Müzelerde Risklere Hazırlık

Yazan: Doç. Dr. Nevra Ertürk - Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Kültür Varlıklarını Koruma Onarım Bölümü

Yerel Kimlik Dergisinin 55. sayısında yayımlanmıştır (sayfa: 26-31): http://online.fliphtml5.com/fvgh/aqyw/#p=32  

Risk yönetimi, doğal ya da insan kaynaklı her türlü riske karşı zarar azaltma ve baş edebilme kapasitesini arttırmak amacıyla alınan idari kararlar veya yapılan düzenlemelerin, politikalar ve stratejiler uygulanarak sistematik bir biçimde yönetilmesidir. Finans sektöründen sağlık sektörüne kadar pek çok alanda kullanılan risk yönetimi metodolojisi, 1970’lerin başından itibaren kültür varlıklarının korunması alanında da uygulanmaya başlandı. Risk yönetimi, tarihi çevreden anıtlara, ören yerlerinden müze, kütüphane ve arşivlerdeki koleksiyonlara kadar tüm taşınır ve taşınmaz kültür varlıklarına yönelik risklerin azaltılmasında önemli bir rol oynamaktadır.

Müzelerin üç temel işlevlerinden biri “koruma”dır. Koleksiyonların sağlıklı koşullarda, doğru yöntem ve malzemelerle depolarda / sergi salonlarında korunması için üç yöntem kullanılmaktadır. Bunlar; “önleyici koruma”, “etkin koruma” ve “risk yönetimi”dir.

Önleyici korumada doğrudan esere müdahale edilmesi söz konusu değildir. Eserin bozulmasına veya tahrip olmasına yol açabilecek fiziksel ya da çevresel etkenler (örneğin; binanın yapısal durumu, konumu, depo alanlarındaki / sergi salonlarındaki bağıl nem, sıcaklık koşulları gibi) kontrol altına alınarak ve / veya oluşmaları engellenerek eserin korunması hedeflenir. Etkin korumada, eserde meydana gelebilecek bozulmalarının önüne geçebilmek için esere müdahale edilir. Bu yöntem konservasyon ve restorasyon uygulamalarını içerir. Risk yönetimi ise, bir anlamda önleyici koruma ile etkin korumayı içine alan daha üst bir başlıktır. Risk yönetimi üç aşamadan oluşur. Bunlar; afet öncesi süreç (risk değerlendirmesi, zarar azaltma, hazırlık), afet-acil müdahale süreci ile afet sonrası süreçtir (ihtiyaç analizi, hasar analizi, ara müdahale ve iyileştirme).

Müzeler risk yönetiminin birinci aşaması olan afet öncesi süreci başarı ile gerçekleştirir, almış oldukları önlemleri ve hazırlık çalışmalarını belirli aralıklarla kontrol eder, ihtiyaçları dâhilinde güncellerse, karşılaşabilecekleri risklerle baş edilme kapasiteleri artar. Böylece zarar da en aza iner.

 

 

Risklerle karşı karşıya kalmak: Brezilya Ulusal Müzesi örneği

Dünyada birçok müze, deprem, yangın, sel gibi doğal afetlerin yanı sıra, savaş, silahlı çatışma, vandalizm gibi insan kaynaklı risklerle de karşı karşıya.

1966 yılında Venedik ve Floransa’da yaşanan sel felaketi nedeni ile yaklaşık olarak 11.000 sanat eseri, 700.000 cilt arşiv malzemesi hasar gördü (UNESCO, 1967, 4). 2002 yılında Orta Avrupa’da yaşanan sel felaketi ise, Almanya, Çek Cumhuriyeti, Avusturya başta olmak üzere Orta Avrupa’daki birçok kenti etkiledi; müzelerdeki eserler sel sularına maruz kalarak tahrip oldu. Bu eserlerin kurtarılması uzun yıllar süren çalışmalarla ancak tamamlanabildi; müdahale ve iyileştirme çalışmalarında, insan kaynağı, finansal kaynak ve teknik donanım başlıca ihtiyaçlar arasında yer aldı. 1995 Kobe Depremi (Japonya), 2004 Sumatra Depremi (Endonezya), 2011 Tohoku Depremi (Japonya) ve 2015 Nepal Depremi, depremlerin sadece insan hayatı, ekonomi ya da sosyal yaşam üzerindeki etkisini değil, aynı zamanda tarihi çevre, tarihi yapılar ve koleksiyonlar üzerindeki olumsuz etkilerini de gösteren çarpıcı örneklerdir. Nitekim “Nepal Depreminin etkisiyle Changu’daki iki müze tamamen yıkılmış; bir müze orta hasar, üç müze de ağır hasar almıştır. Ayrıca müzelerde yapısal ve yapısal olmayan ölçekte hasarlar meydana gelmiştir” (ICCROM ve ICORP, 2015, 9).

