Orman Yangınları ve Sorumluluklarımız

23.08.2019

Orman yangınları Akdeniz Havzasındaki özellikle kızılçam, sahil çamı ve halep çamı gibi çam türlerinden oluşan ormanlarda kaçınılmaz bir doğa olayıdır. Akdeniz Havzasında yer alan ülkemizde de orman yangınları, en önemli doğal alan miktarını azaltmaktadır.

Bunun için yangın öncesi, yangın esnasında ve yangın sonrasında yapılacaklar önemlidir.

Yangın öncesinde; tüm yasal mevzuatta, doğal ormanların korunmasına öncelik vermeli, kasıtlı yangınların çıkmasını en aza indirecek şekilde caydırıcı hükümler içermelidir. Başta anız yakma gibi olaylar olmak üzere orman yangınına neden olacak nedenlerle ilgili uyarılar, kamu spotları ve okullarda eğitimler verilmelidir. 

Yangın esnasında başta uçaklar olmak üzere tüm teknolojik olanaklardan ve insan gücünden yararlanılmalıdır ve yangın söndürme ihale usulleriyle değil devletin olanaklarıyla yapılmalıdır. Büyük yangınlarda toplumsal duyarlılık en yüksek düzeye çıktığından, konunun uzmanları tarafından toplum sürekli bilgilendirilmeli ve İzmir yangınında olduğu gibi yangında canlarını ortaya koyan orman mühendislerinin linç edilmesi gibi talihsiz olaylara yer verilmemelidir. 

Yangın sonrasında; 150 yıldan fazla geçmişe sahip olan ormancılık biliminin birikimleri ve Orman Genel Müdürlüğünün 70 yılı aşan ağaçlandırma deneyimleri ile yanan sahalar tekniğine uygun bir şekilde ağaçlandırılmalıdır.

Buralarda; başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere toplumun değişik kesimlerinin ve özellikle sivil toplum örgütlerinin popülist yaklaşımlarıyla, “fidanını kap gel” alanda hemen ağaçlandırma yapalım mantığıyla kökeni ve türü çok farklı olan ağaçlar dikilmemeli, uzun dönemde ekosistemin dengesi bozulmamalı ve yanan sahalar, doğaya uygun ormancılık usulleriyle yeniden ekosistem bütünlüğüne kavuşturulmalıdır. Yanan alanların etrafı çevrilmeli ve en az bir yıl toprağın kendini yenileme süresi beklenmelidir. Yangında zarar görmeyen tohumlar bu süre içinde toprakta yeniden kendi fidelerini oluşturmaya başlar. Müdahale edildiğinde doğal süreci engellemiş oluruz.

Yazan: Prof. Dr Ünal Akkemik, ÇEKÜL Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi

 

Tüm kişi ve kurumların bu konuda hassasiyet göstermesini rica ederiz.

ÇEKÜL VAKFI