Göller Bölgesi Etkileşim Planı Çalıştayı

14.09.2012

ÇEKÜL Vakfı tarafından Tarihi Kentler Birliği için hazırlanan Kültür Öncelikli Bölgesel Yol Haritaları” kapsamında bu kez Göller Bölgesi gündemde. Burdur Belediyesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen “Göller Bölgesi Etkileşim Planı” ilk çalıştayı, Burdur Belediyesi Konferans ve Sergi Salonu'nda yapıldı. ÇEKÜL çalıştay ekibinin bir gün önce düzenlediği STK Buluşması'nın ardından, ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen ve çalıştay ekibi ile Afyon, Burdur, Isparta’dan katılan STK’lar, yerel yönetimler, üniversiteler, uzmanlar ve kamu kurumları çalıştayda bir araya geldi.

 

Çalıştay iki oturumda yapıldı. Sabah oturumunda, Çalışay yöneticisi şehir plancı A. Faruk Göksu, BEK analizi kapsamında, göller bölgesi kentlerinin Bereket, Birikim, Beceri, Büyüme, Beklenti ve Bakış başlıkları altındaki 6B analizine ilişkin görüşlerini aldı. Çalıştayın ikinci oturumunda ise 6E ve 6K analizleri için katılımcılar iki gruba ayrıldı. 

6E grubu: Ekoloji, Ekonomi, Eşitlik, Etkinleştirme, Edinim, Entegrasyon başlıkları altında

6K grubu: Koruma, Kapasite, Kalkınma, Kimlik, Katılım, Kurgu başlıkları altında görüşlerini bildirdi.

“BEK Analizi”nin tamamlanmasının ardından Göller Bölgesi’nin geleceğine ilişkin 10 Temel İlke belirlendi:

Ortak Su Kültürü 

Antik Başkentler/Teke Yöresi Kültür Mirası

Mavi Lekeler/Farklılaşan Yeraltı Coğrafyası

Yeraltı Ekonomisi/Antik Kent-Su-Enerji-Tarım

Stratejik Yol/Bölgesel Strateji

Geçiş Bölgesinden Etkileşim Bölgesine

Buluşturan Bölge/Öğrenci Nüfusu Yaşam Zenginliği

Ekoloji (koruma alanları, milli parklar…)  

Kırsal Kalkınma Stratejisi

Suyun Yönetimi/Göl Yönetim Planı

Paylaşım (kaynak, insan, bilgi, teknoloji…) 

Tarımsal Ekonomi

Göller Bölgesi Etkileşim Planı ikinci çalıştayının 12 Ekim'de Afyonkarahisar'da gerçekleştirilmesi ve taslak “Göller Bölgesi Etkileşim Planı”nın kamuoyuna açıklanması hedefleniyor.

Çalıştay öncesinde ev sahibi Burdur Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya, ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen ve Vali Vekili Hamdullah Suphi Özgödek birer konuşma yaptı. Burdur Valisi Nurettin Yılmaz ise konuşmasını çalıştay kapanışında gerçekleştirdi.

Burdur Belediye Başkanı Sebahattin Akkaya: “Burdur kentinin tarihi dokusu Yukarıpazar ya da Ulu Cami çevresinde oluşmuştur. Karakteristik özelliği olan 300 hektarlık bu alanda hazırlanan koruma amaçlı imar planı 2009’da Antalya Koruma Kurulu’nca onanarak yürürlüğe girmiştir. Bu çerçevede; tarihi saat kulesi ve saati onarılarak çalışır hale getirildi. 2004 ile 2008 yılları arasında 19. yüzyıla ait Hacı Ömer Çeşmesi, 16. yüzyıla ait Zülali Hoş Çeşmesi, 18. yüzyıla ait Sadenzade İsmail Ağa Çeşmesi başta olmak üzere on beş tane tarihi çeşmemizi restore ettik.

