ŞANLIURFA£NIN KÜLTÜR ELÇİLERİ

13.09.2007

Şanlıurfa’nın ev sahipliğinde, 31 Ağustos–2 Eylül 2007 tarihlerinde gerçekleştirilen Tarihi Kentler Birliği Buluşması’nın en renkli konukları hiç şüphesiz ÇEKÜL “Kültür Elçileri”ydi. Programa katılan konukları kapıda karşılayan onlarca “Kültür Elçisi”, orada bulunma amaçları ve yıl boyunca yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdiler. Ayrıca hazırladıkları anket çalışmasıyla da büyük beğeni topladılar. Katılımcılar, anket çalışması kapsamında; “Sizce Şanlıurfa da UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi’ne girebilir mi? Şanlıurfa bu listeye girseydi size göre aşağıdaki yerlerden hangi ikisi bu listede yer alırdı? Kentler Çocuklarındır Kültürel Eğitim Programı’nın kentinizde uygulanmasını ve temel eğitimde yer almasını istiyor musunuz?” sorularını yanıtladılar.

“Kültür Elçileri” ile yakından ilgilenen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da, Buluşma’ya katılan davetlilere yaptığı konuşmada, “Kültür Elçileri”ni iki yanına alarak, ÇEKÜL’ün bu anlamlı çalışmasından çok etkilendiğini belirtti ve “Gencecik Kültür Elçileri’ne ve bütün dünyaya karşı bir sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Artık “kentlerini ve kendilerini tanıyan” Şanlıurfa “Kültür Elçileri” ise, bu sıfatı taşımanın sorumluluğuyla duygu ve düşüncelerini dile getirdiler.

Resul Altundağ
“Kültür Elçisi” sertifikasına sahip olmadan önce, üç günlük eğitimden geçtik. Şu anda Şanlıurfa’nın “Kültür Elçisi”yim. TKB Şanlıurfa Buluşması dolayısıyla buraya gelen valileri, belediye başkanlarını ve diğer konukları karşılıyoruz. Onlara ÇEKÜL Vakfı ve “Kültür Elçisi” konusunda bilgi veriyoruz. Eğitim almadan önce Şanlıurfa’yı çok fazla tanımıyordum açıkçası. Bir mahalleye girdiğimde çıkmaz sokaklara sapıyordum. Sonra “Kültür Elçisi” oldum ve her yeri tanımaya başladım. Şu anda kentimde bulunan tarihi mirasla ilgili bilgi verecek düzeydeyim. Diğer “Kültür Elçisi” arkadaşlarımızla birlikte burada çeşitli çalışmalar yapıyoruz, anketler hazırlıyoruz. Okulumda ve çevremde bulunan diğer arkadaşlarıma da sahip olduğum bilgileri aktarmak için çaba gösteriyorum. Onlar, bizler gibi  “kültür elçisi” olmadı; ama Şanlıurfa’daki yerleri tanımalarında yardımcı oluyorum.

Enes Yaşar
Ben, Şanlıurfa “Kültür Elçileri”nin koordinatörüyüm. Toplantılarda, herkesin neler yapacağını belirliyoruz. Mesela dergi yapacağız, herkese bir görev belirliyoruz. Bazılarımız arkeolojiyi, bazılarımız el sanatlarını, bazılarımız tarihi araştırıyor. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde Şanlıurfa yok mesela. Kentimizi o listede görmek için çalışmalar yapıyoruz. Ailem bu konuda bana çok destek veriyor. Toplantı olacağı gün mutlaka bana bildiriyorlar; “çabuk git, geç kalma,” diye uyarıyorlar, “dergilerini unutma,” diyorlar. “Kültür Elçisi” olmasaydık buradaki toplantıdan haberimiz olsa dahi, buraya giremezdik. Şimdi bu toplantıda görev alabiliyoruz, bakanlarla konuşabiliyoruz. Çalışmalarımızı onlarla paylaşmak çok gurur verici bir şey.

Hatice Kübra Okumuş
Birçok çalışma gruplarına ayrıldık. Ben şu anda basın-yayın alanıyla ilgileniyorum. Şanlıurfa’daki basın ve basın çalışmaları ne durumda, daha da ilerleyebilir mi, basın-yayının önemi nedir… vb gibi konularda araştırmalar yapıyorum. Araştırırken Şanlıurfa Basın Yayın İl Müdürlüğü’nden, kütüphanelerden, internetten, Belediye’nin basın bürosundan yardım alıyorum. Fotoğraflar, belgeler çıkarıyorum. Basın-yayının tarihini araştırıyorum.

Abdullah Kılıç
Ben de bir “Kültür Elçisi” olarak tarih ve arkeolojiyle ilgileniyorum. “Kültür Elçisi” olmadan önce, birçok insan gibi ben de zaman zaman çevreme zarar veriyordum, yalan yok. Bu eğitimden sonra çevremi daha iyi tanır ve korur oldum. Elimden geleni yapıyorum.

Yunus Emre İzol
Ben yaptığımız çalışmalar kapsamında yöresel el sanatlarını araştırdım. Tarihi çarşılardan yararlandım. Gümrük Hanı ve İtfaiye pazarındaki esnaflarla görüştüm, onlardan bilgi aldım. O bilgileri arkadaşlarımla paylaştım. Eğitim aldıktan sonra davranışlarım biraz değişti. Gezerken bile daha dikkatli ve terbiyeli geziyoruz.

İbrahim Halil Çetin
Ben, yöresel el sanatları konusuyla ilgileniyorum. Örneğin biz burada “Kültür Elçileri” olarak toplantılar düzenlemesek, Şanlıurfa’nın geçmişini öğrenemezdik. Ben buraya ilk defa geliyorum, ilk defa da böyle bir kilise görüyorum. Eğer ÇEKÜL Vakfı olmasaydı, toplantılar yapılmasaydı, ben geçmişimi nasıl öğrenirdim, tarihi eserleri nasıl korurdum. Onunla ilgili hiçbir bilgim olmazdı. Buradaki toplantılarda öğrendiklerimizi evdekilerle de paylaşıyoruz. Onlar da başkalarına anlatıyorlar ve gittikçe bu bilgiler pek çok kişiye ulaşıyor.


Azize Örgen
Ben ÇEKÜL gönüllüsüyüm. Burada bulunmaktan çok mutluyum. Benim için gurur verici. Ben, “Kültür Elçisi” arkadaşlarımın faaliyetlerine destek olmaya çalışıyorum. Mesela bugün, Tarihi Kentler Birliği konuklarını kapıda karşıladık. Biz her zaman bu şekildeyiz, sadece özel günlerde değil. Bana, “ama sen kültür elçisi değilsin” diyenler de var; benim için hiç önemli değil. Onların arasında olmak da çok güzel, çok sosyal, mükemmel. Ayrıca eğer ben bir ÇEKÜL gönüllüsü olmasaydım, burada olmayacaktım. Diğer çocuklar gibi şu anda kapıdan bakıyor olacaktım. Ama şu anda burada olmak gibisi yok.