KELKİT HAVZASI KALKINMA BİRLİĞİ İSTANBUL BULUŞMASI NOTLARI

21.01.2006

Adnan Şahin-Kelkit Havzası Kalkınma Birliği Genel Sekreteri

Kelkit Havzası Kalkınma Birliği, kendi insanına güvenen sevgi ve saygı temelli bir yönetim ve çalışma anlayışını, bu doğrultuda insan odaklı gelişmeyi esas alan birlikteliğin ifadesi olarak kabul edilmelidir. Belirli bir felsefe ve strateji ile adım attığımız bu çalışmada kentlerimizi dolayısıyla bu kentlerin oluşturduğu havzayı korumanın, kültürümüzü, kimliğimizi, varoluşumuzu ve geleceğimizi korumakla eşanlamlı olduğunu düşünüyoruz.  Bu çerçeveden bakıldığında Kelkit Havzası’nda sorumluluklar ve paylaşım alışılagelmiş olduğu gibi tavandan tabana veya tavandan tabana bir sistem içinde değildir. Başarısı kanıtlanmış kamu yerel-sivil-özel birlikteliğinde, eşit paylaşım içerisindedir.

Bu oluşum aynı zamanda, toplumu oluşturan bütün yaş, cinsiyet, pozisyon gruplarını da içine almıştır. Türkiye 2000’li yılların başından itibaren değişik alanlarda yeniden yapılanmanın kaçınılmazlığını daha fazla tartışmaya başlamıştır. Yaşanılan gelişmeler Cumhuriyet Türkiyesi’nin dünyadaki son gelişmeleri içerecek biçimde kendisi farklı boyutlara taşımasını geciktirmeyecektir. Kelkit Havzası yaşayanları bu gelişmelere kayıtsız kalmadıklarını, bölgesel kalkınma gerçeğini uygulanabilir kılmakla göstermişlerdir. Kelkit havzasına yönelik olması gereken ortamın başlıklarını belirleme yönündeki çalışmalar sonuçlandırılmıştır. Kelkit Havzası Kalkınma Birliği çevresinde yoğunlaşan her kesimden, her yaş diliminden kişi ve grupların ortak beklentisi onurlu bir birey, onurlu bir ülke vatandaşı ve onurlu bir dünyalı olarak geleceği yaşanabilir kılmaktır.

Burada, vefatı hepimizi çok üzen, Danışma Kurulu'muzun Bilgi Teknolojileri ve İletişim grubu üyesi Sayın Tuncer Üney'i rahmetle anmak istiyorum. Tuncer Üney, hem Kelkitli hemşehrimiz hem projenin başarısı için içten destek veren bir büyüğümüzdü.

Kendimize, Bölgemize ve ülkemize olan güvenle bu mücadelenin meyvelerini mutlaka toplayacağımıza inanıyoruz. Ülkesine hizmet etmek isteyen insanların  varlığına inançla Kelkit Havzası ve ülkemizin faydası bazındaki birlikteliğin sizlerin de katkıları ile büyümesi ve güçlenmesini diliyoruz.

Lütfullah Akdoğan-Şebinkarahisar Belediye Başkanı

Belediye başkanı olarak bizler sorunların tam ortasında yer alıyoruz. Vatandaşlarımız çalınacak ilk kapı olarak bizleri görüyorlar. Ben buraya kaçarak geldim diyebilirim. Dün 500 kadar işsiz insan etrafımı sardılar. Birçok sorunu birlikte paylaşıyoruz öyleyse birlikte halletmemiz gerekiyor.

Bundan 4 yıl önce Erbaa Belediye Başkanı Ahmet Yenihan, Niksar eski Belediye Başkanı Ahmet Duran Ünverdi ve Adnan Şahin’in öncülüğünde, Kelkit Platformu adı altında ÇEKÜL Vakfı’nın da desteğiyle kurulan bu platform çok mesafeler katetmiştir. Bölgemizde sadece işsizlik değil, heyelan, tarihi ve doğal varlıklarımızın korunması gibi sorunlarımız vardır. Ülkemizde, bölgemizde bu çalışmaları milli bir mantıkla yürütmemiz gerektiğine inanıyorum.
Bu toplantının bölgemiz ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.

