Sergiye katılanların izlenimleri

12.04.2011

ÇEKÜL Vakfı’nın Marsilya’daki Bureau des Competences ile birlikte yürüttüğü “İstanbul-Marsilya: Endüstri Mirasını Görünür ve Anlaşılır Kılmak” projesinin ayaklarından biri, 'Hamursuz Fırını'ndaki fotoğraf sergisi. Kendisi de bir endüstri yapısı olan Hamursuz Fırını’ndaki “EX-CHANGE İSTANBUL-MARSEILLE” sergisi 23 Nisan’a kadar görülebilir.


 
Kuledibi'ndeki Hamursuz Fırını, Şair Ziya Paşa Yokuşu No:13 adresinde...


 
Sergiyi gezenlerin izlenimleri:
 
Silvyo Ovadya
Türk Musevi Cemaati Başkanı
Tarihi bir mekân burası. Uzun süre hamursuz ekmek üreterek hizmet verdi. Bugün ekonomik değerini yitirmiş durumda. Makineler yenilenirse çağdaş bir üretime geçilebilir ama bu yapılıncaya kadar en azından üst salonun farklı bir şekilde hizmet edebileceği görüşündeyim.
Bu sergiyle başladık, bundan sonrası için göreceğiz. Bu arada sergi çok enteresan…

Arif Aşçı
Fotoğrafçı
Bu furyanın ilk önemli örneği Tate Modern. Thames kıyısındaki eski elektrik santralini karakterini koruyarak müzeye dönüştürdüler, şu anda dünyanın en çok ziyaret edilen müzesi; inanılmaz bir çekim merkezi haline geldi. Bundan yola çıkarak burada yapılan Santralistanbul da çok daha başarılı oldu. Yedikule civarında inanılmaz gaz binaları var, sergide fotoğrafları bulunuyor zaten. Onları yıkmayıp Tate gibi sağlamlaştırırlar, eski karakterlerini korurlarsa inanılmaz mekânlar kazanırız. 100 sene önce işçiler, mühendisler dokunmuşlar duvarlarına, günümüzün betonarme alışveriş merkezleri gibi değil bu yapılar… İstanbul endüstri mirası yapıları konusunda çok zengin, bir düzine bina var. Bunlar müzelere, kültür sanat merkezlerine dönüştürülürse lezzetli bir şey olur, bayılırız… 20 yıldır Galata’da oturuyorum, Hamursuz Fırını’nı bilmiyordum. İlk defa görüyorum; nefesim kesildi, harika. Sergi için bu mekânın seçimi çok doğru…


 
Karoly Aliotti
Sanat danışmanı
Çok güzel bir mekân, amaca da çok uygun. Sergi evini bulmuş bir sergi, çok şık. İstanbul’un bilmediğim, yanından geçmediğim kısımları varmış, sergide bunu gördüm. Fotoğraflarını gördüğümüz yapıların hepsi birer müze, sergi salonu, çağdaş sanatın değerlendirilebileceği mekânlar… ÇEKÜL öncülük yaptı bu mekânlara dikkat çekerek, dilerim devamı gelir.
 
Can Eskinazip
Yönetmen
Fotoğraflar beğendiğim ve aşina olduğum bir gelenekten, o yüzden hoşuma gitti.
Belki bu geleneğe yeni bir şey kazandırmıyor ama teknik, kompozisyon, renkler güzel. Böyle mekânların özelleştirilmelerinden ziyade kamusal alana çevrilmeleri tabii ki hepimizin dileği. Hem estetik hem tarihi olarak çok önemli yerler. Hamursuz Fırını, benim için ayrıca önemli. Bir Yahudi olarak buraya gelmemin nedeni, sergiden önce bu mekânı görmekti. Kullanılmayan bir mekânın bu sergi için kullanılması çok anlamlı. Çok doğru ve güzel bir sergi olmuş.


