Ana içeriğe atla

“KENTLER ÇOCUKLARINDIR KÜLTÜREL EĞİTİM PROGRAMI” 2007 ÇALIŞMALARI TAMAMLANDI

18.10.2007

ÇEKÜL Vakfı'nın 2003 yılında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu'nun desteğiyle başlattığı Kentler Çocuklarındır Kültürel Eğitim Programı 2007 yılı uygulamaları sona erdi. Çocukların kentlilik bilincinin ve kültürel kimlik duygusunun gelişmesi, yaşadıkları kentin kültürel zenginliğinin farkına varmaları amacıyla ÇEKÜL, 2007 yılında Tarihi Kentler Birliği ile işbirliği yaparak, Tarihi Kentler Birliği'ne üye altı kentte eğitim programını uyguladı. Konusunda uzman eğitmenler tarafından yapılan sunumlar ve etkinliklerle öğrenciler, üç gün boyunca kentlerinin tarihi, coğrafi, arkeolojik, mimari ve folklorik özelliklerini öğrendiler. Muğla, Şanlıurfa, Kayseri, Amasya, Midyat ve Kars kentlerinde yapılan eğitimlerde toplam 116 çocuk kentlerinin kültür elçisi oldular.

2007 yılı çalışmalarına, İstanbul Üniversitesi Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü'nden on iki öğrenci gönüllü eğitimci olarak katıldı. Ayrıca ÇEKÜL Vakfı'nın yereldeki temsilcileri, Tarihi Kentler Birliği'ne üye belediyelerin başkanları ve çalışanları eğitim programına kesintisiz destek verdiler. Eğitimin kısa bir süre önce sona ermesine rağmen, şu anda altı kentteki kültür elçilerinin çalışmaları devam ediyor. Kültür elçileri belirli aralıklarla bir araya gelerek neler yapabileceklerini planlıyorlar ve yeni projeler üretiyorlar. 

2008-2010 Kentler Çocuklarındır Kültürel Eğitim Programı'nın oluşturulması ve eğitimin yaygınlaştırılması için hazırlıklar tamamlanma aşamasında. 2008 programında eğitim uygulamasının yapılacağı kent sayısı on, hedeflenen çocuk sayısı ise üç yüz olarak belirlendi. Söz konusu kentler ise şunlar; *Kocaeli, Kütahya, Kuşadası, Denizli, Beypazarı, Niksar, Ordu, Malatya, Gaziantep ve Akşehir. Dördüncü yılını tamamlayan proje kapsamında ÇEKÜL proje ekibi, geçmiş çalışmalardan elde edilen deneyimleri değerlendirerek, yeni program ve projeyi sürdürülebilir kılacak açılımlar üzerinde çalışıyor.

*Belirtilen kentlerde değişiklikler söz konusu olabilir.

Kültür Elçileri Hem Bilinçleniyor Hem de Bilinçlendiriyorlar
Kentler Çocuklarındır Kültürel Eğitim Programı, yıl içerisinde her kentte farklı zamanlarda uygulandı. Sürdürülebilir bir eğitim uygulaması niteliğine sahip olan bu çalışma kapsamında Kültür Elçileri, ÇEKÜL'ün desteği ve katkılarıyla kendilerini eğitmeye devam ediyorlar. Üstelik sadece kendilerini bilgilendirmekle kalmıyorlar, edindikleri bilgileri çevresindekilerle de paylaşıyorlar. 

Muğla'daki Kültür Elçileri bir komite kurdu. Şu anda Muğla Belediyesi'nde düzenli olarak bir araya gelip, farklı konularda araştırdıkları çalışmaları paylaşıyorlar.

Şanlıurfa Kültür Elçileri, yaz dönemi boyunca coğrafya, tarih, arkeoloji, folklor, kent dokusu, mimari özellikler, yöresel el sanatları gibi konularda araştırmalar yaptılar. Gittikleri yerlerde Şanlıurfa'nın kültürel değerlerini tanıttılar. Proje çalışması için günlük tuttular. Bu günlükleri, eylül ayında, yani okullar açıldığında sınıflarındaki diğer öğrencilere sunum yapacaklar.

