Ana içeriğe atla
Ormansızlaşmaya Neden Olan Odun Üretimi Modelinden Vazgeçilmelidir

Ormansızlaşmaya Neden Olan Odun Üretimi Modelinden Vazgeçilmelidir

21.03.2022

21 Mart Uluslararası Ormanlar Günü, tüm dünyada orman varlığının korunmasına dikkat çekmek amacıyla 2012 yılında ilan edildi. Her yıl farklı bir temanın işlendiği 21 Mart’tın bu yılki konusu Ormanlar ve Sürdürülebilir Üretim, Tüketim”, sloganı ise İnsanlar ve Gezegen İçin Sürdürülebilir Odunu Seçolarak belirlendi.

Odun kullanımındaki çeşitlilikle birlikte odun talebinin artmış olması, doğal ormanlar üzerinde yoğun bir baskı yaratmaya başladı. Odunun üretim ve tüketimindeki yanlış politika ve uygulamalar nedeniyle bu baskı, ne yazık ki ülkemizin ormanlarında da fazlasıyla hissediliyor. 

Sürdürülebilir orman yönetimi anlayışıyla ormanlarımızın korunmasına dikkat çekmek için Türkiye Ormancılar Derneği Bilim Kurulu tarafından detaylı bir rapor hazırlandı. Bu rapordan hazırladığımız özeti sizlerle paylaşmak istiyoruz:

 

Bazı veriler:

  • Odun üretimindeki aşırı artışın seyrini anlamak için 2005 yılındaki üretim miktarına bakmak yeterlidir. Orman Genel Müdürlüğünün resmi verilerine göre; 2005 yılında Türkiye ormanlarından 13,9 milyon metreküp odun üretimi yapılmışken, bu rakam 2017 yılında 18,8 milyon metreküpe, 2021 yılında ise 31,9 milyon metreküpe ulaşmıştır. 2005 ile 2017 yılları arasındaki 12 yılda %35 gibi bir oranla aşırı bir şekilde arttırılan üretimi miktarı, sadece 2017 ile 2021 yılları arasındaki son 4 yıl içinde ise daha da aşırı bir şekilde %69,5 arttırılmıştır. Odun üretiminin rekor oranlarla arttırılmış olması, ormanlarımızın geleceğini tehdit etmektedir.

  • Odun üretimindeki aşırı artışın nedeninin; ahşap esaslı levha sektörünün hammadde gereksiniminin daha ucuz şekilde karşılanması isteği olduğu iddia edilmektedir. Bu iddiaya göre; yanlış kapasite planlanması ve 2018 yılından beri süregelen Türk Lirası aleyhindeki kur değişimleri nedeniyle bu sektörün, ithal hammadde fiyatlarında yaşanan aşırı yükselişten daha az etkilenmesi ve kârlarının azalmaması için ülke odun üretiminin plansız ve hesapsız şekilde arttırılması yoluna başvurulmuştur.

 

Odun üretimini arttırmak için başvurulan bazı yöntemler:

  • Ormanlarda daha ileriki yıllarda yapılması gereken gençleştirme ve bakım çalışmaları öne alınmıştır.

  • Dikili ağaç satışı uygulamaları yeteri kadar denetlenmemiş, orman köylüsü dışlanmış ve müteahhitlerin önünü açan bir uygulamalar söz konusu olmuştur. Ormanlara zarar veren bu yaklaşım aynı zamanda orman köylüsünü ormancılık çalışmalarından da uzaklaştırmıştır.

  • Endüstriyel ağaçlandırmalar, orman olmayan yerlerde değil, doğal ormanlar kesilerek yapılmaya başlanmıştır.

  • Devlet ormanlarındaki odun üretimi, Orman Kanunu’nun 26. Maddesine göre yapılmaktadır. Burada yer alan esaslar 2008 yılında yenilenmiştir. Günümüzde yapılan uygulamalar ise bu yasal düzenlemelerle uyumlu değildir, bu nedenle hükümsüzdür.   

  • Endüstriyel ağaçlandırma yapılacağı iddiasıyla doğal ormanların tıraşlandığı ve odun üretimi yapıldığı iddiaları mesleki kamuoyunda yaygındır.    

