Kırsal mirasın geleceği YAPEX fuarında!

31.07.2015

“Kırsal miras bize, yaşadığımız değişim çağının tüm gerçekliğine karşın, insanlığın sahip olduğu değişmeyen temel değerleri, doğaya bağımlı oluşumuzu, doğa sevgisini ve saygısını hatırlatır. Kırsal mirastan alınacak ilk ders, insanın çevresiyle kurduğu yaşamsal bağdır.”

Tarihi Kentler Birliği, YAPEX Restorasyon Fuarını 2015 yılında da destekleyecek. ÇEKÜL ve Akdeniz Tanıtımın işbirliğinde hazırlanan fuarın bu yıl ki ana teması “Kırsal Mirasın Geleceği” olarak belirlendi.

TKB ve ÇEKÜL fuar kapsamında, köylerdeki, yaylalardaki kırsal mimarinin farklı nedenlerle hızla kaybolmaya başladığına ve örnek çalışmalara dikkat çekmeyi hedefliyor. Fuara katılan TKB üyesi belediyeler, koruma politikaları kapsamında kırsal miras için geliştirdikleri projeler ve uygulamalarını paylaşma fırsatı bulacak. Fuarda hem yerel yönetimlerin hem de ekolojik malzeme üreticileriyle sektörün diğer aktörlerinin “Kırsal Mirasın Geleceği” için ortak hedefler kapsamında buluşması planlanıyor.

18-21 Kasım tarihlerinde Antalya EXPO Centerda yapılacak YAPEX Restorasyon Fuarı, KUDEB’ler ve Kalkınma Ajanslarının katılımıyla düzenlenecek panellerle yine paylaşım dolu geçecek. Akademisyenler, uzmanlar, araştırmacılar, kent yöneticileri ve uygulama ekipleri ile sektör firmalarının biraraya gelmesine olanak sağlanmış olacak. Ayrıca TKB’nin Özendirme Ödülleri Töreni ve Sergisi yine fuar kapsamında yapılacak.

ÇEKÜL Vakfı ve TKB Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen, bu yıl yapılacak fuarın önemine dikkat çekerek tüm kesimleri ortak geleceğimiz için dayanışmaya davet etti:

“Kırsal alan, insan toplulukları için başta beslenme olmak üzere, solunan havanın, kullanılan suyun, kerestenin, madenlerin ve diğer tüm hammaddelerin kaynağıdır. Kırsal miras bize, yaşadığımız değişim çağının tüm gerçekliğine karşın, insanlığın sahip olduğu değişmeyen temel değerleri, doğaya bağımlı oluşumuzu, doğa sevgisini ve saygısını hatırlatır. Kırsal mirastan alınacak ilk ders, insanın çevresiyle kurduğu yaşamsal bağdır.

Bugüne kadar koruma politikalarımızda bilerek, bilmeyerek göz ardı ettiğimiz kırsal yerleşmelerin koruma yöntemlerinin artık konuşulma zamanıdır. Yaklaşık yarım yüzyıldır kırsal yerleşmeler göçten, savaştan, arazi kullanımındaki değişikliklerden, dışlanmışlıktan, nüfusun yaşlanmasından, değişime ayak uyduramamaktan ciddi anlamda etkilendi. Tarım alanlarının çöküşü, köylerin yaşlılara kalmış olması bu sürecin, en yalın ifadeyle acı sonudur. Bugün gençler kentlerin kargaşasında kendilerine yaşam fırsatları ararken, köy üretiminin yükünü yaşlılar taşıyor. Yarın ise bilinmezlerle dolu.

Kırsal mirası korumak ve yaşatmak, bugün her zamankinden çok, kentleşme sorunlarıyla boğuşan dünyanın gündeminde yer almaktadır. Ve daha nice kuşakları beslemek, hayata bağlamak için, kültürel kimliği ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek için bu alanların korunması gerekmektedir.