Prof. Dr. Metin Sözen-ÇEKÜL Vakfı Başkanı

Çırağan Sarayı’nda yaptığımız bu toplantı, İstanbul’da her gün birbirini izleyen ulusal-uluslararası toplantılardan farklı bir sürecin sonucudur.

Anadolu, kendi varlığı ve gücünü yeniden gözden geçirerek, ortak değerlerinin yaşatılması-zenginleştirilmesi yolunda attığı adımları, İstanbullularla paylaşmak istemektedir. Bu buluşma, Anadolu’nun büyük kentlerden destek bekleme toplantısı değil, birlikte “görünür bir büyüklüğe ulaşma” isteğidir. Herkesin ortak aklını ve varlığını, sağlam topraklara basarak bulma çabasıdır.

Bu, büyük kentlerin “darboğazlardan çıkmasının” da bir işaretidir. Anadolu’da doğduğu topraklarından kopmuş insanların, büyük kentlere bakışını sağlıklı kılacak bir yoldur. Hızla zorlanan toplumsal yaşamımızın dengesini sağlama girişimidir. Kısacası, herkesin değerlerinden kopmadan, yaşamını gölgelemeden, “yarınlara umutla bakabilme” savaşımıdır. Anadolu’nun İstanbul’daki hemşehrileri, bu gerçeği herkesten daha iyi bilirler. Ancak bu duyguların, bu kentten ülkeye önemi oranında yayılma olanağı zordur.

Her kesimin katılımına dayanan tutarlı bu yürüyüşün, değişik eklerle çıkan basın-yayın organlarının tek bir sayfasında bile bütünüyle bir kez  olsun yer alamamasını, “mutlu bir yaklaşım” olarak görüyoruz! Kelkit Platformu’nda bizlerle birlikte yola çıkan dostlarımızın, değerli köşe yazarlarımızın anlamlı cümlelerini, farklı yaklaşımlarını, Cumhuriyeti kuranları Anadolu’da adım adım izleyen geçmişteki yazarların yaklaşımına benzetiyoruz.

Ülkemizde toprağın-suyun-havanın, gücünü yitirmeden güçlendirilmesini, göçün önlenmesini, kırsal kalkınmanın anlamlı bir çizgiye ulaştırılmasını, “büyük kentlerin kurtuluşunun da işareti” olarak görüyoruz. Biliyoruz ki, geleceğin sağlıklı gündeminde ana kaynağı kurutmamaya çalışan bizler olacağız. Bu havzalar birbirleriyle buluşarak hızla bütünleşerek, Türkiye’nin “sağlıklı bir gelişme haritası”nı oluşturacak. Daha şimdiden Yeşilırmak, Batı Karadeniz, Yukarı Fırat, Küçük Menderes, Gediz, Bakırçay, Büyük Menderes, Akseki-Manavgat, Elmalı-Kaş-Finike, yapay beraberliklerin ötesinde doğanın-tarihin-kültürün binlerce yılda gerçekleşen bütünlüğünü sağlayan yolu açacaktır. Bunun onuru  “doğruları erken bulanların” olacaktır.

Doğa-insan-kültürün sağlam ilişkisi, uygarlıkların Anadolu’da yaratılması sürecidir. Türkiye, uygarlık tarihinde yerini yeniden alacaksa, bu sürecin kesilme noktalarını saptayarak, yeniden oluşturarak kimliğine ulaşacaktır. Ülkemizin yok sanılan “büyük kaynağı” burada saklıdır. “Işıltı yeri” olarak nitelenen Kelkit Nehri’nin yaratacağı aydınlığın ve bilincin, tüm ülkeye yeni bir örnek ve umut kaynağı olması, bizlerin varlığına bağlıdır.