1986 yılında Hollanda’daki Stedelijk Museum’da Barnett Newman’ın “Who’s afraid of Red, Yellow and Blue III” resmine bir ziyaretçi bıçakla saldırdı ve resmi tahrip etti (Pennock, 2010, 8). Hollanda’nın Amersfoort şehrinde 2007 yılında Armando Müzesinin çatısında kaynak yapan işçilerin sebep olduğu yangın, müzede yangın söndürme sisteminin bulunmaması sebebiyle tüm binayı etkiledi, Hollandalı ressam Armando’ya ait resim koleksiyonu tamamen yandı (Terruzzi ve Hekman, 2010, 16).

 

                           *Brezilya Ulusal Müzesi (Stok Görsel)                                                                                 *Brezilya Ulusal Müzesi Yangını, 2018 (Stok Görsel)

Brezilya’nın Rio de Janeiro kentinde bulunan ve Latin Amerika’nın en önemli antropoloji kurumlarından biri olan Ulusal Müzede 2 Eylül 2018 tarihinde sebebi henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. 200 yaşındaki tarihi bir binada yer alan Ulusal Müze, iki asır boyunca ayakta kalmayı başarabilmiş olmasına karşın, 6 saat gibi kısa bir sürede ağır hasar gördü. Müzenin koleksiyonundaki yaklaşık 18 milyon eser ise, yangın ve yangından kaynaklanan duman ve kurum nedeniyle tahrip oldu. Latin Amerika Bölgesinin aynı zamanda en büyük doğa tarihi müzesi olan Ulusal Müzenin ihtiyaçları, bütçe kısıtlamaları nedeniyle özellikle son 4 yıldır karşılanamamış. “Her müzede mutlaka bulunması gereken yangın söndürme sistemi bu müzede mevcut olmadığı gibi, müzenin yakınındaki yangın musluklarından da su akmadığı belirtilmiştir. Müzeye aktarılması gereken paranın yeni müze binalarının inşaatında ya da Olimpiyatlar için yatırım amaçlı kullanılması sebebiyle bu vahim sonuç doğmuş ve sonuç kültürel bir trajediye dönüşmüştür. Yangın söndürme sistemi ve zamanında müdahale ile belki de rahatlıkla kontrol altına alınabilecek bu yangın, geri dönülemez bir şekilde kültür varlıklarının kaybına neden olmuştur.” (https://www.theguardian.com/world/2018/sep/03/fire-engulfs-brazil-national-museum-rio).

 

                                       *2015 Nepal Depreminden sonra müzelerde koleksiyonlara yönelik iyileştirme çalışmaları, Aparna Tandon, 2015

Uluslararası alanda atılan adımlar

Dünyada yaşanan doğal ya da insan kaynaklı afetler nedeniyle müzeleri ve koleksiyonları karşı karşıya kaldığı risklerden korumak amacıyla 1996 yılında Uluslararası Mavi Kalkan Komitesi (ICBS) kuruldu. ICBS, çalışmalarını konuyla ilgili beş̧ uzman kuruluşla birlikte  yürütüyor. Bu kuruluşlar; Uluslararası Arşiv  Konseyi (ICA), Uluslararası Müzeler Konseyi (ICOM), Uluslararası Anıtlar ve Sitler Konseyi (ICOMOS), Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu (IFLA), Görsel-İşitsel Arşiv Dernekleri Koordinasyon Konseyidir (CCAAA). 


  • Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Kurumu (UNESCO) ile Uluslararası Kültür Varlıklarını Koruma ve Restorasyon Çalışmaları Merkezi (ICCROM) afet risklerinin yönetimi konusunda kapasite geliştirmeye yönelik çeşitli faaliyetlerde bulunuyor. Ayrıca afete maruz kalmış ülkelerin talebi doğrultusunda söz konusu ülkelere uzmanları eşliğinde misyon ziyareti gerçekleştiriyor. Bir afet sonrasında UNESCO uluslararası yardım çağrısında bulunur ve yardım kampanyaları yürütür; ICCROM ile birlikte yayınlar yaparak, bu konuda farkındalığı arttırmaya yönelik çalışır. ICCROM’un koleksiyonlara odaklanan risk yönetimi ve önleyici koruma alanındaki eğitimleri ise devam ediyor.  
  • ICOM’un Afet Riskleri Yönetimi Komitesi (DRMC), ICOM’un iletişim ağında yer alan uzmanlar vasıtasıyla kapasite geliştirmeye yönelik eğitim faaliyetleri yürütüyor; benzer şekilde, ICOMOS Risklere Hazırlık Bilimsel Komitesi (ICORP) de kendi ağı içinde yer alan uzmanlarla misyon ziyareti gerçekleştiriyor, kapasiteye geliştirmeye yönelik eğitim faaliyetleri ve yayınlar yapıyor.

