Eski-Yeni Buluşması Erzurum'da Tartışıldı

19.07.2010

TKB üyeleri Erzurum’da buluştu. 16-18 Temmuz tarihleri arasında Erzurum’da yapılan 2010’un son seminerinde “Tarihi Kentlerde Planlama: Eski-Yeni Buluşması” gündeme getirildi.

“Kalıcı değerlere ulaştık”
İlk günün programında açılış töreni ve konuşmalar vardı. Erzurum Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Eyüp Tavlaşoğlu  üyelere “Tarih kokan dadaşlar kenti Erzurum’a hoş geldiniz” diyerek seslendi.

ÇEKÜL Vakfı Başkanı, TKB Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen konuşmasına “TKB olarak kendimize berrak bir hedef ve yol haritası çizdik” sözleriyle başladı: “Gelişmeler koyduğumuz hedefin çok ötesine geçtiğimiz gösteriyor. Hem ulusal hem uluslararası boyutta inanılmaz kalıcı değerlere ulaştık. Bu yıl Bursa’daki sempozyumda Osmanlı coğrafyasında çarşıları ele aldık. Geçen yıl da yine Bursa’da kaleleri konuşmuştuk. Bugün ikisinin de olduğu bir kentteyiz. Erzurum’un kalesine, Taş Han ve çevresine, Selçuklu döneminden kalan eserlere bu gözle bakmanızı istiyorum… Bir sonraki toplantımız da çok önemli. Ekim’de Kayseri’de buluşacağız ve ürettiklerimiz, üreteceklerimizle Türkiye’ye hesap vereceğiz. Avrupa Konseyi ve Avrupa Tarihi Kentler Birliği üyeleri de katılacaklar.”

Sözen’in ardından kürsüye çıkan Erzurum Valisi Sebahattin Özdemir, “Tarihi değerleri hoyratça kullanmış bir milletiz” sözleriyle başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu şuuru bize, 80’li yılların sonlarında Metin hocamın önderliğinde bir grup aşıladı. Türkiye’de kültürün, tarihin, mirasın ne olduğunu biz onlar sayesinde öğrenmeye başladık. Eski ile yeninin buluşması, planlama bu işin kilit noktalarından birisidir. Bu tartışmanın Erzurum’da yapılmasını çok anlamlı buluyorum. Muhteşem bir kültürün mirasçılarıyız. Erzurum’da farklı dönemlerden eserlere sahip olmakla ne kadar övünsek azdır. Medreseleri, hanları, hamamları restore ettik. 40’a yakın eserin de projesi hazır, yakında restorasyonları başlayacak. Fakat önemli olan topyekûn bir kentin tarihe, kültüre sahip olmasıdır. Tam da bugünün konusudur Erzurum’un ihtiyacı olan şey. Valiliğimiz, belediyemiz,  en önemlisi halkımız bu değerlere sahip çıkacaktır. Güzel anılarla Erzurum’dan ayrılın, ne iyi ettiniz de geldiniz diyorum.”

Erzurum’un yol haritası olacak


Seminerin ikinci günü TKB Başkanı Mehmet Özhaseki’nin verdiği mesajla başladı: “Şehircilik tarihimizde yaptığımız birçok hata var. Ama bunlardan ders alarak bir noktaya geldik. TKB’de, geçmişe ağıtla vakit geçirmek yerine neler yapabileceğimizi tartışıyoruz. Burada hocalarımızla birlikte Erzurum için bir yol haritası çizmeye çalışacağız.”

Mehmet Özhaseki’den sonra söz alan Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Küçükler, kenti tanıtan bir sunum yaptı. Küçükler, 6 bin yıllık bir geçmişi olan Erzurum’un Saltukluların başkenti olduğunu; kentte Roma, Urartu, İlhanlı, Selçuklu, Osmanlı dönemlerinden izlerin olduğunu söyledi. Belediye başkanlığının ilk yıllarında önceliği Erzurum’un altyapı sorunlarına verdiğini belirten Küçükler, Erzurum’u bir açık hava müzesi haline getirmek için çalışmaları hızlandırdıklarını sözlerine ekledi. ÇEKÜL Vakfı ve TKB’ye teşekkür eden başkan, “Onların yol göstericiliğinde Erzurum için bir yol haritası çizeceğiz” dedi. Ahmet Küçükler ayrıca Ocak 2011’de kentte yapılacak Dünya Üniversite Kış Oyunları’ndan heyecan duyduklarını, bu organizasyonun bölgede kış turizminin gelişmesi açısından çok önemli olduğunu vurguladı.

“Eskiyi yıkmadan üretmek”


Şehir Plancısı Prof. Dr. Hüseyin Kaptan’ın oturum başkanı olduğu “Tarihi Kentlerde Planlama: Eski-Yeni Buluşması” başlıklı panel, Lizbon Teknik Üniversitesi Şehir Planlama bölümünden Prof. Manuel da Costa Lobo’nun “Kentlerin Tarihi, Kentlerin Geleceği” sunumuyla başladı. Costa Lobo, ilginç çizimlerle desteklediği sunumda kültürlerin Anadolu’dan, Nil ve İndus nehirlerinden dünyaya yayılarak geliştiğini; kentleri şehir plancılar ile politikacıların birlikte planlaması gerektiğini söyledi. İkinci konuşmacı TKB Danışma Kurulu Üyesi, Yüksek Mimar Oktay Ekinci ise “Eski ile yeninin buluşmasının iki koşulu var” diyerek başladığı sözlerini söyle sürdürdü: “Bir, eskiyi korumak. Korumazsanız yeni ile buluşturamazsınız. İkinci koşul yeniyi eskiyi yıkmadan üretmek. Türkiye’de hızlı kentleşmenin olduğu dönemde biz bu iki hatayı da işledik. Yeni ile eskiyi hasım gibi gördük. Temel sorun belki de şudur: Eski neden değerlidir, niye hayıflanıyoruz, TKB’yi niye kurduk, hocam niye Anadolu’da gitmediği yer bırakmadı? Bunları anımsamamız, önemsememiz gerekir; bunu yapmazsak planlamada da eski ile yeniyi buluşturmamız çok zor.”

Panelin son konuşmacısı YTÜ Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Öğretim Görevlisi, İMP Planlama Koordinatörü Özdemir Sönmez’di. Sönmez konuşmasında şu noktalara dikkat çekti: “Bir kenti planlarken, tarihi kent mekânı ile iki yönlü yüzleşiriz. Bir, tarihi kent mekânı çevresinde gelişecek olaylar o mekânı nasıl etkileyecek, o mekânla uyumu nasıl sağlanacak? İkinci önemli nokta ise ‘Tarihi kent mekânı içindeki planlamada neler oluyor?’ sorusudur. Oradaki koruma, yenilemenin nasıl sağlanabileceğine de cevap ararız.”

Aziziye Tabyası

Çifte Minareli Medrese

Erzurum Semineri katılımcıları kentteki önemli eserlerden Çifte Minareli Medrese, Üç Kümbetler, Aziziye ve Mecidiye tabyaları, Ulu Cami, Erzurum Kalesi, Taş Han’ı gezme şansı da buldu. Restore edilerek yeni bir işlev verilen Müceldili Konağı’nda Erzurum’un ünlü cağ kebabının tadına bakan TKB üyeleri, 2010 Dünya Üniversite Kış Oyunları için inşa edilen atlama kuleleri ile buz hokeyi salonunu da ziyaret etti.

Üç Kümbetler

Kongre Binası

Ulu Cami