İstanbul’da masa başında dünyadaki rüzgarların etkisiyle bizlere her gün fetva verenlere, bizleri yönlendirmeye çalışanlara en iyi cevap, işte buradaki sizlerin varlığınızdır. Unuttuğumuz “ortak yaratma duygumuz”, bu sularla, bu vadilerle, bu topraklarla onlara da yol gösterecektir.

Biliyorum; günümüzün yaygın kültürün temsilcileri, bizlerin bu çabalarını “müstehzi bir edayla” karşılıyorlar. Ama gene biliyorum ki, geleceğin kalıcı değerlerini, yaşama sevincini yine değişik illerden kopup gelen bu insanlar sağlamaktadır. Çünkü burada her kesim var. Çünkü burada bilim çevrelerinden insanlar  var. Çünkü burada unuttuğumuz dayanışma gücüne inananlar var. Hiç kuşkusuz bu, bazıları için unutulmuş bir düştür. Bizlerin “düşü ve gücü” gerçeklere dayanmaktadır.

Dilerim, ülkemizde herkesin düşü bu kadar gerçek olsun…

Dilerim, kendinize güvenen yeni bir yaşam biçimi, geleceği sağlam temellere dayalı kılsın…

Dilerim, bu İstanbul Buluşması, Anadolu’ya gerçek desteklerle donanarak yansıma olanağı bulsun…

Dilerim, bilinçli heyecanınızı ve azminizi hiçbir engel durdurmasın…

“Para her zaman zenginlik değildir”. Üretilen nitelikli yaşam, hem uygarlık, hem zenginlik, hem de kalıcılık demektir.

Çabanız daim olsun.

Mehmet Bakır-Cumhuriyet Üniversitesi Rektörü

Havzada bulunan iki üniversite de, bulundukları yerlerde sadece eğitim öğretim veren kuruluşlar değil aynı zamanda araştırma yapan kuruluşlardır. Üniversiteler, elde ettikleri bilgiyi toplumun refahı yönünde kullandıkları zaman değerlidir.Bizim, üniversite olarak etkinliğimiz, eğer iyi planlanırsa oldukça katkı sağlayabilir.

Bölgenin kalkınmasında ne tür bir rol oynarız diye projeler geliştirdik ve uygulamaya geçtik. Şimdiye kadar projelendirdiğimiz 20 projeden 10’unu üniversitemizin bütçesiyle gerçekleştirdik. Geriye kalan projeleri de önümüzdeki günlerde hayata geçirmek istiyoruz.

Zehra Seyfikli-GOP Üniversitesi Rektörü, Kelkit Platformu Başkanı

Kelkit Platformu, Kelkit Havzası Kalkınma Birliği’ni doğuran platform ve hayata geçebilmesi için emek ve zaman harcadığımız önemli bir yapılanma. Bu platform için bir şeyler yapmak isteyenler tamamen gönüllü olmak zorundaydı. Bu zor işi yapabilmek için Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde “Kelkit Araştırmaları Merkezi’ni kurduk.

Bu bölgede bir yatırım yapmak için bölgeyi çok iyi tanımak gerekiyor. Biz, bölgeyi tanımak ve yatırım yapmak isteyenler için, Kelkit Havzası’nın tüm envanterini çıkardık. Yakın bir zamanda da yayımlayacağız. Bu çalışmaları yaparken şunu da anladık, Kelkit gerçekten gelişebilecek ve Türkiye’ye model olabilecek bir bir bölge. Bu tür yerelden çıkması gereken envanter projeleri çok para kazandıran projeler değil ama onlar olmadan da para kazanılmıyor. Bu anlamda işadamlarında destek istiyoruz.

Biz halkımızla çalışıyoruz ve hep beraber çok güzel şeyler yapacağımıza inanıyoruz.

Adnan Çiçek-Tokat Belediye Başkanı

Birkaç yıl önce Kelkit ismi konuşulmaya başlandığında bunun ne olduğunu anlamak için çok çaba sarf edildi. Kelkit Platformu lafı çok kullanıldı ama içeriği daha çok konuşuldu. Tartışmalar yaşandı. Hocamın kurduğu cümleler insanların kafalarında anlam buldukça yürüyüşümüz hızlandı.

