TARİHİ EVLER HAYATA DÖNDÜRÜLÜYOR

22.06.2007

19 Haziran 2007 tarihinde TRT'nin web sitesinde çıkan bir haberi sizlerle paylaşmak istedik...



Tarihi, Malazgirt Savaşı'na kadar dayanan ve özgün mimari dokusuyla dikkati çeken tarihi Ayaş evleri, yeniden hayata döndürülüyor.

Ayaş Kaymakamı Nihat Karabiber, Ankara'nın Ayaş ilçesindeki tarihi dokunun korunması ve yaşatılması projesi kapsamında, 74 adet tarihi evin sokak sağlıklaştırmasının tamamlandığını bildirdi.

Karabiber, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tarihi 1071'e kadar dayanan Ayaş'ın, Türklerin Anadolu'ya ilk yerleştiği bölgelerden biri olduğunu belirterek, Burada yaklaşık 400 kadar korunmaya değer, Anadolu mimarisi özelliklerini taşıyan evimiz var. dedi.

Kültür Bakanlığı ve Devlet Bakanlığı ile yaptıkları ortak çalışmayla, Ayaş'taki tarihi dokunun korunması ve yaşatılması projesi kapsamında, ilk etapta 74 adet tarihi evin sokak sağlıklaştırmasının (evlerin dış cephesinin onarılıp, boyanması, sokakların yenilenmesi) gerçekleştirildiğini söyleyen Karabiber, bu projeye Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç ile Devlet Bakanı Beşir Atalay'ın çok büyük destek sağladıklarını söyledi.

Karabiber, projenin devamında ilk etapta Kültür ve Turizm Bakanlığına ait 3 tarihi konağın bu yıl içerisinde restorasyonunun gerçekleştirilip turizmin hizmetine sunulacağını, 100 kadar evin de yine sokak sağlıklaştırma kapsamında değerlendirileceğini bildirdi.

Proje kapsamında temel amaçlarının, Bakanlıkça Tarihi İpekyolu Destinasyonu Projesi kapsamında tespit edilen, Ayaş-Beypazarı-Nallıhan- Mudurnu-Taraklı güzergahında ilk uğrak yeri olan Ayaş'ı turizm merkezi haline dönüştürmek olduğunu belirten Nihat Karabiber, şunları kaydetti: Ayaş'ın bir avantajı daha var. Ayaş, tarihi kaplıca turizmi olarak da Anadolu'da bilinen bir merkez. Bu kültürel mirası, sağlık turizmiyle birleştirip Ayaş'ı bir cazibe merkezi haline getirmeye çalışıyoruz. Çalışmalarımız, bu kapsamda yoğun olarak devam ediyor.

ÇEKÜL de Destek Veriyor

Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL)'ün söz konusu projenin başlangıcından bu yana devamlı yanlarında olduğunu ifade eden Karabiber, Çok büyük maddi ve manevi desteklerini aldık. Özellikle projelendirme ve tespit çalışmalarında yanımızda oldular. Onlarla beraber uzun yıllardır çalışıyoruz, beraber çalışmaktan büyük mutluluk duyduk dedi.

ÇEKÜL Vakfı Ankara Temsilcisi Faruk Soydemir de vakıflarının, Türkiye'deki kültürel mirasın korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve ortaya çıkarılması yönünde çalışmalar yaptığını ifade ederek, Ayaş evlerinin özgün yapısının ortaya çıkarılması yönünde ÇEKÜL Vakfı Ankara Temsilciliği olarak katkı koyduk dedi.

Katkılarının, proje ve danışmanlık desteği şeklinde gerçekleştiğini belirten Soydemir, Aslında amacımız, sadece Ayaş'a değil, Ankara'nın belirli bölgelerine katkı sağlamak diye konuştu. Soydemir, Ayaş'taki evlerin genel özellikleri hakkında şunları söyledi:
Buradaki evler, genellikle 2 katlı oluyor. Üst katları ve zemin katları yaşam mekanı oluyor, ancak bazı evlerde zemin katlar, ahır olarak kullanılmış. Pencereler, genelde giyotin pencere şeklinde, ölçekler ise 1'e 1 veya 1'e 2. Evlerin özgün renkleri krem ve beyaz ama bazı örneklerde kırmızı, mavi ve yeşil renklerinin de kullanıldığını görüyoruz. Bir özelliği de bazı evlerde topraktan yapılan seramik tuğla özelliklerini de içeren malzemenin kullanılması. Bazı evlerde o malzemeler bugüne kadar taşınmış.