Ana içeriğe atla
UNICEF’ten Çarpıcı Rapor: Değişen İklimde Yerinden Edilen Çocuklar

UNICEF’ten Çarpıcı Rapor: Değişen İklimde Yerinden Edilen Çocuklar

24.10.2023

Rapor Özeti: Ceyda Bakbaşa Bosson, Özge Öney Aydın, Pınar Saydam

UNICEF ​​ve Internal Displacement Monitoring Centre (IDMC) “Değişen İklimde Yerinden Edilen Çocuklar”[1] başlığıyla; kuraklık, kontrol edilemeyen yangınlar, sel ve fırtına nedeniyle yaşadıkları yerden ayrılmak zorunda kalan çocuklar üzerine küresel bir analiz raporu yayınladı. Bu rapor, çocukların yer değiştirmeleri odağında iklim krizinin mevcut etkilerini inceleyen ve 30 yıllık bir projeksiyonla öngörüleri ortaya koyan ilk küresel analiz. Rapora göre 2016 ve 2021 yılları arasında 44 ülkeden 43,1 milyon çocuk; kuraklık, yangınlar, sel ve fırtına nedeniyle evlerini terk etti. Bir başka deyişle; UN News haberine[2] göre her gün 20 bin çocuk, yaşadığı yeri terk etmek zorunda kaldı!

Türkiye de listede

Yerinden edilme ve zorunlu göç vakalarının %95’inin, yani sayısı 40 milyonun üzerindeki çocuk göçünün nedeni sel ve fırtına. 3 milyona yakın çocuk ise kontrol edilemeyen orman yangınları ve kuraklık nedeniyle yaşadığı yeri terk etmek zorunda kalıyor. Peki, bu ne demek? Çocuk Hakları Sözleşmesinde yer alan hakların tehdit altında olması demek. İklim nedeniyle yer değiştirmek; çocukların eğitim hakkı, yaşama ve gelişme hakkı, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkından mahrum bırakılmaları, belirsiz bir geleceğe adım atmaları anlamına geliyor.

Rapora göre muson yağmurları ve kasırgalar nedeniyle en fazla göç eden çocuk oranı Çin, Filipinler ve Hindistan’da yükseliyor. Yakın zamanda Pakistan’da yaşanan seller nedeniyle 4 milyona yakın çocuk yerinden oldu ve barınma, sağlıklı koşullarda yaşama ve güvenli içme suyundan aylar boyunca mahrum kaldı. Somali, Afganistan ve Etiyopya’da görülen kuraklık, su sıkıntısı yaşayan halkın, tarımsal faaliyetleri etkilenen birçok ailenin ve dolayısıyla milyonlarca çocuğun göç etmesine yol açtı.

Etkilenen ülkeler listesinde Türkiye’nin de yer aldığı diğer bir başlık ise orman yangınları. Amerika, İsrail, Yunanistan, Kanada ve Türkiye orman yangınları nedeniyle en fazla çocuğun yerinden edildiği ülkeler olarak raporda yer aldı. 810 bin çocuğun üçte biri, 2020 yılından sonra yerinden edilmek zorunda kaldı.

Gelecekte bizi neler bekliyor?  

Yukarıda belirtilen rakamlar UNICEF’e göre buzdağının sadece görünen kısmı. Yaşanan birçok iklim olayı uzun vadede gerçekleştiği ve sonuçlarını ancak belirli bir zaman sonra ölçebildiğimiz için gerçek rakamlar aslında çok daha yüksek. IPCC raporundaki öngörüyü hatırlayalım: Her 1 derecelik artışla beraber, sel gibi doğal afetlerden kaynaklanan yer değiştirme oranlarının yaklaşık %50 artacak. UNICEF, gelecek 30 yıl içinde seller nedeniyle 96 milyon; siklon yağmurları nedeniyle 10,3 milyon ve kasırgalar nedeniyle 7,2 milyon çocuğun göç etmek zorunda kalabileceğini belirtiyor.

Türkiye’nin de taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesine göre her çocuk yaşanabilir ve sağlıklı bir çevrede büyümeyi, eğitime erişmeyi, kendi geleceğine dair verilen kararlarda söz sahibi olmayı hak eder. Bu hakların korunması taraf devletlerin sorumluğu değil, yükümlülüğüdür. İklim krizinin yarattığı etkileri azaltmak, çocukların evlerini, sosyal çevrelerini, okullarını, yuvalarını terk etmeden, sağlıklı bir çevrede yaşayabilmeleri bizim elimize. Doğa ile nasıl uyum içinde yaşayacağımızı düşünmek, onun milyonlarca yıldır varoluşunun bir parçası olduğumuzu hatırlamak ve koyduğu kuralların farkında olup yaşamak; geçmişe dönüp insanın doğa ile ilişkisine bakmak, nesiller arası bilgi aktarımını sağlamak, doğa ve insanın bağlantısını kültürün bir parçası olarak özümsemek ve hayatımızı buna göre şekillendirmek en önemli başlıklar arasında yer alacaktır şüphesiz. Karamsar olmayı bırakıp, sahip olduğumuz bilginin farkına varma ve bunun bilincinde harekete geçme zamanı!


[1] https://www.unicef.org/reports/children-displaced-changing-climate

[2] https://news.un.org/en/story/2023/10/1141947

Tüm Haberler