FİDANLARIMIZ SİVAS'TA

02.11.2004

1993’ten beri sürdürmekte olduğumuz “7 Ağaç Ormanları” projesi kapsamında düzenlenen “Geleneksel Fidan Dikim Şenliği”ni gerçekleştirmek için 28 Ekim günü İstanbul’dan Sivas’a hareket ettik.

29 Ekim günü 14.00’teki dikim şenliği öncesi Sivas’taki kültürel yapı hakkında fikir sahibi olabilmek için, Cumhuriyet Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü’nde Öğretim Görevlisi olan Burhan Bilget hoca tarafından kültür-tarih turu gerçekleştirildi.

Sivas Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi

İlk olarak “Cumhuriyet Bayramı” gününe uygun olarak cumhuriyetin temelinin atıldığı, Sivas Kongresi’nin gerçekleştirildiği, şimdi müze olarak kullanılan “Sivas Atatürk Kongre ve Etnografya Binası” gezildi. Müze içerisinde bizleri en çok etkileyen, Sivas Kongresi’nin toplandığı ve ateşli tartışmaların gerçekleştiği salon idi. Tahta sıralar üzerinde bir grup aydının “manda yönetimini” reddetmesi, zor koşullarda elde edilen zaferin kutsallığını perçinlemişti.

Gökmederese

Çifte Minareli Medresi

Kongre binasından sonra, Sivas’ı bir kültür kenti yapan, Selçuklu döneminin önemli medreselerinden, Anadolu’nun en yüksek portaline sahip Gökmedrese'yi, şimdi Sivas halkının günlük yaşamına dahil edilmiş Buruciye Medresesi ve Çifte Minareli Medrese’yi, Selçuklu’yu selamlayarak dolaştık.

Saat 14.00’te “Yeşil Sivas” için yola çıkılan “fidan dikim şenliği” için, gönüllülerimiz, Cumhuriyet Üniversitesi öğrencileri, Sivaslılar ve Sivas Belediye Başkanı Sami Aydın ile dikim alanındaydık. Dikim şenliği, Prof. Dr. Metin Sözen ve Sivas valisi Hasan Canpolat'ın değerlendirme konuşmaları ile başladı.

Prof. Dr. Metin Sözen ve Sivas Valisi Dr. Hasan Canpolat

Vali, ülkemizin geleceğine katkı yapmak için, 10 yılda 100 milyon fidan dikmeyi, 150 bin hektar araziyi ağaçlandırmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi. Yapılan kısa değerlendirmelerden sonra, uzmanların yardımı ile fidanları toprakla buluşturduk.

Dikim alanı

Sivas’ın toprağının yeşille buluşması için yaptığımız tören sonrasında, dağların, ovaların arasında unutulmak ile yüz yüze kalan Miralibey Konağı’nın kurtarılması için yapılan çalışmaları yerinde gördük. Burhan hoca’nın ve terkedilmiş bu köyde çalışma gayreti gösteren işçilerin azmi bizleri heyecanlandırdı.

Cumhuriyet bayramı dolayısıyla valiliğin verdiği resepsiyona katılarak günü sona erdirdik.

Divriği Ulu Cami

30 Ekim günü UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Divriği’ne giderek güne başladık. Divriği Ulu Camii ve Şifahanesi’ni  Sivas Müzesi Müdürlüğünden Arkeolog Musa Törnük Bey’in değerlendirmeleri ile inceledik. İhtişamlı kapılarındaki bezemelerin günden güne eridiğini görerek, “korumacılık”ın ülkemizde kanıksanmasının ne kadar zor olduğunu anladık. Divriği’de muhteşem ve her biri kendini aşmış konakların kurtarılması için devam eden çalışmaları görmek, bizlere, Anadolu’daki her yerin, kendine ait mimari dokusunu ve kültürel çeşitliliğini gösterdi.

Sivas ile aynı coğrafyayı paylaşan ve bizlere bıraktığı tarihsel miras açısından önemli bir diğer şehrimiz Kayseri’deki Talas ilçesi ve Ağırnas kasabasına doğru yola çıktık.

 

ÇEKÜL ekibi ve Talaslı çocuklar

Talas'ta 7 Bölge 7 Kent kapsamındaki UNESCO’nun desteklediği Kentler Çocuklarındır projesinin temel aktörleri “Talaslı çocuklar” ile Talas’ı tanımak, bizlere bu projenin getirdiği değişimi gösterdi.

Talaslı çocuklar ile beraber Sinan’ın memleketi olarak bildiğimiz Ağırnas kasabasına belediye başkanı Mehmet Osmanbaşoğlu ile birlikte hareket ettik. Sinan’ın torunlarının yaptığı evin, erken Hıristiyanlık döneminden Cumhuriyet dönemine uzanan öyküsünü Metin Hoca'dan dinledik. Sinan’ın evinin altındaki dehlizlerde kaybolduk.

İstanbul’a doğru yola çıkarken fidan dikim töreni ile başlayan çevre-kültür birlikteliği için verilen emeklerin karşılıksız kalmamasını diledik.


Gezi fotoğrafları için Gökhan Kılınçkıran'a teşekkür ediyoruz.