“BU ESKİ EVLERİN YERİNE YENİ APARTMANLAR DİKİLSE KEŞKE...”

18.07.2008

Çok değil, yedi ay öncesine kadar böyle düşünüyorlardı.  Bu eski evlerin yerine yeni apartman dikilse keşke… Sokaklara çöp atınca ne olacak ki… Benim kentimin hiçbir özelliği yok… İstanbul’da kalabalık ve trafikten başka bir şey yok... diyordu Anadolu'nun çeşitli kentlerinde yaşayan 300 çocuk... Şimdi ise tarihi evlere bakarken, nasıl ve hangi tarihte yapıldığını, bu evlerde nasıl hayatlar yaşandığını merak ediyorlar. Ailelerine ve arkadaşlarına kentlerini tanıtıyorlar… Kültür Elçileri, aldıkları eğitimin ve İstanbul Buluşması’nın hayatlarını nasıl değiştirdiğini, onlarda yarattığı etkileri anlatıyor….

Alp Kayaalp / Akşehir
İstanbul’un tarihi bir kent olduğunu öğrendik. Yüzyıllar önce atalarımızın bu şehirde yaşadığını öğrendik. Tarihi eserler bunun en büyük kanıtı. Tarihi bilgimiz gelişti. O dönemde yaşamış insanların yaşam şekillerini öğrendik. İstanbul’da en çok Ayasofya’yı beğendim. Çünkü farklı dinlerin ortak buluşma yeri olmuş; daha sonra liderimiz büyük Önder Atatürk, Ayasofya’yı müze haline getirmiş. Diğer kentlerden gelen arkadaşlarımızla tanıştık. Burada birçok arkadaşım oldu. Yurtta akşamları hep birlikte eğleniyoruz, sohbet ediyoruz. Çok mutluyum.
 
Tolga Öztin / Akşehir
Televizyonlarda gördüğüm İstanbul’u hiç sevmiyordum. Çok kalabalık, trafik, hırsızlık, hoşuma gitmeyen çok şey vardı İstanbul’da; ama beklediğim gibi çıkmadı. Özellikle tarihi eserleri görmek beni çok etkiledi. İstanbul’da yaşayan bu eserleri görünce, Akşehir’dekilere de sahip çıkmamız gerektiğini daha iyi anladım.
 
Mert Akaya / Beypazarı
Kültür elçisi olduktan sonra hayatım değişti. Önceden kültür nedir, tam olarak bilmezdim. Tarihi Beypazarı evlerine bakardım ama hiçbir anlam çıkaramazdım. Özelliklerini, yapılışını bilmezdim. Kültür elçisi olduktan sonra hayatımda yeni bir sayfa açıldı. Evlerin yapılarını özelliklerini öğenmiş oldum.

Engün Şentürk / Beypazarı
İstanbul Boğazı sandığımdan daha büyükmüş. Şaşırdım. Ama İstanbullular kendi denizlerine sahip çıkmıyorlar. Kendi denizlerini kirleterek hayatlarını karartıyorlar. Yine de İstanbul çok güzel. Kirletmemek gerekiyor. Ben de doğayı kirletiyordum. Ama artık temiz tutuyorum. Benden sonra yaşayacak olanları da düşünüyorum. Çok mutluyum.
 

Mücahit Demirtaş / Beypazarı
Benim için Kültür Elçisi olmak kültürünü kendinden bir parça olarak yaşamaktır. Artık bir kültür elçisi olarak kültürümü herkesten çok severek koruyorum. Ben bir Kültür Elçisiyim!
 
Femresu İnal  / Çanakkale
Kültür elçisi olduktan sonra kendimi gerçekten özel hissetmeye başladım. Eğitimlerde aldığımız bilgileri aileme ve arkadaşlarıma anlattım. Kültürümüzü korumak için seçildiğimiz için tüm kültür elçileri çok mutluyuz. Bunun tadını çıkarıyoruz.  Çok güzel öğretmenlerle  tanıştık. Eğitimler sırasında bizleri hiç yalnız bırakmadılar. Birlikte çok güzel oyunlar da oynadık. Piyesler hazırladık. Çok eğlenceliydi. 
 
Akgün Adatepe / Çanakkale
İstanbul büyük olmasına rağmen güzel bir kent. İstanbul’a daha önce de gelmiştim; ama bu kadar çok gezememiştim. Buradaki diğer kültür elçileriyle çok iyi anlaştık. İstanbul’dan gidince de görüşmeye devam edeceğiz. 
 
