Çanakkale Buluşmasında kültürel miras ve barış konuşuldu

17.09.2015

Her kentin ruhu, bulunduğu coğrafyaya, tarihi ve kültürel geçmişine göre şekilleniyor. Çanakkale’nin de ruhu Troya Savaşından Çanakkale Savaşına kadar acılarla, kayıplarla yoğrulmuş. Ve Çanakkaleliler ortak gelecekleri için artık “barışın” dilini kullanmayı, bunu bir yaşam felsefesine dönüştürmeyi başarmış. Tarihi Kentler Birliği yılın son Buluşmasını ve Meclis toplantısını “Barışın Kenti Çanakkale” de yaptı.

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan ve ekibinin aylardır titizlikle hazırlandığı TKB Çanakkale Buluşması 11-13 Eylül tarihlerinde, TKB üyeleri ve diğer konuklarla birlikte yaklaşık 500 kişinin katılımıyla gerçekleşti. Konuklar,  TKB Meclis Toplantısı, Seminer, kent gezisi ve Şehitler Abidesi çelenk koyma töreninden oluşan programı takip etti. Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu da son gün yapılan törene katılarak temennilerini bildirdi.

Açılış ve gala yemeği       

“Kültürel Mirasın Korunmasında Öncelikli Değer: Barış” ana temasıyla yapılan Buluşma, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, TKB Danışma Kurulu ve ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen, TKB Danışma Kurulu Üyesi ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Dr. Asım Güzelbey, Çanakkale Valisi Ahmet Çınar’ın yaptığı açılış konuşmalarıyla başladı.

 

Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan

“Anadolu Buluşması” Çanakkale’de ilk kez düzenlenmiyor.  İlk Anadolu Buluşması 100 yıl önce yine Çanakkale’deydi.  Hatta bu; Anadolu’nun buluşmasının da ötesinde Trakya’nın, Ortadoğu’nun, Balkanlar’ın ve Kuzey Afrika’nın buluşmasıydı. Yöresi, kökeni, rengi, mezhebi ne olursa olsun gönüller 100 yıl önce burada buluşmuştu. Bu topraklar altında yatıp ölümsüzlüğü tadanlar, bugün burada buluşan sizlerin geldiği yerlerden ve hatta daha uzaklardan çıkıp gelmişti. Neredeyse her evden gelen bir genç, Çanakkale’den bir daha geri dönememişti.

“Yılın Son Anadolu Buluşması” n da, Çanakkale Savaşlarının 100. Yılında “Kültürel Mirasın Korunmasında Öncelikli Değer: Barış” başlığının seçilmesi de ayrıca anlamlıdır.

Vurgulamalıyım ki, savaş çığırtkanlarının sesinden daha kötüsü, barışı isteyenlerin kayıtsızlığıdır. Ne mutlu ki Tarihi Kentler Birliği bu konuya kayıtsız kalmamıştır.

Biz de Çanakkale Belediyesi olarak daima “barış” a vurgu yapıyor, Çanakkale’yi “Barışın Kenti” olarak tanımlıyor, her fırsatta “Barış Kültürümüz Olsun” diyoruz.

Konuşma metninin tamamı için tıklayınız 

TKB Danışma Kurulu ve ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen

Genç kuşaklara az irade tanıdık, bilinç konusunda eğitimde aksaklıklar yarattık, bellek sürekliliğini sınırlarda tuttuk ve şu anda gençliğimiz bu topraklarda bizim duyduğumuz heyecanı duymuyor.

Kuşaklar arasındaki kesintinin belirtilerini görüyorum. Ötekileştirme görüyorum, birbirini sevmeyen insanlar görüyorum. Toplumda bu görülmeye başladığı anda sorunlar büyümüş demektir. Uluslararası ortamlarda niteliğini, gücünü ve erkini yitirmiş demektir. O bakımdan Çanakkale’de konuşurken çok dikkatli konuşmak gerekiyor. Bir ulusun ulus olma niteliğini çok zor koşullarda ve herkesin kendi canını verdiği bir toprakta olduğumuzun bilincinde olmamız lazım.

Bu toprakların çok özel olduğunu, düşünce biçimimizin evrelerinin bu topraklarda oluştuğunu,  büyük düşünürlerin bu topraklarda olduğunu, geleceğin büyüklüklerinin bu topraklardan çıkacağını, felsefecilerin, yazarların, çizerlerin, aklınıza kim geliyorsa, uygarlık tarihinin bu topraklarda erken yazıldığını göreceksiniz. Bütün çocuklar bunu bilmelidirler. Bütün çocuklar gidenlerin boş gitmediğini bilmek zorundadırlar.

Dik durmak demek bilgi demektir; dik durmak demek eğitilmiş insan demektir; dik durmak demek yaşlıya saygı, gence sevgi dolu olmak demektir. Ancak bu değerlerini koruyabilen bir toplum saygın bir toplum olur. Bazı tarihsel dönemler geçmişi yeniden irdeleyerek kendinle hesaplaşma anlamına gelir. Bu toprakları, gözleri üstümüzde olan dünya ülkelerine rağmen diri tutmalıyız.

