AVRUPA MİRAS GÜNLERİ ETLİNLİKLERİ KÜTAHYA’DA YAPILDI

16.10.2009

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kütahya Valiliği, Kütahya Belediyesi, Avrupa Komisyonu ile Avrupa Konseyi tarafından düzenlenen Avrupa Miras Günleri Etkinlikleri 10- 11 Ekim tarihinde Kütahya’da yapıldı.

Restore edilen Büyük Bedesten’deki açılış konuşmalarıyla başlayan etkinliğe, Kütahya Belediye Başkanı Mustafa İça, Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkan Vekili Tibor Varadi, Kütahya Valisi Şükrü Kocatepe ve Kültür Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Macaristan'ın Ankara Büyükelçisi Istvan Szabo, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ali Sarıkoyuncu, ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen, ÇEKÜL Vakfı Kütahya temsilcisi ve Müze Müdürü Metin Türktüzün, TURSAB Başkanı Başaran Ulusoy ve çok sayıda davetli katıldı.

Etkinliklerde, Kavaflar Çarşısı sokak sağlıklaştırma çalışması, Küçük Bedesten, Çavdarhisar’daki Aızanoı antik kenti gezilerinin yanı sıra Gülten Dayıoğlu ve Mustafa Yeşil kütüphanelerinin açılışı yapıldı.

Sokak sağlıklaştırma çalışması

Avrupa Miras Günleri kapsamında, “Kültürel Mirasın Yaşatılması Bağlamında Yeni Yaklaşımlar” başlıklı panel düzenlendi. ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen’in oturum başkanlığını yaptığı panelde, Prof. Dr. Oktay Aslanapa “Türk Sanatında Çinicilik-Çinicilikte Yeni Yaklaşımlar”, Prof. Dr. A. Nejat Bilgen “Kütahya’nın Arkeolojik Mirasında Yeni Buluntular”, Prof. Dr. Halil İnalcık “Kütahya’nın Tarihteki Önemi ve Kültürel Mirasımızdaki Yeri”, Freiburg Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ralf von den Hoff ise “Aizanoi Antik Kenti'ndeki Kazı Çalışmaları” başlıklı konuşmalar yaptı.

Prof. Dr. Metin Sözen, Prof. Dr. Oktay Aslanapa, Prof. Dr. Halil İnalcık

Prof. Dr. Halil İnalcık, Avrupa medeniyetinin köklerinin Anadolu'dan kaynaklandığını belirterek, ''Batı Anadolu'nun büyük araştırmacıları olmasaydı Avrupa uyanmaz, Avrupa kültürü şekillenmezdi,'' dedi. İnalcık, Germiyanoğlu Beyliği'nin zenginliğinin, şap üretiminden kaynaklandığına işaret ederek, ''Neden şap? Çünkü tekstile boyayı yedirmek için şap kullanmak gerekir. Şap, tekstil sanayisinin imal edilmez bir maddesidir. Avrupa'da şap yoktu; Anadolu'dan gönderilmekteydi. Bunun önemli merkezlerinden biri Kütahya'daydı. Bu muazzam bir gelir düzeyi sağlamaktaydı. Kütahya, 14. y.y.’da Anadolu'nun en büyük şehriydi. Kütahya sarayı, dillere destandı; çünkü çok zengin kişiler burada oturuyordu. Osmanlı, Kütahya'ya 1381'de geldi. O yıl 1. Murat, Bursa'da büyük bir düğün yaptı. Germiyan beylerinden Süleyman Şah kızını 1. Murat'ın oğlu Şehzade Bayezid ile evlendirdi. Germiyan, Osmanlı'ya yakınlaştırıldı. Büyük bir diplomasi ortamı oluşturdu,'' dedi.

Prof. Dr. Oktay Aslanapa ise Kütahya ve İznik bölgesinde üretilen seramiklerin, Çin porselenleri taklit edilerek ortaya çıktığı yönündeki düşüncenin doğru olmadığını vurguladı. ABD'nin başkenti Washington'daki bir galeride sergilenen Giovanni Bellini'ye ait ''Tanrıların Şöleni'' tablosunun bu düşünceyi çürüttüğünü belirten Prof. Dr. Aslanapa, ''Halili koleksiyonunda bulunan mavi ve beyaz seramik kâsidede 'İbrahim Lenken' ifadesi yer alıyor. Bu, Kütahyalı çini ustalarının eseridir ve dönemin ABD Başkanı Abraham Lincoln'e hitaben yapılmıştır. Bu, Kütahya'daki çini ustalarının dünyayla ne kadar entegre olduğunu göstermesi bakımından önemlidir,'' dedi.

Prof. Dr. Ralf von den Hoff'un Aizanoi antik kenti kazı çalışmalarını anlattığı konuşmayla sona eren panelin ardından, açık havada düzenlenen “Kültürel Miras Fotoğraf Sergisi” gezildi.