Ayrıca Hacılar kazısına desteklerimiz devam ediyor. Prof.Dr.Refik Duru hocamız ile iyi bir diyalog yürütüyoruz. Ümit ediyoruz Hacılar kazısı ikinci etabı yeni bulguların ortaya çıkmasına vesile olacaktır. Prof. Dr. Refik Duru ve Prof. Dr. Gülsüm Umurtak’ın gerçekleştireceği Hacılar Höyüğü araştırması için kazı evi ile ilgili ihtiyaç, Özel İdare ve belediyemiz tarafından karşılandı.

Burdur’un Gölhisar ilçesinin kuzeyindeki Bozdağ’ın eteklerinde bulunan 9000 yıllık geçmişe sahip Kibyra antik kentin kazısını Mehmet Akif Ersoy Üniversitesinden Yard. Doç. Dr. Şükrü Özüdoğru gerçekleştiriyor. Alanda, 400 metrekarelik dünyada eşi benzeri olmayan mozaik Medusa başı figürü ortaya çıkarılmıştır.

Bunlarla birlikte Burdur’un güneyinde Ağlasun ilçesine 7 kilometre mesafede yer alan, Roma döneminde Pisidia bölgesinin en önemli kenti olan Sagalassos, Bucak’taki Kremna antik kenti ve Anadolu Selçuklu dönemine ait eserlerin çalışmaları devam etmekle beraber, somut olmayan kültürel miraslarımızla da ilgili çalışmalar da yapıyoruz.

Bunların yanında Burdur gölü, Burdur için bir değer fakat bu konuda çok şanssızız, her geçen gün çekiliyor, kaynakları azaldı, çevresinde bilinçsizce sondajlarla sulama yapılıyor. Göl 1990’dan bu yana 15 metrelik su seviyesi çekilmiştir. Etrafındaki tesislerin yapımından önce gölümüze su lazım, çünkü yapacağımız her tesis birkaç yıl sonra 20-25 metre kenarda kalacaktır.”

 

Prof. Dr. Metin Sözen: Tek başına kentler, tek başına bir çevre artık küreselleşen dünyada, tek başına ayakta durma şansına sahip değil. Yalvaç’ta da görüldü ki artık Türkiye, coğrafyasına, kültürel birikimine ve kaynaklarına ortak sahip çıkmak için çekirdek eylem alanları yaratmak zorundadır. 1990 yılında temel bir karar almıştık: her ölçekte koruma ve her ölçekte planlama. Başkan Sebahattin Akkaya, kentin kısıtlı imkânlarıyla neler yapılabileceğinin somut sonuçlarını bugün bize gösterdi. Bölge çalıştayları, sadece birkaç kesimin katıldığı kapalı toplantılar değildir. Daha çok kesimin aktif katıldığı ve bilimsel verilere, tecrübe ile kazanılmış bilgilere dayalı, tartışılarak yönetilen, herkesin söz sahibi olduğu toplantılardır. Çalıştay sonucunda çıkacak rapor raflarda tozlanacak nitelikte olmayacak. Uygulamaya dönüşebilen, sürekli güncellenen ve herkesin katkısına her aşamada açık bir rapor olacak. Her kesimden insanın bu toplantıda olması bu nedenle önemlidir.

Sorunların çözümü için yeni bir planlama ve onun ölçeklerinin belirlenmesi gerekir. Bunu merkezi hükümetten beklemek doğru değildir. Merkezi hükümet, sizin yaptığınız plan doğrultusunda katkı sağlayacatır. Çalıştayın ardından planlamayı yürütecek olanlar sizlersiniz. Bazı yanlışların planlamayla önlenmesi, planlama sürecinin desteklerle boyutlandırılması ve eylemlerin yerel güçlerin elleriyle yönetilmesi gerekmektedir. Çalıştay yöneticisi Kentsel Strateji’nin kurucusu ve şehir plancısı Faruk Göksu ile birlikte ÇEKÜL Vakfı ve Tarihi Kentler Birliği’nin yürüttüğü Kültür Öncelikli Bölgesel Yol Haritaları, gündemimizin öncelikli maddesidir. Bu çalışmayı Türkiye Belediyeler Birliği de desteklemektedir.

