımı yapmamız gereken bir süreçteyiz.

Proje liderleri yetiştirmeliyiz. Sabah ilk otumu yapan Seyhan KUDEB ekibini gördünüz; her biri, kendi uzmanlıklarında sunumlar yaptı. Belediye başkanları teknik insan değildir. Bu nedenle belediye kadrolarının uzman genç arkadaşlardan oluşması çok önemli.”

Üreterek Tanıtım 
Hasan Özgen  / TKB Danışma Kurulu Üyesi / ÇEKÜL Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi / Yönetmen

“Neden üreterek tanıtmak zorundayız? Tarih ve kültür varlıklarının tanıtımı, bir fikrin, bir hizmetin, bir ürünün ya da olgunun tanıtımından öte özellikler gösterir. Çünkü kentler canlı organizmalardır; sürekli değişen fiziki ve sosyal ortamdan oluşurlar. Kentlerde zaman algısı bütünlük gösterir. Bir taş ustasına neden evlerin üzerine çarkıfelek motifi işliyorsunuz diye sorduğumda şu cevabı aldım: “Çünkü çarkıfelek hayatın deveranıdır. Yaz gider, kış gelir. Babam öldü, ben geldim. Sonra çocuklarım ve onların aileleri de bu evde oturacak. Çarkıfelek yaşamın devam ettiğini gösterir.” Ustanın dediği gibi, geçmişi bugüne, bugünü geleceğe bağlamak gerekiyor. Bilmediğiniz, ya da üretmediğiniz bir şeyi tanıtamazsınız. Kent müşterilerden değil, hemşerilerden oluşur. Hemşeri demek o kentin gerçek sahibi demektir; doğru ve samimi bilgiye ulaşmak ister. Tanıtım yaparken müşteriye satış yapıyor gibi yapılmamalı. Çünkü kentler ortak belleklerdir. Kültür varlıkları hafıza olarak kalır ama yeni işlevler yüklenerek yaşamaya devam eder. Şunu unutmamak gerekiyor: Kentler marka değil, kimliktir. Bu bakış açısıyla bir kentin tanıtımını yapacaksak eğer öncelikli bilgi esaslı olmalıdır ve şu temel ilkelere dikkat edilmelidir:
– Kentinizi farklı/anlamlı kılan nedir? Önce sizler tanıyacaksınız ki, doğru anlatabilin.
– İçerik/felsefi çözümleme yapılmalıdır.
– Tanıtım, iç içe genişleyen hedef kitlelere göre yapılır. Belediye çalışanlarından, mahallede yaşayanlara kadar bu halka genişler ve hep yenileri eklenir.
– Tanıtım, fiziki ve sosyal bir yatırımdır. Önceden planlamak ve bütçe ayırmak gerekir.
– Tanıtım “süreklilik” ister. Bir tek afişle, bir tek kitap ya da filmle mesajınız hatırlanmaz; hedef kitleye ulaşmaz. Tekrar etmek gerekir.
– Mesajların iletimi, geri dönüşün tespiti ve yeniden yorumlanması gerekir. Yoksa verdiğiniz mesajın doğru kitleye ulaşıp ulaşmadığını, anlaşılır olup olmadığını bilemezsiniz.
– Tanıtım “yüzleşme” olmalıdır! Olumlu eleştirilere açık olduğumuz kadar, hatalarımızı da kabul etmeyi öğrenmeli ve nerede yanlış yaptığımızı tespit etmeliyiz.

Geliştirilen Temel Kavramların Farklı Ölçekli Yerleşmelerdeki Uygulama Yöntemleri 
Alp Arısoy /ÇEKÜL Kent Çalışmaları Koordinatörü / Mimar

“Sizinle çağdaş korumanın 3 aşamasını paylaşmak istiyorum: Kentteki binaları korumak, kent dokusunu korumak ve kent kültürünü korumak. Bu aşamaları uygularken koruma-gelişme dengesine dikkat etmemiz gerekiyor. Yani bir taraftan mahalleyi, çarşı, kaleyi korurken bir taraftan da kültür üretmeye devam etmemiz gerekiyor. 5 temel yaklaşıma dikkat çekmek istiyorum: Katılım, kamusal alan yaratma, eğitim, kültür üretimi ve işbirliği. Bu 5 yaklaşımı uygulama örnekleriyle açıklamak istiyorum.

1-Katılım: İnsan Odaklı Yaşam / Merzifon / İlçe Örneği 
Merzifon’da bir yıldır mahalle canlandırma projesi yürütüyoruz. Bu projenin en temel yaklaşımı halkın yapılacak çalışmalara karar vermelerini sağlamak. Yani mahallede yapılacak her değişiklik, mahallelinin ihtiyaçları, istekleri ve yönlendirmeleri doğrultusunda yürütülüyor. Her mahallede bir çok toplantı yapılıyor temel sorunlar tespit ediliyor. Alınan bilgilerle geliştirilen projeler yeniden halka sunuluyor ve geliştiriliyor, üretim yöntemi belirleniyor. Ve mahalleli uygulama aşamasına da katılıyor. Kenti yaşam alanlarını kendileri yaratmış oluyor.