Mert Furkan Yaşar / Denizli
İstanbul çok güzel bir kent. Geziler ve diğer etkinlikler, her şey çok güzel. Malatya’dan gelen kültür elçilerinden arkadaşlarım oldu. Malatya’ya gitmek; orayı da görmek istiyorum. Herkese çok teşekkür ediyorum.
 
Ümran Gamze Hılınıç / Denizli
Hayata bakış açım değişti. Artık çöplerimi yerlere atmıyorum. Yolda gördüğüm insanları da uyarıyorum. Gezilere giderken otobüste söylediğimiz slogan da çok güzeldi: “Biz kültür elçisiyiz. Her yeri gezeriz, gezdikçe öğreniriz, öğrendikçe seviniriz.” Arkadaşlarımla ve öğretmenlerimle geçirdiğim bu günleri hiç unutmayacağım.
 
Benay Gözkoman / Gaziantep
İçimde insanlara sürekli eğitim vermek için büyük bir istek var. Onlara ÇEKÜL’ü anlatmak istiyorum. Çevre, kültür ve tarih hakkında bilgi vermek istiyorum. Kendimi bu kadar büyük bir sorumluluğu alabilecek kadar güçlü ve bilgili hissediyorum.
 
Necdet Göçmen / Gaziantep
İstanbul’a gelmeden önce çok heyecanlıydım. Çünkü beş gün farklı ve büyük bir kentte zaman geçirecektim. İstanbul’a geldiğimde Sultanahmet’i çok beğendim. Dünyanın her yerinden gelen bir sürü insan var; ve onlar bizim tarihimizi öğreniyor. Burada olmaktan mutluyum.
 
Aybikegül Güngör / Kocaeli
Kültür Elçisi olduktan sonra çevreye saygım, kentime olan sevgim, arkadaşlarımla iletişim kurma yeteneğim arttı. Artık sokaklarda gördüğüm eski evlere boş boş bakmıyorum. Şimdi hangi tarihi evi görsem, burada yaşamış insanları düşünüyorum. Ve bu da benim ve ailemin çok hoşuna gidiyor.
 
Hande Candemir / Kocaeli
Kültür elçisi olduktan sonra birlikte hareket etmeyi, eşyalarımızı paylaşmayı öğrendik. Kültürümüzü, kentimizi tanımayı öğrendik... Çevremize ve tarihimize saygı duymayı da öğrendik. Kocaeli'nin geçmişini bu eğitimden sonra şimdi daha iyi tanıyorum. Kocaeli hakkında fazla bir şey bilmiyordum, ama eğitimi aldıktan sonra her şey değişti. 


 
Ahmet Koluman / Kuşadası
Kendimi ve kentimi tanıdım. Akadaşlarıma saygılı olmayı öğrendim. Bzı kentlerin kültür elçilerini tanıdım. İstanbul'da tarihi yerleri gördüm. Yeni yeni sorumluluklar aldım.
 
Hakan Erözkan / Kuşadası
Eskiden bana eski bir harabe gibi gelen Kuşadası surlarının ne kadar değerli olduğunu anladım. Çevremize ne derece önem vermemiz gerektiğini öğrendm. ÇEKÜL'de olmaktan çok mutluyum. Her gün yeni bir şey öğreniyorum.
 
Naime Kaçar / Kütahya
İstanbul’daki tekne turunu hiç unutamayacağım; çünkü hiç deniz görmemiştim ve tekneye binmemiştim. Bu benim için bir ilk oldu. Çok eğlendim. Gördüğümüz yerlerde fotoğraf çektik ve gezdiğimiz sarayları bir de denizden ve karşıdan gördük.
 
Fatma Tekin / Kütahya
İlk yapılan şeyler hiçbir zaman unutulmaz.  Bu yüzden tekne turu çok güzeldi. Sonra Dolmabahçe Sarayı bir şaheser. Ayasofya  ve Arkeoloji Müzesi de çok güzel En çok dikkatimi çeken şey dönen yol ve dilek çevrimi oldu. Kültür Elçisi olduktan sonra fikirlerimin çoğu değişti. Mesela eski yıkık dökük evlerin yıkılıp yeni bir apartman dikmelerini isterdim; ama şimdi restorasyonu ve tarihi evlerin özelliklerini ve değerini daha iyi anlayabiliyorum. Korunması gerektiğini ve bizlerden sonra gelecek nesillerin de, eski yaşam şekillerini öğrenmesini istiyorum.
 