Trakya’da bugün üç kent birleşti; Kırklareli, Tekirdağ, Edirne... Çalıştaylarda, belediye başkanlarıyla birlikte valiler de çalışmanın öneminin bilincinde. Göller Bölgesi’nde Isparta ve Afyon valilerimizin de bu hareketin içinde güçlü şekilde yer almasını istiyorum. Bu nedenle yasal donatıdan, her türlü kaynağa kadar olanakları seferber eden bu hareket fevkalade önemlidir. Arkanızda doğru bir iz bırakmanız ve kalıcı değerlerin yanında durmanız dileğiyle saygılarımı sunarım…

 

Vali Vekili Hamdullah Suphi Özgödek

Bugün Sayın Metin Sözen’in burada bulunması Burdur için büyük bir şanstır. Uluslararası öneme sahip bir bilim adamımız. Sayın Metin Sözen’in ifade ettiği gibi kültür ve şehircilik faaliyetlerinin hepsinin bir bütünlük içerisinde, bilinçli bir şekilde yapılması gerekmektedir. Bu da bir bilinç oluşumunu gerektiriyor. Şimdiye kadar yapılanların daha da bilimsel ve kalıcı bir şekilde bundan sonraki kuşaklarımıza aktarılmasının temellerinin atılacağı bir çalıştay yaşayacağız. Bu çalıştayın olumlu sonuçlar getirmesini ve hepimize ufuk açıcı olmasını ümit ediyorum.

 

Burdur Valisi Nurettin Yılmaz

Görevimin başlarında böyle bir çalışma ile karşılaşmak heyecan verici. Bu çalıştayda, vali olarak çıkmasına destek olacağım yol haritasının ana unsurları ortaya çıkmış olacak. O nedenle bu çalışma için çok teşekkür ediyorum. Çalışmanın rapor haline getirilip sunulması faydalanmamız açısında çok önemli.

Burdur’da öne çıkan mermer sanayisi ile ilgili sıkıntılar var, bu sorunu çözmek için komisyon kurduk ve çalışmalar devam ediyor. Burdur’da çıkarılan mermeri Burdur’da işleyerek, katma değeri yüksek bir şekilde pazarlayarak artı değerini arttırmalıyız. Mermer kadar önemli diğer bir konu da süt üretimidir. Burdur’da ayda yaklaşık 30-40 bin ton süt üretiliyor fakat bunun %8’i Burdur’da değerlendiriliyor. Diğer kalan kısımları ise başka şehirlerdeki firmalar tarafından işleniyor. Bu şekilde de sütten fazla bir şekilde kâr elde edemiyoruz. Var olan ürünlerimizi çeşitlendirerek pazarlamamız lazım.

Ayrıca bölgede organik tarımı geliştirip, ülkenin meyve ve sebze deposu haline gelmeliyiz. Afyon, Burdur, Isparta birbirleri ile benzer şehirler ama bu üç şehrin diğer illerden farklılıklarını ortaya çıkarıp bir ekonomi kurgulayarak, kalkınma ajanslarından yararlanmalıyız.

Su yönetimi konusunda çok önemli çalışmalar yapmamız lazım. Bölgede yaşanan su çekilmelerinin en önemli sebeplerinden biri de ovalarda aşırı su kullanımı ve su kıyılarının açılması gibi yanlış kullanımlardır. Su birliktelikleri mevcut fakat bunlar tüketime yönelik birliktelikler, suyun kullanımı ve korunması konusunda daha aktif hale getirilmelidirler. Burdur’da yapılan çalışmalarda, sosyal yapı bir bütün olarak ele alınırsa çözüme gidileceğine inanmaktayım.