 
                                     *2015 Nepal Depreminden sonra müzelerde koleksiyonlara yönelik iyileştirme çalışmaları, Aparna Tandon, 2015

Bir diğer önemli adım da, 2015 yılında Sendai’de düzenlenen toplantıda “Sendai 2015-2030 Çerçeve Planı”nın kabul edilmesi oldu. Sendai Çerçeve Planı önceki çerçeve planları ve belgelerden farklı olarak “kültür” ve “miras” konularına referans veriyor. Bu çerçeve planı, sadece taşınmaz kültür varlıkları için değil, aynı zamanda taşınır kültür varlıkları için de Afet Riski Azaltma stratejilerini ve eylemlerini ulusal ve uluslararası ölçekte önümüzdeki 15 yıl için yönlendirecek (https://whc.unesco.org/en/disaster-risk-reduction/).

Türkiye’deki müzeler için ihtiyaçlar

  • Türkiye’nin yüzde 98’i deprem kuşağındadır. Bu nedenle, müze binalarına ve koleksiyonlarına yönelik en büyük risk “deprem” olarak kabul ediliyor ancak iklim değişikliği nedeniyle sel ve yangın da önümüzdeki yıllarda öncelikli riskler arasında yer alabilir.
  • Türkiye’deki müzelerde deprem riskine hazırlık yönünde çalışmalar yapılmış olmakla birlikte, ülke genelinde depreme karşı önlem alan müze sayısı oldukça azdır. 1999 Kocaeli ve Düzce depremleri müze koleksiyonlarının depreme karşı korunmasında önemli bir kırılma noktası oldu; özellikle İstanbul’daki birçok müze depolarında / sergi salonlarında önlem aldı, bilimsel projeler yürütüldü, müze uzmanlarına yönelik eğitim programları gerçekleştirildi. Öte yandan, geçen 19 sene içinde söz konusu çalışmalar ivme kazanmak yerine, sınırlı sayıda devam ediyor.
  • Devlet ve özel müzelerinin çoğunluğunda bir acil durum planı mevcut. Ancak bu planların güncellenmesi, belirli sürelerde müzelerde tatbikat yapılması ve daha da önemlisi her müzenin kendi koleksiyonuna, fiziksel durumuna ve ihtiyaçlarına göre şekillenecek bir koruma politikasının (conservation / collection care policy / plan) hazırlanması, ihtiyaçtır. Koruma politikası, müzelerin sergileme ya da koleksiyon yönetimi politikası gibi yazılı bir dokümandır ve yurt dışındaki pek çok müzede bu doküman bulunuyor. Koruma politikasında, kurumun misyon ve hedefleri; ilgili personelin görev ve sorumlulukları; belgeleme ilkeleri; genel temizlik ve bakım ilkeleri; güvenlik koşullarının yönetimi; çevresel koşulların yönetimi; bütünleşik zararlı yönetimi; depolama / sergileme malzemeleri ve yöntemleri; elleçleme (handling); taşıma yöntemleri; ödünç alma / verme süreçleri; ilgili mesleki etik kurallar yer alıyor.

Risk yönetiminin en önemli aşamasını, önleyici koruma, yani bir anlamda risklere hazırlık çalışması teşkil eder. Türkiye’de konservasyon-restorasyon alanında meslek yüksekokulu, lisans ya da lisans üstü düzeyde eğitim veren birçok üniversite bulunuyor. Bu üniversitelerden mezun olan koruma uzmanları, merkez / bölge laboratuvarlarında istihdam ediliyor ya da serbest çalışarak, müzelere dışarıdan hizmet veriyor. Öte yandan, söz konusu koruma uzmanlarının çalışmaları konservasyon ya da restorasyon çalışmaları ile sınırlı kalıyor, önleyici korumanın belkemiğini oluşturan “düzenli kontrol” ile “risklere hazırlık” konuları her müzede gerçekleştirilemiyor. Diğer yandan, risk yönetimi konusu koruma disiplini içinde ayrı bir uzmanlık alanı olup, bu alanda uzmanlaşmış kişilerin müzelere hizmet vermesine ihtiyaç duyuluyor.