Kayseri Kültür Elçileri, Talas ve Ağırnas'taki Kültür Elçileri ile Ağırnas Belediyesi'nde düzenli olarak buluşuyorlar. En son buluşmayı haziran ayı içerisinde gerçekleştirdiler.

Amasya Kültür Elçileri, Amasya Mimarlar Odası'nın desteği ile Mimarlar Odası'nda düzenli olarak bir araya geliyorlar ve kültürel koruma konularında çalışmalar yapıyorlar. Yaz tatilinde yaptıkları koruma konulu bir projeyi sınıf arkadaşlarıyla paylaşacaklar.

Midyat Kültür Elçileri sınıflarında, aldıkları eğitimin ardından yaptıkları çalışmaların bulunduğu bir köşe oluşturdu. Bu köşede konuyla ilgili fotoğraflar ve yazılar yer alıyor. Kültür Elçilerinin birbirleriyle sürekli iletişim halinde olmaları için gruplar oluşturuldu ve seçimle grup başkanları seçildi.

Kars Kültür Elçileri ise, Kars halkı kültürünü nasıl tanıyor? sorusuna cevap aramak üzere anket çalışması yaptılar. Kars Kültür Elçileri düzenli olarak Kent Konsey'inde buluşuyorlar.

Şanlıurfa Kültür Elçilerinden Örnek Bir Anket Çalışması
Şanlıurfa'nın ev sahipliğinde, 31 Ağustos-2 Eylül 2007 tarihlerinde gerçekleştirilen Tarihi Kentler Birliği Buluşması'nın en renkli konukları hiç şüphesiz ÇEKÜL Kültür Elçileriydi. Programa katılan konukları kapıda karşılayan onlarca Kültür Elçisi, orada bulunma amaçları ve yıl boyunca yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdiler. Ayrıca hazırladıkları anket çalışmasıyla da, kentleri ve kentlileri için faydalı birer birey olmaya çabaladıklarını gösterdiler. Katılımcılar, anket çalışması kapsamında; Sizce Şanlıurfa da UNESCO Dünya Kültür Miras Listesi'ne girebilir mi? Şanlıurfa bu listeye girseydi size göre aşağıdaki yerlerden hangi ikisi bu listede yer alırdı? Kentler Çocuklarındır Kültürel Eğitim Programı'nın kentinizde uygulanmasını ve temel eğitimde yer almasını istiyor musunuz?, Sizce kentinizi anlatan en iyi özellik nedir?... gibi bir kent için büyük önem arz eden soruları yanıtladılar. Kültür Elçileri ile yakından ilgilenen Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay da, Buluşma'ya katılan davetlilere yaptığı konuşmada, Kültür Elçilerini iki yanına alarak, ÇEKÜL'ün bu anlamlı çalışmasından çok etkilendiğini belirtti ve Gencecik Kültür Elçilerine ve bütün dünyaya karşı bir sorumluluğumuz olduğunu düşünüyorum. dedi.

Artık kentlerini ve kendilerini tanıyan Şanlıurfa Kültür Elçileri ise, bu sıfatı taşımanın sorumluluğuyla duygu ve düşüncelerini dile getirdiler.

Resul Altundağ
Kültür Elçisi sertifikasına sahip olmadan önce, üç günlük eğitimden geçtik. Şu anda Şanlıurfa'nın Kültür Elçisiyim. TKB Şanlıurfa Buluşması dolayısıyla buraya gelen valileri, belediye başkanlarını ve diğer konukları karşılıyoruz. Onlara ÇEKÜL Vakfı ve Kültür Elçisi konusunda bilgi veriyoruz. Eğitim almadan önce Şanlıurfa'yı çok fazla tanımıyordum açıkçası. Bir mahalleye girdiğimde çıkmaz sokaklara sapıyordum. Sonra Kültür Elçisi oldum ve her yeri tanımaya başladım. Şu anda kentimde bulunan tarihi mirasla ilgili bilgi verecek düzeydeyim. Diğer Kültür Elçisi arkadaşlarımızla birlikte burada çeşitli çalışmalar yapıyoruz, anketler hazırlıyoruz. Okulumda ve çevremde bulunan diğer arkadaşlarıma da sahip olduğum bilgileri aktarmak için çaba gösteriyorum. Onlar, bizler gibi  kültür elçisi olmadı; ama Şanlıurfa'daki yerleri tanımalarında yardımcı oluyorum.