Gizem Kızılay / Malatya
Yeni bir aile kazandım. Yeni sorumluluklar kazandım. Türkiye işlenmemiş bir cevher ve bu cevheri biz işleyeceğiz. Grup bilinci içinde yaşadık. İstanbul’da yurt yaşamını öğrendik. Birbirimize karşı sorumluluklar aldık. Saati kurma, gürültü yapmama, vaktinde uyanma... Herkes bize çok güvendi. Biz de kendimize güveniyoruz.

Afra Özdemir / Malatya
Bana bu şansı verenlere çok teşekkür ediyorum. İstanbul'un özelliklerini bilmiyordum.Kendi şehriminkini bile blmiyordum. Aldığımız eğitimlerle tarih ve doğal güzelliklerimizi öğrendik. Burada 11 kentten gelen birçok kültür elçisi var. Onları ve oların kentlerini de tanıyoruz. Bu çok güzel bir etkinlik. Hiç dönmek istemiyorum. Buradan gideceğimiz iin üzgünüm.
 
Tunahan Akça / Niksar
Eskiden tarihi eserlere baktığımda boşver diyordum. Kültür elçisi olduğumda ise nasıl yapılmış, ne zaman yapılmış diye bakıyorum. İstanbul’da çok güzel zaman geçirdik.  Etkinliklerdeki kent sunumlarını çok beğendim. Her kent kendini tanıttı. Çok şey öğrendim. Balonlarla oynadığımız tanışma toplantısı da çok eğlenceliydi.
 
Alperen Er / Niksar
Kültür elçisi olduktan sonra hayatımda çok şey değişti. Kendime daha fazla özen göstermeye başladım. Çevremdekilere örnek olmaya çalıştım. Bazı yerlere bitki dikmeye başladım. Arkadaşlarımla kaynaşmayı daha iyi öğrendim. Kentleri ve doğayı korumayı öğrendim.

Erkut Bayraktaroğlu / Ordu
Aldığım bu eğitimi yıllar boyu unutmayacağım. Burada yaşadığım olaylar beni pozitif yönde etkiledi. Kültür elçisi olmaktan dolayı kendimi çok şanslı hissediyorum. İstanbul’da yaşadığım heyecanı hiçbir zaman unutamayacağım. Bu anılarımı ilerde sürekli tazeleyerek, kültürümü korumaya devam edeceğim.

Kübra Gür / Ordu
Öncelikle tekne gezisi çok hoşuma gitti. Gözalıcı yerler gezdik. Gördüklerim ve hep birlikte yaptıklarımız beni çok etkiledi. Kültür Elçisi olmadan önce Ordu’nun kültürünün çok fakir olduğunu, hiçbir özelliğinin olmadığını düşünüyordum. Oysaki çok zengin bir kültüre sahipmişiz.

Şiirler Yazdılar, Web Sitesi Tasarladılar, Duygularını Dile Getirdiler
 
Kültür Elçileri üstlendikleri sorumluluğu öylesine benimsiyor ve önemsiyorlar ki, kendilerini hayatlarındaki bu değişimin coşkulu akışına bırakarak, her anlarını unutulmaz kılmaya çalışıyorlar. Hatırlamak ve hatırlatmak için şiirler yazıyor, web siteleri kuruyor, günlük tutuyor, ziyaretçi defterlerine duygularından birer parça bırakıyorlar. Kültür Elçilerinin bu görülmeye değer emek ve gayretinden bazı örnekleri sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Kütahya Kültür Elçisi Naime Kaçar, kültür eğitimi izlenimlerini, Yunus Emre İlköğretim Okulu’nun web sitesinde yayınladı. Naime Kaçar, aynı zamanda web sitesinin editörlüğünü de yürütüyor.  İzlenim yazısına www.yunusemredeyasam.com  adresinden ulaşabilirsiniz. 


Niksarlı Kültür Elçileri Salim Dağcı ve Keramettin Yıldız ise duygularını şiir yazarak dile getirdi.

Niksar’lı Kültür Elçisi Büşra Karaman da Ayasofya Müzesi’ni gezdikten sonra, müzenin ziyaretçi defterine şu cümleleri yazdı;