KÜLTÜR GİRİŞİMİ’NDEN KAMUOYUNA: KÜLTÜR BAKANLIĞI TURİZM’E BAĞLANAMAZ

01.04.2003

Hükümetin Kültür ve Turizm Bakanlıklarını birleştirmek kararı TBMM gündemindedir. Savaşın yarattığı gündem nedeniyle kamuoyunda tartışılmadan gerçekleştirilen bu girişim, ülkemiz ve ulusumuz için giderilmesi olanaksız sakıncalar taşımaktadır.

Devleti küçültmek, ya da bakanlık sayısını azaltmak için, işe “kültürden” başlamanın yanlışlığını anımsatmak isteriz. Çünkü kültür, bir ulusun, bir devletin, bir ülkenin en temel varolma güvencesidir. Atatürk’ün; “Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli kültürdür” vurgulamasının tarihsel ve evrensel değeri, yaşadığımız çağda giderek daha da önem kazanmaktadır.

Öte yandan, dünya devletleri arasında, kültürle ilgili kamusal yükümlülükleri turizme bağlayan bir başkasını da bulmak zordur. Özellikle Anadolu gibi uygarlık tarihine beşiklik etmiş bir coğrafyayı yurt edinmiş bu ülkede böylesi bir eklemlemenin akla gelmesi bile sorgulanacak bir olumsuzluktur.

Kültür ve turizmi bunlara rağmen birbirine bağlı gören anlayışın temelinde ise kültürü kendi halkı ve ulusu için değil, sadece turistler için bir gösteri kaynağı olarak görebilen düşünce yatmaktadır.

Kültür girişimi, bu birleştirme çabasını eleştirmekte ve kamuoyuna şu uyarıyı yapmaktadır:

Kültür ve Turizm bakanlıklarının birleştirilmesi girişimi; Türkiye’nin kimlik, varlık ve yaşam değerlerini hiçe saymak; Anadolu’nun sahibi olma bilincini tümüyle terk etmek; dünya ve Avrupa ile bütünleşmede kişiliksiz bir konuma doğru sürüklenmenin önünü açmak; ülke ve ulus değerlerini talana tam teslim etmek ve bizi “biz” yapan değerlerimiz üzerindeki devletin kamusal sorumluluklarını etkisiz kılmak demektir.


KÜLTÜR GİRİŞİMİ: İsmail Cem, Şakir Eczacıbaşı, Oktay Ekinci, Ufuk Esin, Bozkurt Güvenç, Talat Halman, Hüsrev Hatemi, Doğan Hızlan, Ekmeleddin İhsanoğlu, Çiğdem Kağıtçıbaşı, Emre Kongar, Ioanna Kuçuradi, Metin Sözen, Hıfzı Topuz, Tahsin Yücel.