Banner GörseliBanner Görseli

Orman yangınlarında doğru bilginin önemi

Yangın mevsimi olarak da adlandırılan, sıcak ve kurak günlerin görüldüğü yaz ayları boyunca Antalya, Aydın, Burdur, İzmir, Kocaeli ve Muğla gibi birçok ilde ormanlara giriş 1 Kasım 2026 tarihine kadar yasaklandı. Bu süre boyunca mangal, semaver, kamp ateşi ve tüp kullanımına sadece belirlenen mesire yerlerinde izin verilecek. Kurallara uymak kadar ormanları korumak için bilgi ve bilinç sahibi olmak da bir o kadar önemli.  Bu nedenle orman yangınlarına ilişkin bir rehber hazırladık.

Ormanlar neden yanıyor?

Orman yangınlarının başlaması için ortamda yakıt, oksijen ve ısı kaynağının bulunması gerekir. Ağaçlar, çimenler, çalılar ve hatta evler yakıttır. Hava ateşin yanması için ihtiyaç duyduğu oksijeni sağlar. Yıldırım, kamp ateşi, sigara, havai fişek, tarlalarda yakılan anız, avcılık, bir araçtan sıçrayan kıvılcım, enerji nakil hatlarındaki bir problem orman yangınını başlatmak için yeterli ısıyı sağlayabilir.

Yangın arazinin eğimi, yakıt yoğunluğu ve rüzgâra bağlı olarak yayılır. Arazinin eğimi, rüzgarın şiddeti arttıkça yangının yayılma olasılığı da artar. Son yıllarda iklim değişikliği  etkileriyle artan kuraklık da yangının şiddetini ve yayılma hızını artıran önemli etkenlerdendir.

Orman yangınları neden artıyor?

İklim değişikliği

Orman yangınları doğal bir hava olayıdır. Ancak bilim insanları dünya çapında orman yangınlarındaki artışın insan faaliyetlerinden kaynaklı iklim değişikliğiyle bağlantılı olduğunu belirtiyor.

İklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklıklar, su buharının atmosferde daha fazla tutulmasına neden olarak yağış miktarlarında bölgesel azalmalara yol açıyor.

Bu durum kuraklığın artmasına, kuraklık da ormandaki ağaçların ve bitkilerin normalde olduğundan daha kuru ve hassas hale gelmesine neden oluyor. Güçlü rüzgarlar, sıcaklık nedeniyle nemin düşük olduğu ormanlarda alevlerin hızla ve kontrolsüz şekilde yayılmasına neden olarak yangınların geniş alanları etkilemesine yol açıyor.

İnsan faaliyetleri

Türkiye’nin potansiyel orman alanı ülkenin yaklaşık %65-70’i iken fiilen orman alanı yalnızca %30 kadardır ve bunun neredeyse yarısı açık alanlardan oluşur.

Bu alanlar çıkarılan yönetmelik ve yasalara rağmen madencilik ve yapılaşma faaliyetlerine açılmakta, araç trafiği ve insan hareketliliği artmaktadır. Enerji nakil hatlarının bakım eksiklikleri de yangın riskini artıran unsurlar arasındadır.

Türkiye’de birinci derece yangına hassas alanlar Ege ve Akdeniz bölgelerindedir. İklim değişikliğinin etkisiyle artan kuraklık bu bölgelerdeki riski daha da yükseltmektedir.

Doğru bilgi ile yol almak

Soğutma

Kontrol altına alınan yangınlarda derhal soğutma çalışmalarına geçilmelidir. Soğutmada sadece su kullanılır. Kül, çalı, kök ve yanıcı maddeler kontrol altında yanması beklenir veya su ile iyice soğutulur. Üzerleri kesinlikle toprakla kapatılmaz; çünkü yanma toprak altında da devam edebilir.

Yangının etrafındaki yaklaşık 50 metrelik alanda soğutma çalışmaları tamamlandıktan sonra, ikinci aşama olarak 50–1000 metrelik alanda yanan maddelerin soğutulmasına başlanır.

Yeniden ağaçlandırma

Yanan orman alanlarında yeniden ağaçlandırma faaliyetleri soğutma çalışmaları tamamlandıktan sonra, bölgenin iklimi, rakımı, toprak yapısı ve doğal bitki örtüsü dikkate alınarak yürütülür.

Orman sadece ağaçlardan oluşan bir yapı değildir; ağaçlar, çalılar, otsu bitkiler ve hayvanların bir arada yaşadığı büyük bir ekosistemdir. Bu nedenle yeniden ağaçlandırmada bölgenin özellikleri dikkate alınmalıdır.

Ormancılığın ve ormancılık politikasının birinci amacı doğal ormanların korunmasıdır. Doğal ormanlar biyolojik çeşitlilik açısından son derece değerlidir.

Kızılçam türünde 20–25 yıl içinde orman eski haline gelebilir. Meşe ve karaçam gibi türlerde bu süre daha uzundur.

Yeniden ağaçlandırma faaliyetleri yalnızca Orman Genel Müdürlüğü (OGM) tarafından yürütülür. Sivil toplum kuruluşları OGM ile işbirliği yaparak destek verebilir.

Türkiye ormanlarında meşe, sedir, ladin, gürgen, kestane ile kızılçam ve karaçam gibi çok sayıda tür bulunur. Ormanların yaklaşık %30’u meşe, %23’ü kızılçam, %17’si karaçam, %7’si sarıçam ve %23’ü çeşitli türlerden oluşur.

Orman sınırlarını belirleme

Orman ve yerleşim yerleri ile orman ve tarım alanları arasında koruma sınırları oluşturulması yangın riskini azaltmak için önemli bir yöntemdir. Bunun için yangına daha dayanıklı türlerden oluşan tampon bölgeler oluşturulabilir.

Banner Görseli
Banner Görseli
Banner Görseli
Banner Thumbnail
Banner Thumbnail
Banner Thumbnail

ÇEKÜL Vakfı’na bağış yapın,

geleceğe iz bırakın

ÇEKÜL, ülkemizin doğal, tarihsel ve kültürel varlıklarını korumak amacıyla 1990 yılında vakıf statüsünde kuruldu. Kuruluşundan itibaren doğa-kültür-insan arasındaki yaşamsal uyumun savunucusu olan ÇEKÜL, “Doğa ve Kültürle Varız” sloganıyla yaşama geçirdiği proje ve programlarla, en küçük yerleşmeden ülke bütününe açılan bir yaklaşımı benimsedi. ÇEKÜL Anadolu kentlerinde bıraktığı kalıcı izlerle, gönüllü temsilcileri ve uzman kadroları ile doğal ve kültürel mirasın korunmasına çalışan bir sivil toplum kuruluşudur.

Banner Görseli
ÇEKÜL Vakfı Logo
İletişim Listemize Kayıt Olun
Vakfımızın etkinliklerinden ve duyurularından haberdar olmak istiyorsanız lütfen iletişim listemize kaydolun.

© 2026 ÇEKÜL Vakfı. Tüm Hakları Saklıdır.

OctoHaus LogoDoruknet Logo