ŞANLIURFA KÜLTÜR ELÇİLERİ PAYLAŞMAYI HEDEFLİYOR

02.03.2009

15-18 Mart 2007 tarihinde Kentler Çocuklarındır Kültürel Miras Eğitim Programı kapsamında eğitim alarak Kültür Elçisi olan Şanlıurfalı öğrenciler, ilk günkü heyecanlarıyla proje üretmeye devam ediyor. İki sene önce “bana kentimi anlat, bana kendimi anlat” sloganıyla kentlerine farklı bir gözle bakmanın, kültürel mirasın bir kentin yaşaması için ne kadar önemli olduğunun bilincine ulaşan öğrenciler, şimdilerde arkadaşlarıyla bilgilerini paylaşmaya hazırlanıyor.

Anadolu’daki Kültür Elçileri’nin kent yaşamına katılmasıyla başlayan değişim devam ediyor. Öğrenciler daha çok bilgiye ulaşmak için öğretmenlerini, kent yöneticilerini, sivil toplum örgütlerini harekete geçiriyor. 2003 yılından bu yana sayıları artan Kültür Elçileri, yaşadıkları kentte, kendi kuşakları arasındaki koruma hareketinin temelini atıyor.

Kültür Elçileri, dokuz bin yıllık tarihe sahip ve Mezopotamya’nın önemli kentlerinden olan Urfa’nın tüm değerlerini arkadaşlarıyla paylaşmak için bir dizi etkinlik hazırladı ve hedeflerini şöyle özetledi:

“ÇEKÜL’ün Kültür Elçileri olarak, bu süreçte daha çok çalışmak ve pek çok gönüllüye ulaşmak; bilgiden bilince, bilinçten uygulamaya taşıdığımız ortak düşünce ve eylem ilkemizi insanlarla paylaşmak istiyoruz. Bilgilerimizi insanlarla paylaşmak; Şanlıurfa’nın değerlerini koruyarak geleceğe taşımak; ÇEKÜL Vakfı’nın amacını insanlara aktarmak; önce kendimizi sonra kentimizi tanımak; kamera kullanarak Şanlıurfa’yı anlatan kısa bir film hazırlamak ve tüm okullarla paylaşmak; Şanlıurfalılarla söyleşi yaparak kenti anlatmalarını sağlamak; doğal ve kültürel sürekliliği besleyen gönüllü özveri, yaratıcılık ve çeşitliliğin toplumsal varlığımızın gerçek güvencesi olduğu inancını başkalarıyla paylaşmak.

“Balıklıgöl, Urfa Kalesi, Göbekli Tepe, Ulu  Cami, arkeolojik kazılar, müzeler, tarihi evler ve sokaklar, TBMM evi, Eyüp Peygamber, surlar, Kazancı Pazarı, Gümrük Han ve Harran Kapısı’na geziler düzenleyerek bilgilerimizi pekiştirmek; bu gezilerden sonra makaleler yazarak okul duvarlarına asmak; önce kendi okulumuzda, sonra diğer okullarda toplantılar yapmak; Urfa’nın ne kadar önemli bir kent olduğunu ve hep birlikte bu kenti korumamız gerektiğini arkadaşlarımıza anlatmak.”

İki yıl önce gönüllü olarak Urfa’ya giden ve Kültür Elçileri’ni yetiştiren ÇEKÜL eğitmenlerinden Psikolojik Danışman Tuğba Kurt, “Anadolu kentlerinden gelen haberleri duydukça kendimi işe yarar hissediyorum,” diyerek duygularını dile getirdi: “Üniversite 2.sınıftaydım; en sevdiğim hocalarımdan biri sınıfımızda bir projeden bahsediyordu. Aklımda kalan ANADOLUYA GİDECEKSİNİZ cümlesi olmuştu. 2006 Şubat ayında ÇEKÜL ile tanıştık. Öğretme, aydınlatma, farkına vardırma hevesiyle Urfa’ya gittim. Işık dolu 16 çocuk bizi bekliyordu. Paylaştığımız ilk şey sevgi oldu. Bu güçlü bağ hiç bozulmadı, hala devam ediyor. Sevgimizin üzerine eğitimimizi gerçekleştirdik. Kültürel miraslarına sahip çıkmalarının gereğine inandılar. Eğitimin ardından Şanlıurfa Kültür Elçileri Komitesi’ni kurduk. Bu komite, her ay toplantı yaparak bizimle paylaştı. Çevrelerindeki çocukları da kültürel miraslarını koruyan bireyler olmaları için ikna etmeye çalıştı ve hiçbir zaman inançlarını kaybetmedi. Tüm yaşam zorluklarına rağmen çalışmaya devam ediyorlar. Anadolu kentlerinden gelen haberleri duydukça kendimi işe yarar hissediyorum.”

Kültür Elçileri öğretmenler, yerel yöneticiler, basın mensupları ve sivil toplum örgütlerinden destek alarak yollarına devam edecek.