Korumanın Paydaşları Buluştu

05.01.2018

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü tarafından 1-4 Aralık tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilen “Koruma Bölge Kurulları Toplantısı”, kültürel mirası koruma çalışmalarının bileşenlerini buluşturdu.

 

Koruma sürecinde yaşanan sorunların bilimsel bir zeminde tartışılarak çözüme kavuşturulmasını amaçlayan toplantı Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş ve Bakanlık yetkilileri; Cumhurbaşkanlığı Devlet Denetleme Kurulu temsilcileri; koruma, uygulama ve denetim bürolarından temsilciler; ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen ile Kültür Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu ve Koruma Bölge Kurulu üyeleri olmak üzere 317 kişinin katılımı ile düzenlendi. Türkiye’nin taşınmaz kültür varlığı açısından zengin bir ülke olduğu vurgusuyla 2 Aralık günü gerçekleştirilen açılış konuşmalarıyla başlayan toplantıda, özellikle Koruma Bölge Kurullarının rolüne atıfla, koruma alanında çalışanların düzenli olarak biraraya gelmesinin önemine değinildi. Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, açılış konuşmasında koruma-kullanma dengesinin gözetilmesine dikkat çekti; “ehliyet”, “liyakat” ve “sadakat” kavramlarının altını çizdi; bu kriterlerin bağımsız bir kültür dünyasının vazgeçilmez unsurları olduğunu belirtti. Açılış konuşmalarını sunumlar ve komisyon çalışmaları izledi. Komisyon çalışmaları kapsamında “SİT’lerin Tespiti ve Tescili”, “Taşınmaz Kültür Varlıklarının Tespiti ve Tescili”, “Koruma Amaçlı İmar Planları” ve “Taşınmaz Kültür Varlıkları Mevzuatı” başlıkları altında oluşturulan 4 komisyon, iki gün süren çalışmalarını bir sonuç bildirgesiyle tamamlayarak Bakanlık yetkilileri ve Koruma Bölge Kurulu üyelerine sundu. Komisyon çalışmalarının bir sonuç bildirgesiyle paylaşıldığı toplantı, 4 Aralık günü Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Yalçın Kurt’un genel değerlendirme konuşmasıyla son buldu.

“Dil birliği ve iletişim sağlanmalı”

ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen, toplantı kapsamında yaptığı konuşmada koruma ile elde edilen prestijin siyasiler ve özel sektör için artık vazgeçilmez bir unsur olduğunu belirtilerek, Koruma Bölge Kurullarının sorumluluk alanının geniş çeperini ve etki alanını hatırlattı: “Koruma Bölge Kurulları, Kültür Bakanlığının geliştirdiği hedefler içinde bir eğitim – iletişim merkezi gibi yol gösterici kararlar alır. Dolayısıyla kurulların ‘erişilmez’ olduğu algısını yıkmak gerekir. Koruma Bölge Kurulları, sorunlu alanlarda hassasiyet içeren bir yaklaşım benimsemeli; gerekli durumlarda kararlarını sağlıklaştırmalı ve yanlış anlaşılmaların önüne geçmeli.” Sözen, Koruma Bölge Kurullarında dil birliğinin sağlanması; ortak dilin oluşturulabilmesi için koruma bölge kurulu müdürlüklerinde çalışan raportörlerin düzenli eğitimden geçirilmesi; kurulların koruma sürecindeki diğer paydaşlarla iletişim halinde olması ve çözüm odaklı çalışılması gerektiğine de değindi: “Kültür Bakanlığının alanda halkla buluştuğu bir yol bu. Dolayısıyla kurulların her birinin bir diğeriyle dil birliği içinde olması, kurul üyelerinin bilgilerini düzenli olarak güncellemeleri kesinlikle çok önemlidir.” Sözen, konuşmasında, Bölge Kurulları ile KUDEB arasındaki ilişkiye; raportörlerin sorumluluklarına; kamu-yerel-sivil-özel birlikteliğini esas alan koruma yaklaşımının önemine vurgu yaparak, koruma ilkelerini ulusal ve uluslararası kavramlar ışığında Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bakanlığın işbirliği yaptığı kurumların belirlediğini hatırlattı: “Bu bilgiler ışında söyleyebilirim ki, geleceğe bırakacağımız miras, doğa ve kültür varlıklarını koruma bilincine dayalı evrensel bir kimlik sürekliliğidir.”