KİLİS KÜLTÜR ENVANTERİ YAYINLANDI

06.03.2008

Kilis, Mezopotamya’dan Filistin’e kadar uzanan Bereketli Hilal Bölgesi içinde kalan bir sınır ilimiz. Tarih içinde geçiş yolları üzerinde bulunması nedeniyle, antik dönemden başlayarak farklı kültürlerin izlerini topraklarında barındırıyor. Geçtiğimiz günlerde, Kilis Valiliği tarafından, Türkiye Bilimler Akademisinin (TÜBA) işbirliğiyle yayınlanan Kilis Kültür Envanteri, Kilis’in zengin kültürel ve tarihsel varlıklarını bir araya getirerek günyüzüne çıkardı. Böylelikle AB’nin finansal desteğiyle, GAP Bölgesel Kalkınma İdaresi ile birlikte ÇEKÜL Vakfı’nın liderliğini üstlendiği bir konsorsiyum tarafından yönetilen GAP Kültürel Mirasın Geliştirilmesi Programı kapsamında Kilis’te yapılan çalışmalar, somut bir sonuca ulaşmış bulunuyor.


Kilis Evleri

Kilisli mimar Sıdıka Bebekoğlu ve tarihçi Mehmet Tektuna’nın özverili katkılarıyla gerçekleşen Kilis Kültür Envanteri, kentsel mimari, kırsal mimari ve yazıt eserlerinden oluşan 397 sayfalık bir kitapta, altı ana başlıktan oluşuyor. Kilis’in konumunu, tarihini ve Memlûklar döneminden Cumhuriyete uzanan bir çizgide kentsel gelişimini ele alan bölümleri izleyen anıtlar (27 adet cami ile kilise, havra, tekke ve zaviye, medrese, ticari yapılar ve kamu yapıları), kent dokusu, kentsel ve kırsal mimari ve mezar taşları bölümleriyle tamamlanıyor.


Oylum Höyük

Kilis’in adını, bugün Suriye sınırları içinde kalan antik Kirus kentinden aldığı düşünülmekte. Bu bölgede bulunan Oriya Nebi Türbesi, Kilis’in de önemli anıtlarından biri. Önasya’nın en büyük höyüklerinden biri olan Oylum Höyük’te 2000-2003 yılları arasında yapılan kazılar da, yaklaşık 5500 yılık bir tarihin izlerini ortaya çıkarmış. Kaı alanında, yerleşik düzene geçişin ve kurulan ilk köylerin izlerinin yanı sıra, avcı-toplayıcı topluluklara ait kalıntılara da rastlanmış. Öte yandan, Kilis’e 28 km uzaklıkta Afrin Vadisi’nde bulunan Ravanda Kalesi de bölgenin önemli eserlerinden biri. Ravanda Kalesiyle ilgili ilk yazılı kayıtlar 11. yy. Haçlı Seferleri dönemine denk geliyor. Tüm vadiyi kontrol altında tutan yüksek bir tepenin üzerinde bulunan yapı, kesme taşlardan örülmüş. 1097’de Haçlı kumandanlarının kontrolü altında bulunan Kale, daha sonra 1150’e Halep hükümdarı, 1261’e kadar Eyyubiler ve daha sonra da Memlûkların eline geçmiş, Osmanlı döneminde önemini yitirmiş.


Ravanda Kalesi

Kilis Kent Envanteri, bütün bu zenginlikleri gözler önüne sererken, Kilis ve çevresi yle ilgili önemli bir belge sunuyor.

Kilis Bir Müzeye Kavuşuyor


Neşet Efendi Konağı

Bugün, Kilis’in zengin kültürel değerlerinin bir bölümü Gaziantep Müzesi’nde, bir bölümü de Halep Müzesi’nde sergileniyor. Tarihsel coğrafyasında bu tür değerlere sahip bulunan Kilis’te bir müze olmaması önemli bir gereksinime işaret ediyor. Kültürel değerlerin ait oldukları yerde sergilenmesi gereğinden hareketle, Kilis İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, yaklaşık dört bin yıllık bir geçmişi olan ve coğrafyasında 147 adet arkeolojik yer saptanan Kilis’e bir müze kazandırmak için girişimde bulundu ve Türkiye-Suriye Bölgelerarası İşbirliği Programına başvurdu.  Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilmiş bir yapı olan Neşet Efendi Konağı’nın öncelikle müze amaçlı düzenlenmesi hedefleniyor. İkinci aşamada, Kilis dışında bulunan eserlerin toplanarak envanterinin çıkarılması, sınıflandırılması ve sergilenmesi gerçekleştirilecek.