Selçuk, İzmir ve Çevresi Bölge Toplantısı’na ev sahipliği yaptı

20.12.2012

TKB’nin 2012 yılında başlattığı bölge toplantılarının sonuncusu Selçuk’ta yapıldı. Kentsel, doğal ve arkeolojik sit alanlarında Ege Bölgesi’nde son yıllarda yaptığı koruma projeleriyle öne çıkan kentlerinden Selçuk, İzmir ve çevresindeki TKB üye belediye başkanları ile koruma alanında çalışanları misafir etti. Bölge toplantısında yerel yönetimlerin koruma alanındaki başarıları, kazançları ve sorunları tartışıldı.

Toplantı açılış konuşmalarıyla başladı:  

Selçuk Belediye Başkanı Vefa Ülgür

TKB, toplumda kültürel mirasın korunması için derin bir algı uyandırdı. Temennim gelecek 10 yılda da devam etmesi. Benim sunumumun başlığı: Ekonomik Kalkınma ve Sürdürülebilir Koruma. Koruma çalışmaları yaparak, kentimizin ekonomisini nasıl canlandırabiliriz? Bölge halkının refahını nasıl arttırabiliriz? diyerek 2004 yılında yola çıktık. Kentin belirli noktalarında legolar üretiyoruz. Bunları puzzla gibi birleştirmek istiyoruz. Başlangıçta Efes’in bile bir haritası yoktu. Bunun için haritalar ürettik. İmar yönetmeliklerini düzenledik.  Selçuk Caddesi, Efes, Kale, Sen John Kilisesi, İsa Bey Camisi ve hamamları, Artemis Tapınağı gibi Selçuk kentinin doğru algılanmasını sağlayan alanları tespit ettik ve bir güzergâh planı hazırladık. Bu kadar kısa mesafede bu kadar farklı din ve mimariyi barındıran başka bir yer görmedim. Büyük yolcu gemileri daha fazla yolcu getirmeye başladığında yeni turizm güzergâhlarına ihtiyaç duyacağız. Ancak bu alanda mülkiyet sorunu yaşıyoruz. Efes’in içinde tarım yapılmaya devam ediliyor. Zamanında kamulaştırma yapılamamış. Bu alanda Kültür ve Turizm Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yetkisi var. Yani üç otorite mevcut. Kurumlar arasında iş birliğinin güçlenmesi gerekiyor.  

Somut olmayan mirasımızı da koruyarak bütünü görmek istiyoruz. Bunun için 2007 yılında sözlü tarih çalışmalarını başlatmıştık, yüze yakın kentliyle söyleşiler yaptık. Buradan elde ettiğimiz verilerle farklı araştırmalar da yaparak eski tütün deposunda Selçuk Kent Belleği’ni kurduk. Eylül ayında açılmasına rağmen 5 bin kişi tarafından ziyaret edildi. 

Kale kazıları ve restorasyonu ile çevre düzenlemesi, peyzaj çalışmaları devam ediyor. Yol çalışmaları, turizm amaçlı imar planları oluşturduk. Su Yolları ve Efes için koruma amaçlı imar planları yaptık.  Demiryolları’nın lojman binalarını kiraladık ve röleve-restorasyon projelerini hazırlayarak, çevre düzenlemelerini yaptık. Selçuk’un ilk oteli Carpouza’yı restore ederek kafe olarak işlevlendirdik.      

Efes Alan Yönetimi çalışmaları son safhasına ulaştı. UNESCO listesine giremesek bile, alan yönetim planının uygulanabilir olması önemli. Efes’in algılanmasında sorunlar yaşıyoruz. Çünkü doğru kapıları kullanmıyoruz. Yeni plana göre Efes’e limandan  girilmesini öngörüyoruz.  Efes Antik Kanal ve Liman Canlandırma Projesi’ni,  bilimsel araştırmalar ışığında hazırladık ve limanın denizle bağlantısını kurduk. Bu kanalda endemik bir balık türü var. Su rejiminin sürekli olması, doğal hayatın devam etmesi ve alanın bir arkeoparka dönüşmesi için bu proje önemli. Proje kapsamında antik savaş gemisi ve yük gemisini bire bir ölçekte yeniden ürettik ama proje şimdilik askıda.

ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen

Bu topraklarda, Küçük Menderes, Bakırçay, Gediz, Büyük Menderes, tarihi yarımda gibi büyük bir havza bütünlüğü var. Bu nedenle önemli bir bölge toplantısı yapıyoruz. Yukardan bakarsanız alanda hata yaparsınız. Selçuk Belediye Başkanı ve ekibini Kent Belleği Merkezi için kutluyorum.  Bir kentin tarih ve derinliğini, farklıklarını ve beraberliklerini algılamayı kolaylaştırmışlar. Ege’de Türkiye’ye armağan edebilecek birikimlerimiz var. Doğru yasaların çıkmasına kadar güçlü bir iradenin bu havzalarda olduğuna inanıyorum. Ancak bu irade üniversitelerin varlığıyla güçlenecektir. Üniversiteleri niye kuruyoruz? Öğretim üyelerinin bilgi ve birikimlerini akıtması gerekiyor. Gençlerin mahallede dayanışma, çarşıda buluşma gibi korumaya başladığımız değerleri yakından görmesi algılaması gerekiyor. Üniversiteler bu bağı kurmak için önemli.