  • Binlerce yılda oluşmuş, yüzlerce farklı türü biraraya getiren orman ekosistemlerini yok ederek, tek ağaç türüyle, sadece odun üretmek için oluşturulan ağaçlık alanlar bir orman ekosistemi değildir. Bu alanlar ağaç tarlası olmaktan öteye gidememektedir.

  • Üretim dışı bırakılmış olan milli parklarda odun üretimi planlamalarına başlanmıştır. Örneğin; Köprülü Kanyon Milli Parkında 9.477 metreküp, Termessos Milli Parkında 176 metreküp, Beyşehir Milli Parkında 5.703 metreküp, Kızıldağ Milli Parkında 9.520 metreküp ve Kovada Milli Parkında 948 metreküp yıllık odun üretimi için eta (yıllık kesim) verilmiştir. Beyşehir Gölü Milli Parkı ve Kızıldağ Milli Parkı Amenajman Planları 2021 yılında onaylanmıştır.

  • “Korunan alan” başlığı ve bilgisi altında yönetilmekte olan bu alanların odun üretimi mantığı ile ele alınması ve bu yaklaşımla planlanması, korunan alan yönetimi anlayışına hem hukuki hem de bilimsel açıdan uygun değildir.

  • Ardıç ağaçları, biyokütle santrallerinin odun ihtiyacını karşılamak için yasalara aykırı bir şekilde kesilmektedir. Biyokütle santrallerinde endüstriyel odun kullanımının önünü açacak uygulamalar, ormanlar üzerindeki baskıyı çok daha fazla arttıracaktır.

 

Gelişmiş ülkelerde durum nasıl?

  • Gelişmiş ülkeler orman ürünleri endüstri sektörleri gelişmiş olsa bile, kendi ülkelerindeki orman ekosistemlerini korumak için odun üretimini belli bir seviyede tutmaktadır. Bu ülkeler, tomruk ve kereste ithalatından gümrük vergisi almayarak bu ürünleri ithal edip işlemekte ve ürettiği mamul ürününün bir kısmını iç piyasaya vermekte, fazlasını ise ihraç ederek ülkeye katma değer kazandırmaktadır.

 

Türkiye’de ise;

  • Son yıllarda, tıpkı Güney Amerika ve Afrika kıtasındaki ülkeler gibi odun üretimi amacıyla kendi ormanlarına kalıcı zararlar verecek şekilde yüklenmektedir.

 

Neler yapılmalı?

  • Ormansızlaşmaya yol açan odun üretimi modelinden bir an önce vazgeçilmelidir.

  • Bakım ve gençleştirme uygulamalarında orman ekosisteminin en uygun şekilde yönetilmesi sağlanmalıdır.

  • Orman yönetimi için bilimsel bilgiler esas alınmalı, ilgili kadrolar düzenli olarak bu bilgilerle donatılmalı ve yönetimde liyakat esas alınmalıdır.

  • Doğal ormanlardaki odun üretimi baskısını kaldırmak için endüstriyel plantasyonlar devreye sokulmalıdır. Bunun için orman dışı alanlar seçilmelidir.

  • Odun kökenli ürünlerin ithal ve ihracatıyla ilgili hedef ve politikalar, belli şirketleri memnun etmekten çok, orman kaynaklarımızın kapasiteleri de göz önünde tutularak topluma hizmet edecek hale getirilmelidir. Bunun için her şeyden önce şeffaf ve katılımcı bir yönetim anlayışı gereklidir. Bu kapsamda tomruk, kereste ve lif yonga odunu ithalatı teşvik edilmeli, bu ürünlerin ihracatına izin verilmemelidir.

  • “Ekonomik büyüme” adı altında doğal ormanlarımız gözden çıkarılmamalıdır.

 

*Türkiye Ormancılar Derneği 21 Mart 2022 Basın Açıklaması Bilgi Notundan, ÇEKÜL Vakfı tarafından özetlenmiştir. Detaylı ve güncel bilgiler için Türkiye Ormancılar Derneğinin web sitesini takip edebilirsiniz: https://www.ormancilardernegi.org/index.asp

Tüm Haberler