26. TARİHİ TÜRK EVLERİ HAFTASI YAPILDI

03.06.2008

Anadolu’daki koruma çalışmalarının değerlendirildiği, “26. Tarihi Türk Evleri Haftası” 19-22 Haziran tarihleri arasında Kastamonu’da ve Taşköprü’de düzenlenen bir dizi etkinlikle yapıldı. Kastamonu Valisi Nurullah Çakır, Kastamonu Belediye Başkanı Turhan Topçuoğlu, Taşköprü Belediye Başkanı Mustafa Günay, Türkiye Tarihi Evleri Koruma Derneği Başkanı Prof. Dr. Cengiz Eruzun ve ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen’in işbirliğiyle planlanan etkinliklerde, Kastamonu’nun tarihi değerlerinin ve kent merkezinin incelendiği bir gezi yapıldı. Gezilerin ardından “Candaroğulları’nın Başkenti Kastamonu, Bir Kasaba Bir Köy” konulu panel düzenlendi.

Konusunda uzman bir çok katılımcının takip ettiği panellerin ardından ise bir sonuç bildirgesi hazırladı. Bildirgedeki maddelerin, Kastamonu ve benzeri kentler için de bir yön gösterici olması bekleniyor.

SONUÇ BİLDİRGESİ

1.- Kastamonu antik çağlardan günümüze kadar tarihin her sürecinin içinde yer aldığı Batı Karadeniz bölgesinin idari ve kültürel başkenti olmuştur. Paphlagonia’nın başkenti Pompiopolis’ten, Candaroğulları’nın kalbi il merkezine kadar yüzyıllardır süregelen  bu başkent olma özelliğinin izleri her yanda sürülür.

 2.- Tarihsel derinliğin biriktirdiği kültürel devamlılıkla zenginleşmiş Kastamonu’nun kimlikli yapısını koruma adına, 1990’lı yıllardan bu yana  başta ÇEKÜL Vakfı ve Kastamonu Valiliği olmak üzere çeşitli kurum-kuruluş, sivil toplum örgütleriyle  birlikte çalışmalar yürütülmektedir.

 3.- Bu kapsamda yakın dönem çalışmalarda “Yüzyılların Başkenti Kastamonu” merkezli havzada kültürel koruma boyutunda birlik sağlanması,

 4.- Koruma politikaları ve uygulamalarında tek yapı ölçeğinden; sokak, mahalle, ada ve kent bütününde planlara ve uygulamalara geçilmesi,

5.- Değişen ve gelişen koruma anlayışı doğrultusunda kent koruma planlarının yenilenmesi veya güncelleştirilmesi,  koruma planı gerektiren, ancak planı olmayan kentsel yerler için de koruma planlarının yapılması,

6.- Kastamonu’nun kırsal yerleşim dokusunu, mimari, kültür ve doğa üçgeni ekseninde  bütünleyici  koruma,  geliştirme planlarının gündeme getirilmesi,

 7.- Koruma alanlarında uygulanacak modern mimarinin  tarihsel kimliği ezici,  yok edici olmasına karşı engelleyici tedbirlerin alınması,

8.- Bölge coğrafyası, Türkiye’nin en özgün ve korunmuş yaylalarını da barındırdığından buralar için de koruma planları hazırlanarak etik kurullarının oluşturulması,

9.- Arkeolojik yerleşimlerle dokuların açığa çıkarılması ve açık hava müzesi  şeklinde düzenlenmesi,

10.- Tescil edilmemiş ama tescile değer olan bir ya da birkaç sivil mimarlıkla eski köy evinin deneyimli kent-köy yapı ustalarına onartılması ve bu onarım sürecinin restoratör ve mimarlarca gözlenmesi,

11.- Yerel el sanatları ve ürünlerinin sergileme düzeyinde pazarlandığı sokak ya da birkaç dükkanlık “arastalar” oluşturulması,

12.- Koruma çalışmalarına katkıda bulunmak ve çağdaş bilincin geliştirilmesine yönelik, akademik, bilimsel, kültürel ve sanatsal etkinliklere takvimsel bir süreklilik kazandırılması; bu amaçla arşiv taraması ve çalışmaların yer alacağı  belgelikler (dokümantasyon, kitaplık) oluşturulması,

13.-Planlama ve uygulamaların, kamu-yerel-sivil kuruluşlarca, 26. Tarihi Türk Evleri Haftası örneğindeki gibi-ortak çalışma süreçleriyle gerçekleştirilmesi.