SOMUT OLMAYAN KÜLTÜREL MİRAS TKB’NİN GÜNDEMİNDE

08.10.2008

3-4-5 Ekim tarihlerinde yapılan Tarihi Kentler Birliği Kars Buluşması’nın önemli sonuçlarından biri, somut olmayan kültürel mirasın, üye belediyelerin gündemine girmesi oldu.

Buluşma’nın ikinci günü yapılan “Somut Olmayan Kültürel Mirasın Önemi ve Yerel Yönetimlerin Sorumluluğu” konulu panele, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Üyesi, Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Komite Başkanı Prof. Dr. Öcal Oğuz  “Tarihi Kent Kurgusunun İkinci Yüzü: Somut Olmayan Kültürel Miras” ve Araştırmacı/Yazar Sezai Yazıcı “Yüzyılların Tanıklığında, Görenlerin Gözünden Kars ve Çevresinin Somut ve Somut Olmayan Kültürel Zenginlikleri” başlıklarıyla konuşmacı olarak katıldı. Panelin oturum başkanlığını ise UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Arsın Aydınuraz yaptı.

Sarıkamış Toprak Otel’de düzenlenen panelin açılışını, UNESCO’yu tanıtarak yapan Prof. Dr. Arsın Aydınuraz konuşmasında şu cümlelere yer verdi: “ UNESCO yabancı bir örgüt olarak biliniyor. UNESCO aslında ‘biz’ demek; ortak akıl demek. Bu bağlamda eriştiğimiz normları ortak dilde konuşmamızı sağlayan ortak bir platform. 1972 yılında kültür ve doğa varlıklarını korumaya yönelik hazırlanan sözleşmenin öne çıkardığı ve kültürel miras bilincini ortaya koymak üzere geliştirdiği bir prestij listesi var. Bu liste ‘Dünya Miras Listesi’ olarak biliyor. Biz bu sözleşmeye 1980 yılında taraf olduk ve 9 kültürel varlığımızla bu listede yer alıyoruz. ‘72 sözleşmesinin ön gördüğü maddeler, somut mirası daha çok öne çıkardı. Somut olmayan miras ögesinin ise göz ardı edilmesine yol açtı. TKB de bu süreci aynen yaşıyor; tıpkı dünyada olduğu gibi”.

Prof. Dr Öcal Oğuz, Prof. Dr. Arsın Aydınuraz, Araştırmacı/Yazar ve Kars ÇEKÜL Temsilcisi Sezai Yazıcı (Soldan sağa) 

“TKB, çevre ve doğayı da korumayı gündemine almalıdır”

Aydınuraz, ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen’in somut ve somut olmayan miras ile çevre olgularını daha önceden fark ederek ÇEKÜL Vakfı’nı kurduğuna dikkat çekti: “Çevre ve doğa bir kültür. Onu tanımak, benimsemek, korumak gerekiyor. Kültürün yeşerdiği çevreyle birlikte varoluşu simgeleyen ‘ÇE’, ÇEKÜL’de var. TKB somut olmayan mirası gündemine aldığı gibi, çevre ve doğayı korumayı da gündemine almalıdır; ama ÇEKÜL’de olduğu gibi almalıdır. Yani çevreyi kültürle birleştiren bu açılımı benimsemelidir. Somut olmayan mirasın ardından gelişen süreçte, çevre ve doğayı koruma bilinci de dönüşüm noktalarından biri  olacaktır”.

Panel, açılış konuşmasının ardından Prof. Dr. Öcal Oğuz’un sunumuyla devam etti. Somut Olmayan Kültürel Miras sözleşmesi hakkında bilgiler vererek sunumuna başlayan Oğuz, Türkiye’deki somut olmayan miras hallerini dört başlık altında inceleyerek aktardı: Gelenekle kurulan bağ: anne-çocuk / usta-çırak; Kentleri kendilerine ait olmayan kentliler; Televizyonun yarattığı kültür; Okullarda ne var ne yok. Bu başlıkları çarpıcı örneklerle TKB üyelerine aktaran Oğuz’un sunumu ilgiyle izlendi. Köroğlu ve Robin Hut, Hızır Baba ve Noel Baba, Aslı ile Kerem ve Romeo ile Juliet karşılaştırmalarını yaparak, kendi kültürümüzde varolan değerlerin unutulduğuna ve farklı kültürlerdeki benzerleriyle yer değiştirdiklerine dikkat çekti. Oğuz, halk arasında kullanılan bazı deyim ve atasözlerinin de yanlış ifade edildiğini anlatan pek çok örnek sundu. Öcal Oğuz, sunumunun özünde, restore edilen, korunan somut mirasın, mekanları kültürsüzleştirdiğini vurguladı; somut mirası korurken, geçmişten günümüze taşıdığımız yaşam kültürümüzü göz ardı ettiğimizin altını çizdi. Bu durumun UNESCO tarafından “insanlığın kültürel fakirleşmesi” ve “çeşitliliğinin yok olması” olarak yorumlandığını söyleyerek sunumunu tamamladı.

