Ana içeriğe atla

Polonezköy'ü savunmaya devam ediyoruz!

16.04.2014

Polonezköy için bugün bir kez daha Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nün önünde biraraya gelindi. ÇEKÜL Vakfı, Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi,Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, Kuzey Ormanları Savunması, Politeknik ve Polonezköy Kültürünü Yaşatma Derneği ortak bir basın açıkması yaptı. Açıklamayı ÇMO'dan Menekşe Kızıldere okudu. Koru(ma)ma amaçlı imar planına yapılan itiraz, gerekçeleriyle birlikte bir kez daha dile getirildi. İtiraz dilekçelerine, 60 günlük yasal süreç geçmiş olmasına rağmen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın cevap vermediği vurgulandı.

Geçtiğimiz aylarda gündeme gelen, Polonezköy Köy Yerleşik Alanı 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı çalışmalarının, Polonezköy'ün doğal ve kültürel dokusuna vereceği geri döndürülemez tahribatı öngören sivil toplum örgütleri olarak 24 Ocak 2014 tarihinde İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne itiraz dilekçelerimizi sunmuştuk. 2 Mart 2014 tarihinde ise Polonezköy halkı ve sivil toplum örgütlerinden temsilcilerin katılımıyla düzenlediğimiz panel ve forumda ise söz konusu imar planının olası etkileri ve köyün gerçek gereksinimlerini masaya yatırdık.

Ne var ki, sivil toplum örgütleri olarak yaptığımız itirazın üzerinden 60 günlük yasal süre geçmiş olmasına rağmen, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan herhangi bir açıklama veya geri dönüş yapılmamıştır.

Tüm bu süreçte, konuyla ilgili uzmanların ve Polonezköy halkının görüşleri doğrultusunda oluşturduğumuz açıklamayı kamuoyuna sunuyoruz: 

Polonezköy, zengin doğal çevresi ve ekolojik yaşamının yanında, tarihsel serüveni ve bugüne taşıdığı kültürel birikimiyle de İstanbul'un sayısı günden güne azalan özgün kırsal kimlik alanlarından biridir. Son derece zengin bir bitki çeşitliliğine ev sahipliği yapan yöre, bugüne dek İstanbul'un kentsel gelişme baskılarından kendini koruyabilmiştir. Maalesef her geçen gün bir yenisini duyduğumuz açgözlü yapılaşma hareketlerinden biri olarak gündeme gelen bu imar planlarının da Polonezköy gibi evrensel bir değere vereceği tahribat bugünden öngörülmektedir.

İlan edilen imar planları öncelikle;

Koruma Amaçlı İmar Planı Teknik Şartnamesine uygun değildir!

Polonezköy için hazırlanan 1/5000 Ölçekli Koruma Amaçlı Nazım İmar Planı ve 1/1000 Ölçekli Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı kararları, koruma mevzuatına aykırıdır. Plan, Koruma Amaçlı İmar Planı Teknik Şartnamesi maddelerini ihlal eden ve korumaktan öte yöreyi yapılaşmaya açan, kısacası koruma mevzuatına aykırı bir anlayışla hazırlanmıştır.

Bahsettiğimiz Şartname’nin 3.14 sayılı maddesinde: Koruma Amaçlı İmar Planı şeklinde adlandırdığımız planlar; kültür ve tabiat varlıklarının sürdürülebilirlik ilkesi doğrultusunda korunmasını, yöreyi her açıdan ele alan kapsamlı alan araştırmalarına dayanmayı, alanda yaşayanların sosyal ve ekonomik yaşamını geliştirmeyi, koruma esasları ve kullanma şartları ile yapılaşma sınırlarını belirlemeyi, katılımcılık esasıyla yerel sahipliliği güçlendirmeyi amaçlaması gereken planlardır.

Oysa;

Polonezköy İmar Planı, Şartnamede sözü edilen bütüncül araştırma, sürdürülebilirlik ve koruma gibi ilkelerden uzak hazırlanmış, bunun yanında Leh asıllı köylülerin talepleri dikkate alınmamış ve katılımcılık esası göz ardı edilmiştir. 

Bu tanıma ek olarak, aynı Şartname kapsamında: Koruma Amaçlı İmar Planlarının çevre ve yörenin doğal, kültürel, ekonomik ve estetik değerlerini koruyan, bu değerlere katkı sağlayan ve geliştiren, çevresel kaliteyi yükselten, sürdürülebilirlik ilkesine dayalı bir planlama anlayışını içermesi; korunması gerekli kültürel ve doğal varlıkların sağlıklaştırarak, çağdaş yaşam koşullarına uygun kullanımını sağlaması gerekliliği belirtilmektedir.

