KOCAELİ’DE ÇEKÜL AİLESİNİN “GLADYATÖR NEFERİ”

08.05.2008


Numan Gülşah

On yılı aşkın bir süredir Kocaeli’de ÇEKÜL’ün çalışmalarının içinde bulunan Numan Gülşah, tüm zamanını ve enerjisini İzmit’in tarihi ve kültürel mirasını korumaya adamış, yılmaz bir mücadeleci. 1950, İzmit doğumlu olan Gülşah, ilk öğrenimini doğduğu kentte tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdi. Çalışma hayatı boyunca çeşitli kademelerde üstlendiği görevlerinin yanı sıra, tarih, sanat tarihi ve arkeoloji vazgeçilmez merakları ve uğraş alanları arasında yer aldı. Yedek subaylığını yaptığı Antalya’da fırsat buldukça Perge’de antik hamam kazısında çalıştı. Yıllar sonra 17 Ağustos depremiyle Roma İmparatorluğunun Roma’dan sonraki başkenti Nicomedya’nın imparatorluk sarayının üstünde yaşadığını öğrenecekti.


Kocaeli ÇEKÜL Evi

Numan Gülşah, 1998-2008 yılları arasında “3000 yıllık İzmit yok olmasın” düşüncesinin hayata geçirildiği İZEYAP’ta (İzmit Evlerini Yaşatma Projesi) başkanlık yaptı. ÇEKÜL’ün yaklaşımı ve ilkeleriyle bu dönemde tanıştı. O yıllarda İZEYAP’ın gönüllü başdanışmanı olan ÇEKÜL Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen’in, Gülşah’ın sözleriyle “bitmeyecek gibi görünen enerjisi ve pratik çözümleri” onu derinden etkiledi. 2003 yılından beri ÇEKÜL Vakfı’nın Kocaeli Temsilciliğini yürüten Numan Gülşah, aynı zamanda 14 sivil toplum kuruluşunun üyesi. Evli ve 17 Ağustos depreminde 15 yaşındayken Gölcük’te enkazdan sağ kurtulan ve bugün makine mühendisi olan bir erkek çocuk babası. İki yıl önce emekli olduktan sonra Kocaeli ve çevresindeki koruma mücadelesine daha da hız verdi. Metin Sözen’in deyişiyle “Bythinya Valisi” Gülşah, 1.94 boyunda, 100 kilo ağırlığında, ÇEKÜL ailesinin bir gladyatör neferi ve bu ailenin bir üyesi olmaktan onur duyuyor. Gülşah, Kocaeli’de içinde yer aldığı çalışmaları şöyle anlatıyor:


Saraylı Köyü

“3000 yıllık bir kültürel mirası barındıran depremlerle yer altına giren bir kent İzmit. 1960’lı yıllarda sanayileşmeyle birlikte büyük göç alan kente gelenlerin, bu tarihi yok edişine şahit olmuş. 1994 yılında kurulan İZEYAP ile kent belleğine sahip çıkma konusunda atılan adımlar bu gün karşılığını bulmak üzere. Rantın en yüksek değer görüldüğü bir kentte Körfez acımasızca dolduruluyor, tarih yok ediliyor, geçmişin izleri bilinçsizce siliniyor. Buna karşı ÇEKÜL düşüncesine sahip insanlar da, bu kentte güç birliği yapıyor ve bunlarla mücadeleyi her platformda göze alıyor. ÇEKÜL Vakfı’nın Türkiye’nin kültürel mirasını korumak konusunda oluşturduğu gönüllü ordusunun Kocaeli cephesi, bu anlamda her türlü yok edişe dur diyecek bir gücü de oluşturmuş bulundurmaktadır. En taze gücümüz çocuklarımız da, “Kentler Çocuklarındır” projesi çerçevesinde bu yılın başında saflarımıza katıldılar. Çünkü onlar yarınlarımız, bayrağı teslim edeceğimiz varlıklarımız.


Kaymaz Köyü

“Şu anda ÇEKÜL Temsilciliği olarak yaptıklarımız ve yapmaya çalıştıklarımızı kısaca şöyle anlatabiliriz: Temsilciliğimizin bulunduğu binanın bahçesinde ortaya çıkan Roma İmparatorluk Sarayı, yazılı mermer zemin ve renkli heykeller sonrasında, birinci derece sit alanı ilan edildi. Buna sahip çıkıyoruz ve bu alanın ülkemiz için taşıdığı önemi biliyoruz. İzmit siluetinin  en yüksek tepesinde bulunan 20 bin kişilik antik Roma Tiyatrosunun ortaya çıkarılması için ilgililerle ortak çalışıyoruz. Kapanca sokak ve eski Osmanlı evlerinin tarih koridorunun projemize alınması için çalışma yapıyoruz. “Köyler Yaşamalıdır” projemize giren iki İzmit Köyü Saraylı ve Kaymaz’da çalışmalarımızı sonuçlandırmak üzereyiz. Kaymaz’da oluşturduğumuz Keten Dokuma Evi’nde Kandıra Keten Bezini önümüzdeki günlerde dokumaya başlıyoruz. Binlerce yıldan beri bu topraklarda yetişen keten bitkisinin bölge halkı için taşıdığı önemi biliyoruz ve yok olmakta olan bu kültür değerimize sahip çıkıyoruz. 22 Nisan Dünya Günü’nde Mehmet Akif İÖO’ndaki kültür elçilerimize kağıt ve boya temin ederek Dünya Günü’nden ne anladıklarını anlatmalarını istedik. İzmit sokaklarının isimlerinin değiştirilmesi konusuna karşı çıkarak bir platform oluşturduk.

“Her çevrede, kültürel mirasımızın korunması konusunda bilinçlendirme yapmaya çalışıyoruz ve bunun önemini bu kentin insanlarına anlatmaya çalışıyoruz.”


Bahçecik Köyü


Kapanca Sokak