Enes Yaşar
Ben, Şanlıurfa Kültür Elçilerinin koordinatörüyüm. Toplantılarda, herkesin neler yapacağını belirliyoruz. Mesela dergi yapacağız, herkese bir görev belirliyoruz. Bazılarımız arkeolojiyi, bazılarımız el sanatlarını, bazılarımız tarihi araştırıyor. UNESCO Dünya Miras Listesi'nde Şanlıurfa yok mesela. Kentimizi o listede görmek için çalışmalar yapıyoruz. Ailem bu konuda bana çok destek veriyor. Toplantı olacağı gün mutlaka bana bildiriyorlar; çabuk git, geç kalma, diye uyarıyorlar, dergilerini unutma, diyorlar. Kültür Elçisi olmasaydık buradaki toplantıdan haberimiz olsa dahi, buraya giremezdik. Şimdi bu toplantıda görev alabiliyoruz, bakanlarla konuşabiliyoruz. Çalışmalarımızı onlarla paylaşmak çok gurur verici bir şey.

Hatice Kübra Okumuş
Birçok çalışma gruplarına ayrıldık. Ben şu anda basın-yayın alanıyla ilgileniyorum. Şanlıurfa'daki basın ve basın çalışmaları ne durumda, daha da ilerleyebilir mi, basın-yayının önemi nedir… vb gibi konularda araştırmalar yapıyorum. Araştırırken Şanlıurfa Basın Yayın İl Müdürlüğü'nden, kütüphanelerden, internetten, Belediye'nin basın bürosundan yardım alıyorum. Fotoğraflar, belgeler çıkarıyorum. Basın-yayının tarihini araştırıyorum.

Abdullah Kılıç
Ben de bir Kültür Elçisi olarak tarih ve arkeolojiyle ilgileniyorum. Kültür Elçisi olmadan önce, birçok insan gibi ben de zaman zaman çevreme zarar veriyordum, yalan yok. Bu eğitimden sonra çevremi daha iyi tanır ve korur oldum. Elimden geleni yapıyorum.

Yunus Emre İzol
Ben yaptığımız çalışmalar kapsamında yöresel el sanatlarını araştırdım. Tarihi çarşılardan yararlandım. Gümrük Hanı ve İtfaiye pazarındaki esnaflarla görüştüm, onlardan bilgi aldım. O bilgileri arkadaşlarımla paylaştım. Eğitim aldıktan sonra davranışlarım biraz değişti. Gezerken bile daha dikkatli ve terbiyeli geziyoruz.

İbrahim Halil Çetin
Ben, yöresel el sanatları konusuyla ilgileniyorum. Örneğin biz burada Kültür Elçileri olarak toplantılar düzenlemesek, Şanlıurfa'nın geçmişini öğrenemezdik. Ben buraya ilk defa geliyorum, ilk defa da böyle bir kilise görüyorum. Eğer ÇEKÜL Vakfı olmasaydı, toplantılar yapılmasaydı, ben geçmişimi nasıl öğrenirdim, tarihi eserleri nasıl korurdum. Onunla ilgili hiçbir bilgim olmazdı. Buradaki toplantılarda öğrendiklerimizi evdekilerle de paylaşıyoruz. Onlar da başkalarına anlatıyorlar ve gittikçe bu bilgiler pek çok kişiye ulaşıyor.

Azize Örgen
Ben ÇEKÜL gönüllüsüyüm. Burada bulunmaktan çok mutluyum. Benim için gurur verici. Ben, Kültür Elçisi arkadaşlarımın faaliyetlerine destek olmaya çalışıyorum. Mesela bugün, Tarihi Kentler Birliği konuklarını kapıda karşıladık. Biz her zaman bu şekildeyiz, sadece özel günlerde değil. Bana, ama sen kültür elçisi değilsin diyenler de var; benim için hiç önemli değil. Onların arasında olmak da çok güzel, çok sosyal, mükemmel. Ayrıca eğer ben bir ÇEKÜL gönüllüsü olmasaydım, burada olmayacaktım. Diğer çocuklar gibi şu anda kapıdan bakıyor olacaktım. Ama şu anda burada olmak gibisi yok.

Tüm Haberler