DİYARBAKIR, MARDİN ve URFA’DA KORUMA ÇALIŞMALARI HIZ KAZANIYOR

04.09.2009

Fırat havzası kentlerinden Diyarbakır, Mardin ve Şanlıurfa’da, kültürel mirasın korunması amacıyla, havza ölçeğinde hazırlanan yol haritasının tamamlanması için bir dizi toplantı yapıldı.

Dünyanın en eski yerleşmelerinden Çayönü’nün bulunduğu Diyarbakır, dinleri kardeş kılan Mardin ve Neolitik döneme kadar uzanan tarihi ile Şanlıurfa… Mezopotamya kültürünün tüm izlerini barındıran bu üç kent, Anadolu topraklarının güçlü temsilcileri arasında yer alıyor.

Benzersiz doğal ve kültürel dokularıyla özel bir tarihi paylaşan bu üç kent,  ortak koruma hedefleri belirleyerek özgün değerlerini korumaya çalışıyor.

ÇEKÜL Vakfı’nın son dönemde geliştirmeye başladığı havza ölçeğinde kültür ve turizm odaklı yol haritalarından biri de GAP Havzası Turizm Planı. Bütüncül korumanın ilk adımını oluşturduğu sağlıklı bir kültür turizmi planlamasının oluşturulması amacıyla Diyarbakır, Mardin ve Urfa’nın yerel yöneticileriyle bir araya gelindi. ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen önderliğinde, 29-31 Ağustos tarihleri arasında üç kentte ayrı ayrı yapılan toplantıları, Urfa ve Gaziantep kent temsilcileri de takip etti.

Diyarbakır Kalesi UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmeye hazırlanıyor

29 Ağustos sabahı önce Diyarbakır’da bir araya gelen inceleme heyeti, Diyarbakır surlarının restorasyonunda gelinen son durum ve karşılaşılan sorunlarla birlikte, kentin doğal, tarihi ve kültürel dokusunu korumak için oluşturulacak hedefleri paylaştı. Sur diplerinde yaşanan kamulaştırma sorununun çözümlenmesi için bir komisyon kurulmasına karar verildi. Doğru işlevlendirilen İç Kale örneğinden hareketle, burçların da İç Kale projesi ile bütünleştirilmesi gerektiği vurgulandı. Diyarbakır Kalesi Alan Yönetimi’nin tamamlanarak, UNESCO Dünya Mirası Listesine sunulması toplantıda alınan diğer önemli kararlar arasındaydı.

TKB üyesi Diyarbakır, “Diyarbakır Surları Rehabilitasyonu ve Suriçi Bölgesi Koruma Sağlıklaştırma Projesi” ile 2002 yılında TKB Başarı Ödülü almıştı. Ayrıca Dabanoğlu, Özdemir, Hasırlı, Şamhane mahalleleri alan sağlıklaştırma projesi, Çifte Han Sokak Sağlıklaştırma projesi ve Sur Belediyesi Gazi Caddesi Rehabilitasyon Projesi 2.etap çalışmaları, TKB’nin “200 Ortak 200 Eser” projesi tarafından destekleniyor.  

İç kaledeki restore edilen Saint George kilisesi

Yerel örgütlenmenin, yenilenen ve doğrulanan bilgiyi kullanarak sağlanması gerektiğini vurgulayan değerlendirme konuşmasında Prof. Dr. Metin Sözen, El Cezeri’den yaptığı alıntıyla sözlerine başladı: “Düzenlenmemiş bilgi geleceğe taşınamaz. Uygulamaya dönüşmeyen bilgi ve bilim, doğru ile yanlış arasında bir yerdedir.”  Sözen, kamu-yerel-sivil-özel birlikteliğinin mutlaka sağlanması gerektiğini söyleyerek sözlerine devam etti. Ayrıca arkeolojik alanların öne çıkarılarak, dünya insanıyla tanışması gerektiğini de hatırlattı.   

Toplantıdan sonra yapılan kent gezisinde ise kent tarihi müze ve arşivi, mutfak kültürü müzesi, kütüphane ve eğitim merkezi olarak işlevlendirilmesi düşünülen tarihi yapılar tespit edildi ve incelendi.

Diyarbakır Valisi Hüseyin Avni Mutlu’nun ev sahipliğinde yapılan toplantı ve geziye, Şanlıurfa Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Sur Kaymakamı Cemal Hüsnü Kansız, Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, Vakıflar Bölge Müdürlüğü yetkilileri, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi temsilcileri, ÇEKÜL Vakfı Bölge Koordinatörü Nevin Soyukaya, ÇEKÜL Vakfı Elazığ temsilcisi Mustafa Balaban, ÇEKÜL Vakfı Gaziantep temsilcisi Zafer Okuducu ve çok sayıda yetkili katıldı.

