ANTALYA KALESİ: TARİHİ, YAŞAYANLARI ve YAŞANANLARI

26.02.2008

İtalyan gemicilerin “Satalia” dediği, Türklerin ise “Antalia” ve “Adalia” diye söylediği Antalya Lidya, Pers, Roma gibi büyük uygarlıkların egemenlikleri altında kalmış, Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biri.

Özellikle doğal güzellikleriyle turizm merkezlerimizden biri olan Antalya’da yaz kış devam eden sosyal yaşantı “Kaleiçi” bölgesinde yoğunluk kazanıyor. Antalya kurulurken burçları, kapıları ve sur duvarlarıyla denizden ve karadan gelebilecek tehlikelere karşı, kenti korunaklı kılan “Antalya Kalesi”,  günümüzde sadece sosyal bir alan olmanın dışında, tarih araştırmacıların, mimarların, arkeologların da ilgilendiği önemli bir tarihi doku.

Antalyalı Araştırmacı ve Y. Mimar Cemil Cahit Sönmez için de “Antalya Kalesi” ayrı bir önem taşıyor. Kaleiçi’nindeki ve dışındaki değişimleri yakından gözlemleyen Sönmez, araştırmalarını “Antalya Kalesi’nin Tarihi” isimli bir kitapta topladı.

Yazar kitabın önsözünde “Geç kalmış bir adım için ilk söz” başlığı altında  “Bu kitabı, Antalya’da doğmuş, büyümüş ve halen yaşamakta olan bir mimar olarak, kentime olan borcum ve duyarlılığımdan dolayı yazdım” diyerek bilinçli bir kentli olmanın sorumluluğunu okuyuculara hissettiriyor.

Mimarlar Odası Antalya Şubesi tarafından yayınlanan kitapta yazar,  bir Akdeniz kentini anlatabilmek veya anlayabilmek için Akdeniz’i iyi tanımak gerektiğini söylüyor ve kitabına Akdeniz’i anlatarak başlıyor. Akdeniz’in akıntılarını, rüzgarını, limanlarını, limanlarına yanaşan gemilerini, tarihi dokusunu yumuşak geçişlerle ve edebi üslupla anlatan Cemil Cahit Sönmez, Antalya kentinin ilk kuruluşundan kalenin yapımına kadarki sürece de kitabında yer veriyor. Gezginlerin ve farklı araştırmacıların çevirilerinin de yer bulduğu kitapta, Antalya Kalesi burçları, kapıları ve sur duvarları ile detaylarıyla anlatılıyor.