Tarihi Kentler Birliği 15. yılında Malatya’da Buluştu

22.05.2015

Türkiye’nin koruma politikalarına yön veren Tarihi Kentler Birliği 15. yılını kutluyor. Uzman sunumları ve alan gezileriyle dolu dolu geçen TKB’nin Seminer, Buluşma ve Bölge Toplantıları bu yıl şenlik havasında yapılıyor. Bilgi paylaşımlarının yanı sıra, toplantılara ev sahipliği yapan üye belediyeler farklı etkinlikler düzenleyerek TKB’nin 15 yıllık başarısını gurur ve mutlulukla kutluyor.

Geçtiğimiz aylarda Diyarbakır (Doğu Anadolu Bölge Toplantısı), Hatay (Seminer) ve Muğla’da (Batı Anadolu Bölge Toplantısı)  yapılan toplantıların ardından yılın ilk Buluşması 15-17 Mayıs tarihlerinde Malatya’da düzenlendi.

Malatya Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde yapılan toplantıyı, Malatya Valiliği, Malatya'nın TKB üyesi ilçelerinden Battalgazi, Yeşilyurt, Gündüzbey, Balaban, Darende ve Arapgir belediyeleri ile Elazığ Belediyesi de destekleyerek havza ölçeğinde bütüncül koruma ve işbirliği modelinin Malatya’daki gücünü vurguladı. Buluşmanın ikinci ve üçüncü gününde merkezde ve ilçelerde yapılan alan gezilerinde sokak sağlıklaştırma ve restorasyon çalışmaları ile Levent Vadisi, Tohma Kanyonu ve Gürpınar Şelalesi gibi doğal değerler incelendi. TKB heyeti, Türkiye'nin en büyük höyüklerinden biri olan Arslantepe Höyüğü de ziyaret etti. Gezinin ardından, kazılarda çıkan mühürlerden esinlenerek tasarlanan kumaş defilesi beğeniyle izlendi. Defile için üç yıldır hazırlanan desen tasarımcısı Ahmet Giray Yılmaz’ın kumaş defilesi Battalgazi’deki Silahtar Mustafa Paşa Kervansarayında düzenlendi. Malatya, Diyarbakır ve Elazığ kentlerinden sanatçıların katıldığı "Üç İl Üç Değer" isimli halk müziği konseri ve halk oyunları gösterisi ise Battalgazi Belediyesinin organizasyonuyla Malatya Kültür Merkezinde yapıldı. Malatya Buluşması, TKB'nin 15. yıl kutlamalarına, farklı kentlerin desteği ve katılımıyla renk ve coşku kattı.

 

 

 

 

 

 

TKB Malatya Buluşması, Cuma akşamı yapılan gala yemeği ve açılış konuşmalarıyla başladı.

Ahmet Çakır / Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı

Malatya’da 311 tescilli eserimiz var. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurduğumuz KUDEB ile bu eserlerimizin ve tarihi kent dokusunun koruması için önemli bir adım atmış olduk. Tarihi Kentler Birliğinin 15 yıllık ve ÇEKÜL  Vakfının 25 yıllık birikimiyle tüm kentlerde önemli çalışmalar yürütülüyor. TKB toplantılarındaki birliktelik ve bilgi paylaşımı doğru uygulamalar yapmamız için çok önemli. Hem ilçelerimizde hem merkezde yürütülen koruma çalışmalarıyla Malatya’nın tarihi dokusu görünür olmaya başladı. Bu işe gönül veren ilçe başkanlarımızı kutluyorum.

Büyükşehir Belediyesi olarak Malatya’nın geleneksel çarşılarını yaşatmaya çalışıyoruz. Kayısı ve diğer meyve kurularının, pestillerin satıldığı Şire Pazarı, demirciler, nalburlar ile bakırcılar çarşısı onarımdan geçti ve kentin ticaret merkezi olarak yaşamaya devam ediyor. Korunması gereken doğal zenginliklerimiz çok fazla. Her biri tek başına dünyanın dört bir yanından turist çekecek kadar değerli. Kısa ve uzun vadeli planlamalarla kültürel ve doğal değerlerimizi tek tek koruyacağız. TKB ve ÇEKÜL uzmanlarının rehberliğinde hedeflerimizi gerçekleştirmek istiyoruz.

Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı / Burhan Ersoy

Malatya geçmişi ve geleceği kucaklayan çağdaş yapısı, tarihi, turistik ve kültürel değerlerinin yanı sıra, kentleşme girişimiyle örnek gösterilebilecek bir kenttir. Vakıf iyiliğin, dayanışmanın, yardımseverliğin bütünüdür. Günümüzde çeşitli aşamalardan geçerek oluşmuş bu sistem artık bireyleri de aşarak topluma ait olmuştur. Hayatın korunması ve güzelleştirilmesi için vakıflar her alanda faaliyet göstermiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak amacımız ülkemiz genelinde bölge farkı gözetmeksizin ayağa kaldırılan kültür varlıklarında sürdürülebilir ve kalıcı restorasyon yapabilmek ve bu eserleri gelecek nesillere aktarabilmektir.

2000 yılındı kurulan Tarihi Kentler Birliği kültürel zenginliklerimizin yaşatılması için değerli katkılar vererek bu günlere gelmiştir. Tarihi Kentler Birliğinin özverili çalışmalarından mutluluk duyduğumuzu ve bu gelişmelerin Türkiye’de yaygınlaşmasını, diğer sivil toplum örgütlerine, kurum ve kuruluşlarımıza örnek almasını diliyorum.

Mücahit Yanılmaz /Elazığ Belediye Başkanı

Kentlerin bir kimliği ve ruhu var. Kentler orada yaşayan insanlara kimliğini ve ruhunu verirler; insanlar da kentlere… Elazığ Harput, Palu ve diğer ilçeleriyle birlikte 4 bin yıldır tarihi kimliğini ve ruhunu, özünde birleştirmiş ve yüzünü geleceğe dönmüş bir kent. Şehirlerimiz gelişecek, modernleşecek ama tarihinden, kimliğinden, sanatından, geleneğinden ve kültüründen taviz vermeden bunu yapacak. Bir şehri şehir yapan o şehrin kültürüdür, sanatıdır, geleneğidir. Malatya ile Elazığ aynı coğrafyada komşu iki kent. Aynı coğrafyada paylaştığımız hem kültürel hem doğal ortak değerlerimiz var. Bu nedenle iki kent arasında bir bağ ve paylaşım var. TKB’nin 15. yılında bu toplantıya katılmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Süleyman Kamçı / Malatya Valisi

Anadolu’nun cennet köşesi Malatya, dünü bugünle, doğuyu batıyla buluşturan kadim kentlerden birisidir. Tarihi mirasa sahip çıkmak, sahip olduğumuz zenginlikleri bir turizm unsuru olarak düşünmekle değil, bunun bir vatandaşlık görevi olduğunu hatırlamakla olur. Göreve başladığımdan beri Malatya İdari amirlikleri, sanayi ve ticaret örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve basın yayın organları ile üniversitemizin ortak çalışmalarıyla Malatya’nın kültürel, tarihi, mimarisi ve geleneklerinin tanıtımı için ve muhafazası için yapılmış olan çok değerli çalışmaları, bizlerden önce başlayan yöneticilerin yaptıkları çalışmaları da aynı hız ve kararlılıkla artan bir şekilde devam ettirmeye çalışıyoruz. İnanıyorum ki böyle kıymetli buluşmalarla Malatya’nın geleceğine kültür köprüleri kurulmuş olacak.

TKB’NİN 15. YILINDA GEÇMİŞE VE GELECEĞE BAKMAK

Malatya Buluşması 16 Mayıs Cumartesi günü yapılan "TKB’nin 15. Yılında Geçmişe ve Geleceğe Bakmak" başlıklı seminer ve alan gezisiyle devam etti.