Konuşma metninin tamamı için tıklayınız 

TKB Danışma Kurulu Üyesi ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Dr. Asım Güzelbey

Anadolu topraklarında barışın önemli bir yeri vardır. M.Ö. 2559 yılında, dünyadaki ilk yazılı barış anlaşması olan Kadeş Anadolu topraklarında imzalanmıştır. O dönemin iki büyük devletinin hükümdarı Mısır Firavunu 2. Ramses ile Hitit Kralı Hattuşili arasında devam eden savaş nedeniyle yüzlerce insan ölmüştü. Ve hükümdarlar güçlerini birleştirmeye kadar verdi. “Ülkemizin refahı, insanlarımızın huzuru ve memleketlerimizin yeniden imarı için güçlerimizi birleştirelim”, dediler. Bu tarihi anlaşma işte Anadolu topraklarında üstelik Güneydoğu’da imzalandı. Onun için biz barışa talip olmalıyız. Az önce Sayın Gökhan’ın da söylediği gibi en kötü barış en iyi savaştan iyidir. Bu çerçevede TKB’ye ve üyelerine de çok önemli görevler düşüyor. Başkanlarımızın bu hassas dönemi iyi yönetmelidir.  Çanakkale tarih kokan bir ilimiz ve Çanakkale’de olmak hepimiz için heyecan verici. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Bey’e ve ekibine teşekkür ediyorum. Zor bir organizasyonu çok kolay ve mükemmel bir hale getirmişler. Artık savaşları değil barışı konuşalım. O nedenle bu toplantının seminer konusu önemli.

Çanakkale Valisi Ahmet Çınar

İçinde bulunduğumuz bu acılı günlerde barış temalı TKB toplantısının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Türk toplumu olarak tarihimiz boyunca hep barıştan yana olduk. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk boşuna “Yurtta sulh, cihanda sulh.” demedi. Ve onun öncesinde, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de fethedilen yerler dahi tahrip edilmedi. İnsanlarının diline, dinine dokunulmadı ve muhafaza edildi. Türkiye Cumhuriyeti, bizim en önemli birlikteliğimiz, en önemli değerimiz, vatanımız; hepimizin beraberce muhafaza etmesi gereken en önemli kıymetimizdir. Farkındaysanız son dönemde insanlarımız tepkilerini gösterirken Türk-Kürt ayrımı yapmaya başladı. Biz düşmanı fiiliyle biliriz; yoksa milletiyle, diniyle, diliyle, kültürüyle bir insanı yaftalayıp düşman olarak nitelendirmeyiz. Çanakkale’nin ruhu, medeniyetin oluşmasına büyük katkı sağlamıştır. Biz biliyoruz ki, Çanakkale Savaşında bile askerlerimiz yine barışçıl tavırlar sergilemiş, karşı tarafın askeri yaralandığında onu taşıyıp teslim etmişlerdir. Yani böyle bir soydan, böyle bir medeniyetten, böyle bir kültürden gelmişiz. Dolayısıyla memleketimizde hiçbir zaman ayrıma gitmeden Kürt, Arap, Çerkez tüm kültürler birarada yaşamayı iyi biliyoruz. Ve bundan sonra da sürdüreceğiz. Çanakkale merkez ve ilçelerimizde, yerel yöneticilerimiz tarihsel mirasa sahip çıkmışlar. Ama pek çok sivil mimarlık örneği restore edilemiyor. Çünkü vatandaşın gücü buna yetmiyor. Gerekirse yasalarımızı yeniden düzenleyip bu evlerimizi de restore ederek sahiplerine teslim etmeliyiz. İçinde yaşamaya devam etmeliler. Çünkü o binalar ve insanlar şehrin de ruhunu yansıtır. Türkiye’de laf çok, icraat pek olmuyor. Ancak TKB ve ÇEKÜL yıllardır sonuçlara ulaşan işler yapıyor.

Troya UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. I.  Dünya Savaşı alanları ve Gelibolu savaş alanları da 2014 yılında geçici listeye alındı ve kalıcı listeye girmesi için çalışmalar devam ediyor. Ayrıca Çanakkale 18 Mart Üniversitesi 23 alanda kazı çalışmalarına devam ediyor. Ve her yıl yeni buluntulara ulaşıyor. Çanakkale, doğal miras ve kentsel miras kadar arkeolojik miras açısından da zengin bir şehirdir. Göreve başlayalı henüz bir hafta oldu ve ilçe ziyaretlerinde bulunuyorum. Bu zenginliği he geçen gün biraz daha keşfediyorum

 

Kültürel Mirasın Korunmasında Öncelikli Değer: Barış

12 Eylül Cumartesi günü Kültürel Mirasın Korunmasında Öncelikli Değer: Barış konulu seminer yapıldı. Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Troya Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan ve Tarihi Kentler Birliği Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Ruşen Keleş’in sunumları ilgiyle izlendi.

 

  

Özgürlük Parkı, Seramik Müzesi, Kordon, Saat Kulesi, Kent Müzesi, Çimenlik Kalesi, Ece Ayhan Evi, Çarşı Caddesi, Aynalı Çarşı,  Zafer Meydanı ve Barış Kordonunun incelendiği gezi, Pazar günü Şehitler Abidesine çelenk koyma töreni ile sona erdi.

 

Fotoğraf albümüne ulaşmak için tıklayın.