Her müzenin koleksiyonu aynı türde de (örneğin, arkeoloji koleksiyona sahip müzeler gibi) olsa, müzelerin her biri birbirinden farklı ihtiyaçlara sahiptir. Müzenin yeri / konumu, bulunduğu bölge, coğrafi ve iklimsel koşullar, müze binasının fiziksel koşulları (örneğin, müze yeni bir bina da mı yoksa tarihi bir yapı içinde mi?, depolama ve sergileme alanlarının fiziksel koşulları nedir? gibi), koleksiyonun türü, malzemesi, koleksiyondaki eser sayısı, müzenin idari yapısı, personel sayısı ve personelin uzmanlığı, müzenin bağlı bulunduğu kurum ve finansal özellikler gibi konular, müzeden müzeye farklılık gösterir.

Risk yönetimine başlamadan önce…

Eğer müzenizde risk yönetimi çalışmasına başlıyorsanız, bina, koleksiyon, personel ve bütçeye dair birtakım sorulara öncelikli olarak yanıt vermeniz gerekir. Müzeniz nerede bulunuyor? Deniz kenarında mı? Müzenizin bulunduğu bölgede daha önceden herhangi bir afet yaşanmış mı? Binanın yapım sistemi ve malzemesi nedir? Müzeniz tarihi bir yapıda mı yoksa yeni bir binada mı? Depolama ve sergileme koşullarınız ile depolama / sergileme sistemlerinin malzemesi nedir? Müzenizde deprem, yangın, sel ile ilgili güvenlik önlemleri mevcut mu? Güvenlik önemleri belirli aralıklarla kontrol ediliyor mu? Koleksiyonunuzda kaç eser var? Eserlerin tamamı envantere kayıtlı mı? Koleksiyonunuzdaki eserlerin malzemesi ve kondisyon durumları nedir? Yazılı bir koruma politikanız var mı? Acil durum planınız mevcut mu? Müzenizde risk yönetimi konusunda uzman personel var mı? Yıllık bütçenizin ne kadarını risk yönetimi konusu için ayırıyorsunuz? Gibi birçok soru yanıtlandıktan sonra, ihtiyaçlar sıralanmalı ve öncelik sırasına göre önlemler alınmalıdır.

Ortak belleğimizi korumak

Ortak belleğimizin koruyucu mekânları olan müzelerin can damarı koleksiyonlardır. Koleksiyonları dört duvara ve çatıya sahip bir müze binası ve o müze binasının içindeki depo alanları ya da sergi salonlarında muhafaza etmek “koruma” anlamında başlı başına yeterli değildir. Eserlerinizin tamamının envanter sisteminde kayıtlı olması, koleksiyonlarınızın düzenli kontrolü, geçmişte yaşanmış afetlerin yazılı olduğu belgeler, uzman personel ve bütçe, risk yönetimi çalışmanızı kolaylaştıracaklar araçlardır.

Müzenize ve koleksiyonlarınıza özgü risk faktörlerini bilmek ya da tespit etmek, söz konusu risklere göre zarar azaltma kapasitenizi geliştirmek ve risklere karşı hazırlıklı olmak müzelerin koruma görevlerinin başında gelir. Böylece herhangi bir afet-acil müdahale sürecinde ya da sonrasında hem karşılaşabileceğiniz hasar azalır hem de müdahale ve iyileştirme sürecinde mücadele edebilme kapasiteniz artar. Brezilya’daki Ulusal Müzede zamanında gerekli önlemler alınabilseydi, yaşanan yangın bir felakete dönüşmez, koleksiyonlar da bu ölçüde tahrip olmazdı. Unutmayalım ki her türlü riske karşı zamanında önlem alınır ve hazırlıklı olunursa, müdahale etme ve iyileştirme süreci sağlıklı yürütülebilir.   

 

Kaynakça

https://whc.unesco.org/en/disaster-risk-reduction/, [05.10.2018].

https://www.theguardian.com/world/2018/sep/03/fire-engulfs-brazil-national-museum-rio, [05.10.2018].

ICCROM ve ICORP, Overview Report of the Nepal Cultural Emergency Crowdmap Initiative, 19 Mayıs 2015, http://www.iccrom.org/wp-content/uploads/Nepal-Cultural-Emergency-Crowdmap-Initiative-Overview-Report.pdf [08.08.2015].

Pennock, H., “Vandalism”, Handbook on Emergency Procedures, Ed. Willem Hekman, 2010 http://network.icom.museum/fileadmin/user_upload/minisites/icms/pdfs/English.pdf [05.10.2018].

Terruzzi Carlo and Willem Hekman, “Fire”, Handbook on Emergency Procedures, Ed. Willem Hekman, 2010 http://network.icom.museum/fileadmin/user_upload/minisites/icms/pdfs/English.pdf [05.10.2018].

UNESCO, “For Florence and Venice”, The UNESCO Courier, 1967 http://unesdoc.unesco.org/images/0007/000782/078222eo.pdf [05.10.2018].