Seminer konuşmaları:

Prof. Dr. Metin Sözen - TKB Danışma Kurulu Başkanı/ÇEKÜL Vakfı Başkanı

Türkiye’deki dayanışma bizim en önemli gücümüz oldu. Herkes eşit koşullarda büyük çaba gösterdi. Büyükşehir yasasıyla birlikte mahalle oldukları için bazı kentlerimizin üyeliği düştü. Örneğin Ödemiş'e bağlı Birgi artık bir mahalle. Uzun yıllardır devam eden koruma çalışmaları sonucunda Birgi'yi bütünüyle korumayı başardık. Doğal ve kültürel mirasıyla birlikte korumanın devam etmesi için Ödemiş'e büyük görev düşüyor. Bizde öteki yoktur; birliktelik vardır. Seçilmişler ve atanmışlar, öne çıkma duygularını bir kenara bıraktıklarında birlikteliğin gücünü gördüler. Doğru başlıklar altında biraraya geldiler. Bu toplantıda 15 yılın bir dökümünü yapmak istiyoruz. Eylül'de Çanakkale’de yapılacak ikinci Buluşmada "barış"ı konuşacağız. Barış konuşmasını hak eden bir birliğiz. Bu barış ortamını birbirimize saygı göstererek sağladık. Yaşadığı topraklardaki tarihi zenginliğin bilincinde olan insanların hemşerilik duygularıyla sağladık. Büyük kent, küçük kent demedik. Tüm bunları yaparken her kesimin hassasiyetini düşünerek hareket ettik. 15 yılı geride bırakmak o kadar kolay olmadı. Ancak bu başarı aynı zamanda bir de zorluk getiriyor. Çünkü dünyadaki gelişmeleri takip ederken bu yeni kavramların, yaklaşımların içini doldurmaya çalışıyoruz. Doldurdukça da yükümüz artıyor. 30. yılımızda yeni gelen üyelerimiz bizim yaptıklarımızı az bulsunlar; yeteri kadar çalışmamışsınız desinler. O zaman TKB gerçek başarısını sağlamış olacaktır.

Sezer Cihan / TKB Genel Sekreteri

Sezer Cihan, rakamlar eşliğinde TKB’nin 15 yıllık çalışmalarını özetledi: “15 yıldır düzenli olarak gerçekleştirdiğimiz Seminer, Buluşma ve Bölge Toplantılarına 15 yıldır 13.550 kişi katıldı. Bu toplantılar uzman sunumları ve alan incelemeleriyle bir “koruma okulu” özelliği taşıyor. Arkeolojik mirastan, endüstri mirasına, geleneksel yaşam kültüründen, Cumhuriyet mimarisine, yasal düzenlemelere kadar farklı başlıklardaki konuları üyelerimizin gündemine taşıyarak bu konularda koruma hareketinin başlamasını sağladık. 2012 yılından bu yana Kültür Öncelikli Bölgesel Yol Haritaları ile Türkiye’nin üçte birinin stratejik planlarını hazırladık. Yol haritalarındaki birinci önceliğimiz “kültürel kalkınma”. Sadece il sınırları kapsamında değil komşu kentlerle birlikte havza ve bölgesel ölçekte paylaşılan değerlerin analizleri yapılarak program yürütüldü. Bu yıl ise 5 ayrı havzada Kültürel Rota Planlaması hazırlandı. Tüm bunları yaparken her kesimin bir araya geldiği çalıştaylar düzenledik. Muhtarlardan, memurlara, işçilere, öğrencilere kadar farklı kesimlerin katıldığı toplantılarda kentlerin sorunları, öncelikleri, farklılıkları tartışıldı. Kentsel Strateji ekibinin geliştirdiği ve çalıştaylarda uyguladığımız BEK analiziyle doğru sonuçlara ulaştık.