Eğer bu platform 15-20 yıl önce kurulmuş olsaydı farklı bir noktada olabilirdik. Yine de geç kalmış sayılmayız. O bölgelerde doğup büyüyen ve daha sonra büyük şehirlere gelen insanlar aslında Kelkitli olduklarını daha yeni yeni anlayabildiler. Birliğin ve platformun havzanın bir bütün olarak korunması ve gelecek nesillere kültürümüzü aktarabilmek için uygun bir zemin olduğunu düşünüyoruz.

Temel Yılmaz-Gümüşhane Milletvekili

Üç yıldır toplantılara katılarak Kelkit Platformu'yla birlikte yürüyorum ve çalışmalarımızın sonuçlarını birlikte alacağımıza inanıyorum. Önceliğimiz Kelkit Çayı'nın hiçbir zaman kirlenmemesi. Havza için gerekli projeler Birlik sayesinde düşünülüyor, ama gerçekleştirmek için yardıma ihtiyacımız var. Projelerimiz, Hocamın da dediği gibi, kalıcı olmalı.

Selami Uzun-Sivas Milletvekili

İki yıl önceki Platform toplantılarında, düşünülenleri harekete geçirebilmek için yasal bir yapıya ihtiyaç duyduğumuzu söylemiştim. Birlik kuruldu. Elde var bir. Üniversiteler ve ÇEKÜL Vakfı'nın desteğiyle projeler de üretiliyor. Ama erozyonu, yaşam zorluklarıyla Kelkit insanı havzasını terk etmiş durumda. Projeleri yapacak insana ihtiyaç var bölgede.

Tabii bu projeleri yapacak sermaye eksiğimiz de var. Yöreye sermaye aktarılması görevi işadamlarımıza düşüyor. Aydın Doğan, başlangıcı yaptı. Zaten yöreye sermaye gelince insan da gelecektir. Kelkit Havzası Kalkınma Birliği yanına Ticaret ve Sanayi Odalarını da aldı. Herkesin birbirine güveni tam, yapı oluşmuş durumda. Harekete geçmek lazım...

Kemal Nehrozoğlu-Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri

Cumhurbaşkanımızın selamlarını, başarı dileklerini getirdim. Kamu-yerel-sivil-üniversite işbirliğinin güzel örneklerinden biri olan bu girişimi, kendileri izliyor ve destekliyor.

Yaşam kalitesini yarınlar için yükseltmek zorundayız; bu hem özlem, hem sorumluluk. Ama bunu tek başına yapmak mümkün değil. Bir araya gelme fırsatını yakalamak lazım. Bizim çıkar peşinde koşma hevesimiz yüzünden beceremediğimiz ortaklıklara, Kelkit Havzası Kalkınma Birliği en güzel örnek… Bu örneğin Türkiye'de bir model oluşturacağına inanıyorum. Bir kişi çok şey yapabilir, ama böyle bir birlikte çok daha fazlası yapılabilir. Birliğin başarısını şimdiden görüyorum ve devamını diliyorum. Cumhurbaşkanımın da daha önce dediği gibi “Kelkit umutlara aksın…”

Orhan Ziya Diren-Tokat Milletvekili

Bugün Türkiye'nin en büyük problemlerinden biri büyük kentlerin, mega kent olmasına sebep olan göç ve sebepleri. Bu dünyada yaşayabilmenin sırrı ise bir ülkenin insanlarını besleyebilmesinden geçiyor. Yani tarımdan... Türkiyemiz, farklı ekolojik koşullara ve mikro klimalarla bu potansiyele sahip. Arap ülkelerinin toprağın altında petrolü varsa, bizim de toprağın üstünde yeşil petrollümüz var. Eğer buradan göç etmiş insanları biz geriye döndüremezsek, kaybederiz.

Türkiye, Kıbrıs'ın üstüne 10 cm. örtecek kadar toprağı her yıl erozyonla kaybediyor. Çok ciddi bir sorun. Devlet her şeyi yapamıyor ama neyse ki oradaki insanlar bunun farkında. Birlik bunun simgesi.