Oysa;

Polonezköy İmar Planı, doğal ve kültürel mirasın korunması ilkeleriyle çelişen çok sayıda karar içermekte, bu açıdan koruma mevzuatıyla tekrar çelişmektedir. Polonezköy’ü tehdit eden bu kararlar şöyle sıralanabilir;

  • Planda, yeni emsal değerleriyle yapılaşma yoğunluğu arttırılmaktadır
  • Özgün yerleşim dokusunu ve tabiat parkını bozacak turizm tesisleri ve açık alan kullanımları öngörülmektedir.
  • Köy içinden geçen yolun 14 metreye kadar genişletilmesiyle yerleşim bütünlüğünü bozulmakta ve mülkiyet hakları ihlal edilmektedir.  
  • Öngörülen turizm faaliyetleri ve nüfus artışı, Polonezköy'ün demografik ve sosyal dokusunu tehdit etmekte, plan köyde yaşayanlardan çok dışarıdan geleceklere hizmet etmektedir.
  • Köy çevresindeki alanların ne şekilde korunacağına dair bir netlik sunulmamakta, köyde başlayacak yoğunlaşmanın yakın çevreye yayılmasının önü açılmakta ve bitki örtüsü ile yaban hayatı tehlikeye atılmaktadır.

Plan ayrıca;

  • 1/10000 ölçekli Uzun Devreli Gelişim Planı ile çelişmekte,
  • Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu, Çevre Kanunu ve Milli Parklar Kanunu'nda vurgulanan koruma kaygısından uzak düşmektedir.
  • Ulusal mevzuatın yanı sıra, Türkiye'nin de 1984 yılında taraf olduğu Avrupa Yaban Hayatı ve Yaşam Ortamlarının Korunması (Bern) Sözleşmesi'nde tanımlanan evrensel koruma ilkelerini dahi ihlal etmektedir.

Kısacası, ilan edilen imar planları, Polonezköy'ü turizm ve konut amaçlı yapılaşmaya açarak, korunması gerekli Tabiat Parkı ve köy yerleşik alanı dokularına doğrudan müdahaleyi olanaklı kılmaktadır. Polonezköy'ü koruyarak yaşatmaktan çok, yöreyi rant baskısıyla karşı karşıya bırakacak, doğası ve kültürel kimliğinin giderek yitirilmesine neden olacak bir yaklaşımın planlarıyla karşı karşıyayız.

Bulunduğumuz noktada Polonezköy’ün tüm değerleriyle korunması ve yaşatılması için;

  • Tüm planlama süreçleri korumaya dayalı bir anlayışla yürütülmeli, köy yerleşik alanı ve tabiat parkı bir bütün olarak ele alınmalıdır.
  • Polonezköy'ün sosyal ve kültürel dokusu, doğal kaynakları ve yaban hayatı bir bütün olarak korunmalıdır. 
  • Köylülerin planlama sürecine etkin katılımı sağlanmalı, mekânı kullananların ihtiyaçlarına yönelik düzenlemeler önerilmelidir.
  • Kırsal mimari ve sokak-yapı ilişkilerinden avlulara kadar, tabiatla yaşamı bütünleştiren mekân anlayışının sürekliliği sağlanmalıdır.
  • Yerleşim bütünü için “imar planlaması” yapmak yerine,  köylülerin ihtiyaçları doğrultusunda ve sadece gerekli parsellerde, dokuya uyumlu, basit çözümler üretmelidir.
  • Yol genişletme, arsa kamulaştırma, yapılaşmaya dayalı yatırımları teşvik etme gibi köyün bütüncül dokusunu ve yaşayanlarını olumsuz yönde etkileyecek plan kararları derhal iptal edilmelidir.

Bugün Polonezköy için yapılan planlar ve hesaplar, İstanbul'un kuzeyinde kalan son ormanları, tarım alanlarını, kırsal dokuları ve yaşam kültürlerini yok etmek üzerine kurulu mega projeler modasının sadece bir parçasıdır. Tüm bu vahşi gelişme hareketlerinin ortasında, en başta İstanbul için eşsiz bir miras olan Polonezköy, arazi rantları ve turizm yoğunlaşmasına kurban edilmemeli, koruma kaygısı taşımayan spekülatif imar yayılmalarından özellikle korunmalıdır.

Tüm doğal ve kültürel varlıklarımızın, kamusal alanlarımızın ve yaşam haklarımızın savunucuları olarak bizler, rant ve imar öncelikli Polonezköy Koruma Amaçlı İmar Planı'nın derhal durdurulmasını ve yöreyi ilgilendiren her türlü planın bütüncül bir koruma anlayışıyla ve yerelin gerçek ihtiyaçlarını gözeterek hazırlanmasını talep ediyor; Polonezköy halkının yanında süreci takip edeceğimizi ve mücadelemizi sürdüreceğimizi tekrar belirtiyoruz.

Saygılarımızla,

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası, İstanbul Şubesi

TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi

TMMOB Şehir Plancıları Odası, İstanbul Şubesi

ÇEKÜL, Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı

Kuzey Ormanları Savunması

Politeknik

POLDER, Polonezköy Kültürünü Yaşatma Derneği

Tüm Haberler