Eğitim de TKB’nin en önemli başlıkları arasında. ÇEKÜL Akademi tarafından hazırlanan eğitimler uygulamanın içinden gelen uzmanlar tarafından veriliyor. Akademi eğitimlerine bugüne kadar farklı ölçekteki belediyelerden 1705 kişi katıldı. Uluslararası boyutta düzenlenen YAPEX Restorasyon Fuarı ise üyelerimizle birlikte katıldığımız ve içerik olarak desteklediğimiz, sektör firmalarıyla, üniversitelerle ve diğer kurumlarla bizleri buluşturan nemli bir fuar.  Kasım ayında “Kırsal Mirasın Geleceği” temasıyla yapılacak YAPEX Fuarını TKB olarak yine destekliyoruz. Üç ayda bir çıkarttığımız ve ÇEKÜL yayın ekibi tarafından hazırlanan Yerel Kimlik dergisinde tüm bu çalışmalarımızı özetliyoruz; inceleme yazılarına ve üye kentlerimizde yürütülen koruma haberlerine yer veriyoruz. 2001 yılından bu yana devam eden Özendirme Yarışmasında ise bugüne kadar toplam 190 projeye ödül verdik. Ama yarışmaya başvuru sayısı 1000’in üzerinde gerçekleşti”

Sezer Cihan ayrıca hibe programları ve uluslararası etkinlikler hakkında da bilgi verdi.

Faruk Göksu / ÇEKÜL gönüllüsü, şehir plancısı

Tarihi Kentler Birliğini 15. kuruluş yılında öncelikli gündeme aldığı kavramlarla değerlendirmek istiyorum. Bu kavramları sizler daha da çoğaltabilirsiniz. Önemli olan 15 yıllık sürecin birikim ve beraberliğinin ortaya çıkardığı başarıyı, gelecek on yıllara farklı kavramlarla ve farklı yaklaşımlarla taşımak olmalı.

Geçmiş 15 yıl: Vizyon, kimlik, dayanışma, tasarım

On beş yıllık süreç içinde yapılanları vizyon, kimlik, dayanışma ve tasarım olmak üzere dört başlıkta altında ele alabiliriz. Birincisi vizyon:  TKB, kent, havza ve bölge ölçeğindeki bakış açısı ile hazırlamış olduğu yol haritaları ile koruma yaklaşımını farklı boyutlara çıkarmıştır. Bu farklı bakış açısı, kentlerin gelecek kurgularında yeni potansiyelleri ortaya çıkarmıştır.

İkincisi kimlik: TKB toplantılarında artık, marka kentler yerine kimlikli kentler konuşulmuştur. Kentlerin ruhu, hikâyeleri, geçmişin değerleri proje geliştirme ve tanıtım stratejilerinin oluşması için öncelikli ele alınmıştır.

Üçüncüsü dayanışma: Belki de en önemli kavram olarak ele alınmalı. TKB üyeleri siyasi parti kimliklerini bir tarafa bırakarak, birlik ve beraberlik içinde Anadolu coğrafyasının ortak değerlerini korumak için  program ve projeler geliştirmiştir.

Dördüncüsü tasarım: TKB tasarımı gündemine alarak, yarışmalar yoluyla projeler üretmiştir. 200 Ortak 200 Eser programı,  kentlere yeni bir proje geliştirme yaklaşımını sunmuştur.

Koruma sektörü ve tarihsel dönüşüm süreci

Bu dört kavram ve on beş yıllık süreç büyük bir deneyimi ortaya çıkarmıştır. Bu süreç içinde Türkiye’de ‘kentsel dönüşüm’ süreci yaşanırken, Tarihi Kentler Birliği üyesi kentlerde ‘tarihsel dönüşüm’ süreci yaşanmıştır.

0n beş yıllık süreç içinde koruma sektörü oluşmuştur. Gayrimenkul ve finans sektörünün yarattığı katma değerden daha büyük değerlerin yaratılacağı koruma sektörü gelecek on yılların parlayan yıldızı olacaktır.

Gelecek 10 Yıl hedefleri: Kalkınma, kaynak, etki, mahalle

TKB’nin gelecek on yılını değerlendirirken, koruma sektörü potansiyelini dikkate alarak dört başlıkta önerilerimi sunmak istiyorum. Birincisi kalkınma. TKB üyesi kent yöneticileri kalkınma temasını gündemine almalı. Ekonomi ve ekoloji dengesi ile mavi ve yeşil ekonomiler, kent ve kır bütünleşmesi temel söylemleri gelecek kurgusunun temel söylemleri olmalı.