İbrahim Çakmak-Tokat Milletvekili

İlgiyle takip ettiğimiz Kelkit Havzası Kalkınma Birliği'nde, somut projeleri tartışıyoruz olacağız bundan sonra. Bölgenin özellikle tarıma, tarıma dayalı sanayiye ve turizme dair bir potansiyeli var. Yalnız sorunlardan biri deprem. Belediyelere bu konuda çok iş düşüyor. İkincisi de, Kelkit Çayı'ndaki kirlilik. Kirlenmemesinin sağlanması lazım. Bu konularda desteklerinizi bekliyoruz.

Resul Tosun-Tokat Miletvekili

Medeniyetimizde suyun çok önemi var. İlk kez doğduğu yerden döküldüğü yere kadar olan havza bütünleşiyor. 6000 yıllık bir tarih, çeşitli dinler insanlar, kültürler karışımıyla ortaya çıkan kültür, yaşam, gelenekler örnek bir proje olarak Kelkit Havzası Kalkınma Birliği'nde buluştu. Birliğin kuruluşunda 4 önemli karar alındı: Birincisi strateji ve vizyona dayalı bölgesel kalkınma. İkincisi Planlama yani bölgenin envanterini çıkartılıp, master planının hazırlanması. Üçüncüsü projeler; Kelkit Çayı’nın korunması ve temizlenmesi, organik tarım ve hayvancılığın geliştirilmesi. Dördüncüsü iletişim yani bir web portalinin kurulması, bilgi arşivi, e-ticaret vb. gibi…

Birliğin çalışmalarına yönetebileceğim eleştiri iletişim eksikliği. Yatay ve dikey anlamda yapılanlarla ilgili daha çok bilgilendirme yapılması lazım. Tabii, önemli olan bu çalışmaların sonuçlarının toplantısını yapmak değil, sürekliliğini sağlamaktır. Birlik bence de örnek olacak önemli bir çalışmadır, bütün arzum aldığımız kararların somutlaşarak insana yansımasıdır.

Veysel Dalmaz-Gümüşhane Valisi

Kelkit Havzası Kalkınma Birliği yörede kalan bir avuç insana ümit ışığı olan bir proje. Amacımız yörenin güzelliklerinin, veriminin, potansiyelinin farkına varıp, bunu yöre insanına nakletmek. Ama önce proje eksiğimiz, arkasından sermaye eksiğimiz geliyor. İşadamlarımızın yönlendirilmesi lazım.

Yöre insanının en güzel yanı, yörelerine sevdalı olmaları. Ama onlara yol göstermemiz, bürokratik engelleri kaldırmamız lazım. Bundan sonra herkesin katkısının daha fazla olmasını diliyorum.

Dr. Hasan Canpolat-Sivas Valisi

Birliğin kuruluşundan bu yana tayinler sebebiyle, bir tek ben birliğin tarihine şahit olabildim. Genç bir birlik olmamıza rağmen beklentiler yüksek. Bunun sebebi ise, birliğin kendine has bir yapısının olması. Aşağıdan yukarı kurulan bir yapı bu birlik.

Bu toplantının amaçlarından biridir birliğin kuruluşundaki heyecanı yenilemek. Belediye başkanları ve kuruluştaki beş valinin dördü değişti. Değişmeyen bir ÇEKÜL Vakfı var. Toplantının diğer amacı ise kamu-yerel-sivil-özel birlikteliğinin güçlendirilmesi. Üniversiteler, sanayi odaları ilk kez bu yapının içinde. Gelinen yolu biraz da bu yönlerinden incelemek lazım. Birlik kaynak dağıtan bir yapı değil; öncelikle akıl üreten bir yapıdır. Bugün bunu yapıyoruz, küçümsemeyelim.

Değişimlere rağmen halen insanlar bir araya gelip konuşuyorlar. Yapılanları şöyle örnekleyelim: GOP Üniversitesi bünyesinde kurulan Kelkit Havzası Araştırmaları Merkezi… Merkez, havzayı taradı, ardından bir stratejik planlama yapıldı. Bundan sonra yapılacaklar için bugün biraya geldik. İl özel idarelerinden sonra, sanayi ve ticaret odaları da birliğe üye oluyor.

