ANTAKYALILAR KÜLTÜREL MİRASIN YAŞATILMASI İÇİN YÜRÜDÜ

26.10.2009

Farklı kültür ve dinleri barındırması nedeniyle UNESCO’nun barış kenti olarak seçtiği Antakya, Türkiye’yi uluslararası boyutta temsil edecek bir havzanın önemli parçası olması nedeniyle de Anadolu’nun etkin kentlerinden birisi konumunda.

Antakya'da her kesimin beraberliğine dayalı büyük bir yenilenme rüzgârı esiyor. Hem Amasya'da başarılı uygulamalar yapan Amasya eski Valisi Celalettin Lekesiz’in, hem de Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş’ın son seçimlerde göreve gelmesiyle yaşanan bu hareketlilik, Antakya’da düzenlenen ve Türkiye tarihinde ilk kez bu içerikte yapılan “Kültürel Miras Yürüyüşü” ile somut olarak gözler önüne serildi.

Kültürel ve tarihsel dokunun korunması için son yirmi yıldır yükselmeye başlayan bilinçlenme, günümüzde giderek hız kazanmış, ÇEKÜL Vakfı ve Tarihi Kentler Birliği’nin oluşturduğu politikalarla pek çok kentin, ortak kültürel kimliğini, tarihi dokusunu korumasını sağlamıştır.

Antakya kenti de kültürel ve tarihi dokusunu korumak için ne kadar kararlı olduğunu tüm kesimlerin ve halkın katıldığı “Kültürel Miras Yürüyüşü” ile gösterdi.

Mimarlar Odası gibi pek çok meslek odası, sivil toplum örgütleri, farklı dinlerin cemaat önderleri, öğretmenler, polisler, postacılar gibi meslek elemanları, engelliler, çocuklar, kadınlar, yaşlılar kısacası yediden yetmiş yediye Antakya halkı yürüyüşe katıldı. ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin Sözen ve ÇEKÜL Vakfı inceleme heyeti de bu tarihi yürüyüşe tanıklık etti.

Kent yöneticilerinin kararlı eylemleri ve doğru yaklaşımları, halkı heyecanlandırarak St. Pierre Anıt Kilisesi önünden başlayan yürüyüşe akın akın katılmalarına neden oldu. Tarihi yürüyüş 24 Ekim Cumartesi günü yapıldı.

Antakya’nın tarihi dokusunun paralel uzandığı Kurtuluş Caddesi’nde devam eden yürüyüşte, üç yüze yakın farklı sloganla, tarihi ve kültürel dokunun yaşatılması için mesajlar verildi.

Özellikle öğrencilerin yüksek sesle haykırdıkları “Antakya Kültürüne Sahip Çıkıyor” sloganı ve engellilerin açtığı “Engelli oluşumuz, kültürel mirasımıza sahip çıkmaya engel değil” pankartı esnafın ve evlerinin camından, balkonundan yürüyüşü izleyenlerin de alkışlarla bu coşkuya katılmalarını sağladı.


“Bu yürüyüş, Hatay’ın ortak geleceğine yürüyüşüdür”

Süveyka Meydanı yürüyüşün son durağı oldu. Hatay Valiliği ve Antakya Belediye Başkanlığı’nın ortak görüşünü anlatan açıklama Hatay Valisi Celalettin Lekesiz tarafından dile getirildi. Lekesiz, Antakya halkına şu cümlelerle seslendi:

“Kültürel değerlere sahip çıkmak, öncelikle insanın da toplumun da geleceğine sahip çıkmasının bir gereğidir. İlimizin, hem ülkemizde hem de dünyada kültürel değerler açısından çok zengin olduğunu belirtmek istiyorum. Bu kapsamda toplumda kültürel mirasa karşı mevcut duyarlılığı arttırmak, daha güçlü bir farkındalık oluşturmak amacıyla tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın, sivil toplum örgütlerimizin, engelli vatandaşlarımızın, çocuklarımızın, kısacası tüm halkımızın katılımıyla, kültürel mirasımızı korumanın güçlü omuzlarda sahip bulduğu mesajını da verip, toplumsal moral ve motivasyonu yükseltmek amacıyla bu kültür yürüyüşümüzü düzenledik. Ayrıca, tarihi değerlerimize ve kültürel mirasımıza sahip çıkılması konusunda var olan duyarlılığı arttırmayı ve farkındalığı daha da güçlendirmeyi hedefledik. Hiç kuşkusuz diğer yandan da Hataylıların dikkatini yaşadıkları kente, onun derinliğine ve değerlerine çekmek istedik. Kültürel ve tarihi mirasımıza sahip çıkmak, var olan değerlerimizi en güzel şekilde muhafaza etmek ve toplumda bununla ilgili bilinci maksimum seviyede tutmak amacıyla, St. Pierre Anıt Kilisesi’nden başlattığımız bu tarihi yürüyüşümüzü Süveyka Meydanı’nda sonlandırıyoruz.

“Bizler bu bilince biraz geç sahip olmuş olabiliriz. Ancak ülkemizin geleceği olan çocuklarımız bu bilinci okul öncesinden itibaren kavrasınlar istiyoruz. Bu yürüyüş, Hatay’ın ortak geleceğine yürüyüşüdür. Gelecekle ilgili kaygıları olan her insan, her millet geçmişinden vazgeçemez. Geçmiş, bugünü geliştirip geleceğin belirlenmesine yarayan tek hazinedir, kültürel mirasa sahip çıkmak insanlık adına bir tavır içerisine girmek demektir. Çünkü kültürel miras, belli bir bilme ve kavrama süreci içinde edinilmektedir. Sahip çıkmak, bilincin yenilenmesi anlamına gelir. İlimizin, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen Marka Kent projesi kapsamındaki on beş ilden birisi olması; sahip olduğumuz değerleri ifade etmek bakımından çok önemlidir.

“Kentsel ölçekte markalaşma stratejisi, turizm açısından cazibe merkezi haline gelmesini kolaylaştırarak, yeni bir kalkınma ve gelişme trendinin başlangıcına vesile olacaktır. Bugün Hatay’ın mirasına sahip çıkma iradesi açısından bir takvim başı, bir milattır. Bu yürüyüşe destek verenlerden de alacağımız güç ile kültürel mirasımızı ayağa kaldırma, bunları koruma ve kullanma dengesi içerisinde, daha sağlıklı bir yapıyla geleceğe aktarma konusunda güçlü bir iradenin ortaya çıktığına inanıyoruz. Kültürel mirasına sahip çıkmayan, geleceğini inşa edemez. Her uzun yolculuk, bir küçük adımla başlar.”

Vali Lekesiz’in ardından, Belediye Başkanı Doç. Dr. Lütfü Savaş, Prof. Dr. Metin Sözen, Mustafa Kemal Üniversitesi (MKÜ) Rektörü Prof. Dr. Şerafettin Canda, Hatay Müftüsü Mustafa Sinanoğlu, Antakya Katolik Kilisesi ruhani lideri Peder Dominico Bertogli, EHDAV onursal Başkanı Ali Yeral, Musevi Cemaati Başkanı Şaul Cenudioğlu, Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet Çinçin ile Esnaf ve Sanatkâr Odaları Başkanı Kadir Teksöz de söz alarak Antakya’nın ortak kültürel mirasına sahip çıkılması için mesajlar verdi.

Yürüyüşün öncesinde ve sonrasında Valilik ve Belediye'nin önderliğinde, kentteki tüm kesinlerin ve ÇEKÜL Vakfı inceleme heyetinin de katıldığı bir dizi toplantı yapıldı. Toplantılarda ortaya koyulan paylaşımlarla Antakya kentinin yol haritasının hazırlanması konusunda ortak bir karar alındı.  

Türkiye’nin İlk Kültürel Miras Yürüyüşü

Kentin pek çok dinamiği, tek bir amaç için bir araya geldi

Kentliler yürüyüşü izlerken, Antakya'nın gelecek umutlarının yeşermesini de belleklerine aldı. 

Belediye'nin emektar bondo takımı, çaldığı marşlarla yürüyüşe canlılık getirdi.