TOKAT'TAN NİKSAR'A BİR YOL HİKAYESİ

10.08.2005

5-8 Ağustos tarihlerinde, “Kelkit Havzası Kalkınma Birliği Kırsal Kalkınma, Sürdürülebilir Yaşam ve Üretim Stratejileri” toplantısına katılmak için Tokat ve Niksar’a gittik.

ÇEKÜL Vakfı’nın havza boyutunda kalkınma politikaları doğrultusunda,  “kamu-yerel-sivil-özel” işbirliğinde başlattığı “Kelkit Platformu”nun ilk toplantısı 4 Ocak 2003’te Tokat’ta yapılmıştı. Bu kez de “Kelkit Havzası  Sürdürülebilir Yaşam ve Üretim Stratejisi” konulu panele katılmak için 4 Haziran 2005 akşamı yine Tokat yollarındaydık.

Kelkit Havzası Kalkınma Birliği Yüksek Danışma Kurulu Üyeleri, ÇEKÜL Vakfı çalışanları, gazeteciler, konuklarımız ve gönüllülerimizle cümbür cemaat bir yolculuktu bizimkisi…

Yeşilırmak Kenarında Simit Bölüşmek

İlk durağımız Amasya’ydı. Metin Hoca’nın büyük bir heyecanla anlattığı kent tarihini dinlerken, sabahın ilk saatlerinin yarattığı mahmurluktan eser kalmamıştı. Özgün mimarisiyle ırmak boyunca sıralanmış Amasya Evleri’nin yarattığı bütünsellik ve uyum bizi kendine hayran bırakmıştı. Yeşilırmak’ın kıyısında, sıcacık Amasya simidini ve haşhaşlı ekmeği bölüşürken, sabah serinliğini iliklerimize kadar hissediyorduk.

Tokat’a vardığımızda bizi Tokat İl Özel İdare Müdürü Yardımcısı ve ÇEKÜL Vakfı Tokat Temsilcisi Adnan Şahin karşıladı. Otellerimize yerleştirildik, kahvaltılarımızı ettik. Panele yetişmek için acele ediyorduk ki, kapıda hoş bir sürprizle karşılaştık. Pek çok kişinin Vizon-Tele filminden de hatırlayabileceği, şirin mi şirin, çatısında küçük pencereleri olan 1950’li yıllarda üretilmiş bir otobüs Tokat Belediyesi tarafından toplantıya katılanlara tahsis edilmişti.

Teşekkür Ederiz

Tokat Valisi Ayhan Nasuhbeyoğlu, seyahatimizin her aşamasında bizimle birlikte olan Temsilcimiz Adnan Şahin, “Kelkit Vadisi Dergisi” Genel Yayın Yönetmeni Erdoğan Erdoğdu ve Gaziosmanpaşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Zehra Seyfikli bizlere Anadolu insanının dillere destan misafirperverliğini bir kez daha hatırlattılar.

Tarihi Taş Han’da gerçekleştirilen akşam yemeğinde, geleneksel Tokat Yemekleri’nin lezzetiyle kendimizden geçmişken,  “Tokat Klasik Batı Müziği Grubu”nun nefis ezgilerini dinlemekten büyük keyif aldık. Tokat’ın geleneksel sanatı “kumaş boyama” teknikleri üzerine verilen kısacık bir dersten sonra, hepimiz “boya ustası” edasıyla kumaşları boyamaya girişmiştik. Elbette ki kumaş boyamak göründüğü kadar kolay değildi….

“Pencere Kenarı Sohbetleri”

Tokat’ı gezerken ÇEKÜL Vakfı’nın desteğiyle restorasyonu tamamlanan Tarihi “Halit Sokak” ilk durağımız oldu. Restore edilmiş tarihi yapıların pencerelerinden uzanan “meraklı kafalar” kim olduğumuzu sorgular bakışlarla bizi süzüyordu. Sokağın ahalisiyle yapılan ufacık “pencere kenarı sohbetleri”nden anlamıştık ki halk sokağında yapılan tüm bu değişikliklerden pek memnundu…

Halit Sokağı

“İslami Eserler Müzesi”ne dönüştürülmek üzere inşa edilen Mevlevihane’nin salonunda “Tokat Türk Sanat Müziği Grubu” tarafından verilen mini-konser dinlemeye değerdi. 

Mevlevihane

Her kentin bir ulu cami vardır. Tokat’ın da var… Tarihi Bedesteni, Yağıbasan Medresesi, Takyeciler Cami,  Arastalı Bedesten'i, Deveciler Hanı ve Tarihi Bey Sokağı'yla tarih kokan bir kent Tokat...

“Kalenin Bedenleri, Niksar’ın Fidanları”

Niksar’da davullu zurnalı ve köyün “genç ihtiyarları”nın gerçekleştirdiği  folklor gösterisi eşliğinde karşılandık. Enfes güzellikteki Ayvaz Parkı'nda yaptığımız kahvaltının ardından Niksar Belediye Başkanı İdris Şahin’le birlikte kenti gezdik.

Hükümet Konağı

Niksar Belediyesi tarafından tamamlanmak üzere olan Ayvaz Sosyal Tesisleri'ni, üzeri giydirilerek kent dokusuyla uyumlu bir görünüme büründürülmüş trafo binasını, adını portalındaki büyük disklerin çöreğe benzetilmesinden alan Çöreği Büyük Cami'ni gezdik.  Ayrıca ÇEKÜL Vakfı tarafından planları yapılan ve yakında restorasyonuna başlanacak olan Hükümet Konağı'nı da ziyaret ettik.

Niksar Belediyesi ve ÇEKÜL tarafından ortaklaşa olarak “kültür evi” ve sivil toplum kuruluşlarının ortak kullanımına açık bir STK odası olarak  düzenlenen  Prof. Dr. Metin Sözen Evi-Taş Mektep, tüm iç donanımı tamamlanarak kullanıma hazır hale getirilmişti.

Yağıbasan Medresesi

Anadolu’nun ilk medreselerinden Yağıbasan Medresesi, Niksar Kalesi, restorasyonu tamamlanmış olan Sofu ve Ömerzade Konakları görülmeye değer yerlerdi.

Çamiçi Yaylası'nın bozulmamış doğasını seyrederek, fasıl eşliğinde yediğimiz akşam yemeğinin ardından geriye dönüş vakti gelip çatmıştı. Bizi büyük bir özveriyle ağırlayan dostlarımızla yeniden görüşmek üzere vedalaştık. Yaşanmışlıklarımızı, anılarımızı, Anadolu’nun binbir rengini barındıran bir coğrafyanın izlerini beynimizde taşıyarak bindik otobüslerimize..  Bir daha görüşene dek, hoşçakal Tokat!