ÇEKÜL EKİBİNDEN BİR YOL HİKAYESİ: ERMENEK TAŞELİ KÜLTÜR SANAT VE SILA FESTİVALİ İÇİN ERMENEK'TEYDİK

09.08.2005

2005 yılının Mart ayında ÇEKÜL Vakfı, Karaman Valiliği ve Karaman Belediyesi işbirliğiyle Karaman'ın doğal-tarihsel-kültürel mirasını koruma-yaşatma-tanıtma çalışmalarını başlatmıştı. İnternet sayfamızı sürekli izleyen gönüllülerimiz, bu çalışmaların basıma hazırlanan ilk ürününün, 16. yüzyıl yazar ve ozanlarından Şikârî’nin Karamannâme’sinin olduğunu hatırlayacaklardır.

Ermenek Genel

Bu çalışmalar kapsamında, yapılanların değerlendirilmesi için 4 Ağustos 2005 tarihinde Karaman’a yaptığımız inceleme gezisini, 3-6 Ağustos 2005 tarihleri arasında gerçekleştirilen 11. Ermenek Taşeli Kültür Sanat ve Sıla Festivali’ne katılmak için uzattık. Ermenek’e ulaşınca, festivale -Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un deyimiyle şölene- katılmakla ne kadar doğru bir karar verdiğimizi anladık.

Festival hikayesine Karaman-Ermenek yolundan başlamanın, bölgeyi tanımayan gönüllülerimiz açısından iyi bir giriş olacağını düşünüyoruz. Ermenek, Karaman’ın il olmasından sonra Konya’dan Karaman’a bağlanan bir yayla kenti. Şaşırtıcı olan durum ise Karaman’ın ilçesi olan Ermenek’e Karaman sınırları içinden ulaşmanın mümkün olmaması. İlçeye iki karayolu var: Birincisi Mut-Mersin üzerinden (yaklaşık 2,5-3 saat), ikincisi ise Taşkent-Konya üzerinden (bu yol diğerine göre 1-1,5 saat daha uzun ama bir o kadar da etkileyici).

ÇEKÜL ekibi olarak biz, birinci güzergahı tercik ettik. Sedir ve çam ağaçlarıyla kaplı Sertavul Geçidi’ni geçerken bu tercihin ne kadar da doğru olduğunu düşündük. Bu düşüncemizi Mut’a varmadan önce ziyaret ettiğimiz Bizans Dönemi’nden bugüne kadar ayakta kalmış Alahan Manastırı da perçinledi.  Mut’tan sonra bize, solda Göksu Nehri, sağda ise inanılmaz çeşitlilikte meyve bahçeleri eşlik etti.

Alahan Manastırı

Bütün bu güzelliklerden adeta sarhoş olmuş halde Ermenek’e ulaşan ekibimiz festival programını görünce, adeta Evliya Çelebi’nin Ermenek Kalesi’nden Ermenek’i seyrederken düştüğü duruma düştü: Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde Ermenek’in o inanılmaz görüntüsünden bihud olduğunu söyler.

Panayır

Programdaki “1. Uluslararası Ahmet Keleşoğlu Eskrim Şampiyonası” ve “5. Geleneksel Eşek Yarışları”nı izledikten sonra bizler de bihud olduk, şaşkınlığımızı gizleyemedik. Erkekler ve bayanlar kategorilerinde yapılan eskrim karşılaşmalarında erkeklerde birinciliği Romen takımı, bayanlarda ise Türk takımı aldı.

Ermenek Değirmenlik Mahallesi

Ermenekliler eskrim karşılaşmalarından çok eşek yarışlarına rağbet etmişlerdi (Biz de yarışı izledikten sonra Ermeneklilerin seçimine hak verdik). Eşekler, bağcılıkla ilgilenen Ermenekliler için vazgeçilmez bir unsur. Hala kentte, bağlara eşekleriyle gidip gelen Ermenekliler var. Bu yıl beşincisi düzenlenen yarışa yirminin üzerinde güzel ve büyük gözlü eşek katıldı. Ermenek Belediyesi, yarışın birincisine 55 ekran televizyon, ikincisine cep televizyonu, üçüncüsüne ise 35 ekran televizyon hediye etti. Hediyeler yarış bitiminde eşeklerin semerlerine kondu. Yarışmada bir ödül daha vardı. Bir Cumhuriyet altını,  yarışmanın sonuncusu olan eşeğe “yaptığı eşeklikten dolayı” verildi.

Start sonrası

Artık dönüşe geçmenin zamanı gelmişti. Dönüşte diğer yolu kullandık. Başyayla üzerinden kayaların ardında bir tiyatro sahnesi gibi kurulmuş olan Taşkent’e vardık (Unutmadan belirtmek gerekir ki, Taşkent yüksek katlı apartmanlaşma nedeniyle eski dokusunu neredeyse kaybetmiş ama hala çok etkileyici). Taşkent’ten sonra Hadim yolunu izleyerek Karaman’a, daha sonra da İstanbul’a ulaştık.

Hikayemiz böyle… Bu hikayeyi bize yaşatanlara, Ermenek Kaymakamı’na, Ermenek Belediye Başkanı’na ve emeği geçen tüm Ermenekliler’e teşekkür ederiz.

Bilgi Notu: Seneye yapılması planlanan eşek yarışları için Belediye özel bir pist yapmaya ve çevre kentlerden katılımı arttırmak için çalışmalar da bulunmaya şimdiden başlamış durumda.

Yarışmada birinci gelen eşek ve sahibi