1-Kamusal Alan Yaratma / Kadıköy / Büyükşehir İlçesi Ölçeği
Kadıköy’de yürüttüğümüz canlandırma projesi kapsamında ise kamusal alan yaratma yaklaşımını uyguladık. Toplanma ve rekreasyon alanı, peyzaj düzenlemesi, çocuk oyun alanı, heykel bahçesi ve spor aletleri gibi kamusal alanlar yarattık. Bu alanlarda çeşitli etkinlikler düzenledik. Parsellerin atıl durumdaki arka bahçelerini yeniden düzenledik ve yenilebilir bahçeler oluşturduk.

3-Eğitim: Süreklilik Odaklı Yaklaşım / Payas / Yapı Ölçeği
Mimar Sinan’ın en önemli eserlerinden biri olan Payas’daki Sokollu Mehmet Paşa Külliyesinde civardaki ilköğretim okulu öğrencileriyle eğitim çalışmaları yürütüyoruz. “Külliye Sınıfı” ismini verdiğimiz eğitimlerde kültürel miras, doğal miras, hayvanlar, çevre gibi konulara değiniyoruz. Öğretmenler ve külliye içindeki esnafla da ayrı eğitim ve bilgilendirme çalışmaları yürütülüyor.

4-Kültür Üretimi: Kimlik Odaklı Yaklaşım / Osmaniye / Bölge Ölçeği
Osmaniye’de ise kent kimliğini çevresiyle birlikte ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Antik kentleri ve doğal değerleriyle birlikte Osmaniye’nin sözlü ve yazılı edebiyat unsurları da kent kimliğinde önemli bir yere sahip. Tüm bu değerlerin görünür olması için Valilik ve Belediyenin çabalarıyla kültür odaklı bir rota planlaması üzerine çalışıyoruz.

5-İşbirliği: Ortaklık Odaklı Yaklaşım / Gaziantep / Büyükşehir Ölçeği
Gaziantep’te hepinizin yakından takip ettiği büyük bir değişim yaşandı. Koruma sürecinde Büyükşehir, ilçe belediyeleri ve Valilik birlikte çalıştı. İpek Yolu Başkanlar Forumu, yerel STK’lar, Mimarlar Odası, üniversiteler herkes bu sürece dâhil oldu. Kent yöneticilerinin ve KUDEB ekiplerinin uzman yaklaşımıyla koruma hareketi süreklilik kazandı.

 

Değerlendirme Konuşması

Yusuf Ziya Yılmaz
TKB ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı

2000 yılında kurulan Tarihi Kentler Birliği 15 yılı geride bıraktı. TKB Seyhan Seminerinde yapılan sunumlarla 15 yılın değerlendirmesini de yapmış  olduk. Kuruluşundan bugüne  Tarihi Kentler Birliğine emek veren herkese sonsuz teşekkürler. Seyhan Belediye Başkanı Sayın Zeydan Karalar ve ekibinin  güzel ev sahipliğinde, bugün yaptığımız toplantının olumlu sonuçlandığını düşünüyorum. Aramızda yeni belediye başkanı arkadaşlarım var. Bilgi içerikli sunumların faydalı olduğu kanısındayım. Seyhan Belediyesinin KUDEB ekibi başarılı sunumlar gerçekleştirdi; genç kardeşlerimizini izlerken gelecekten umutlandım.

Önümüzde tarihi bir dönemeç, bir süreç var ve bu süreç de bana göre 2023 olmalı. Cumhuriyetimizin 100. kuruluş yılına kadar TKB de yeni hedefler belirlemeli. Tarihi ve doğal mirasın birlikte korunması için her kentte planlamalar yapmak ve uygulamaya koymak, Cumhuriyetimizin 100. yılını TKB olarak bu anlayışla karşılamak anlamlı olacaktır.

Tarihi Kentler Birliğinin ÇEKÜL Vakfıyla birlikte yürüttüğü eğitim faaliyetlerini önümüzdeki yıllarda biraz daha genişletmeliyiz. ÇEKÜL Akademinin kapasitesi arttırılmalı. TKB’nin bir okul olduğunu sürekli dile getiriyoruz. ÇEKÜL Akademi de teknik anlamda bu okulun önemli bir parçası.

Seyhan Semineri fotoğraf arşivine ulaşmak için tıklayın.

IMG_1568 IMG_1919 IMG_5067 IMG_4992 IMG_5006 IMG_1992 IMG_5120 IMG_5101 IMG_2043 IMG_2037 IMG_2061 IMG_2046 IMG_2050 IMG_2055