Yenikapı’dan Orta Çağ İstanbul’una: Antik Tekneler

09.05.2019

ÇEKÜL Vakfının Beyoğlu’ndaki tarihi binası, “Kültürel Mirasımızı Öğreniyoruz, Bağış Yapın Çocuklar da Öğrensin!” üst başlığıyla 30 Nisan Salı günü düzenlenen “Yenikapı Batıkları” konulu söyleşi için Yenikapı Batıkları Projesi Direktörü, Prof. Dr. Ufuk Kocabaş’ı ağırladı. ÇEKÜL Bilgi Ağacının doğal ve kültürel miras eğitimlerinden daha fazla sayıda öğrencinin faydalanabilmesi için bağış destekleriyle gerçekleştirilen söyleşi, büyük ilgi gördü.

Dünyanın en geniş  repertuvarına sahip antik tekne koleksiyonlarından birini oluşturan “Yenikapı Batıkları”, 2004 yılından günümüze, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü başkanlığında ve Prof. Dr. Ufuk Kocabaş’ın proje direktörlüğünde sürdürülüyor. Bizans Dönemine tarihlenen 37 gemi batığı, dönemin denizciliği, deniz ticareti ve gemi yapımı teknolojisiyle ilgili paha biçilmez bilgilere ulaşılmasını sağlıyor. Kazıların başladığı 2004 yılından bugüne 27 geminin dokümantasyon çalışması tamamlandı. Prof. Dr. Ufuk Kocabaş, büyük bir merakla izlenen bu sualtı mirasına ilişkin yaptığı sunumda, hem sürdürdükleri bilimsel çalışmanın detaylarına ve benzer uluslararası çalışmalar içindeki başarılı yerine vurgu yaptı hem de kazı alanına ilişkin güncel bilgileri paylaştı.

Yeni ve öncü teknikler

Yenikapı metro kazısıyla ortaya çıkan antik tekneler, yataklarından, literatürün sunduğu bilgi ve tecrübelerin yanı sıra, bu kazı sahasının koşullarına özel olarak üretilmiş, özgün tekniklerin yardımıyla çıkarılırken, sadece tarihe değil literatüre de katkı yapıyor. Prof. Dr. Ufuk Kocabaş, suya doygun ahşabın çamur gibi dağılma tehlikesi taşıyan parçalarıyla karşılaşabildiklerini, parçaları asgari kayıp kararıyla kendi yöntemlerini geliştirerek kaldırdıklarını anlatırken sahadan ve laboratuvardan video görüntüleriyle kurtarma kazısına dair örnekler paylaştı. Batıkların arazideki konumu ve korunma durumları dikkate alınarak tercih edilen farklı yöntemler olduğunu belirten Kocabaş, konuşmasında kazı sonrası dokümantasyonun da önemine değindi. Türkiye’de ilk defa İstanbul Üniversitesi ekibi tarafından kullanılan 3 ölçüm cihazı FaroArm ile dönemin teknolojisi, yapım teknikleri ve kullanım süreleri gibi önemli bilgilere erişilebildiğini söyleyen Kocabaş, öncüsü oldukları bir başka teknikten daha söz etti: Türkiye’de konservasyon biliminde ilk kez kullanılmış olan dondurarak kurutma cihazı Freeze Dryer, dünyada, çağdaş konservasyon teknikleri arasında öncelikli olarak tercih ediliyor.

Yenikapı Batıkları Projesinin bir başka önemli özelliği ise, kazı başkanına değil, üniversiteye bağlı olarak sürdürülmesi. İstanbul Üniversitesi Sualtı Kalıntılarını Koruma Anabilim Dalı, Prof. Dr. Ufuk Kocabaş ve ekibinin girişimleri ve Yenikapı Batıkları Projesine kurumsal bir yaklaşım ve süreklilik sağlanması amacıyla, Yenikapı çalışmasından sonra kuruldu. Bu, halihazırda çalışılan pek çok kazıdan farklı olarak devredilen ve devredilecek olan uzun soluklu bir çalışmaya işaret ediyor. 

Yenikapı Batıkları Araştırma ve İnceleme Laboratuvarı, ÇEKÜL Bilgi Ağacının “Yapıların Diliyle Kentim İstanbul” eğitimlerinin başlıca duraklarından biri. Bilgi Ağacının, eğitim kapsamında öğrencilerle birlikte ziyaret ettiği laboratuvar, öğrenci gruplarına ve Yenikapı Batkıları Projesine ilgi duyanlara açık.

 

Yenikapı Batıkları Projesini, 21 Mayıs’ta ÇEKÜL Evinde Prof. Dr. Ünal Akkemik’in “Yenikapı Ahşapları” başlıklı sunumuyla konuşmaya devam edeceğiz.