ALANYA KAYBETTİKLERİNİ YERİNE KOYMAYA BAŞLADI

20.12.2005

“Bu kitapçığın kitaplığınızda durdukça değerleneceğini, bir anı niteliği kazanacağını düşünüyoruz. Çünkü yıkıntı haline dönüşmüş tarihi bir evin temsilciliğimiz tarafından restorasyon uygulamasıyla kurtarılması, yeniden yaşam bulması ve kullanılması hem mesleki alanda hem ülkemiz ve kentimiz açısından bize göre oldukça önemlidir.”

Mimarlar Odası Alanya Temsilciliği Başkanı Burhan Taneri’nin “Semiha Köseoğlu Evi Oda Hizmet Binası”nın restorasyon öyküsünü anlatan kitapçığın önsözünden aldığımız alıntıda bahsedilenler bizim için de çok önemli… Kamu kuruluşlarının, yerel yönetimlerin ve özel kesimin çalışma ortamı olarak çirkin betonarme binaları tercih ettiği bir dönemde yaşıyoruz. Bize bu konuda örnek olması gereken kurumlar maalesef yaptıkları uygulamalarla tarihi ve kültürel mirasın korunması çabalarına büyük oranda gölge etmeye devam ediyorlar.

Bu tespiti yaparken olumlu uygulamaları da unutmamak gerekiyor. 2 Şubat 2003’te yapılan Tarihi Kentler Birliği Başkent Forumu sonrasında hazırlanan Beypazarı Bildirgesi’nde merkezi ve yerel yönetimlere şu önerilerde bulunulmuştu:

“Merkezi ve yerel yönetimlerin her türlü kamusal hizmetleri için gerekli mekansal gereksinimlerinin mümkün olduğunca kültür varlığı niteliğindeki binaların değerlendirilmesiyle giderilmesi, bu konuda temel öncelikli hedef olmalıdır. Tüm kurumlar ve sektörler de bu çağrıya katılmalıdır.

Özellikle tarihsel kentlerin belediye başkanları, başkanlık konutu olarak artık apartman dairelerini değil, o kentteki geleneksel yapılardan birini kullanmalıdırlar. Böylece tıpkı “vali konakları” gibi belediye başkanlarının konutları da o yörenin sivil mimarlık kültürünü simgelemeli ve halka örnek ve öncü olmalıdırlar.” 

Bu bildirgenin yayımlanmasından sonra, Anadolu’dan birçok yerel yönetim çalıştıkları mekanların iyileştirilmesi konusunda projeler ürettiler. Hatta Taşköprü Belediyesi bu konuda ürettiği bir projeyle, TKB’nin 2004 yılı “Tarihi ve Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını Özendirme Yarışması”nda özendirme ödülü aldı.

Türkiye’deki tarihi ve kültürel mirasın korunmasında en önemli kurumlardan biri olan Mimarlar Odası’nın bu konuya yaptığı olumlu katkı bu süreci izleyen kişi ve kurumları sevindirmeye devam ediyor. Yukarıda Burhan Taneri'nin önsöz yazısından alıntı yaptığımız broşür, yıkılmakta olan bir evin yeniden hayata kazandırılma öyküsünü anlatıyor. Öykünün başrolünde ise Mimarlar Odası Alanya Temsilciliği , ALSAV, Alanya Belediyesi ile birlikte kentlerini doğası, tarihi ve kültürüyle seven Alanyalılar var. 

10 yıl önce geçirdiği yangın sonucunda yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya gelen evin bugünkü ev sahipleri ALSAV ve Mimarlar Odası Alanya Temsilciliği. Biraz şaşırtıcı ama sevindirici olan şey ise, Türkiye’deki Mimarlar Odası temsilcilikleri arasında ilk defa Alanya Temsilciliği’nin tarihi eser niteliğinde bir yapıda görev yapacak olması…

Bir başka önemli nokta ise eski eser restorasyonlarında kullanımına çok da alışık olmadığımız modern malzemelerin, geleneksel yöntemlerle beraber kullanılması… Taş, çelik ve ahşap bir arada kullanılarak hem zamandan tasarruf edilmiş hem daha az yapı malzemesi kullanılarak çevreci bir yaklaşım sergilenmiş. Aynı zamanda da bölgenin geleneksel duvar yapım tekniği olan “bağdadi” tekniğinden de vazgeçilmemiş... 

Her aşamısına destek verdiğimiz bu olumlu örneğin yaygınlaşması dileğiyle, ÇEKÜL Ailesi emeği geçen herkesi kutlar.