 

Prof. Dr. Öcal Oğuz'un ardından, Araştırmacı/Yazar ve Kars ÇKEÜL Temsilcisi Sezai Yazıcı ise “Yüzyılların Tanıklığında, Görenlerin Gözünden Kars ve Çevresinin Somut ve Somut Olmayan Kültürel Zenginlikleri” konulu sunumunu gerçekleştirdi. Sezai Yazıcı, 1255 yılında Kars’a gelen Rubruck’lu Rahip William, 1293’te gelen Rabban Savma, 1647’de gelen Evliya Çelebi ve1693’te gelen Giovanni Francesco Gamelli Careri gibi gezginlerin Kars hakkında yazdıkları önemli tespitlerinden örnekler sundu.    

Panel’in ardından yapılan değerlendirme ve katkı konuşmalarındaysa, TKB’nin somut olmayan mirasın koruması hakkında daha detaylı ve yol gösterici seminerler düzenlemesi öneri olarak getirildi.  Paneli takip eden belediye başkanları, somut olmayan miras konusunun artık öncelikli gündemlerinde olduğunu vurguladı.

 

Tarihi Kentler Birliği için yeni bir sürecin başlangıcı olan panelin ardından Ani Harabeleri gezildi. Arpaçay nehri boyunca uzanan Ani ören yeri,  961 yılında Bagratlı hanedanından Ermeni hükümdarı tarafından başkent yapılıyor; kuruluşundan sonra Bizans ve Selçuklular da Ani’de hüküm sürüyor. Bu nedenle ören yerinde, pek çok döneme ait yapı bulunuyor. Yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olan tarihi yapılar, güçlendirme çalışmalarıyla ayakta tutulmaya çalışılıyor. Kars’a yaklaşık kırk dakikalık bir mesafede olan Ani Harabeleri, Kars için büyük önem taşıyor. Harabelerin güçlendirilmesi, restore edilmesi ve çevre düzeninin yapılmasıyla, Kars kentine gelecek yabancı turist potansiyelinin artması bekleniyor. Kış şartlarının çok ağır geçtiği Kars ve çevresinde, yöre halkı hayvancılıkla geçimini sağlıyor. Kentliler ise daha çok esnaflık yapıyor. Kent ekonomisinin ve turizmin canlandırılması ise kent içinde ve çevresindeki turizm alanlarının güçlendirilmesine bağlı.

 Ani Harabeleri

Kars Buluşması’nın son gününde ise Sarıkamış’taki Katarina Köşkü olarak bilinen Av Köşkü, Selim İlçesi Tren İstasyonu ile kent merkezindeki Namık Kemal Toplum Merkezi ve restorasyonu devam eden Aynalı Konak gezildi. ÇEKÜL Vakfı tarafından projelendirilen Aynalı Konak’ın restorasyonu ise  TÜRSAB tarafından yapılıyor.

Av Köşkü (Katarina Köşkü)

Aynalı Konak

TKB üyeleri gezi programının ardından, düşüncelerinde şekillenmeye başlayan somut olmayan mirası koruma planlarıyla, bulutların gölgesindeki doğu kenti Kars’tan ayrıldı. Zor şartlarda, çamur içindeki sokaklardan çağdaş bir kent yaratma çabasıyla, olanaklarını zorlayan Kars Belediye Başkanı Naif Alibeyoğlu ise TKB üyelerini havalimanından uğurlayana kadar yalnız bırakmadı.   

Bulutların gölgesinde Kars ( Sarıkamış)