Mardin sokakları ve evleri beklediği ilgiye kavuşuyor

ÇEKÜL Vakfı inceleme heyetinin Diyarbakır’dan sonraki durağı Mardin kenti oldu. Mardin Valisi Hasan Duruer ve Belediye Başkanı Mehmet Beşir Ayanoğlu’nun ev sahipliğinde yapılan toplantı ve gezide, özellikle sokak iyileştirmesi ve geleneksel evlerin restorasyonun yapılması üzerinde duruldu.

Yukarı Mezopotamya’nın en eski şehirlerinden olan, sarı kalker taşından evleri, motiflerle süslenmiş geleneksel mimarisiyle Mardin, birçok gezgin ve tarihçi tarafından “zamanın durduğu kent” olarak tanımlanıyor. Bu tanımın yıllar sonra da geçerli olması için, bugüne kadar mimari dokusunu korumayı başarmış Mardin evlerinin, sosyal ve kültürel amaçlı işlevlendirilmesi, toplantının ana gündem maddelerinden biriydi.

Özellikle Mardin evlerine özgü yüksek bahçe duvarlarının niteliğini bozan beton ve briket gibi malzemelerden arındırılarak yenilenmesi, tarihi okul ve kamu binalarının çevre düzenlemelerinin yapılarak işlevlendirilmesi, ana caddelerden başlayarak sokak onarım projelerinin hızla başlaması, 1 Ekim tarihinde açılışı yapılacak Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi - Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nin bulunduğu ve kentin kimliğini yansıtan meydanın düzenleme çalışmalarının bitirilmesi toplantıda görüş birliğine varılan konulardı.

Tarihi Kentler Birliği Mardin’de ise Mut sokak ve Gülnar sokakta yapılacak sağlıklaştırma projesini destekliyor.

Urfa’da tarihi doku, gelişen kentle ilişkilendirilecek

İnceleme heyetinin son durağı Şanlıurfa oldu. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü toplantı salonunda, yüzün üzerinde katılımcıyla yapılan ve dört saat süren toplantıya Şanlıurfa Valisi Nuri Okutan ve Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba ev sahipliği yaptı.

Vali Okutan yaptığı konuşmada, “Doğa-tarih-kültür envanteri oluşturulması için tüm birimlerin içinde olacağı bir sistemi hataya geçireceğiz. Kültür turizmi için de Mezopotamya kültürünü öne çıkarmayı hedefliyoruz,” diyerek, tüm soruları titizlikte cevapladı. Planlanan projelerin bir an önce hazırlanacağını ve kamu kurumları, sivil toplum örgütleri ile meslek odaları arasında iş paylaşımı yapılacağını söyledi. Vali Okutan, toplantı sonuçlarının hayata geçmesi için tüm çalışmaların kendisi tarafından takip edileceğini belirtti.


Kale çevre düzenleme çalışmaları bitmek üzere

Belediye Başkanı Ahmet Eşref Fakıbaba ise tamamlanan koruma amaçlı imar planının Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından biran önce onaylanması gerektiğini belirtti. Tarihi Kentler Birliği ve ÇEKÜL Vakfı’nın desteğiyle başlattıkları kent müzesi ve arşivi ile mutfak kültürü müzesi çalışmalarının, kamulaştırma biter bitmez başlayacağını söyledi. Kentin tarihi dokusu ile gelişen yeni alanlar arasındaki ilişkinin önemli olduğunu, Urfalıların her ikisine de doğru sahip çıkması için çalışmalar yapılacağını vurguladı.


Mutfak Kültürü Müzesi olarak işlev kazanacak

Komşu olmanın yanı sıra “Şanlı” ve “Gazi” unvanlarıyla Cumhuriyet tarihinde ortak noktaları olan Urfa ve Antep kentleri, havza ölçeğinde eş zamanlı yapılacak projelerde yan yana yürümeye hazırlanıyor.


Prof. Dr. Metin Sözen, Urfa ve Antep kent temsilcileriyle birlikte

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi KUDEB ekibi ve ÇEKÜL Vakfı gönüllülerinden oluşan teknik destek ekibi, Şanlıurfa’da hazırlanacak projelere katkı sunmak için Eylül ayı sonunda Urfalılar ile yeniden bir araya gelecek. Urfalı yetkilileri de uygulanan “Kültür Yolu” projesini incelemek, komşu kentin deneyim ve tecrübelerini paylaşmak için Antep’i ziyaret edecek. Gaziantep’te restorasyonu bitmek üzere olan Metin Sözen Eğitim ve Kültür Evi, bölgede yapılacak eğitim ve paylaşım toplantılarının bundan sonraki adresi olacak.