Türkiye'nin ve dünyanın gündemindeki yeni bir model olan bölgesel kalkınma örneğidir bu birlik. Bundan sonra Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliği, Orta Anadolu Kalkınma Birliği ile işbirliği yapmak mümkündür. İş büyüyor. Araştırma merkezlerinin kapasitesi genişletilmeli, tabii işin genişlemesi, yanında fon kaynaklarının genişletilmesini de gerektiriyor.

İnsan yok ama gelince de çevre bozuluyor dendi. Amacımız bozmadan, sürdürülebilir şekilde üretmek.

Kültür mirasın korunması da ayrı önemli bir hedef. Bu alanda, kültür turizmi yolunun açılması önemli bir projedir. Cumhuriyet Üniversitesi’nin hazırladığı diğer önemli bir proje,  afet riskinin azaltılması ilgili. 2 yılda yalnız Sivas'ta 20 milyon tohum ekildi, her yıl da 100 bin civarında meyve fidanı dikiliyor. Kültür mirası konusunda da ÇEKÜL'ün desteğiyle yürütülen projeler var. Devamı gelecektir.

Erdoğan Gürbüz-Tokat Valisi

10 günlük Tokat Valisi olarak sizlerle tanışmaktan çok memnunum. Bu havza da GAP gibi çok önemli bir havza. Bir işe başlamak onu yarı yarıya bitirmektir. Bu havzanın kalkınması için, aş ve iş bulabilmek amacıyla canla başla çalışacağız. Biz de valiler olarak sizin önerilerinizi bekliyoruz. Bizden önce yapılanlardan daha da fazlası bundan sonra yapılacaktır.

Prof. Dr. Metin Sözen-ÇEKÜL Vakfı Başkanı

Bugünkü iklim koşullarının zorluğuna rağmen insanları bir yerde bu kadar tuttuğumuza göre burada bir yürek birliğine şahit oluyoruz. Bu olmazsa olmuyor zaten. Şu anda gelinen noktaya kadar bütçemiz çok sınırlıydı ama kaynak sorununu hiç konuşmadık. Çünkü kaynak bizdik. İletişim meselesine dair eleştiri doğru bir eleştiridir. Biz bugüne kadar “aman biri diğerinin önüne çıkmasın” diye titizlendik, örnek olunacak bir tavır geliştirdik. Tarihi Kentler Birliği ve Kelkit Havzası Kalkınma Birliği seçimler, değişimler sonucunda ne olacak sorularına cevap veren örnek yapılardır. Birliklerin kurduğu genel yapı, hala siyasi parti, insan farkı gözetmeksizin devam ediyor. Yeni valimiz bile kendisi kurmuş gibi coşkuyla konuştu burada. Bu, uygarlık toprağı olan özel bir coğrafyanın sesidir. Sanırım bu iki kuruluş, Türk halkının geleneğinden gelen saygıyı yaşatmış denecektir.

Biz buraya, yürürken kendimizi anlatan, koşarken, birisinin bunu başkalarına anlatmasını sağlayan bir sistemle geldik. Basına buradaki görevlerinin, sorumluluk olduğunun anlatılması gereklidir. Yarın, bugünün tarihini kimin yazdığı önemli olacaktır. Burada bulunan herkes hareketin tam ortasındadır. Bir şey üretmeyen bürokratlar, belediye başkanları istemiyoruz. Sivil toplum olmalıyız. Bu karşı çıkmak değil, ileriye götürebilmek için kafa yormaktan geçer. Sponsorluk anlayışımız para vermek değil, parayı verirken projenin içinde olmak, benimsemektir. Bu, birlikle birlikte geleneğe dönüşecektir. Ülkesini, dünyaya nasıl bakacağını, kimi sevip kimi döveceğini bilen bir yurttaş olmayı öğreneceğiz. Gazamız mübarek olsun.