Selçuk’ta göçle gelen harmanlanmış bir kimlik var. Alan yönetimi, anlatılan projelerin doğru yapılması ve hayata geçirilmesi için gerekli. Kaynak biziz. Mazeretimiz yok...

Muğla Belediye Başkanı ve TKB Encümen Üyesi Osman Gürün  

TKB’yi kurduğumuzdan bu yana, belediye başkanlarının sit alanlarını kaldırmak istediği bir dönemden, korumak için yarıştığı bir döneme geldik. İzmir ve çevresindeki TKB üyeleri de bu yolculuğun önemli kahramanları. Günümüzde finans meselesi önemli. Emlak vergilerinin %10 olarak yarattığı finans elimizden alınmak isteniyor. Tahsis edilmeyen miktar Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın bütçesine aktarılacak. Bu kaynağın yerelde kalması gerekiyor; büyük şehir belediyelerine devredilmesi ve hükümet tarafından denetlenmesi gerekiyor.  Merkeze giderse bu payları almamız zorlaşacak. Yerele yetki ve kaynak vermeliyiz. Bize hâkim olan bir korkular imparatoru var. Korkular bizi aydınlığa götürmez. Birbirimize güvenmeyi öğrenmek zorundayız. 

81 ilde üniversite var. Ama çoğunun vizyon ve misyon tanımlarında bulundukları kentte ilgili bir cümle dahi yok. Üniversitelerin de çalışmaya yerelden başlaması gerekiyor. Aktif olarak sahada olmaları ve yerel yönetimlere katkı sağlamaları gerekiyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu

Tarihi Kemeraltı Bölgemiz koruma alanı olarak ilan edildi. Konak Belediye Başkanıyla birlikte çalışmaları sürdürüyoruz. Agora kamulaştırmalarında son etaba geldik. Bir kazı evi restore ettik, ikincisini yapıyoruz. Kadifekale Sur Duvarları restore ediliyor. Roma Antik Tiyatrosu’nun üzerindeki 164 konutu kamulaşıyoruz. Ayrıca deprem bölgesindeki konutlar da yıkıldı. Kadıfekale ve bölgeyi çarpık yapılaşmadan arındırdık. Kentte yaptığımız küçük iyileştirmeler, bütüne ulaşmak için önemli. Ayrıca Koruma İmar Planları yaptık. Kemeraltı sokak sağlıklaştırma projesinde ise dört etap uygulaması bitti, beşinci etaptayız. İkiçeşmelik Caddesi’ndeki çalışmalarda sadece kamulaştırma için 32 milyon lira harcadık ve bu aksı Agora ile birleştirmek istiyoruz. Agora ve Foça kazıları ise uzun yıllardır belediye bütçesiyle yürüyor. Ancak sokak sağlıklaştırmalarıyla ilgili TKB bir duruş sergilemelidir çünkü kurullarla sorun yaşıyoruz. Bugüne kadar 103 milyon lira sadece tarihi eserlerin korunması için harcadık. 8, 5 milyon lirasını emlak payından aldık.  Bunlar yürüttüğümüz projelerin sadece bir bölümü.  Belediye başkanlarının her yasayla yetkisi biraz daha alınıyor. Ama başkanların kentleriyle ilgili duyduğu sorumluluğu, hissiyatı, manevi hazzı ya da işkenceyi başka kimse bu kadar derin yaşayamaz. Bu onların görevidir. Ama giderek yetkileri daralıyor ve maalesef ayrımcılık yapılıyor. Payların merkezde toplanmasıyla yanlışlar devam edecek. Yerelin parası yerelde kalmalı. TKB ve ÇEKÜL’ün arttırdığı koruma bilinci olmasaydı çok az eser ortaya çıkardı. Gerektiğinde yalvararak kaynak istiyoruz. İzmir 80’den sonra kapasitesinin altında bir büyüme sergilemiştir. Ekonomik gücü zayıflamıştır. İzmir’de sürdürülebilir bir büyüme sağlamak gerekiyor.

Son yıllarda yaptığımız en büyük projelerden biri İzmir Körfezi’nin temizlenmesi ve körfez olma özelliğinin yeniden ortaya çıkarılması. 12 km uzunluğunda, 250 metre genişliğinde, 8 metre derinliğinde, kuzeyde bir sirkülasyon kanalı yaparak, suyun sirküle edilmesini sağlamaya çalışıyoruz. Bu projeyle Körfez’in yüzülebilir hale gelmesini amaçlıyoruz.