 
Tamer Müftüoğlu
ÇEKÜL Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi-İşadamı
Beş dakika önce başımdan geçen olayı anlatarak başlayayım. Bir büfeciye fırını sordum, “Abi orası kapandı” diye cevap verdi. Ben ısrar edince de “Orası Müze oldu” dedi. Demek ki çevredeki insanların bildiği bir yermiş. Şaşkınlık geçirdiğimi söyleyebilirim, mükemmel bir ortam. Tabii buranın bu hale gelmesinin önderliğini ÇEKÜL yaptı. Bir ÇEKÜL’lü olduğum için ve projeye katkı verenleri yakından tanıdığım için çok gurur duydum. Endüstri mirası, hepimizin iç yarası. Endüstriden gelen biri olarak çok üzüntü duyuyorum. Özellikle tekstil alanındaki binaların hurda şeklinde satılmış olması, binaların harap edilmesi, kimlik değiştirmesi kabul edilebilir değil. Ama tüm bunlara rağmen günümüzde el atabileceğimiz, halen iyi durumda olan yerler var. Gönül ister ki onlarla ilgili bir şeyler yapabilelim, gelecek nesillere teslim edelim. ÇEKÜL endüstriyel mirasa sahip çıkma konusunda çok ciddi bir adım atmış oldu.

Alin Taşçıyan
Sinema Eleştirmeni
Endüstri mirasının değerlendirilmesi ve kültürel alana kazandırılmasını çok önemsiyorum. Avrupa kentlerinde birçok olumlu örneğini gördüm. Mesela Lille’de eski istasyondan dönüştürülen bir müze ve sergi alanı var. Almanya’da sayılamayacak kadar çok bunlar. İnanılmaz güzel şeyler yapılabiliyor. Yaşayan akrabalarımın neredeyse tamamı Marsilya’da, o yüzden oradaki projeleri yakinen takip ediyorum. Marsilya’da eski liman bölgesi korunup değerlendiriliyor, yeni liman tarafı da sürekli gelişiyor, yenileniyor. Bunlar kültür ve turizme yönelik yapılıyor tabii, yat limanları da olacak mesela… Bunu çok muhteşem buluyorum. Türkiye’de bu tür projelerden korkuyoruz. Haydarpaşa ile ilgili proje gündeme gelince korktuk. Ama işte İstanbul Modern yapıldı. Onun öncesinde Karaköy antrepolarında bienal yapıldığı zaman da hepimiz çok mutluyduk. Feshane çok önemli bir tarih mirası ki ilk bienaller orada yapıldığında hepimiz çok heyecanlanmıştık ama orayı kaybettik. Yine birçok çağdaş sanatçının katılımıyla Gazhane’de Serotonin sergisi yapılmıştı. Yedikule’nin dibinde, olağanüstü geniş, bahçeli bir Gazhane var, şimdi atıl duruyor. Oysaki bu yapılar geçmişin izlerini taşıyor. Mekânların ruhunu bozmadan, demiryolu ise rayları, fabrikaysa birkaç makineyi koruyarak yani mekânın belleğini koruyarak bugüne yönelik çalışmalar yapmak çok olağanüstü. Zaten mekân elimizde, yeni bir mekân inşa ederek yeşil alanlara müdahale etmiyoruz. İki, bellek koruyoruz, düşünüyoruz, üretiyoruz, ilham alıyoruz. Üç, kültür için alan kazanıyoruz. Bu son derece yararlı bir işbirliği… Hamursuz Fırını’nın varlığından bile haberim yoktu. Olağanüstü bir şey, adının korunması da iyi… Hamursuz bayramını, hamursuz üretimini düşünmek, burada Seferad Yahudilerinin dokusu olduğunu bilmek çok güzel bir şey. Mekân gayet geniş, yer çok merkezi. Serginin burada değerlendirilmesi çok hoşuma gitti. Ayrıca sergideki fotoğraflarda İstanbul’daki başka potansiyelleri de görebiliyoruz.
 
Mesut Torun
Öğretmen
Serginin çok güzel bir konusu var. Endüstri mirası terimi son günlerde gündemde ama yeterince önem verilmiyor. Bu proje, bir bilinç oluşturmak, ilgiyi çekmek için çok iyi bir adım. İstanbul’da önemli bir potansiyel var. Ben sergide Tophane, Baruthane, Darphane gibi yapıların fotoğraflarını da görmek isterdim. Ama Marsilya’yı tanıyoruz, bu da iyi… Bu sergi sayesinde Hamursuz Fırını’nı gezmek de ayrı bir haz veriyor; eski makineleri görmek, bunları nasıl kullandıklarını anlamaya çalışmak… Küçük çaplı bir sanayinin gerçekten de güzel örnekleri sergileniyor.