İkinci gündem ise kaynak olmalı. Artık, kentlerimizde artan imar haklarının bir bölümü koruma sektörü için ayrılmalı. Üçüncü dönüşüm süreci içinde bulunan kentlerimizde imar hakları satılmalı. Elde edilen kaynak koruma fonunda toplanmalı ve tarihi ve doğal mirasın korunması için harcanmalı. Fonun kaynakları, 1/3 oranında yerel yönetimlere, özel sektöre ve sivil toplum örgütlerine paylaştırılmalı, üç taraf bir araya geldiğinde bu fon kullanılmalı.  Yani, paranın gücü, tarafları program ve proje bazında buluşturmalı.

Üçüncüsü ise sosyal etki. TKB gelecek on yıl içinde geliştireceği tüm program ve projelerde yaşam ve mekana olan etkileri ele almalı. Koruma sektörünün yaratacağı katma değerin, toplumsal değere dönüşmesi için Sosyal Etki Değerlendirme Raporları (SED) hazırlanmalı.

Dördüncüsü ise mahalle ve mahalleli yeniden keşfedilmeli. Yani, bilinenler yeniden keşfedilmeli. Mahalle ölçeği, komşuluk ilişkileri, yaşama dair her şey yeniden ele alınmalı.

Ulusal Koruma Strateji Planı hazırlanmalı

On beş yılın birik ve birlikteliği sonucunda elde edilen deneyimin paylaşılması ve gelecek on yılların planlı ve programlı yönetilmesi için ulusal koruma strateji planı TKB tarafından hazırlanmalı.

Planın vizyonu, aşağıdan yukarı kurgulanmalı. TKB üyelerinin yerelde yaptıkları dikkate alınarak gelecek vizyonu belirlenmeli. Ortak değerler, ortak geleceğin belirlenmesi için ortak yönetim anlayışıyla olmalı.

Ulusal plan; koruma için kalkınma, kalkınma için gelişme, gelişme için bütünleşme temel söylem çerçevesinde ele alınmalı.

“Paylaşan kentler” akımı geliştirilmeli

TKB üyelerinin on beş yıllık beraberliği; ortak değerlerin, ortak gelecek için ortak paylaşıldığı bir yeni süreç ile devam etmeli. Kentsel ittifaklar oluşturulmalı. Kentler ortaklıklar yapmalı. Yeni süreçte, imar planlaması değil, şehir planlaması anlayışı olmalı, imar hakkı değil yaşam hakkı konuşulmalı. Kentlerin yapılaşma kapasitesi, su, yeşil vb gibi yaşamsal kapasitelerle birlikte belirlenmeli.

Yerelin birikimi, aşağıdan yukarı yönetim anlayışı içinde yukarılara taşınmalı ve ulusal koruma strateji planının temel kurgusunu oluşturmalı. TKB üye yöneticilerinin on beş yıllık başarılı geçmişini kutluyor, gelecek on yıllarda  daha başarılı olmasını diliyorum.

 

Kapanış konuşması:
Yusuf Ziya Yılmaz / TKB ve Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı

 

15 yılda TKB’nin başarısını rakamlarla Sayın Sezer Cihan özetledi. Kapanış değerlendirmesi yaparken vurgulamak istediğim birkaç nokta var: Faruk Göksu konuşmasında emsal ve emlak rantı artışından oluşacak kaynakların eskinin korunmasında ve mevcudun korunmasında kullanılması konusuna dikkat çekti. Bu, bizler için çok önemli bir ipucu. Ama şu anda elimizde olan emlak vergilerinin %10’unun kullanılmasında bile aslında çok başarılı değiliz. 15 sene içinde ortaya koyduğumuz başarı örneklerinin özgüveniyle, ülkemizin gelecek planlarını yeniden tasarlamamız gerekiyor. Anadolu topraklarındaki tarihsel birikimlerin ihyasıyla ilgili yeni projeler ortaya koymamız gerekiyor. Bunun için ben hazırım. Bu bilince sahip üyelerimizle birlikte daha başarılı koruma uygulamaları ve kentsel tasarımlar yapacağımıza inanıyorum. 15. yılımızda köylerimizdeki kırsal mirasın korunması için daha planlı çalışmalar yürütmeyi hedefliyoruz.