Ayrıca, şu an kirliliğin hat safhaya ulaştığı Küçük Menderes Nehri’ndeki sorununun acilen çözülmesi gerekiyor. Tarım alanları ve üreticiler büyük zarara uğruyor.  

İzmir Valisi M.Cahit Kıraç

1993 yılında Şırnak Valisi olarak göreve başlamıştım. Şimdi İzmir’de olmaktan da mutluyum. Küçük Menderes Havzası’yla  ilgili İl Özel İdare bünyesinde bir çalışma başlatıldı. Yöredeki belediye başkanları ve kaymakamlıklarla hazırlanacak bir projeyle İzmir Kalkınma Ajansı’ndan destek alabiliriz.  Emlak vergileriyle ilgili sistem ise aynı çalışılıyor aslında. Paylar, Maliye Bakanlığı’nın bünyesinde bloke edilecek. Arzu ederse Kültür Bakanlığı o bölgede bu payın kullanmasına yetki verecek. Yıl sonuna kadar kullanılmazsa kaynak bakanlığın kendi bütçesine gidecek. Benim görüşüm yeni yasayla aslında mahalli idarelere daha çok imkân verildiği yönünde.

Bu toplantının Selçuk’ta yapılması önemli çünkü bu topraklar açık hava müzesi gibi. 8 bin 500 yıllık geçmişimizle bu yöredeki bütün yerleşimler önemli. Türkiye’de en çok sit İzmir’de bulunuyor. 826 kentsel ve arkeolojik sit ile sorumluluğumuz burada daha fazla. TKB kurulduğunda ben Sakarya Valisi idim. ÇEKÜL Vakfı ve TKB ile İlk icraatlarımızdan birini Taraklı’da yapmıştık. TKB ile ilişkilerimiz sıcak bir noktada ilerlemektedir. Kültürel miras kalkınmaya yönelik önemli kaynaklardan biri haline gelmiştir. Ekonomik bir değere dönüştürmek için politikalar üretmeye başladık. Bilimsel yöntemlere dayalı sistematik belgeleme çalışmaları yapıyoruz. İzmir’de birlikte çalışma yöntemini başarılı bir şekilde yürütüyoruz. Bölgedeki önemli kentlerden biri de Birgi’dir. Birgi’deki Çakırağa Konağı’nın da UNESCO'nun Dünya Miras Listesi'ne girmesi gerekiyor. Zeus Sunağı başta olmak üzere birçok kültürel varlığımız bu topraklarda değildir. Ait oldukları yere dönmeleri için çalışmalar yürütüyoruz. Son yıllarda 141 milyon lira kaynak aktararak 311 kültür varlığına destek verdik. Bu desteği yasanın ön gördüğü üst sınırı göz önene alarak yapıyoruz.  Gelecek planlarımızda ise İzmir olarak EXPO 2020’ye adayız. Bu konudaki çalışmalar yoğun olarak devam ediyor.

Sunum niteliğindeki açılış konuşmalarının ardından “Belediye Başkanları Oturumu” başladı. Oturum yöneticiliğini ÇEKÜL Vakfı Başkan Yardımcısı Mithat Kırayoğlu yaptı. TKB Genel Sekreteri Sezer Cihan ise genel bir çerçeve çizerek, TKB üyesi belediyelerde yapılan koruma çalışmalarının sonuçlarını kazanımlar taplosu üzerinden paylaştı. Oturumda söz alan belediye temsilcileri şöyle:

Selahattin Kundak-Bademli Belediye Başkanı, Mehmet Kertiş-Bayındır Belediye Başkanı, Süleyman Vasfi Şentürk-Beydağ Belediye Başkanı, Cumhur Şener-Birgi Belediye Başkanı, Kamil Okyay-Bornova Belediye Başkanı, Mehmet Keskin-Bozdağ Belediye Başkanı, Ahmet Dağdelen-Çandarlı Belediye Başkanı, Kentsel tasarım Müdürü Mihriban Yanık-Konak Belediyesi, Bekir Keskin-Ödemiş Belediye Başkanı, Tunç Soyer-Seferihisar Belediye Başkanı, Tayfur Çiçek-Tire Belediye Başkanı, Başkan Vekili Mehmet Bilgin-Urla Belediyesi, Rıdvan Karakayalı–Kemalpaşa Belediye Başkanı

Oturumun ardından kent gezisi yapıldı. ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen, Selçuk Belediye Başkanı Vefa Ülgür, Müze Müdürü Cengiz Topal, Ayasuluk Tepesi Kazı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mustafa Büyükkollancı, Selçuk Kent Belleği ve Belediye uzman ekibi ile beraberindeki heyet, Ayasuluk kazıları, Selçuk Kalesi, İsa Bey Camisi, Selçuk Kent Belleği Merkezi, Efes Antik Kenti ve Şirince’ye giderek incelemelerde bulundu. Toplantı ve incelemeler sonucunda oluşturulacak detaylı rapor bölge toplantısına katılanlarla paylaşılacak.