Birgi'ye bakmak...

04.02.2013

Kitap Kokusu /Rahim GÜR

Birgi’ye bakmak…*

(Bu kitap tanıtım yazısı, Küçük Menderes Gazetesi’nde yayımlanmıştır)

 Görselin çokluğundan, sığ ve duygusuzluğundan usanç getirince Birgi’ ye değgin yazıları görmezden gelmeye başladığım günlerde; Mayıs yeşili kapaklı, ak deseni, arkası şiir kokan bir dost mektubuydu elimdeki kitap. Denemenin tutkunu, resmin naifi, kazı biliminin ve kalıtlığın uzmanı, dostluğun uzun sürelisine sevdalısı Sayın Emin Başaranbilek, sessizce, kardeş sıcaklığında denemelerini sıkıştırıvermiş yeşil kuşun kanatlarına. Birgi Açıkhava kalıtlığına(Müzesine) nasıl bakmamız gerektiğine, ilgimizi yoğunlaştırmaya çağırıyor çağından sorumluluk duyan insanlarımıza.

 Geziciliğe, gezicilikten hızlı kazanç bekleyen düşünceye, arsasının ve eski evlerinin onarılarak/ yenisinin yapılabilmesine olanak sağlayan sığ kentleşmeye, yapım ve satımdan üleş bekleyen varsılın düşüne, küçük çıkarlar için doğallığın örselenmesine, insan öğesi taşımayan girişimlere, siyasal çıkarlar için kullanılmasına, dinsel kutsallaşmalara karşı olduğumdan, etkinlik adına yapılanları çoğunlukla önemsemediğim anlar oldu. Birgi evlerini, sokaklarını yağlı boya tablo olarak çalışan ressamın(!), şavalyesine tutuşturduğu renkli fotoğrafa bakarak çalıştığını gördüğümde düşündüğüm  ‘…Görmemizi istedikleri biçimde mi göreceğiz?...’ duygularımın yerindeliğine inanmak zorunda kaldım.

 Birgi, özeğindeki yapılara, yaşama uygun düzenlenişine, doğasına uygun ağaçlandırılışına bakarak bozkır kültüründen kopup geldiğim yılların seçkin bir çiçeğidir benim gönül evimde. Tecimsel, konutsal, siyasi, dinsel örselenmelerle karşı karşıya kaldıkça da içimi sızlatan, geleceğinden korkulara kapıldığım kültür çiçeğidir. Bu bağlamda baktığımızda;  Sayın Emin Başaranbilek ve Birgi’ye ilgi duyan başka bilim insanlarının, çağın çelişkilerini de önemseyerek bakmak zorunda oldukları, düşüncesinde birleştiğimizi görmek, yolumuzun doğruluğunu gösteriyor.

Yüzeysel ve sunulanı görmekle yetinmeyip, derinliğine anlamaya çalışarak çok yönlü algılayıp bakmak arasındaki uçuruma ilgi çekmekte denemeler. Bakmak, sevmekle, sevdiği için korumakla, severek korurken içindeki insanı görmek, insan emeğinin yüceliğine saygı duymakla başarılabilir. Kasabaya kaç kişi gelecek, kaç kuruş kazanacağım, arsayı satabilirsem hangi kente gider, hangi işi kurabilirim, ürünümü değerlendirmede gezginciden nasıl yararlanırım yaklaşımları görmekten başka bir edim değildir. Kuşkusuz insanlar yaşamak için kazanmak zorundalar ama kasabayı araç görmeden, örselemeden bir yöntem bulmak zorundalar.

Sayın Başaranbilek, ortak düşüncelerimizi ; “ .. Birey olarak insanın yaşamı, bireyin giz ve hazlarıyla gelişir ve tarihsel çevresi içinde anlam kazanır. Yaşadığı kentin geçirdiği değişimle birlikte bütünleşmek bireyin kendi içindeki gel-gitlere ortam oluşturur. Bu ortam artık yalnız sizinle sınırlı değildir üstelik (9.y)” tümceleriyle ışıklandırır.

21.yüzyıla değin bilinçsizlikten, küçük çıkarlardan kaynaklanan şark kurnazlıklarımızdan, yönlendirilmelerimizden örselediğimiz Birgi, son soluğunu vermeden gözlerimize bakmaktadır. Yapacağımız çevre-kültür varlıklarını kurtarma, koruma, yaşatma, yaşanır doğal yerler olmasını sağlama çalışmalarının karşısındaki engelleri de sezinletir denemelerinde.

Özgün sözcükler, terimler, temel bilgilerle yazılan denemeler içimizi ısıtırken/  dondururken Birgi kasabasına BAKIYOR. Bakarken de dört mevsim görünenine beşinci görünmeyenin duygusallığını açığa çıkarıyor. Yoğunlukla yerleştirilmiş Birgi ve yöresi desenleri duygu tellerimizi özlemle titretirken çocukluğumuzu aradığımız sokakları arıyor gezen, gören, bakan insanlar. Duygularımızla bağlanamadığımız kentler bizim değildir. Başakçalı siyasetlerin duyguları olmadığından yok etmesi de kolay olur. Sevgiyle bağlıysak örseleyenlerle işbirliği de yapamayız iletisini gönderiyor okuruna.

Deneme yazmanın gücünden yararlanarak, derinlemesine düşüncelere, sorumluluğa, yöntem bulmaya, koruyup geliştirmeye, bilinçli yurttaş bilincine yönlendiriyor okurlarını. Birgi’ye bakmayı öğrendiğinizde de arka kapak yeşilliğinde BİRGİ dizelerini okuyup duygularınızın yoğunluğunu sorgulayınız.

“Gece karanlığında ay ışığı

En güzel ressamı dünyanın

Göğü eflatuna boyar

Bir sümbül vakti yine

Gizli çiçek bahçesi

İçimde saklı kalbim

Emin Başaranbilek”

*Emin Başaranbilek, Birgi’ye bakmak…, Deneme, Efe Ofset Matbaası, Ödemiş, Kasım 2012

İletişim: Birgi, Cumhuriyet Meydanı, No:15   35775 Ödemiş-İzmir  eminbilek@hotmail.com