Altındağ, Ankara'nın Geleneksel Dokusunu Ortaya Çıkardı

29.09.2010

Altındağ, Ankara’nın ilk kent yerleşimin başladığı ve kentin geleneksel mimari dokusunun günümüzde de görülebileceği kentlerden biri. Dört-beş yıl öncesine kadar, Hacettepe Üniversitesi’nin bulunduğu bölgedeki Hamamönü mevkii harabe haldeydi; evler yıkılmak üzere, sokaklar düzensiz, canlılığını kaybetmiş, terkedilmiş, unutulmuş durumdaydı. Altındağ Belediyesi Hamamönü mevkiinde, restorasyon, rekonstürüksiyon, çevre düzenlemesi, aydınlatma gibi, geleneksel dokuyu ortaya çıkaracak kararlı projeler uygulayarak, trafiğe kapalı sokakları, beyaz evleri, kafe, restoran, kültür ve sanat merkezleriyle yeniden yaşamaya başlayan tarihi bir merkez yarattı.  

Tarihi Kentler Birliği üyesi Antındağ, TKB Özendirme Yarışması’na da katılarak, 2008 yılında proje ödülü, 2009 yılında ise süreklilik ödülü aldı; koruma, yaşatma çalışmalarında istikrarlı olduğunu gösterdi.

ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki’nin konuğu olarak yapılan son uygulamaları yerinde incelemek için hafta sonu Altındağ’daydı. Çevre düzenleme çalışmalarıyla görünür olan Karacabey Külliyesi, Hamamönü’ndeki sokak iyileştirme çalışmaları ve müze olarak yeniden işlevlendirilme çalışmaları devam eden Ulucanlar Cezaevi’nde inceleme yapan Sözen, Altındağ’ın hak ettiği görünümü kazanmaya başladığını söyledi.

Sözen, “Çok değil on yıl önce, Anadolu’ya gittiğinizde, kentlerin tarihi dokusunu algılamanız mümkün değildi. Tarihi Kentler Birliği ile birlikte yürüttüğümüz pek çok bilinçlendirme seminerinin ardından, kent yöneticileri hafızalarını tazelemeye başladı. Önce bireysel farkındalıkları arttı. Kendi çocukluklarını, oyunlar oynadıkları sokakları hatırladı. Daha da eskiye giderek, ailesinin, mahallelinin anılarına kulak vermeye başladı. Ve seçilerek başkanlık yapmaya başladığı kente, kentin geleceğine olan sorumluluklarını hatırladı. Belediyeciliğin sadece yol ve kaldırım yapmak, çöp toplamak olmadığını keşfetti. Anadolu’ya çıkın, Altındağ'ı, Bursa’yı, Gaziantep’i görün; o zaman kentlerdeki korumanın boyutlarını, mahallesi ve çarşısıyla birlikte bütün olarak nasıl yeniden canlandıklarını anlayacaksınız. Altındağ da bu kentlerden bir tanesi,”dedi.

Prof. Dr. Metin Sözen, Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki ve çalışma arkadaşlarının ev sahipliğinde, uygulamaları inceledikten sonra, Altındağ’ın gelecek düşleri yeniden değerlendirildi. İncelemelere katılan ÇEKÜL Ankara temsilcisi Faruk Soydemir, Altındağ'daki çalışmaları yakından takip ediyor.

Sadece Ankara için değil, Türkiye için de önemli olan, pek çok aydının tutuklu kaldığı Ulucanlar Cezaevi’nin müze olması için hazırlıklar tüm hızıyla sürüyor. Özel yaptırılan maketlerle koğuş hayatının yeniden canlandırıldığı müzede, duvarlardaki afişler, dolaplar, ranzalar, çamaşırhane, yağlı boya tablolar gibi detaylar da olduğu gibi korunarak, cezaevinin tanıklık ettiği dönem tüm gerçekçiliğiyle yansıtılıyor.     

2008 yılında Altındağ'daki gelişmeleri aktardığımız habere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://www.cekulvakfi.org.tr/icerik/haberDetay.asp?ID=508